
Özdeğer, basitçe bir kişinin kendisine verdiği değerdir. Başka bir deyişle, özdeğerler, bir kişinin kendisi hakkında nasıl hissettiğidir. “Özdeğer, kişinin kendi değerini bilme ve özsaygı, sevgi ve dürüstlükle hareket etme yeteneğidir”. John Locke’uye göre insan zihni boş bir kağıtla (tabula rasa) doğar ve deneyimler insanın hayatında izler bırakır. (Altınbaşak ve Karaköse, 2021). Başka bir deyişle, özdeğer, deneyim yoluyla öğrenilen bir durumdur. Bir bebeğin öz-değerinin olumlu ya da olumsuz yönde gelişmesi, diğer insanların ona karşı nasıl davrandığına, onların tutumlarına ve çevresinden aldığı olumlu ve olumsuz geri bildirimlere bağlıdır. Farklılıkları kabul etmesi, sevgiyi açıkça ifade etmesi, açıkça iletişim kurması, kuralların katı ve değişken olmaması ve sorumluluk almak bir ebeveynin örnek ve teşviki olduğu öğretilse de, bu tahta olumlu bir şekilde doldurulacak, ego kişi olarak değer kazanacaktır. (Maroiu ve diğerleri, 2016).
Özdeğerimizin ilk temel taşı ailemiz tarafından atılır. Özdeğerimiz hayatımızın ilk altı yılında oluşur. Bu öğretiler eğitim hayatımızla birlikte çeşitlense de aile öğretileri her zaman hayatımızın önemli bir parçası olmaya devam etmiştir. Öz-değeri yüksek insanlar, duyarlılık, dürüstlük, sevgi, empati ve yetkinliği fark etme eğilimindedir. (Hanımoğlu, 2019). Yeteneklerinin farkında olan insanlar, karar vermede doğru otorite olduklarını bilirler. Aldıkları kararlar veya seçimler için kendilerini suçlu hissetmek veya başkalarını suçlamak yerine, zahmetsizce sorumluluk alırlar. Yine, kendi değerinin farkında olan insanlar, başkalarının değerini bilerek saygı gösterebilirler. Özellik puanları düşük olan kişiler; genellikle aşağılanmayı ve baskıyı hak ettiklerini düşünürler. Bu inanca sahip insanlar her zaman en kötüsünü ürettiğinden, enerjileriyle kötü adamları çekmek için bir mıknatıs gibi davranırlar. Hatta kendilerini bu şekilde doğrularlar. “Bana ne olduğunu düşündüm” ifadesini sık sık duyabilirsiniz. Zamanla, benlik saygısı düşük olan insanlar kaçınılmaz olarak umutsuz ve yalnız hissedeceklerdir. (Hanımoğlu, 2019).
Özdeğerimiz, çevremizden gelen öğretilerle şekillendikten sonra, kendimizi hoş karşılama şeklimiz ve hataya toleransımızla beslenir. Çoğu zaman, deneyimlerimizle zihnimizde oluşturduğumuz şeyler, daha az olumsuz bir duygu hissetmemizi sağlar. Bu durumda, genellikle hayatı siyah veya beyaz pencerelerden gördüğümüz için öz değerimizi düşürürüz. Kritik durumlarda diğer renkleri seçme imkanı sunmuyoruz. Hayata yalnızca aşırı durumlarda bakmak, ya çok kötü ya da çok iyi yaptığımıza inanmamıza neden olur. (Aldanmaz, 2014). “Ya hep ya hiç” öz değerlendirme sistemi bilişsel çarpıtmalara, hayal kırıklığına, çaresizliğe, umutsuzluğa ve kaygıya yol açabilir. Çoğu zaman, bu nitelikteki birçok insan alkolizm, madde bağımlılığı ve yalan söyleme gibi olumsuz başa çıkma stratejilerini seçer. (Eker, 2017
Kendilerini değersiz hissettiklerinde, genellikle başkalarını değersiz hissettirirler. Aslında, duygusal durumumuzu değiştirme gücüne sahibiz. Aile yaşantımız sabit olmadığı gibi süreç içinde öz değerlerimiz de değişebilir. Çalışmalar, bireysel öz-değerin psikososyal eğitim yoluyla değiştirilebileceğini göstermiştir. Özdeğerleri düşük kişilerde uygun müdahale olumlu sonuçlar vermiştir. Önemli olan hayatın bize sunduklarını nasıl yorumladığımız ve onlara verdiğimiz anlamdır. Başka bir deyişle, bir kişinin başına gelen tüm kötü şeyler değiştirilebilir. Eylemlerimiz ne kadar yanlış olursa olsun, sonuçların sorumluluğunu alabilmek ve yaşamımıza yeni bir yön verebilmek de iyi bir başlangıçtır. Burada karşılaşılan problemin boyutu ne olursa olsun ve hayatın hangi evresinde olursa olsun, kişinin benlik değeri her durumda artabilir. (Self Psikoloji, 2020).
