Behzat Ç. / Son Hafriyat / Bir Ankara Polisiyesi – Emrah Serbes

Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı…

Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır?ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ? ve tabii dellenmeleriyle…

Bu bir AnKara polisiyesidir…

Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros?la Sakarya Caddesi?nden Ayaş?a kadar altını üstüne getiriyor Ankara?nın.

Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara?nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı…

Sadece onlar da değil ama… Kendine ?Red Kit? diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara – gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı… Belli, polisle bir meselesi var.

Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu?na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane?ın hayalini kurarak, kötü Renault?yla Ankara?da fink atıp Red Kit?i arıyor.

Bir AnKara polisiyesi…

Hayattan ‘muaf’ tutun beni! – Murat Özer
(28/10/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)
Bir miktar abartılı olduğunu düşündüğümüz yorumlarla ?Türkiye?nin gelmiş geçmiş en iyi televizyon dizisi? ilan edilen ?Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi?, televizyonun ?uyutuculuğu?ndan uzak durmaya çalıştığımızdan olsa gerek, birçok popüler dizi gibi yamacımıza pek uğramadı. Ta ki dizinin sinema filmi çekilip de önümüze konana kadar. En azından onca dile pelesenk olmuş bir ?popüler kültür ikonu?yla tanışmış olduk böylece. ?Eksiklik?i giderdik anlayacağınız!
Sinema salonlarına ?Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm? adıyla konuk olan Behzat Ç. karakterini kanlı canlı gördükten sonra, filme kaynaklık eden Emrah Serbes imzalı ?Son Hafriyat? (2008) adlı romanı okumaksa farz oldu bizim için. Aslında yazar, ?Son Hafriyat?tan önce kaleme aldığı ?Her Temas İz Bırakır?daki (2006) başka bir serüvenle bu karakteri olgunlaştırıp tanıtmıştı okurlara. Charles Bronson ve Clint Eastwood?un beşer filmde canlandırdıkları Paul Kersey ve ?Kirli? Harry Callahan?ı hatırlatan, dürüst ama kural tanımaz bir başkomiser olan Behzat Ç., vakalara kendine has yöntemlerle yaklaşan, ekibiyle birlikte Ankara sokaklarını suçlular için cehenneme çeviren bir kanun adamı. Ekibi demişken, en az kendisi kadar ?orijinal? tipler var yanında; Behzat Ç.?nin arkasından ölüme gidebilecek kadar da gözü kara polisler bunlar.
Serbes?in ikinci romanı ?Son Hafriyat?, kızı Berna öldükten sonra hayata küsen ve bir tür ?sessizlik yemini? eden Behzat Ç.?yi, kendini Red Kit olarak tanıtan ve kurbanlarını canlı canlı gömen bir suçluyla karşı karşıya getiriyor. Hikâye boyunca Red Kit?i yakalamaya çalışan Behzat Ç. ve ekibi, eylemleriyle teşkilatı hedef alan bu psikopatı ele geçirmek için epeyce çaba harcıyorlar. Geçmişten gelen bir ?hesaplaşma?yı da gün yüzüne çıkaran bu vaka, bazı soruları da yeniden gündeme getiriyor, cevaplar net biçimde alınamasa da…
Romanın temel hikâyesi bu olmasına karşın, Emrah Serbes?in başarısının bu entrika özelinde kalmadığını söylemek lazım. Yazarın asıl başarısı, bu hikâyeye verdiği ağırlık kadar, belki de daha fazla, Behzat Ç.?nin kişisel meselesini öne çıkarıp karakteri deşifre etmesi bize göre. Yaşadığı acının yan etkileriyle mücadele eden adamımız, hiçbir şekilde keyif almadığı bu hayattan ?muaf? olmak için elinden geleni yapıyor ve Berna?nın hayaliyle (hayaletiyle) yan yana yürüyor bu serüvende. Kendisini dağıtan olayla birlikte adeta bir ?toplum düşmanı?na dönüşen Behzat Ç., bir yandan Red Kit?i kovalarken, öte yandan da ?içindeki düşman?la savaşıyor. Emrah Serbes, geleneği olduğu söylenemeyecek polisiye edebiyatımıza ?özgün? bir karakter kazandırıyor böylece. Sadece Behzat Ç.?yi değil, diğer karakterleri de enine boyuna irdeleyerek ?inandırıcı? kılıyor. Karakter derinliklerine mizahı da ekleyen genç yazar, ?serbest vezin? ruhuyla dağınık gibi görünen ama ?odak?a sahip olduğunu hissettiren bir bütüne ulaşıyor sonuçta.

