
Türk Dil Kurumuna (TDK) göre saygı; kutsal oluşu, faydalı oluşu, kıymetli oluşu, üstün oluşu gibi nedenlerden dolayı bir nesneye ya da kişiye sevgi duyarak ölçülü, özenli ve dikkatli davranmaktır.
Romantik ilişkiler incelendiğinde bireylerin güven, yakınlık, arkadaşlık, yardım gibi temel özellikler aradıkları tespit edilmiştir. Sevme, sevilme, saygı, muhabbet, dostluk yetişkinler için kazanç gibi görülsede, bağlılığın artması, bireylerin ilişki hakkında huzursuzlukları ve kaygılarının olması, özverilerinin artışı zararlı görülmektedir. İlişkilerin doğasını ve nasıl işlediğini öğrenmek için, romantik ilişkilerde yararların ve kazançların bilinmesi gerekli görülmektedir.
Saygı kavramı; bireylerin karşıdaki kişinin amaçlarını, duygularını ve düşüncelerini kendi düşünceleriymiş gibi anlamaları ve saygı duymaları olarak belirtilmektedir. Bu kavram bireylerin hayatında önemli bir rol oynamaktadır. Bir birey, karşısındaki bireyin düşünceleriyle kendi düşünceleri uyumsuz olsa bile, iki tarafında birbirlerine karşı saygılı olmaları gerekmektedir. Burada anlatılmak istenen faktör, bir ilişkide karşı tarafın düşüncelerinin kınanmaması gerektiği, böyle bir durumun sonucunda bir ilişkide saygısızlığın oluşacağı ifade edilmektedir.
Saygısız davranışlar; kaba ve nezaketsiz davranışlardır. Saygısız davranışlar:
& Başkalarının eşyalarını izin almadan kullanmak
& Etrafı dağınık bırakmak
& Dinlememek
& Görmemezlikten gelmek
& İnsanlar hakkında söylentilerde bulunma
& Teşekkür ve rica etmeme
& Biri sizden yardım istediğinde sinirli davranma
& İnsanlardan kaçma(Suç mahallinde değilse)
& İnsanları ve gayretlerini küçük görme
& Bilgi paylaşmama
& İnsanların düşüncelerine değer vermeme
& Çalışma arkadaşlarına “bacı”, “abla” gibi kelimeler kullanma(bu konuda görüşler farklı)
& Çevresindeki insanları aşağı görme
Romantik bir ilişki kadın ve erkek arasında yaşanan, çiftlerin biribirlerine karşı gösterdikleri değer, hürmet, biribirlerine karşı duydukları hayranlık ve bunun gibi birçok faktörü oluşturmaktadır. Psikoterapistler, saygının yakın bir ilişkinin oluşmasında çok önemli bir rol oynadığını belirtmişlerdir. Kısacası saygı, bir ilişkinin temel taşıdır. Saygı kavramı; hem kişilerarası ilişkilerin hem de kişilerarası nezaketin bir parçası olarak belirtilmektedir.
Saygı insanların kişilik gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda saygı, bireylerin iş hayatlarını da etkilemektedir. Saygı en fazla romantik ilişkilerin olmazsa olmazıdır, özellikle bireylerin evlilik hayatlarının iyi bir gidişata sahip olması için gerekli olan bir etkendir. Hirsch’in (2003) Meksika ve Amerika’da yaşayan Meksikalı çiftlerin katılımıyla düzenlediği bir araştırmanın sonucunda, evlilik saygı portresinin bir evlilik için en çok gerekli maddelerden biri olduğu ifade edilmiştir. Saygı kavramının; Meksikalı çiftlerin evliliklerinin bir anahtarı olduğunu belirtmiştir. Aynı zamanda genç çiftler arasında güven ve sorumluluk hisleri birleştiği zaman saygının oranı daha da yükselmektedir. Hirsch saygıyı açıklarken; eğer bir yerde saygı varsa orada mutlaka eşitlik adalet vardır ifadesinde bulunmuştur.