Bahsedildiği gibi, öğrenme yoluyla kazanılan düşük öz değer, yeniden öğrenme yoluyla unutulabilir ve değiştirilebilir. Bu eğitim hakkı, doğumdan beklenen yaşam süresinin sonuna kadar herhangi bir zamanda kullanılabilir. Deneyimlerimize ve bireysel farklılıklarımıza göre sadece öğrenme hızımız değişebilir, ancak değişim herkes için mümkündür. (Erkan, 2020). Önemli olan neyi seçip ilk adımı attığımızdır. Canlı gibi görünen ama aslında ruhsal olarak ölü olan insanların sayısı artış göstermiştir. Cansız yaşam çoğalmıştır. (Düzgün, 2010).
Koşullu Özdeğer
Kişinin kendine ait değer algısının bazı durumlara bağlaması olarak tanımlanan koşullu öz-değer sosyal psikoloji profesörü Jennifer Crocker ve Doktor Connie Wolfe tarafından literatüre kazandırılmıştır.
Profesör Crocker, koşullu öz-değerin olası durumları üzerine yaptığı çalışmalardan sonra “Kendine Değer Verme Ölçeği” adlı bir ölçek geliştirip bireylerin hangi koşullarda kendine değer verdiklerini içsel ve dışsal koşullar olmak üzere iki ana kategoride inceledi. Buna göre dışsal koşullar kişinin öz-değerini ilişkilendirdiği toplumda doğrulanmış olarak kabul edilen durumlar; görünüm, rekabet ve başkalarından onay gibi alanları içeriyordu. Aile desteği, erdem ve dini inanç ise kişinin öz değeriyle ilişkilendirdiği içsel koşullardı.
Crocker ve arkadaşlarının koşullu öz-değerin psikolojik kırılganlık ve olumsuz davranış üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalarında insanların yaşamın belirli alanlarında başarı peşinde koşarak değer aradıkları ve bu arayışın öğrenme, ilişkiler, öz-düzenleme, zihinsel-fiziksel sağlık gibi diğer ihtiyaçlarını olumsuz etkilediğini sonunda da bağımlılık ve bazı psikiyatrik rahatsızlıkları öngördüğünü ortaya koydu.
Üniversite öğrencileri üzerinde yaptığı çalışmada üniversite birinci sınıf öğrencilerine öğrenci oryantasyonu sırasında ve ardından ikinci yarıyılda Kendine Değer Verme Ölçeği uygulanıyor. Çalışmanın sonucunda, dış koşullara (görünüş, rekabet ve başkalarının onayı) dayalı olarak öz-değer peşinde koşan öğrencilerin, depresyon belirtileri geliştirme olasılığının önemli ölçüde daha yüksek olduğu belirtildi.
Alkol Kullanımı
Aynı örneklem üzerinde yapılan diğer bir çalışmada öğrencilerin alkol kullanımı ve öz-değer incelendi. Sonuçta, düşük benlik saygısının alkol kullanımının bir göstergesi olmadığını, bunun yerine kişinin öz-değeriyle ilişkilendirdiği içsel durumların (Aile desteği, erdem ve dini inanç) alkol kullanımı davranışını öngördüğünü ortaya çıkardı.
