Gece Güneşi – Karin Karakaşlı

İki kardeşin sevgi dolu,
baharat kokulu öyküsü!

Çağdaş edebiyatımızın genç kalemlerinden Karin Karakaşlı, sevilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca’nın ardından ilk kez küçükler için yazdı. İki kardeşin sıcacık sohbetlerine tanıklık eden öykü, anasınıfına giden ve sınırsız bir hayal gücüne sahip küçük Arda’nın, ablası Arya’nın sabrını sınarcasına sıraladığı bitmez sorularıyla renkleniyor. Okur, hem Arda’nın sorularına yetişmeye hem de oyunlarına zaman ayırmaya çalışan Arya’nın haline, aklından geçenlere ve Arda’nın yaratıcı doğasına gülümserken; kitabın yücelttiği “kardeşler arası iletişim” ve “aile içi uyum” kavramları üzerine düşünüyor. Kitap, illüstratör Şirin Dağtekin Yenen’in renkli resimleriyle bezeli.

Arda için Güneş, geceleri de çıkabilir. Hindistan’ın asıl adı neden “Hindisyan” olmasın? Baharatlarla yapılan iksirler, Ay’daki dinozorlara iyi gelebilir. Bir gün birileri Ay’ı çalabilir ve geri getirmeyebilir. Öğretmen anneleri, onlar dururken neden başka çocukların sınıfına giriyor?.. Arda’nın hayal gücünün de, sorularının da sonu yok! Ama ablası Arya yanında olmasa, ne bu soruları sormanın ne de cevaplar aramanın keyfi kalır! Ya Arya? Bunca soruya cevap yetiştirmek, Arda’nın ablası olmak kolay mı?..
(Tanıtım Bülteninden)

İlham veren bir kitap – Sema Aslan
(28/10/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)
Karin Karakaşlı’nın ilk çocuk kitabı ‘Gece Güneşi’, ideal bir ilişkiler düzeninin çocuk dünyasındaki temsili niteliğinde. Kitap, bazı kavramları tekrar kullanıma sokuyor. Emek, sabır, anlayış, sevgi, saygı…
Öykü, roman, şiir, deneme ve inceleme kitapları bulunan, Agos ve Radikal gazetelerinde köşe yazıları yayımlanan, edebiyatın yanı sıra bir öğretmen olarak da ?dil?le ilişkilenen Karin Karakaşlı, ilk çocuk kitabıyla da çok şey yapıyor, çok şey söylüyor. Kendisi hakkında yazılan eleştirilerde genel olarak hüzünlü bir üslûba vurgu yapılır. Ancak Karin Karakaşlı?nın edebiyatı bana kalırsa ?naçizane, açıkyüreklidir. Yaşadığımız dünyadan ümidini kesmemiş, her bir odasında bomba patlamışçasına tarumar edilmiş bu kocaman evde hayatı sürdürebilmek için çözüm yolları arayan bir üslup, bir yaklaşım, bir cesaret.

Baharatların evi
?Gece Güneşi?, biri ana sınıfı diğeri ilkokul öğrencisi iki kardeşin ilişkileri ekseninde bazı kavramları tekrar ?kullanıma sokuyor?. Emek, sabır, anlayış, sevgi, saygı? Kesinlikle ideal bir aile yapısı kurmuş Karakaşlı; anne öğretmen, baba diş hekimi, akıl topu çocuklarsa mutlu. Anne babaları onları hakikaten ?insan yerine? koyuyor ?aslında bireyselliklerini teslim ediyor. Çocuklar, kendilerini ifade ederken buradan aldıkları özgüvene yaslanıyor; bu, ilişkilerine de yansıyor. İnsana biraz dokunuyor bu tablo, çünkü ?maalesef, geneli yansıtmıyor. Bizim toplumumuzda kendilerine ait dünyaları olan çocukların sayısı, çok değildir herhalde. Bir dünya kurmak, kendinle ve çevrenle barışık olmanı önceler çünkü. Önce aile içinde, sonra mahallede, az sonra da toplum nezdinde baskılanan çocuklarız biz. En bize ait olan yer, sokak bile artık bize ait değil ?bırakın atölyeye çevrilmiş odaları, gizli geçitleri, sırlı bahçeleri?
Arya ve Arda, birbirlerine derin bir sevgiyle bağlı abla ? kardeş. Arada didişseler de birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlar. Arda, ana sınıfı öğrencisi; çok sevdiği bir dünyası var, üzerindeki ülkeleri tanıyor, onları uzun uzun seyretmekten hoşlanıyor. Tıpkı yaşadığı dünyayı da tanıması gibi ? iyileşemeyen hastalara, kaybolan eşyalara vs. bakıyor ve bir yerlerde bir sorun olduğunu anlıyor. Gökyüzü ve yuvarlak dünyası ona ilham veriyor; gece uykusundan uyanıp gördüğü dolunay, onun güneşi oluyor. Küresinin üzerindeki Hindisyan ise tüm sorunlara çare diye yapacağı iksirler için gerekli olan baharatların evi. Arda, insanlığın bir türlü çözüme ulaştıramadığı tüm sorunları, yaptığı iksirlerle ortadan kaldıracak, dünya daha yaşanılası bir yer olacak.
Arya, bu noktada devreye giriyor. Kardeşine hayat bilgisi dersinden öğrendiklerini anlatıyor. Gece güneşinin aslında dolunay olduğunu söylüyor, Hindisyan?ın aslında Hindistan olduğunu ve oraya gitmenin zorluğunu falan anlatmaya kalkıyor ama az sonra o da fark ediyor ki, dolunay gece güneşi olabilir; baharat zengini Mısır Çarşısı da Hindisyan!

Bekleme resimleri
Küçük bir hikâye bu. Çocuksu bir hayalin anlatıldığı küçük bir hikâye. İki kardeşin ilişkileri, ebeveynin bu ilişkideki konumu ?çocukların hayallerine konumlanışları daha çok- bu küçük hikâyeyi besliyor, büyütüyor.
Karin Karakaşlı, eğlenceli ?hatta bazen muzip bir dil kullanmış. Kardeşlerin sevgisi o kadar sahici ki, insan çocukluğunda kendi kardeşine yaptığı ?hainlik?ten utanıyor! Resimlerse çok canlı. Şirin Dağtekin Yenen, hakikaten neşeli, eğlenceli resimler çizmiş, kolajlar yapmış. Hikâyeyi destekleyen değil, hikâyeyi anlatan resimler. Mesela çocukların resim yaptığı bir sahne var ki, şahane. Fikir de resim de. Arda, ablasının ödevleri nedeniyle odasına kapandığı saatlerde onun için ?bekleme resimleri? yapmaktadır, o resimlerden birinde üzüm çöplerini kullanarak yaprakları düşmüş ağaçlar yaratır. Arya hayran kaldığı bu tasarıma küçük pamuk toplarıyla katkıda bulunur, ağaçların dallarına kar düşer?
Özetle, hikâyesi, dili, resimleri ve tasarımıyla sıcacık bir kitap olmuş ?Gece Güneşi.?

Kitabın Künyesi
Gece Güneşi
Karin Karakaşlı
Günışığı Kitaplığı / İlk Kitaplar (3-8 Yaş)
Resimleyen : Şirin Dağtekin Yenen
Editör : Mine Soysal
İstanbul, Ekim 2011, 1. Basım
92 sayfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>