Kategori: Bertolt Brecht

Brecht’in Galilei’si: Kahraman mı, Korkak mı?

🎭 Bertolt Brecht’in “Galilei’nin Yaşamı” adlı oyunu, bilim tarihindeki en çarpıcı figürlerden biri olan Galileo Galilei’yi merkezine alır. Ancak bu Galileo, ne tam anlamıyla bir kahramandır ne de sıradan bir kurbandır. Brecht’in kaleminde Galilei, çelişkilerle örülü bir düşünen insan, hem aydınlanmanın taşıyıcısı, hem de korkunun tutsağıdır. 🔍 Gerçeği Keşfeden Adam

okumak için tıklayınız

Karşı Sinema: İdeolojinin Perdesini Yırtan Estetik İsyan

Peter Wollen’ın karşı sinema kavramı, 1970’lerin politik ve estetik başkaldırısının bir yansıması olarak, ana akım sinemanın seyirciyi edilgenleştiren ideolojik aygıtına karşı bir manifesto niteliğindedir. Brecht’ten ilham alan bu yaklaşım, seyirciyi bir tüketim nesnesi olmaktan kurtarıp, eleştirel düşüncenin öznesi haline getirmeyi amaçlar. Jean-Luc Godard’ın Week-end (1967) filmi, bu kavramın somut bir

okumak için tıklayınız

Tiyatro ve Teknoloji: İktidar, Hakikat ve İsyan

Brecht’in Epik Tiyatrosu ve Hollywood’un Büyülü Perdesi Brecht’in epik tiyatrosu, seyirciyi uykudan uyandırmak için sahneyi bir aynaya dönüştürür; Hollywood ise bu aynayı kırıp yerine bir rüya makinesi koyar. Brecht, seyirciyi eleştirel düşünceye zorlayarak toplumsal çelişkileri açığa vururken, Hollywood’un pürüzsüz anlatıları bireyi bir haz sarmalında uyutur. Antik Yunan tiyatrosu bu çatışmada

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in “Kafkas Tebeşir Dairesi” oyununda yozlaşmış bir sistemde adalet ancak “kural tanımaz” bir yargıçla mı sağlanabilir?

Bertolt Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi‘ndeki Azdak karakteri, adaletin geleneksel kurumlarının çöktüğü, iktidarın sürekli el değiştirdiği kaotik bir toplumsal geçiş döneminde ortaya çıkar. Onun “kural tanımaz” yargıç kimliği, yozlaşmış bir sistemde adaletin ancak anti-otoriter bir tavırla mümkün olabileceğine dair radikal bir tez sunar. Bu durum, felsefi düzlemde hukuk, ahlak ve iktidar arasındaki gerilimli ilişkiyi sorgulamaya açar.

okumak için tıklayınız

Kann in Bertolt Brechts Stück „Der kaukasische Kreidekreis“ Gerechtigkeit in einem korrupten System nur mit einem „regellosen“ Richter erreicht werden?

Die Figur des Azdak in Bertolt Brechts „Der kaukasische Kreidekreis“ entsteht in einer chaotischen Zeit des gesellschaftlichen Wandels, in der die traditionellen Rechtsinstitutionen zusammengebrochen sind und die Macht ständig wechselt. Seine Identität als „regelbrechender“ Richter stellt eine radikale These dar, dass Gerechtigkeit in einem korrupten System nur mit einer antiautoritären

okumak için tıklayınız

In Bertolt Brecht’s play “The Caucasian Chalk Circle”, can justice be achieved in a corrupt system only with a “ruleless” judge?

The character of Azdak in Bertolt Brecht’s The Caucasian Chalk Circle emerges during a chaotic period of social transition when traditional institutions of justice collapse and power constantly changes hands. His identity as a “rule-breaking” judge presents a radical thesis that justice in a corrupt system can only be possible

okumak için tıklayınız

En la obra de Bertolt Brecht “El círculo de tiza del Cáucaso”, ¿es posible lograr justicia en un sistema corrupto sólo con un juez “sin reglas”?