Bireyin partnerine olan güveni, ilişkiye olan bağlılığını ve ilişki yanlısı davranışlarını artırır, bu da karşılığında diğer partnerin de güvenini, bağlılığını ve ilişki yanlısı davranışlarını artırır. Bu döngüye ilişkilerde “karşılıklı döngüsel büyüme modeli” denir. (Wieselquist, Rusbult, Foster, ve Agnew, 1999). Bu model ilişkilerdeki saygının gelişmesinde de aynı şekilde işler; bireyin partnerine olan saygısı, karşılıklı bir saygı ilişkisi yaratır, bu da karşılıklı güveni arttırır. (Lawrence-Lightfoot, 2000).
Saygının Bileşenleri
Saygı, hem kişilerarası ilişkilerde bir yapı taşıdır; hem de kişisel kimliğin önemli ve gerekli bir bileşendir. Saygı, müşterek bir toplumun ve müşterek dünyanın kalbinde/merkezinde yer alan bir değerdir. Saygının pek çok bileşeni/unsuru olduğu kabul edilir. “Dinleme”, “hoşgörü”, “empati”, “karşılıklılık”, “kabul etme”, “değer verme”, “hesaba alma/dikkate alma” ve “duyarlılık” bu bileşenler içerisinde ön plana çıkanlardır
1.Saygı-Dinleme İlişkisi :Saygının merkezi bileşenlerinden biri, dinlemektir. Dinlemek, bir saygı eylemidir/işaretidir. Saygının en somut göstergesi ve en temel yolu, muhatabı ilgi ve dikkatle dinlemektir. Dinlemek, muhatabın konuşmasına izin vermekten daha fazlasıdır. Dinleyicinin aktif, ilgili ve duyarlı olmasını; tepkiler verip sorular sormasını, notlar almasını gerektiren dinamik bir süreçtir. Maden’e (2013: 50-51) göre, insanlar doğaları gereği çevresindekilerle iletişim kurma gereksinimi duyar. Bu gereksinim anlama, anlama ve anlaşılma gayesinden kaynaklanır. Etkili iletişim, konuşma kadar dikkatle dinlemeyi de içeren iki yönlü bir alışveriştir. Dinleme, sadece karşısındaki işitmek demek değildir; aynı zamanda, karşıdakinin söylediklerini anlama, yorumlama ve tepkide bulunma sürecidir. Dinlemek, muhataba onaylandığını, değerli olduğunu, anlaşıldığını; onun duygularına, fikirlerine ve deneyimlerine değer verildiğini hissettirir. Yapılan araştırmalar (Koç, 2006: 62; Vatansever-Bayraktar, 2015: 273) dinlemenin öğretmen-öğrenci ilişkileri üzerinde öğrencinin kendini değerli hissetmesi, kendine önem vermesi şeklinde bir dizi olumlu sonucu olduğunu göstermektedir.
2.Saygı- Hoşgörü İlişkisi: Saygının bir diğer bileşeni, hoşgörüdür. Hoşgörü, toplumsal refahın sağlanabilmesi için bireylere karşı önyargıdan uzak, farklılıklarını kabul ederek birlikte yaşamak için gerekli bir değerdir. (Miller ve Session, 2005: 3). Bu durum, hoşgörüyü karşılıklı saygının oluşması için ön koşullardan biri hâline getirmektedir. Büyükkaragöz (1996: 353), hoşgörüyü insanların bütün farklılıklarını, düşüncelerini anlamlandırmak için bireylere karşılıksız olarak sevgi ve saygı çerçevesinde kurulan bir iletişim türü olarak tanımlamaktadır. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nin en üst basamağı olan kendini gerçekleştiren insanın nitelikleri arasında da bireylerin önce kendisini, sonra diğer insanları her türlü farklılıklarını hoşgörü ile karşılaması vurgulanır. (Bayındır ve Özel, 2008: 78).
