Etiket: Orhan Hançerlioğlu

Aydınlanma Çağı ve Düşünceleri: “Gök ölçüsü yerini yer ölçüsüne bırakmak zorundadır.”

AYDINLIK, AMA KAÇ MUMLUK? Geniş bir kapıdan giriyoruz. Kapının ardı aydınlık. Bu kapı, XVIII. yüzyıl kapısıdır. Böylesine bir aydınlık, XVII. yüzyılın loşluğunu, XVI. yüzyılın karanlığını daha bir belirtiyor. Artık insan kendi aklını kullanarak kendi anlamını kavramak üzeredir. Evrendeki yerini bulacak, yaşama düzenini kuracaktır. Yeniden doğuş, üç yüzyıl sonra, ürünlerini vermeye başlamıştır. XVIII. yüzyıl göğü, parlak

okumak için tıklayınız

Yaşasın Bencillik

“Bencillik kolundan tutmasa, erdem pek uzaklara gidemezdi” diyen La Rochefoucauld, bilim yolundan gelmiyor. O, daha çok, Sainte-Beuve’ün dediği gibi, yemeklerden sonra eğlenmek için düşünceler karalayan, giderek yaptığından etkilenen, düşüncelerinin tadına varan, tadına vardıkça da onları daha bir düzenlemek gereğini duyan akıllı bir adamdır: Çeşitli davranışları tek açıdan ele almış, soyut olarak yorumlamıştır. Yaşadığı çağ, XVII.

okumak için tıklayınız

KORKUDA BİR KAVRAM: Ateş yakıyor, gök gürlemesi ürkütüyor, su boğuyor, yel sürüklüyordu.

KORKUDA BİR KAVRAM Bir XVIII. yüzyıl düşünürü, Volney (Constantin François, Comte de Chasseboeuf, 1757-1820), gök ölçüsünün hikayesini kendi açısından; şöyle anlatıyor: İlk insanların hiçbir düşünceleri yoktu. Önce kollarını, bacaklarını kullanmasını öğrendiler. Gittikçe; babalarının deneylerinden yararlanarak geliştiler. Yaşama araçlarını sağlama bağladıkça zekaları, ilkel gereksemeler (ihtiyaçlar) zincirinden kurtularak dolayısıyla anlamalara; sonuç çıkarmalara (istidlallere) yöneldi. İnsan zekası, giderek,

okumak için tıklayınız