El personaje de Azdak en El círculo de tiza del Cáucaso de Bertolt Brecht surge durante un período caótico de transición social, cuando las instituciones tradicionales de justicia han colapsado y el poder cambia de manos constantemente. Su identidad como juez “transgresor” presenta una tesis radical de que la justicia

okumak için tıklayınız

Dans la pièce de Bertolt Brecht « Le Cercle de craie caucasien », la justice peut-elle être rendue dans un système corrompu uniquement avec un juge « sans règles » ?

Le personnage d’Azdak dans Le Cercle de craie caucasien de Bertolt Brecht apparaît pendant une période chaotique de transition sociale, où les institutions traditionnelles de la justice se sont effondrées et où le pouvoir change constamment de mains. Son identité de juge « transgresseur de règles » présente une thèse

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in Galileo oyununda, Galileo’nun kilise otoritesine karşı bilimsel hakikati savunan diyalogları, demokratik tepkinin entelektüel bir biçimini nasıl sunar?

Bertolt Brecht’in Galileo’nun Yaşamı (Leben des Galilei) oyununda, Galileo’nun kilise otoritesine karşı bilimsel hakikati savunan diyaloglarının, demokratik tepkinin entelektüel bir biçimini nasıl sunduğunu daha da derinleştirmek için, bu tepkinin felsefi katmanlarını, Brecht’in tiyatro estetiğini ve Galileo’nun çelişkili karakterini daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağım. Ayrıca, oyunun tarihsel bağlamını, demokratik tepkiyi

okumak için tıklayınız

Siz, ey ölü şehirlerin insanları! – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal)

Yurttaşlarıma Siz, ey ölü şehirlerin insanları! Kendinize acıyın bir parça, Gitmeyin artık savaşa ey askercikler, N’olur kendinize acıyın bir parça. Bıçağa sarılmayın ey insanlar, sarılın malaya Bıçağa güvenmeseydiniz bu kadar Şimdi bir çatı altında olacaktınız Ne var bir çatı altında olmaktan daha iyi Bıçağı atın n’olur, alın malayı Savaştan korunmak

okumak için tıklayınız

Korsan Kız – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal – Zeliha Berksoy)

KORSAN KIZ 1. Bardakları yıkarken görürsünüz, baylar, bugün beni-, onun bunun yatağını düzeltirken görürsünüz. Sağ olasınız, avucuma koyarsınız beş on kuruş. Görürsünüz bu entipüften hanı, beni böyle pasaklı, ama, baylar, bilmezsiniz kiminle konuşursunuz. Çığlıklar sarsacak bir akşam limanda yeri göğü. Millet soracak birbirine: Bu da ne ki? Bakacaklar, ben bulaşıkların başında

okumak için tıklayınız

İnsan Neyle Yaşar? – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal – Zeliha Berksoy)

Sayın baylar bize hep ders verirsiniz. “Aman, günah, ayıp, kötü, yanlış.” Aç karnına kuru öğüt çekilmez. Önce doyur beni, ondan sonra konuş. Sende göbek, bizde ahlâk nedense. Şimdi bizi iyice dinle bak; İster şöyle düşün, istersen böyle: Önce ekmek gelir, sonra ahlâk. Artık vermek gerek, unutmayın sakın, Tüm nimetlerden, payını

okumak için tıklayınız

İyi Adama Bir İki Soru – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal)

İYİ ADAMA BİR İKİ SORU Anladık iyisin, Ama neye yarıyor iyiliğin? Seni kimse satın alamaz, Eve düşen yıldırım da Satın alınmaz. Anladık dediğin dedik, Ama dediğin ne? Doğrusun, söylersin düşündüğünü, Ama düşündüğün ne? Yüreklisin, Kime karşı? Akıllısın, Yararı kime? Gözetmezsin kendi çıkarını, Peki gözettiğin kiminki? Dostluğuna diyecek yok ya, Dostların

okumak için tıklayınız

Tahterevalli – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal)