3. Saygı-Empati İlişkisi: Empati de saygının önemli bir bileşenidir. Saygı kabul etme, hoşgörü gibi kavramları bünyesinde barındırmaktadır. Türk (2009: 43)’e göre bu anlamlandırma ve kabul etme bir çeşit empatidir. Bu durum çocuklukta başlamaktadır. Çocuklar oyunlarda anne, baba, doktor, öğretmen rollerine girerek empatinin temellerini atmaktadır. Oyunlarla keşfedilen bu durum alışkanlık haline getirilerek saygının temelleri atılmaktadır. “Eğer O’nun yerinde ben olsaydım…” şeklinde düşünerek karşımızdaki kişinin ne hissedeceği konusunda çıkarımlar yapmaktayız. Bu çıkarımları sonucunda o kişiyle aynı yönde olsak da olmasak da fikirlerinden ya da davranışlarından ötürü saygı duymalıyız. Karşımızdaki bireylerin düşünce ve davranışlarını anlamlandırabilme süreci -yani empati- saygıyı doğurmaktadır.
4.Saygı-Karşılıklılık İlişkisi: Bilindiği üzere, her türlü ilişki için “karşılıklılık” kritik bir faktördür. Çünkü karşılıklılık, sadece sevgi ve desteğin önemli bir göstergesi olmakla kalmaz; aynı zamanda, ilişkiyi de güçlendirir. Saygı da büyük ölçüde karşılıklılık gerektirir. Dolayısıyla korelatiftir. Bir ucunda saygı duyan diğer ucunda saygı duyulan vardır. Saygı sunmak/göstermek, bilinçli bir karar ve kasıtlı bir eylem gerektirir. Saygı, hem açık hem de örtük şekilde sunulabilir. Saygı sunmak/göstermek, saygıyı karşılıklı hâle getirmenin bir yoludur. Saygı, karşımızdakine onu düşündüğümüzü hissettirmektir. Türk (2009: 31), saygıdaki karşılıklılığının önemini ve gerekliliğini beslenme benzetmesi yaparak açıklar. Ne kadar düzenli ve sağlıklı beslenirsek o kadar sağlıklı ve kaliteli bir yaşam süreriz. Benzer şekilde saygı gösterdiğimiz kadar saygı görürüz.
5.Saygı-Kabul Etme İlişkisi: Saygının olmazsa olmaz bileşenlerinden biri de kabul etmedir. Türk (2009: 43), kabul etmenin de bir çeşit empati olduğunu belirtir. Pighin (2005: 59) ise, saygının karşıdakini olduğu gibi kabul etmek olduğuna dikkat çeker. Karşımızdaki kişinin dili, dini, ırkı, cinsiyeti, yaşı, sosyoekonomik durumu, mesleki pozisyonu, akademik başarısı, ideolojisi, ten rengi ne olursa olsun koşulsuz kabul etmeliyiz. Koşulsuz kabul sadece fikirlerimizle değil davranışlarımızla varlığını gösteren bir kavramdır. Bu durumu içselleştirip davranış haline getirme sürecimizin sonundaki kazanımımız saygıdır. Bireyleri koşulsuz kabul etmek -rağmen saygı duymaktır.
6.Saygı-Değer Verme İlişkisi: Değer verme de saygının önemli bileşenlerinden biridir. Saygı karşımızdaki birey ya da nesneye değer vermektir. Yazıcı’ya (2008: 31) göre saygı, başka insanlara değer vermeyi ve onları samimiyetle anlamayı gerektirir. Statü, kıdem, maddiyat vb. durumlardan dolayı bireylere değer vermekten ziyade canlı ya da cansız fark etmeksizin bir varlık olmalarından dolayı karşımızdakine değer vermek, saygının temelidir.
