Platon (Eflâtun) – Francis Macdonald Cornford

Sokrates dönem dönem insan ruhunun ufkunu genişleten az sayıdaki maceracılardan biriydi. Bu tipler, doğamızda var olduğu bilinmeyen güçleri hissetmiş ve kendi kişiliklerinde gerçekleştirmişlerdir. Kendi keşfettikleri gerçeği yaşayarak, dünyaya bunun aldatıcı bir hayal olmadığının güvencesini vermişlerdir. Tanımı gereği, bu hakikat kendi çağdaşları ve hemşerilerinin kavrayışının ötesindeydi. Görüşleri, yazarak vasiyet ettikleri metinler yoluyla değil, gelecek nesillere kendi

okumak için tıklayınız

Sokrates – Francis Macdonald Cornford

Tüm Avrupa biliminin gelişimini sağlayan tohum olan İyonya doğa bilimini, zihnin tutumundaki bir başarının işareti olarak değerlendirdik. Bu başarı, öznenin nesneden tamamen ayrılması ve eylemin çıkarlarından bağımsız olarak nesne üzerinde düşünülebilmesiyle gerçekleşmişti. Böyle bir tutumun meyveleri ise, gerçeğin akılcı kurguları kabul edilebilecek ilk dünya sistemleriydi. Şimdi bu dünya sistemlerinin neden Sokrates’in beklentilerini karşılamadığı sorusuna geldik.

okumak için tıklayınız

Hermetik Felsefede Cinsiyet İlkesinin Yaratıcı Süreçteki Anlamı ve Rolü

Hermetik Felsefenin Temelleri ve Cinsiyet İlkesi Hermetik felsefe, evrenin işleyişini anlamak için bir dizi evrensel ilkeye dayanan kadim bir öğreti sistemidir. Bu ilkeler, evrenin düzenini ve varoluşun dinamiklerini açıklamayı amaçlar. Yedi temel Hermetik ilke arasında yer alan Cinsiyet İlkesi, genellikle yanlış anlaşılan ve yüzeysel olarak fiziksel cinsiyete indirgenen bir kavramdır. Ancak bu ilke, fiziksel cinsiyetten

okumak için tıklayınız

Priamos’un Akhilleus’a Yakarışı: Düşmanlık ve İnsanlığın Ortak Zemini

Savaşın Gölgesinde Bir Baba: Priamos’un Cesaret ve Çaresizliği Priamos’un Akhilleus’un çadırına girişi, İlyada’nın 24. kitabında destanın en dokunaklı anlarından birini oluşturur. Troya’nın yaşlı kralı, oğlu Hektor’un cesedini geri almak için düşman kampına, Akhilleus’un huzuruna gider. Bu, yalnızca fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda derin bir duygusal ve manevi sınavdır. Priamos, bir kral olarak statüsünü bir

okumak için tıklayınız

Sokrates’ten Önce İyonya Bilimi

Bu konferans serisinde benim payıma, Yunan felsefesinin yaratıcı döneminin tamamından; Sokrates’ten önceki İyonya doğa biliminden, Sokrates’in kendinden ve onun başlıca halefleri olan Platon ve öğrencisi Aristoteles’ten bahsetmek düşüyor. Milattan önce altıncı, beşinci ve dördüncü yüzyıllardaki yaklaşık üç yüz yıllık bir dönemi kapsayan düşünce tarihinin basit ana hatlarını çiziktirmeye dahi burada teşebbüs edemem. Sadece, Sokrates’in yaşamı

okumak için tıklayınız

Ayvalık’taki Sualtı Köprüsü: İnsanlığın Avrupa’ya Göçünde Yeni Bir Sayfa

Keşfin Temel Bulguları Ayvalık kıyılarında 2022 yılında başlayan ve 2025’te sonuçlanan arkeolojik kazılar, bölgenin Paleolitik dönemde insanlık tarihindeki kritik rolünü ortaya koydu. On farklı konumda toplam 138 taş alet bulundu; bu aletler, 200 kilometrekarelik bir alanda dağılmış durumda. Buluntular arasında el baltaları, yontma aletler ve Levallois tekniğiyle üretilmiş pullar öne çıkıyor. Bu pullar, Orta Paleolitik

okumak için tıklayınız

Platon’un Mağarası ile Sanatın Gerçeklik Arayışı

İnsan Algısının Sınırları Platon’un mağara alegorisi, insan algısının gerçekliği kavrama konusundaki sınırlamalarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyar. Mağarada zincirlenmiş insanlar, yalnızca duvara yansıyan gölgeleri görür ve bu gölgeleri gerçeklik sanır. Bu durum, insan bilincinin duyusal bilgiye bağımlılığını ve bu bilginin yanıltıcı doğasını vurgular. Algı, çevreden gelen verileri filtreler ve yorumlar; ancak bu yorumlar, genellikle önyargılar,