Tahterevalli iyice görüyorum artık düzeni. orada, bir avuç insan oturuyor yukarıda, aşağıda da bir çok kişi. ve bağırıyor yukardakiler aşağıya: “çıkın buraya gelin ki, hepimiz olalım yukarıda.” ama iyice gözlediğinde görüyorsun, neyin saklı olduğunu yukardakilerle, aşağıdakiler arasında. bir yol gibi gözüküyor ilk bakışta. yol değil ama. bir tahta bu. ve

okumak için tıklayınız

Okumuş Bir İşçi Soruyor – Bertolt Brecht (seslendiren: Genco Erkal)

Okumuş Bir İşçi Soruyor Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Kitaplar yalnız kralların adını yazar. Yoksa kayaları taşıyan krallar mı? Bir de Babil varmış boyuna yıkılan, kim yapmış Babil’i her seferinde? Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar altınlar içinde yüzen Lima’nın? Ne oldular dersin duvarcılar Çin Seddi bitince? Yüce Roma’da zafer

okumak için tıklayınız

Brecht’te Göç, Sürgün ve Mültecilik – Meriç Gök

Hep yanlış buldum bize verdikleri adı: Göçmen,  Göç eden demektir bu, oysa biz Göç etmedik, kendi isteğimizle Seçerek başka bir ülkeyi, gelmedik Bir ülkeye, sürekli kalmak için belki de orada Ama kaçtık, yurdundan sürülenleriz biz, kovulanlarız Bir yuva değil, bir sürgün yeri olur ancak Kabul edildiğimiz ülke bize Brecht, ilk

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht Yargılanıyor! (1947) | Türkçe Altyazılı

1938’de kurulan Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (House Un-American Activities Committee), 1975’te Temsilciler Meclisi tarafından lağvedilinceye dek faşist veya komünist bağları olduğundan şüphe duyduğu sivilleri, kamu çalışanlarını ve kurumları ihanet ve yıkıcı faaliyetlerde bulunma suçlamalarıyla yargılamıştır. Komitenin yürüttüğü soruşturmalarda pek çok sanatçı ve düşünür yargılanmış, Hollywood özelinde bir kara liste

okumak için tıklayınız

Halkın Ekmeği – Bertolt Brecht

Halkın Ekmeği, şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve kuramcısı Bertolt Brecht’in dokuz ciltlik şiirlerinden yapılmış bir seçmedir. Daha önce değişik yayınevleri tarafından birçok baskısı yapılan ve ilgiyle okunan bu kitabın yeni bir baskısını sunuyoruz. ‘İki edebiyatçı, iki sanatçı, işine saygılı ve iki edebiyat ve dil işçisi A. Kadir ile A.Bezirci

okumak için tıklayınız

Georgy Lukacs’a Karşı – Bertolt Brecht

I Georgy Lukács’ın bazı denemelerinin, içerdikleri bunca değerli malzemeye rağmen neden tam anlamıyla doyurucu olmadıkları sık sık kafamı kurcalamıştır. Kendisine temel aldığı ilke çok sağlam da olsa, Lukács’ın gerçekliğe uzak düştüğünü sezmemek elde değil. Burjuva romanının, burjuvazi henüz ilerici bir sınıfken eriştiği yüksek düzeyden düşüş sürecini araştırır Lukács. Burjuva romanının

okumak için tıklayınız

Ama özveri isteniyor önce, Çünkü et pahalılandı gene, Gelmiyor o gelecek – Bertolt Brecht

SİYAH PABUÇLAR Dullar ve yetimler sırada, Vadedildi onlara da, Güzel bir gelecek. Ama özveri isteniyor önce, Çünkü et pahalılandı gene, Gelmiyor o gelecek. Bir işçi evinin mutfağı. Anne patates soymakta. On üç yaşındaki kızı okul ödevini yapıyor. KIZ: İki Fenik verecek misin, anne? ANNE: Hitler Gençliği için mi? KIZ: Evet. ANNE:

okumak için tıklayınız

“Mağlup olmak, bir alçalma değil. Ama alçaltıcı olan, kendini mağlup ilan etmek…” Bertolt Brecht

