Kategori: Kimlik ve hafıza

Proust’un Bellek Kavramı ile Nietzsche’nin Ebedi Dönüş Düşüncesinin Kesişim Noktaları

Zamanın Doğası ve İnsan Deneyimi Proust’un bellek kavramı, geçmişin bireysel deneyimde nasıl yeniden inşa edildiğini sorgular. İnsan bilinci, geçmiş olayları istemsiz hatırlama yoluyla yeniden yaşar ve bu süreçte zamanın lineer yapısı kırılır. Proust, anıların tetikleyici unsurlarla (örneğin, bir tat veya koku) yeniden canlanabileceğini ve bu anıların bireyin kimliğini şekillendirdiğini savunur.

okumak için tıklayınız

Karaçor ve Karaçol: Türk Mitolojisi ile Halk Oyunlarının Buluşma Noktası

Karaçor Figürünün Kökenleri ve Anlamı Türk mitolojisinde Karaçor, gizemli ve çok katmanlı bir figür olarak yer alır. Adı, “kara” ve “çor” kelimelerinin birleşiminden türemiş olup, genellikle koruyucu bir ruh ya da doğaüstü bir varlık olarak tanımlanır. Bazı kaynaklarda Karaçor, kötü ruhlara karşı insanları koruyan bir iyilik timsali olarak tasvir edilirken,

okumak için tıklayınız

Hayvan Sembolizminin Küresel Yaygınlığı ve Kültürel Kökenleri

İnsan-Doğa İlişkisinin Kökenleri Hayvan sembolizmi, insanlık tarihinin en eski kültürel ifadelerinden biridir ve farklı toplumlarda bağımsız olarak ortaya çıkmıştır. İnsanlar, çevrelerindeki doğal dünyayı anlamlandırmak için hayvanları gözlemlemiş ve onların özelliklerini kendi yaşamlarına yansıtmıştır. Hayvanların fiziksel ve davranışsal özellikleri, insan topluluklarının hayatta kalma stratejilerini şekillendirmiştir. Örneğin, avcı-toplayıcı toplumlarda hayvanlar, yalnızca besin

okumak için tıklayınız