okumak için tıklayınız

Modernliğin Yakın Geçmişi Olarak Rönesans

Hegel, Felsefe Tarihi Dersleri’nde tinin Modern Çağlar’daki serüvenini anlatırken Descartes’tan uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra varılan bir ada gibi söz eder: “Burada diyebiliriz ki, artık evimizdeyiz ve fırtınalı bir denizde uzun bir yolculuktan sonra bir denizcinin yapması gerektiği gibi, görünen sahili selamlamalıyız; Descartes ile modern çağların kültürü, modern felsefe düşüncesi bugüne bizi getiren uzun ve

okumak için tıklayınız

Platon’un Güneş Alegorisinin Anlam Katmanları ve Helios ile Bağlantısı

Mağaranın Görüntüleri ve İnsan Algısı Platon’un güneş alegorisi, Cumhuriyet’in yedinci kitabında, Sokrates’in Glaucon ile diyalogunda ortaya çıkar. Alegori, bir mağarada zincirlenmiş insanların hikayesiyle başlar. Bu insanlar, doğduklarından beri yalnızca mağaranın duvarında yansıyan gölgeleri görebilmektedir. Onlar için bu gölgeler, gerçekliğin ta kendisidir. Ancak, bu gölgeler yalnızca ateş ışığında yansıtılan nesnelerin siluetleridir. Mağara, insan algısının sınırlılıklarını temsil

okumak için tıklayınız

Platon’un Gorgias Diyaloğu: Retorik Sanat mı Yoksa Bir Bilgelik Arayışı mı?

Platon’un Gorgias diyaloğu, Antik Yunan düşünce dünyasında retorik sanatının ve sofistlerin eğitim yöntemlerinin doğurduğu tartışmaları derinlemesine ele alan bir metindir. Bu diyalog, yalnızca bir felsefi tartışma değil, aynı zamanda bireyin toplumu etkileme gücü, bilginin doğası ve insanın kendini yetiştirme süreçleri üzerine yoğun bir sorgulamadır. Platon, Sokrates’in ağzından, retorik ve sofist eğitimi üzerinden birey-toplum ilişkisini, hakikat

okumak için tıklayınız

Kamu Baskısı ve Engelli Birey: “Farklı” Ruhlar İçin Tek Çıkış Kapısı Ne Olabilir ?

Bürokrasiyi Aşmak: Küçük Toplulukta Otantik Kimliği Bulma Arayışı Yazar: Âkil Bîçare (Devletin Büyüklüğü, Farklı Bedenin Özgürlüğünü Nasıl Boğuyor?) Aziz İnsanlar, Ey Farklı Vücutların Sesi Olanlar! Merkezi, hiyerarşik tüm devletler, farklılığı yönetmek yerine, onu baskılamayı tercih eder. I. Merkezi Otorite Engeli: Büyük Devletin Körü Körüne Zorbalığı Engelli bireylerin en büyük düşmanı, bireysel ihtiyacı göremeyen koca, merkezi

okumak için tıklayınız

Bireysel Değişim Yetmez: Psikologlar Neden Anarşizmi Savunmalı?

Dert, Sadece Senin Değil, Koca Devletin! Yazar: Âkil Bîçare (Otoritenin Kargaşa Dediği Yer, Aslında İnsanlığın Doğal Düzenidir.) Aziz Okuyucularım, Ey Bireysel Terapiye Sığınıp Dünyayı Unutanlar! Şimdi size, Dennis Fox adlı o uyanık psikologun, insancıl psikolojinin (Humanistic Psychology) en büyük tabusuna nasıl saldırdığını anlatacağım: Devlet! Biz psikologlar, genellikle insanların şahsi dertlerini (nevrozlarını) tedavi edip, “dünya düzelsin”

okumak için tıklayınız

Bilim Yuvasındaki İdeoloji: Psikolojinin Kendi Ayıbı ve Kariyer Manyaklığı

Laboratuvarın Zinciri: Sosyal Derdi Olan Öğrenci, Nasıl Denek Olmaya Zorlanır? Yazar: Âkil Bîçare (Profesörün Vicdanı, Akademik Çarkın Altında Nasıl Ezilir?) Aziz Okuyucularım, Ey İlim Yolunun Kayıp Yolcuları! Şimdi size, akademik psikolojinin o koca salonlarında dönen büyük bir ayıptan bahsedeceğim. Bu ayıp, sadece siyasi bir körlükten değil, aynı zamanda hırs ve kariyer kaygısından kaynaklanır. Dennis Fox

