Mekanı Kendileme Nedir ?
Moles ve Rohmer’e (1978) göre mekânı kendileme, en yalın hâliyle, iki tür ilişki biçiminde görünür olabilmektedir: Köklülük (rootedness) ve gezginlik (wande-ring) (akt., Vidal, Valera ve Peró, 2010). Köklülükte, insanlar, içinde bulundukları mekânlara adeta bir ağacın kökleri gibi kök salarak, yayılarak bu mekânlarla bir ilişki kurmaktadır .Evimiz, konutumuz en özel mekanımızdır ve T.C. yasalarına göre konut dokunulmazlığı hakkımız vardır. Tuan’a (1977) göre, köklülük, en temelde bilinç dışında gerçekleşen içsel bir deneyime işaret etmektedir. Bu deneyim, kişinin varoluşunu bir mekânın kendisi ve tarihi ile özdeşleştirerek kendini bu özdeşim ve tarihsellikle kurmasına işaret etmektedir. Ayrıca bir yerde köklere sahip olmak, o yere ilişkin manevi ve psikolojik bir bağlılık duymanın yanı sıra, dünyayı kavrarken kişiye güvenli ve sağlam bir pozisyon sağlamaktadır. (Relph, 1976). Gezginlikte ise mekânlarla daha kısa süreli (geçicilik) ve daha aralıklı (kesintililik) bir ilişkilenme söz konusudur. Bu deneyimde temel vurgunun “şimdi ve burada” üzerine olduğu ileri sürülebilir.
Bir kimse için mekânın, yere dönüşmesi o mekânın kişinin bir uzantısı ya da parçası olması anlamına gelmektedir. Bu durum kişinin o mekânı kullanma pratiklerini, süresini ve etkinliklerini; mekânla kurduğu ilişkinin içeriğini çeşitlendirebileceği için zamansal deneyimi farklılaştıran bir etki yapabilecektir.
Brunson ve meslektaşları (2001), mekânı kendilemeyi fiziksel, sosyal ve alansal kendileme olarak üç bölümde ele almaktadır. Buna göre fiziksel kendileme, kendilenen mekânda fiziksel olarak bulunmaya işaret etmektedir. Sosyal kendileme, kendilenen mekândaki kimselerle kurulan selamlaşma, sohbet etme gibi bağlantılardır. Alansal kendileme ise kendilenen mekâna ilişkin sahiplik ve kontrolü gösteren eylemlerdir.Konukların ev sahibinin alanına tahakküm etmemesi zarif söylem ve davranışlarda bulunması gerekir. Tekinsiz ortam oluşturan kişi ile sosyalleşme olmaz .(örn., mekânaveya kişiye zarar verenlere tepki gösterme, mekândaki çöpleri toplama).
Bu çalışmada ise mekânı kendileme; a) özdeşim, b) anlam, c) duygu, ç) sahiplenme, d) tanıdıklık, e) kullanım özellikleri, f) dönüştürücülük, g) yönelim, h) mekânın ritmi, ı) sosyallik ve i) ortam boyutlarıyla incelenmektedir. Bu boyutlar, kendileme kavramının kavramsal tanımına (Korosec-Serfaty, 1976, 1984, 1985) ve bu kavramla ilgili bazı görgül çalışmaların (örn., Brunson ve ark., 2001; Morval ve Judge, 2000; Rioux, 2004; Rioux ve ark., 2017) kavramı ele biçimlerine dayanarak hazırlanmıştır.
a) Özdeşim Boyutu: Kendilenen mekânla kurulan benimseme ve aitlik ilişkisini göstermektedir. Kendilenen mekâna dair “Burası kendimden bir parçadır.” ya da
“Kendimi buraya bağlı / ait hissediyorum.” gibi ifadeler yüksek özdeşime işaret etmektedir.
b) Anlam Boyutu: Kendilenen mekânın kişide uyandırdığı köklü anlamlardır. Kendilenen mekâna dair “Burası benim için (çok) özel bir mekândır.” gibi ifadeler özel-biricik anlamlılığa işaret etmektedir.
c) Duygu Boyutu: Kendilenen mekânın kişide uyandırdığı tatmin edici ve genellikle olumlu duygulardır. Kendilenen mekâna dair “güvenli,” “keyifli,” “rahatlatıcı” gibi ifadeler tatmin edici ve olumlu duygular olarak; “tedirgin,” “can sıkıntısı,” “gergin” gibi ifadeler ise olumsuz duygular olarak sınıflandırılmıştır.