Behzat Ç.?nin sesi çıkıyor!
Emrah Serbes?in ?Son Hafriyat?ından uyarlanan ve dizide olduğu gibi yönetmen koltuğunda gene Serdar Akar?ın olduğu ?Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm?e gelelim şimdi de… Diziyi takip etmemiş olmak bir handikap mı bilmiyoruz ama bu filmin romanı layıkıyla yansıtmadığını söyleyebiliriz rahatlıkla. Öncelikle karakterin ?sessizliği?ni bir kenara atan film, romana farklı bir derinlik katan bu durumdan yararlanamıyor, aksine karakteri konuşturarak yüzeyselleştiriyor. Öte yandan ?sosyopat? özellikleri veren Behzat Ç.?nin kişiliğindeki yıpranmaları da ?eksik? bir bakış açısıyla yansıtıyor film, onun ?öfke?sinin altını yeterince dolduramıyor.
Serbes?in romanındaki ?serbest çağrışım? modelini beyazperde uyarlamasında da görüyoruz, ancak bunu daha çok ?komedik? unsur olarak değerlendiriyor yapım. Romandaki ölçülü mizahî yaklaşımı abartarak sunuyor ve her karakteri birer ?kahkaha makinesi?ne dönüştürmeye çalışıyor film, ki bu durumun giderek yapımı aşağılara doğru çektiğine şahit oluyoruz. Emrah Serbes?in metnindeki ?denge?den eser yok burada, giderek ?absürt güldürü? kulvarına doğru kayıyor ve romanda ?karakter? olan herkesi filmde ?tip? olarak kayıtlara geçiriyoruz.
Filmin darmadağın görüntüsü içinde en kayda değer şeyse oyuncu kadrosu. Özellikle Erdal Beşikçioğlu?nun ?iyi oyunculuk?tan ödün vermeyen görüntüsü ve KASS?ta (Kendini Ahmet Sanan Süleyman) yan rollerin ezici galibine dönüşen Hakan Boyav?ın etkili performansı, ?Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm?ü en azından izlenir kılıyor. Kadroya Cansu Dere?yi katınca, onun karakterine de romandan farklı yüklemeler yapan senaristler, bu seçimleriyle ?tahribat? yaratmasalar da, ?iyi etki? de yapamıyorlar.
Serdar Akar?ın filminin ?polislik? durumu üzerine, örneğin Ümit Elçi?nin ?Böcek?indeki (1995) gibi bir ?insanî çözümleme? özelliği öne çıkabilecekken, bu fırsat da tepiliyor ve yüzeyde görünenin altını deşecek bir çaba sezilmiyor filmde. Behzat Ç.?nin ?çok özel? durumundan faydalanmayı pek düşünmeyen yapım, romanın ?öz?ünü oluşturmayan Red Kit?in mezarlarıyla ilgileniyor daha çok. Bu zaafına karşılık, romandan doğru biçimde aldığı popüler kültür malzemelerini hikâyeye serpiştirmeyi ise etkili bir şekilde aktarıyor film. Belki farklı şeyleri alıp malzemeye dönüştürüyor ama Emrah Serbes?in yapmaya çalıştığından uzaklaşmıyor.
Polisiye edebiyat geleneğimiz olmadığı gibi polisiye sinema geleneğimiz de yok bildiğiniz üzere. ?Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm? de bu alanı dolduracak film değil belli ki. Seriye dönüşmesi muhtemel filmin, sonraki halkalarda Emrah Serbes?in yarattığı dünyaya daha yakın durmaya çalışcağını umabiliriz en azından!
Not: ?Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm? sinemalarda.

Kitabın Künyesi
Behzat Ç. Son Hafriyat
(Bir AnKara Polisiyesi)
Emrah Serbes
İletişim Yayınevi / Yayınevi Genel Dizisi
Baskı: 6.Baskı Mayıs 2011, İstanbul (1.Baskı Şubat 2008, İstanbul)
291 sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Polisiye Romanlar
Behzat Ç. / Bir Ankara Polisiyesi / Her Temas İz Bırakır – Emrah Serbes

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur...

Kapat