Kategori: Türk Edebiyatı

Boratin’in Arayışı ve İstanbul’un Modern Yüzü

Belleğin Boşluğunda Bir Başlangıç Burhan Sönmez’in Labirent adlı romanı, Boratin adlı genç bir müzisyenin intihar girişimi sonrası hastanede gözlerini açmasıyla başlar. Boratin, belleğini tamamen yitirmiş, kendi kimliğine dair hiçbir iz taşımamaktadır. Bu durum, onu mitolojik bir Theseus figürüne dönüştürür; ancak onun labirenti, Minotaur’un değil, kendi zihninin karmaşık koridorlarıdır. Theseus’un ipliği, Boratin için kayıp anılarının yerine

okumak için tıklayınız

Ölüme ve Aşka Dair Çatışmalar: Abdülhak Hâmid’in Makber ve Tevfik Fikret’in Sis Üzerinden Freud’un Eros ve Thanatos Kavramları

Bu metin, Abdülhak Hâmid Tarhan’ın Makber şiirinde işlenen ölüm ve aşk temalarını Freud’un Eros ve Thanatos kavramları üzerinden analiz ederken, bu temaların Tevfik Fikret’in Sis şiirindeki karamsarlıkla karşılaştırıldığında ortaya çıkan felsefi farklılıkları derinlemesine incelemektedir. Metin, her iki eserin insan varoluşuna dair sunduğu bakış açılarını, bireyin iç dünyası, toplumsal bağlam ve evrensel sorular ekseninde değerlendirir. Bireysel

okumak için tıklayınız

Mümtaz’ın İçsel Çatışmaları ve Heidegger’in Varlık ve Zaman Felsefesi Üzerine Bir İnceleme

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanındaki Mümtaz karakterinin içsel çatışmaları, Martin Heidegger’in Varlık ve Zaman (Sein und Zeit) felsefesiyle derin bir ilişki içindedir. Mümtaz’ın nostaljisi, bireysel varoluşun zamanla ilişkisi ve modernitenin getirdiği anlam arayışı, Heidegger’in Dasein (orada-olan) kavramı, otantiklik ve varlığın zamansallığı gibi temalarla kesişir. Bu inceleme, Mümtaz’ın iç dünyasını Heidegger’in felsefi çerçevesiyle analiz ederek, onun

okumak için tıklayınız