ç) Sahiplenme Boyutu: Kendilenen mekâna dair bilişsel hakimiyeti (yetkinliği), sahipliği ve kontrolü içeren somut nesne, işaretler ya da ifadelerdir. Kendilenen mekâna dair “Birisi buraya zarar verirse hiç çekinmeden müdahale ederim.” “Bu mekândayken kontrol sanki bütünüyle bende gibidir.” ya da “Burada A, B, C mekânları yer alır.” gibi ifadeler yüksek sahiplenme duygusuna işaret etmektedir.
d) Tanıdıklık Boyutu: Kendilenen mekâna ne düzeyde aşina olunduğunu gös-teren ifadelerdir. Kendilenen mekâna dair “Buraya çok aşinayımdır.”, “Buraya çok alışığım.” ya da “Burayı avcumun içi gibi bilirim.” gibi ifadeler tanıdıklık boyutunun yüksek olduğu şeklinde kabul edilmiştir.
e) Kullanım Özellikleri Boyutu: Kendilenen mekânın kullanım süresi (örn., “Burayı 18 yıldır kullanıyorum.”), sıklığı (örn., “İki günde bir buraya gelirim.”), za-manları (örn., “Burayı bahar aylarında daha çok kullanırım.”) ve gerekçeleri (örn., “Burada alışveriş yaparım, arkadaşlarımla buluşurum.”) gibi fiziksel kullanım pratik-lerine dair ifadeler bu boyut altında toplanmıştır.
f) Dönüştürücülük Boyutu: Kendilenen mekânın kişinin kendisinde ve mekânda yaptığı farklılaştırıcı etkilerdir. Bu etkiler, duygusal (örn., “Buradayken kendimi yeniliyorum.”) ve davranışsal (örn., “Burada davranışlarım bile yavaşlıyor.”) ola
bileceği gibi, kendilenen mekânı iradi olarak değiştirebilmeyi de kapsamaktadır. Ancak açık kamusal mekânlar, herkese ait olduğu için bu mekânları dönüştürebilmekte sınırlılık söz konusudur.
g) Yönelim Boyutu: Kendilenen mekânla kurulan ilişkinin temel kaynağına işaret etmektedir. Bu kaynak, işlevsel -ihtiyaca dayalı yönelim ya da duygusal-anlamsal yönelim olmak üzere iki alt boyutta değerlendirilmiştir.
h) Mekânın Ritmi Boyutu: Bu boyut kendilenen mekândaki uyaran karmaşık-lığı ve aktivite çeşitliliği ile meydana gelen mekânın ritmine işaret etmektedir. Yukarı yönlü sürüklenme ve aşağı yönlü sürüklenme olarak iki alt boyuttan meydana gelmektedir. Yukarı yönlü sürüklenme, kendilenen mekândaki uyaran karmaşıklığı ve aktivite çeşitliliği göreli olarak yüksek olduğunda kişinin kendi ritminin mekânın bu yüksek ritmine doğru kayması iken; aşağı yönlü sürüklenme, mekânda uyaran karmaşıklığı ve aktivite çeşitliliği göreli olarak düşük olduğunda, kişinin ritminin mekânın bu düşük ritmine doğru kaymasıdır.
ı) Sosyallik Boyutu: Kendilenen mekânın sıklıkla kimlerle (örn., tek başına, arkadaşlarla) geçirildiği ile ilgilidir. Bu boyut kapsamında, tek başınalığı gösteren ifadeler “azalan sosyallik,” arkadaşlar, aile gibi diğer insanları gösteren ifadeler “artan sos-yallik” olarak değerlendirilmiştir.
i) Ortam Boyutu: Araştırmada incelenen Van ili merkezi açık kamusal mekânlarıdır. Bunlar Cumhuriyet Caddesi, 2 Nisan Bulvarı, Kazım Karabekir Bulvarı (Maraş Caddesi), Sıhke Caddesi, Beşyol Meydanı ve İskele Caddesi’dir. Bu mekânlar “Araştırmada Temel Alınan Mekânlar” alt başlığında açıklanmıştır.