İnternette Oyun Oynama Bozukluğu
Oyun Oynama Bozukluğu, internet oyunlarının ve video oyunlarının hayattan bir kaçış olarak takıntılı biçimde kullanımı, bu esnada günlük aktivitelere ilgisiz kalınması ve oluşabilecek olumsuz sonuçlara rağmen oyun oynamaya devam edilmesi olarak tanımlanabilir. 2018’de Uluslararası Hastalık Sınıflandırılmasına bağımlılık yapan davranışlardan kaynaklanan bozukluklar olarak kaydedilmiştir.
Alkol kullanımında olduğu gibi Oyun Oynama Bozukluğunda da koşullu öz değerinin etkisi araştırılmış. Kırılgan veya istikrarsız öz değerle, internet oyunlarını öz değerini onaylayan bir olay olarak arama ve kırılgan öz değer için bir tampon olarak kullanma arasında ilişki bulundu.
Yeme Bozukluğu
Üniversite öğrencileriyle çalışan başka bir çalışmada kadın öğrencilerde endişe, görünüşe bağlı öz değer, görünüşle alakalı konuşma sıklığı ile yeme bozuklukları davranışı araştırılmış. Bulgulara göre, katılımcılar arasından yüksek kaygı, görünüşe bağlı öz-değer yüksekliği ve sık görünüş konuşmalarının üç yönlü kombinasyonuna sahip olanlar yeme bozukluklarından tıkınırcasına yemeyi daha sık rapor ettiler. Yemeyi kısıtlama davranışlarını ise yüksek kaygı ve görünüşe bağlı öz-değerin yüksek oluşu açıkladı.(https://www.kemalarikan.com/kosullu-oz-deger.html)
Crocker ve Wolfe (2001) farklı kişilerde farklı alanlarda yapılandırılan öz-değer bu alanlarda yaşanan başarı ve başarısızlık durumlarına göre istikrarsız bir yapıya sahip olmaktadır. Aslında yapılan çalışmalarda bireylerin öz-değer durumundaki bu sık değişimlerin sebebinin yaşamda karşılaşılan durumlar olduğu düşünülmektedir (Akt. Albert, Costa, Hintze ve Stroup, 2018). Öz-değerin yapılandırıldığı alanda yaşanan başarısızlık benlik tarafından tehdit olarak algılanarak kişinin savunmacı bir kimliğe geçmesine sebep olmaktadır. Birey, öz-değerini yapılandırdığı alanda daha başarılı olmayı ve ön plana çıkmayı talep ederken aynı zamanda öz-değerini yapılandırmadığı bir alanda başarısızlık yaşaması durumunda onun sorumluluğunu almayı daha kolay başarabilmektedir. Aksi durumda öz-değerin yapılandırıldığı bir alanda yaşanan başarısızlık ise çoğunlukla inkâr edilmektedir (Crocker, Karpinski, Quinn ve Chase, 2003) Bireyin öz-değerini kendi düşünce ve davranışlarına yönelik değil de başkalarına göre yapılandırmış olması yine bu alanda istikrarsızlık yaşamasına sebep olabilmektedir. (Schwinger, Schöne ve Otterpohl, 2015). Bu istikrarsızlık öz-değerin yapısından kaynaklanan bir durum olmamakla birlikte kişinin öz-değerini yapılandırdığı alanla ilgilidir. Koşullu öz-değer modeline göre, kişi en yoğun duygusal ve davranışsal tepkiyi öz-değerini yapılandırdığı alan ile ilgili konu ve olaylara göstermektedir.
Öz-değerin yapılandırıldığı alanda yaşanan herhangi bir sorunda kişilerin en sık verdiği tepkiler içe çekilme veya o alanla ilgili daha çok çaba sarf etmektir. Bazı durumlarda ‘bu alanda başarısız oldum ancak benim de ailemle ilişkim çok iyi’ şeklinde tepkiler olabilirken bazen de içinde bulunulan fiziki çevreden uzaklaşma gibi tepkiler de ortaya çıkabilmektedir. (Boyd vd., 2018). Koşullu öz-değer modeline göre kişinin bir davranışı yapması için ne derece güdüleneceğini belirleyen temel faktör öz-değerin düşük veya yüksek miktarda oluşu değil, kişinin öz-değerini yapılandırdığı alan önemli bir rol oynamaktadır.