Dünya edebiyatının ve tiyatrosunun seyrini değiştiren Bertolt Brecht, Günlükleri´yle ilk kez Türkçede… İki cilt halinde yayımlanacak olan Günlükler’in, birinci cildi, yazarın 1913-1941 yılları arasında tuttuğu notlardan -Günlükler, Jurnaller ve Otobiyografik Notlar alt başlıklarıyla- oluşuyor. Ve geç de olsa Türkçe okuru da Brecht’in yazma-yaşama serüvenini kendi ağzından dinliyor. Brecht, 1956 yılında

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht: “Hayatı daha iyi kılmak özgürlüğü üstüne konuşulmadıkça, özgürlükten ve kültürden söz etmenin bir anlamı yoktur.”

Duyduğuma göre, kültürün özgürlüğünün geleceği üzerine tartışmak için toplandınız burada: Umarım politik ve ekonomik özgürlüğün geleceğinden de söz edersiniz. Bu tür bir toplantı, daha doğrusu kesintisiz bir toplantılar dizisi çok gerekli; çünkü pek çok ülkede çalışan halkın büyük bölümü göze çarpmayan, ama varlığı kesin kölelik koşullarında yaşıyor ve hayatı ekonomik

okumak için tıklayınız

Barış için katillerin önüne dikilmek gerek – Bertolt Brecht

ÇAĞRI Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı yağmurun, Bulutların rüzgarla sökün ettiği. Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla gelmez; Onu bulup getiren insanlardır. Duman tüten topraktan bahar boyunca, Dökülüp yükselir birden gökyüzü. Ama barış ağaç değil, ot değil ki yeşersin: Sen istersen olur barış, istersen çiçeklenir. Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın. Bilin kuvvetinizi.

okumak için tıklayınız

Cesaret Ana ve Çocukları – Bertolt Brecht

Cesaret Ana, kazanıyorum derken kaybedenlerin simgesi mi? 1938-39 yıllarında yazılan “Cesaret Ana ve Çocukları” (Mutter Courage und Ihre Kinder) oyununda, Cesaret Ana kimdir? Brecht, bu oyununda otuzyıl savaşlarında seyyar tüccarlık yapan ve askerler tarafından cesaret ana lakabı takılan biri kız, üç çocuk sahibi bir kadının heyecan dolu maceralarından yararlanır. Anne’yi

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in sanat ve edebiyat anlayışı – Güney Dergisi

Brecht bizimdir! Brecht’in sanat ve edebiyata ilişkin görüşleri, çeşitli makalelerinin ve notlarının toplandığı “Edebiyat ve Sanat Yazıları”nda ve görüşlerini netleştirmenin de bir aracı olarak tuttuğu “Çalışma Günlükleri”nde yeralmaktadır. Özelde Çalışma Günlükleri Brecht’in farklı ilgi alanlarını, çok yönlülüğünü, yeni fikir ve önerilerinin hangi süreçlerden ve inatçı çalışmalardan geçerek olgunlaştığını göstermesi açısından

okumak için tıklayınız

Kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret, Savaşına hazırmış, tanklar, toplar – Bertolt Brecht

ALMAN GEÇİT TÖRENİ Beşinci yılda duyduk ki, kendini Tanrı’nın lûtfu sayan o hazret Savaşına hazırmış, tanklar, toplar Savaş gemileri yapılıp bitmiş ve Hangarlarında öyle çok uçak varmış ki Onun bir işaretiyle havalandılar mı Kapkara olurmuş gökyüzü, öyleyse Bakalım dedik biz de, nasıl bir halktır, ne durumda Ne düşüncede, nasıl insanlardır

okumak için tıklayınız

Sezuan’ın İyi İnsanı – Bertolt Brecht. Dünyayı mı değiştirmeli? İnsanı mı?

“Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) epik tiyatronun öncüsü Bertolt Brecht’in, Mutlu Son, Simone Macharde’nin Düşleri, Mezbahaların Aziz Yohanna’sı, Puntilla Ağa ile Uşağı Matti oyunları içerisinde en ünlü olanıdır. “Sezuan’ın İyi İnsanı”, (Der Gute Mensch Von Sezuan) hâlâ tüm dünyada sık sık sahnelenen bir oyun. Çünkü temel bir

okumak için tıklayınız

“Bu soygunlar ve savaşlarla / Zehirli gaza boğulacaklar” Bertolt Brecht

ZEHİRLİ GAZA KARŞI ÇARE NE? Uzun burunlu gaz maskeleriyle / Steril kaplar ve sargı bezleriyle / Pensleri yüklenmiş geliyorlar. Biliyorlar ki oysa / Bu soygunlar ve savaşlarla/  Zehirli gaza boğulacaklar. İşçi evi. Çalışmaktan yıpranmış bir kadın ile onun işçi erkek kardeşi. Akşam. KADIN: Patates yine pahalılanmış. KARDEŞİ: Daha da pahalılanacak.

okumak için tıklayınız

Böylesi Çok İyi – Bertolt Brecht

Böylesi Çok İyi Böylesi çok iyi değiştirmeyelim hiçbir şeyi Bunu mu diyelim güle oynaya? Bardağı görelim de ölmeyi mi seçelim susuzluktan? Boşunu mu alalım dururken dolu bardak? Soğukta oturup kalmışlar vardır hani hani bir şey istemeyen kişiler onlar gibi mi yapalım onlar gibi Biz dışarda kalsak mı diyelim hoş olsun

okumak için tıklayınız

Varsayılan Aşk: Brecht ve Helen – Eren Aysan

“Bu kölelik ve tutkunluk hadisesi nedir? Uyumsuz kalmayı ve durmadan bedel ödemeyi gerektirecek alışkanlık nerede kendini var eder? Kadınlar feragat, vicdan, merhamet gibi olgularla daha mı fazla haşır neşir olurlar? Ve bütün bunlar onların boynuna hiç çıkartılmamak üzere takılmış birer kolye midir?”

okumak için tıklayınız

Kendilerine ezeni seçenler, Aşları ekmekleri yok, Onların seçtiğiydi Hitler

ESKİ MUHARİP Seçmenler geliyor işte / Yüzde yüz denilen kitle / Kendilerini ezeni seçenler. Aşları ekmekleri yok / Paltoları ceketleri yok / Onların seçtiğiydi Hitler. Württemberg’in bir kentinde küçük dükkânlarla çevrili bir alan. Geride bir kasap dükkânı, önde bir sütçü. Karanlık bir kış sabahı. Kasap henüz kapalı ama sütçü açılmış

okumak için tıklayınız

Bütün Oyunları 4 – Bertolt Brecht

10 cilt halinde yayınlanacak olan Bertolt Brecht’in Bütün Oyunları 4. cildinde yayınlacak oyunları, Sivri Kafalılar ve Yuvarlak Kafalılar ya da Devlet ile Servet Birleşmeyi Sever, Yuvarlak Kafalılar ve Sivri Kafalılar ya da Devlet ile Servet Birleşmeyi Sever, Küçük Burjuvanın Yedi Ölümcül Günahı, Horatyalılar ve Kuriatyalılar, Carrar Ana’nın Silahları, Üçüncü Reich’in

okumak için tıklayınız

Çağrı – Bertolt Brecht

ÇAĞRI Doğrudur yıldırımın düştüğü, yağdığı yağmurun, Bulutların rüzgarla sökün ettiği. Ama savaş öyle değil, savaş rüzgarla gelmez; Onu bulup getiren insanlardır. Duman tüten topraktan bahar boyunca, Dökülüp yükselir birden gökyüzü. Ama barış ağaç değil, ot değil ki yeşersin: Sen istersen olur barış, istersen çiçeklenir. Sizsiniz uluslar, kaderi dünyanın. Bilin kuvvetinizi.