7.Saygı-Hesaba Alma/Dikkate Alma İlişkisi: Hesaba alma/dikkate alma da saygının önemli bir bileşenidir. Saygı kelimesinin kökeni “saymak”tır. Adam saymak, adam yerine koymak, dikkate almak, önem vermek, hesaba almak, varlığını kabul etmek, onu yok saymamak anlamlarına gelmektedir. (Şentürk, 2008: 219).
Konu ile ilgili ölçek
Partnere Saygı Ölçeği
Partnere SaygıÖlçeği, 6 maddelik tek alt boyutlu bir ölçme aracıdır. Ölçek 5’li bir derecelendirmeye sahiptir. Susan ve Clyde Hendrick (2006)204 tarafındangeliştirilenölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışmaları Akın, Uğur ve Özçelik (2015) tarafından yapılmıştır.205 Ölçek; Partnerime saygı duyarım, partnerime bir birey olarak ilgi duyarım, partnerim için huzur kaynağıyım, partnerimden onur duyarım, partnerimi olduğu gibi kabul ederim, partnerim ile iyi iletişim kurarım ifadelerini içermektedir. Her madde için hiç katılmıyorum ve tamamen katılıyorum arasında, 1’den 5’e kadar seçenek sunulmuştur
PARTNERE SAYGI ÖLÇEĞİ
Aşağıda bireylerin yakın ilişkilerine yönelik bazı ifadeler yer almaktadır. Her sorunun karşısında bulunan;
(1) Hiç Katılmıyorum
(2) Katılmıyorum
(3) Kararsızım
(4) Katılıyorum ve
(5) Tamamen Katılıyorum
anlamına gelmektedir. Lütfen her ifadeye mutlaka TEK yanıt veriniz ve kesinlikle BOŞ bırakmayınız. Sizi tanımlayan en uygun yanıtları vereceğinizi ümit eder katkılarınız için teşekkür ederim.
1 Partnerime (eşime) saygı duyarım. 1 2 3 4 5
2 Partnerime (eşime) bir birey olarak ilgi duyarım. 1 2 3 4 5
3 Partnerim (eşim) için huzur kaynağıyım. 1 2 3 4 5
4 Partnerimden (eşimden) onur duyarım. 1 2 3 4 5
5 Partnerimi (eşimi) olduğu gibi kabul ederim. 1 2 3 4 5
6 Partnerimle (eşimle) iyi iletişim kurarım. 1 2 3 4 5
Kaynak
HENDRICK Susan and HENDRICK Clyde, “Recpect and Love in Romantic Relationships “ Acta De Investigacion Psicologica, 2011, Volume: 1, p.2
Büyükkaragöz, S. ve Kesici, Ş. (1996). Öğretmenlerin hoşgörü ve demokratik tutumları. Eğitim Yö
HENDRICK, S. Susan, & HENDRICK, Clyde, “Measuring Respect in Close Relationships”, Journal of Social and Personal Relationships, 2006, Cilt:6, Sayı:23, Aktaran: AKIN Ahmet, ÖZÇELİK Basri, UĞUR Erol, “Partnere Saygı Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması”, The Journal of International Social Research, 2015, Cilt: 8, Sayı: 41,
Koç, G. (2006). Yapılandırırmacı Sınıflarda Öğretmen-öğrenen rolleri ve etkileşim sistemi.
Maden, S. (2013). Niçin dinlemiyoruz? Dinleyememe probleminin sosyokültürel analizi. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 2
Şentürk, H. (2008). Sosyal ilişkilerde saygı kavramı: Psikoloji ve din açısından bir bakış. Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1(20).
Türk, İ. (2009). Değerler eğitiminde saygı. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Tokat:
Vatansever-Bayraktar, H. (2015). Eğitim ortamında öğretmen öğrenci iletişimi. Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 3(18), 262-285.
Yazıcı S. (2008). İnsan haklarının temeli saygıdır. İlköğretmen Eğitimci Dergisi, 19(5): 31