Öz-değerini dışsal alanlardan olan rekabet alanında yapılandıran kişiler kendi yapabileceklerinden çok diğerlerinin performansıyla ilgilidirler. Onlar için önemli olan bir ürün ortaya koymak ya da eğlenmek değil sürekli yarışma halinde olmak ve birilerini geride bırakabilmektir. Öz-değerini bu alanda yapılandıran kişiler her an her konuda diğerlerinin önünde olmayı amaçladığı için sık sık dışlanabilmektedir. (Crocker, 2002).
Sürekli diğerleri tarafından onaylanmayı, kabul görebilmeyi ve ait olmayı amaçlayan kişiler öz-değerini onay alma alanında yapılandırmaktadır. Dışsal alanlardan olan onay almada kişinin kendisini nasıl gördüğü ve nasıl hissettiğinden çok diğer insanların onun hakkında ne düşündüğü ve ilişkilerinde hangi konumda olduğu önem taşımaktadır. Tutum, düşünce ve davranışlarıyla karşısındaki kişiyi etkileyebilmeyi amaçlayan kişiler genel manada bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadır. (Crocker vd., 2003).
Koşullu öz-değer modeline göre, kişinin öz-değerini dışsal alanlardan olan fiziksel görünüm alanında yapılandırması sıklıkla ergenlik döneminde görülür. Ten rengi, yüz biçimi, vücut ağırlığı ve yapısı, saç stili, beden ölçüleri gibi birçok özellik fiziksel görünüm alanında yapılandırılan öz-değer üzerinde etkilidir. Birey kendisini ve diğerlerini fiziksel görünüme göre değerlendirmeye başlayıp bu kriterlere göre sınıflandırır. Durumun bu şekilde olması öz-değerini sadece fiziksel görünüm alanında yapılandıran kişilerde vücut ağırlığı ile ilgili sürekli endişenin yaşanmasına, depresyona ve yeme bozukluklarına yol açabilmektedir .(Sanchez ve Crocker, 2005; Sargent vd., 2006).
Dinsel inancın içselleştirilmesi ve bu inanca olan bağlılığın düzeyi kişinin özdeğerini Tanrı Sevgisi alanında yapılandırmasında önemli bir role sahiptir. İnandığın dinin kural, emir ve düzenlerine sıkı sıkıya bağlı olan bu kişiler yaşamlarını, davranış ve tutumlarını dinin gerekliliklerine uygun şekilde biçimlendirmektedir. Ayrıca özdeğerin Tanrı Sevgisi alanında yapılandırılması kişinin Tanrı tarafından sevildiğine inanmasını ve bu sevgiyi devam ettirmek için çabalamasını ortaya çıkarır. Bu sayede sevildiğini hisseden kişi kendini de değerli hissederek iyi ve olumlu hissetmektedir. (Crocker ve Wolfe, 2001).
Öz-değerin yapılandırılmasında içsel alanlardan biri olan erdem, ahlaklı davranışları ön plana çıkaran bir alandır. Öz-değerini erdem alanında yapılandıran kişiler, kendi değerlerini ele alırken referans noktasını ahlaki standartlara ve erdemli davranışlara odaklamaktadırlar. Doğru ve iyi davranışların önemini vurgulayan bu kişiler kendi değerlerini bu kavramlara bağlı olarak düşünmektedir. (Crocker vd., 2003).
Aile üyelerinin kendileri hakkındaki değerlendirme ve düşüncelerini önemseyen bireyler öz-değerini içsel alanlardan olan aile desteği alanında yapılandırmaktadır. Özellikle küçük yaşlardan itibaren anne babası tarafından olması gerekenden fazla ilgi ve sevgi gören kişiler kendilerini aile bireylerinden bağımsız görememeye başlamaktadır. Bağımlı kişilik yapısına yatkın olan bu kişiler ailesini onu ne kadar sevdiğini ve desteklediğini değerlendirerek öz-değerini buna göre ele almaktadırlar. (Crocker, 2002).