okumak için tıklayınız

Bütün Oyunları 3 – Bertolt Brecht

10 cilt halinde yayınlanacak olan Bertolt Brecht’in Bütün Oyunları 3. cildinde yayınlacak oyunları; Lindberghler’in Uçuşu, Anlaşma Üzerine Baden Öğreti Oyunu, Evet Diyen, Evet Diyen-Hayır Diyen, Önlem (1930), Önlem (1931), Mezbahaların Kutsal Johanna’sı, Kuraldışı ve Kural, Ana (1933), Ana (1938) … (Tanıtım Bülteninden) Kitabın Künyesi Bütün Oyunları – 3 Bertolt Brecht

okumak için tıklayınız

Bir Alman Anasının Ağıtı – Bertolt Brecht

BİR ALMAN ANASININ AĞITI Bu çizmeleri bendim sana giy diyen, oğlum, bu haki gömleği bendim sana giy diyen. Nerden bilecektim bu kara günleri göreceğimi, bilseydim, giydirmem, derdim, giydirmem, asın beni, derdim, daha iyi. Elini görürdüm hani ben senin, oğlum, “Hayl Hitler!” diyerek kaldırdığın elini, Hitler’ i selamladın diye, nerden bilecektim,

okumak için tıklayınız

Çağcıl Söylem – Bertolt Brecht

ÇAĞCIL SÖYLEM Akşam savaş alanına çöktüğünde Düşmanlar yenilmişti Telgraf tellerinin tınıları Haberi uzaklara taşıdı Dünyanın bir ucunda için için yandı Bir haykırış, gökkubbede parçalanarak Bir çığlık, çılgın ağızlardan taşan Ve esrik göğü aşan. Bin dudak ilençle soldu Bin yumruk, vahşi bir öfkeyle sıkıldı. Dünyanın bir başka ucunda Bir sevinç, gökkubbede

okumak için tıklayınız

Shakespeare İncelemeleri – Bertolt Brecht

Shakespeare oyunlarının sergilenmesinin tosladığı güçlüklerden biri de yanlış bir büyüklük anlayışıdır; ilgili büyüklük, küçük çağlar tarafından ozanın eriştiği ünün, kullandığı temaların ve olağanüstü bilinen boyutlarından çıkarılmıştır, dolayısıyla şimdi ozanın oyunları için “büyük” bir sergileme gerekli sayılmakta, bu uğurda elden gelen çabayı harcayan küçük çağların yürekler acısı biçimde serilip kaldığı görülmektedir.

okumak için tıklayınız

Bütün Oyunları 1 – Bertolt Brecht

10 cilt halinde yayınlanacak olan Bertolt Brecht’in Bütün Oyunları 1. cildinde yayınlacak oyunları, İncil, Baal (1919), Baal (1922), Erkek Baal’in Yaşam Öyküsü, Gecede Trampet Sesleri, Düğün, Dilenci veya Ölü Köpek, Şeytan Kovma, Karanlıkta Işık, Balık Avı, Ova, Vahşi Ormanda, Kentlerin Vahşi Ormanında Kitabın Künyesi Bütün Oyunları – 1 Bertolt Brecht

okumak için tıklayınız

Bir Alman Anasının Ağıtı – Bertolt Brecht

BİR ALMAN ANASININ AĞITI Bu çizmeleri bendim sana giy diyen, oğlum, bu haki gömleği bendim sana giy diyen. Nerden bilecektim bu kara günleri göreceğimi, bilseydim, giydirmem, derdim, giydirmem, asın beni, derdim, daha iyi. Elini görürdüm hani ben senin, oğlum, “Hayl Hitler!” diyerek kaldırdığın elini, Hitler’ i selamladın diye, nerden bilecektim,

okumak için tıklayınız

Radyo Kuramı ve Sinema Üzerine – Bertolt Brecht

20. yüzyılın tiyatro dehalarından, ‘epik tiyatro’nun baş mimarı Bertolt Brecht’in bu kitabı, birinci bölümünde radyo kuramıyla ilgili görüşlerini anlattığı makalelerini, ikinci bölümünde sinemaya uyarlanmış eserlerinden hareketle sinema üzerine görüşlerini sıralıyor… (Tanıtım Bülteninden) Kitabın Künyesi Radyo Kuramı ve Sinema Üzerine Bertolt Brecht Çeviri: Süheyla Kaya Agora Kitaplığı / Sinema Dizisi İstanbul,

okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht ya da “Brekt” Diyenler İçin Beş Paralık Roman – Kamuran Şirin