Mekânı Kendileme Düzeyini Değerlendirme Formu
(Aşağıda yer alan form, katılımcı için en fazla anlamı olan ve katılımcı tarafından en sık kullanılan bir açık kamusal mekân ile katılımcı için göreli olarak daha az anlamı olan ve benzer şekilde katılımcı tarafından sıklıkla kullanılan bir kamusal mekân için düzenlenecektir. Hakkında konuşulacak kamusal mekânlar şöyledir: Cumhuriyet Caddesi, Kazım Karabekir Bulvarı -Maraş Caddesi-, 2 Nisan Bulvarı, Beşyol Meydanı, Sıhke Caddesi, İskele Caddesi.)
Tez çalışmasında verilen örnek değerlendirme formudur, Siz de gittiğiniz başka bir yer ve mekanla ilgili olarak bu soruları sorabilirsiniz.
Açılış sorusu
Van’da hangi kamusal mekânlara (caddeler, sokaklar, meydanlar gibi) gitmeyi tercih edersiniz?
Son bir hafta (ya da son bir ay) içinde A’ya…
1. Kaç kez gittiniz?
2. Ne amaçla gittiniz? / Orada neler yaptınız?
3. A’ya hangi ulaşım türü ile gidersiniz?
4. Bu tercihinizi değiştirmenize neden olan durumlar var mı? Bu konuda neyi dikkate alırsınız?
5. Nereden gittiniz? (Ev, işyeri gibi)
6. Kimlerle gittiniz?
7. Orada kimlerle karşılaştınız? Neler yaptınız?
8. Tahminen ne kadar süre geçirdiniz?
9. Bu geçen süre nasıl bir hızla geçti?
10. Hangi saatlerde gittiniz? (Yaklaşık olarak)
Genel olarak A’ya…
11. Ne sıklıkta gidersiniz?
12. Hangi ulaşım türü ile gidersiniz?
13. Bu tercihinizi değiştirmenize neden olan durumlar var mı? Bu konuda neyi dikkate alırsınız?
14. Nereden gelirsiniz? (Ev, işyeri gibi)
15. Ne zamandır / kaç yıldır gidiyorsunuz?
16. Yılın hangi mevsimlerinde daha çok gidersiniz? Neden?
17. Daha çok hangi günlerde gidersiniz? Neden?
18. Günün hangi saatini tercih edersiniz? Neden?
19. Buraya geldiğinizde aşağı yukarı ne kadar süre kalırsınız?
20. Burada genel olarak neler yaparsınız?
21. A’ya gelirken, ulaşımda, zorluk çekiyor musunuz? Evet ise ne düzeyde bir zorluk çekiyorsunuz?
22. Eğer zorlanıyorsanız zorlanma gerekçelerinizi belirtir misiniz?
23. Bilmeyen birine A’yı tarif edecek olsaydınız ona neler söylerdiniz? A’da neler vardır?
24. A’yı ne düzeyde kendinizden bir parça olarak görüyorsunuz?
25. A’yı ne ölçüde size aitmiş gibi hissediyorsunuz?
26. A ne ölçüde sizin için tanıdık / bildik?
27. A’da kendinizi güvende ve rahat hissediyor musunuz?
28. A’ya yabancı hissettiğiniz oldu mu?
29. Sizin için A, buraya benzeyen diğer caddelerle / yerlerle aynı anlama mı geliyor?
30. A’nın sizin için özel, farklı, anlamlı yanları var mı? Varsa bu yanların neler oldu-ğunu belirtir misiniz?
31. A’yı tek bir sözcükle ifade edecek olsaydınız, bu ne olurdu?
32. A’yı sahiplenir misiniz?
33. Eğer sahipleniyorsanız neler yaparsınız?
34. A’dayken birilerinin orayı kirlettiğini, tahrip ettiğini veya uygunsuz davrandığını görüyorsunuz, ne yapardınız? Bu duruma benzer bir şey yaşadınız mı? Olduysa ne zaman olmuştu?
35. Bunun gerekçesini belirtir misiniz?
36. Sizce A kimindir?
Kaynak
Karasu , M( 2021) Zamanı ve Mekânı Kendileme ile Zamansal Deneyim Arasındaki ilişkilerin incelenmesi . İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim Dalı Doktora Tezi