Koşullu Öz-değer Ölçeği
Crocker ve diğerleri (2003) tarafından bireylerin öz-değerlerini yapılandırdığı olası alanları belirlemek amacıyla geliştirilen ölçeğin Türkçeye uyarlaması Çetin, Akın ve Eroğlu (2011) tarafından yapılmıştır. Ölçek 7 alt boyut ve toplamda 35 maddeden oluşmaktadır. Bu alt boyutlar: onay alma, aile desteği, fiziksel görünüm, akademik yeterlik, rekabet, Tanrı sevgisi ve erdemdir. Ölçekte toplam puan alınamamaktadır. Ölçekte toplam 6 adet ters kodlanan madde bulunmaktadır.
Koşullu Öz -Değer Ölçeği
Lütfen aşağıdaki ifadeleri okuduktan sonra kendinizi değerlendirip sizin için en uygun seçeneğin karşısına çarpı (X) işareti koyunuz.
Kesinlikle Katılmıyorum
Katılmıyorum
Bazen Katılmıyorum
Kararsızım
Bazen Katılıyorum
Katılıyorum
Kesinlikle Katılıyorum
1 Çekici göründüğümü düşündüğümde, kendimi iyi hissederim. 1 2 3 4 5 6 7
2 Kendime verdiğim değer Allah sevgisine dayanmaktadır. 1 2 3 4 5 6 7
3 Bir görev veya beceride diğerlerinden daha iyi performans sergilediğimde kendimi değerli hissederim. 1 2 3 4 5 6 7
4 Öz -saygım, bedenimin nasıl göründüğü ile ilgili düşüncelerimle ilişkili değildir. 1 2 3 4 5 6 7