Üç Kuruşluk Opera(1928), Üç Kuruşluk Film(1931), Üç Kuruşluk (ya da Sevgi Soysal?ın çevirisiyle Beş Paralık) Roman(1934). 20. yüzyılın önemli bir oyun yazarı, kuramcısı, şairinin kuruşlarla bu denli uğraşmasına ilişkin birkaç şey söylemek bu yazının varlık amacına değinir. Yılmaz Onay Evrensel Kültür?de(Ağustos 2011) Brecht romanıyla ilgili yazısında bir belirlemede bulunur: ?Öyle

okumak için tıklayınız

Galileo Galilei – Bertolt Brecht

Dünya tiyatro literatüründe Galile’nin hayatıyla ilgili tek oyun, ünlü Alman tiyatro yazarı Bertolt Brecht’in 1938/39 yıllarında yazdığı “Leben des Galile” (Galile’nin Yaşamı) adlı oyundur.İlk defa ABD?de sahnelenen oyun, Amerikan karşıtı bulunup Bertolt Brecht’in sınır dışı edilmesine de neden olmuştur. 1938’de Danimarka’da yazdığı ‘Galileo Galilei’ adlı oyununda Brecht, Galilei’yi örnek alarak,

okumak için tıklayınız

Oyun Sanatı ve Dekor – Bertolt Brecht

Brecht’in Oyunculuk Sanatı ve Dekor kitabı belki de en iyi yazanının diliyle anlatılabilir. “Oyun sanatı genellikle kitaplarda öğretilmez. Seyir sanatı da öyle. Hatta sanattan sayılmaz seyir sanatı. Sanılır ki bir oyunda ne kadar oyunculuk sanatı varsa, seyir sanatına o kadar az gereksinim duyulur. Onun için bu kitap hem oyuncular hem

okumak için tıklayınız

Me-ti – Bertolt Brecht

“Me-Ti”, bütünüyle kendine özgü, alışılmadık bir yöntemle kaleme alınmış bir felsefe çalışmasıdır. Brecht, çağımızdaki büyük toplumsal değişimlere ilişkin önemli noktalardan söz ederken, İsa’dan epey önce doğmuş bir Çinli filozoftan yararlanır. Bunu yaparken zamanı kaydırır; ama irdelediği sorunlar, doğrudan çağımızı ilgilendirmektedir. Brecht’in “Me-Ti”deki hedefi, insanoğlunun aydın düşünceye ulaşma ve insanca yaşama

okumak için tıklayınız

Epik Tiyatro – Bertolt Brecht

20. yüzyıl, dünyada yaşanan ideolojik hareketlenmelerin yanında gelen sanatsal devrimlere de şahitlik etti. Bu sanatsal devrimlerden biri şüphesiz ki Bertolt Brecht’in döneminin Almanya’sının içinden çıkıp gelen Karl Valentin’le birlikte köşebaşı tiyatrolarında yeniden yapılandırdığı epik tiyatronun yeniden tanımlanması idi. Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaygın olan bu tiyatro anlayışının tarihsel kökeni, Brecht’in

okumak için tıklayınız

Kafkas Tebeşir Dairesi – Bertolt Brecht. Mülkiyet-emek ilişkisini sorgulayan oyun

Kafkas Tebeşir Dairesi, üretilen üretenindir, buğday onu yetiştirenindir düşüncesinden yola çıkarak, çocuk, doğurup da onu terkeden ananın mıdır, yoksa onu terkedildiği yerde bulup onu yetiştirip büyütenin midir? Çocuğun anası, ona can verenin midir, yoksa ona kan verenin midir? Brecht, oyunda bunun yanıtını bulmaya çalışır ve bulur. Grusche çocuk uğruna yaşamını

okumak için tıklayınız