5 Ahlaki açıdan doğru olmadığını bildiğim bir şeyi yapmam, kendime saygımın kaybolmasına yol açar. 1 2 3 4 5 6 7
7 Aile üyelerimin beni sevdiğini bilmem, kendimi iyi hissetmemi sağlar. 1 2 3 4 5 6 7
8 Allah’ı sevmek kendimi değerli hissetmemi sağlar. 1 2 3 4 5 6 7
9 Diğerleri bana saygı göstermezse ben de kendime saygı duyamam. 1 2 3 4 5 6 7
10 Kendine verdiğim değer, aile üyelerimle olan ilişkilerimin kalitesinden etkilenmez. 1 2 3 4 5 6 7
11 Ahlaki ilkelerime uygun davrandığımda kendime saygım artar. 1 2 3 4 5 6 7
12 Bir işte diğerlerinden iyi olduğunu bilmem öz -saygımı artırır. 1 2 3 4 5 6 7
13 Kendim ile ilgili olumlu ya da olumsuz düşüncelerim, okuldaki performansıma bağlı değildir. 1 2 3 4 5 6 7
14 Ahlaki ilkelere uygun bir yaşam sürmeseydim, kendime saygı duymazdım. 1 2 3 4 5 6 7
15 Diğer insanların benim hakkındaki düşünceleriyle ilgilenmem. 1 2 3 4 5 6 7
16 Aile üyelerimin benimle gurur duyması kendime verdiğim değeri arttırır. 1 2 3 4 5 6 7
17 Kendime duyduğum saygı, yüzümün ne kadar çekici göründüğünden etkilenir 1 2 3 4 5 6 7
18 Allah sevgim olmazsa kendime olan saygımı yitiririm. 1 2 3 4 5 6 7
19 Okulda başarılı olmak öz -saygımı arttırır. 1 2 3 4 5 6 7
20 Diğerlerinden iyi olmam, kendime saygı duymamı sağlar. 1 2 3 4 5 6 7
21 Çekici görünmediğimi düşünmem, öz -saygımı yitirmeme yol açar. 1 2 3 4 5 6 7
22 Akademik performansımın yeterli olduğunu düşünmem, kendimi iyi hissetmemi sağlar. 1 2 3 4 5 6 7
23 Diğerlerinin benim hakkındaki düşünceleri kendime yönelik düşüncelerimi etkilemez. 1 2 3 4 5 6 7
24 Aile üyelerimin beni sevmediğini hissettiğimde kendime saygım azalır. 1 2 3 4 5 6 7
25 Kendime verdiğim değer, başkalarıyla yarıştığımda sergilediğim performansın düzeyinden etkilenir. 1 2 3 4 5 6 7
26 Allah’ın beni sevdiğini hissettiğimde öz -saygım artar. 1 2 3 4 5 6 7
27 Kendime gösterdiğim saygı akademik performansımdan etkilenir. 1 2 3 4 5 6 7
28 Ahlakdışı bir şey yapsaydım kendime olan saygımı yitirirdim. 1 2 3 4 5 6 7
29 Ailemin bana gösterdiği özen öz -saygım için önemlidir. 1 2 3 4 5 6 7
30 Öz -saygım, kendimi çekici görüp görmediğime bağlı değildir. 1 2 3 4 5 6 7
31 Allah’a itaat etmiyor olduğumu düşündüğümde, kendimi kötü 1 2 3 4 5 6 7 hissederim.
32 Kendime verdiğim değer rekabete dayalı işlerde gösterdiğim performanstan etkilenir. 1 2 3 4 5 6 7
33 Akademik performansımın yeterli olmadığında, kendimi kötü hissederim. 1 2 3 4 5 6 7
35 Öz-saygım, başkalarının benim hakkımdaki düşüncelerine bağlıdır. 1 2 3 4 5 6 7
Kaynakça
Aldanmaz, O. (2014). Hukukta Duyguların Dirilişi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 13(49), 182-202.
Altınbaşak G, ve Karaköse, Ş. G. (2021). Aydınlanma Çağı Filozofu John Locke’un izinden: Gerçek Bilgiye Ulaşmak ve Deneyim. https://www.uplifers.com/john-locke-aydinlanma-cagi-filozofu-john-lockeunizinden-gercek-bilgiye-ulasmak-ve-deneyim/ (20 Haziran 2022).
Crocker, J. (2002). Contingencies of self-worth: ımplications for self-regulation and psychological vulnerability. Self and Identity, 1(2), 143–149.
Crocker, J., Karpinski, A., Quinn, D. M., & Chase, S. K. (2003). When grades determine self-worth: consequences of contingent self-worth for male and female engineering and psychology majors. Journal of Personality and Social Psychology, 85(3), 507–516.
Crocker, J., & Knight, K. M. (2005). Contingencies of self-worth. Current Directions in Psychological Science, 14(4), 200–203.
Crocker, J., Luhtanen, R., Blaine, B., & Broadnax, S. (1994). Collective self-esteem and psychological well-being among White, Black, and Asian college students. Personality and Social Psychology Bulletin, 20(5), 503–513.
Düzgün, Ş. A. (2010). Modern Batı Düşüncesinde Ölüm Sonrasına İlişkin Tartışmalar, Eleştirel Bir Tahlil. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi.51, 15-46.
Eker, H. (2017). Affetme Esnekliği Kazandırma Amaçlı Bilişsel Davranışçı Yönelimli Grupla Psikolojik Danışma Uygulamasının Ergenlerdeki Umutsuzluk Üzerindeki Etkisi. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Sakarya: Sakarya Üniversitesi EBE
Erkan, M. (2020). Türkiye’de Beklenen Yaşam Sürelerinin Güven Aralıklarının Hesaplanması, 1920-2020. Nüfusbilim Dergisi, 42(1), 7-24.
Hanımoğlu, E.(2019).Aile Terapisi ve Aile Terapisi ile İlgili Kuramlar, Kuram ve Uygulamaları ile Aile Danışmanlığı Ankara: Pegem Akademi Yayınları
Maroiu, C., Maricuțoiu, L. P. ve Sava, F. A. (2016). Explicit self-esteem and contingencies of self-worth: The moderating role of implicit self-esteem. Personality and Individual Differences, 99, 235–241.
Self Psikoloji, (2021). Kendı̇lı̇k algisinin Temel Taşi: özdeğer. https://selfpsikoloji.com.tr/kendilik-algisinin-temel-tasiozdeger/#:~:text=%C3%96zde%C4%9Fer%20k%C4%B1saca%20ki%C5%9 Finin%20kendine%20verdi%C4%9Fi,bir%20%C5%9Fekilde%20davranabil me%20yetene%C4%9Fidir%E2%80%9D*(20 Haziran 2022).