okumak için tıklayınız

Otizm ve Engellilik: Metalaşan Bedenler ve Unutulan Sosyal Adalet

Çocuk Hakları Pazarlığı: Toplum, Neden Farklılığı “Maliyet” Olarak Görüyor? Yazar: Âkil Bîçare (Eşitlikten Kaçan Politika, Farklılığı Nasıl İhmal Ediyor?) Aziz Okuyucularım, Ey Hakkı Yenilen Bedenlerin Şahitleri! Isaac Prilleltensky’nin o keskin analizi, bizlere engelli ve otizmli bireylerin yaşadığı sorunların kökenini, kapitalist toplumun değerler sisteminde aramamız gerektiğini gösteriyor. Bu mesele, ne basit bir tıbbi tanı ne de

okumak için tıklayınız

Sermayenin Çocuklara Karşı Savaşı: Ahlaki Cehalet ve Unutulan Fakirlik

Çocuk Hakları, Neden Seçmen Cüzdanı Olmayanların Sefaleti Oldu? Yazar: Âkil Bîçare (Otoritenin Gözleri, Monarşi Dedikodusunu Görür de, Aç Çocuğun Gözyaşını Görmez!) Aziz İnsanlar, Ey Vicdanın Sesini Duyamayanlar! Şimdi size, Isaac Prilleltensky adlı o uyanık psikologun, Kanada’nın (ve aslında bütün Batı’nın) vicdanını nasıl sızlattığını anlatacağım. Mesele, öyle basit bir siyasi dert değildir; mesele, bizim ahlaki cehaletimiz

okumak için tıklayınız

Ortada Duranın Sonu: Siyaset Meydanında Ilımlılığın Laneti

Seçmen, Neden Köşedekini Sever de, Ortancıyı Sevmez? Yazar: Âkil Bîçare (Amerikan Siyasetindeki O İnatçı Sırrın İfşası) Aziz Okuyucularım, Ey Siyaset Analizini Basit Sananlar! Şimdi size, o koca Amerika’da, yani “demokrasinin beşiği” dedikleri yerde, seçimlerin ardındaki inanılmaz ve mantık dışı bir sırrı açıklayacağım. Hani o televizyonlara çıkan siyasî yorumcular, her seçim sonrası aynı türküyü söylerler ya:

okumak için tıklayınız

Eylemcinin Kabusu: Tükenmişlik Sendromu ve Çözümün Sırları

Devrim Yolu Uzundur: Kendi Ruhunu Yıpratmadan Adaleti Savunmak Yazar: Âkil Bîçare (Omuzlarındaki Dünya Yükü Ağır Gelince, İnsan Nasıl Ferahlar?) Aziz Yoldaşlar, Ey Dünya Derdiyle Dertlenenler! Şimdi size, adalet, barış ve eşitlik davasında koşan, lakin bir sabah yatağından kırgın, umutsuz ve öfkeli kalkan her dürüst insanın ortak derdini anlatacağım: Tükenmişlik Sendromu (Burnout). Bu dert, sadece “çok

okumak için tıklayınız

Ekonomistlerin Gözünden Mutluluk: Neden Para Değil, Ruhumuz Eksik?

Sosyal Adaletin Göz Ardı Edilen Maliyeti ve “Acının” Yanlış Ölçümü Yazar: Âkil Bîçare (Psikologlar Sosyal Değişim İçin Nasıl Harekete Geçmeli?) Aziz İnsanlar, Ey Hükümetlerin Mutluluğunu Hesaba Katanlar! Şimdi size, dünyaca ünlü ekonomistlerin hazırladığı ve psikologların hışmına uğrayan “Mutluluğun Kökenleri” (The Origins of Happiness) adlı o meşhur raporun ahvalini anlatacağım. Bu rapor, büyük verilerle (data) gelip

okumak için tıklayınız

Kara Hayatlar Önemlidir: Tarihin Çığlığı ve Suskunluğun Utancı

Britanya’nın Gölgesi: Baskı, Zamanı ve Mekânı Aşan Zehir Yazar: Halina Bryan Aziz Okuyucularım, Ey Vicdanın Sesine Kulak Verenler! Bize diyorlar ki, bu acı, bu zulüm, dört bin mil ötede yaşanıyor. Sanırlar ki, okyanuslar ve sınırlar, baskının ve vahşetin sesini keser. Ne büyük gaflet! Baskı, vahşet ve travma, zamanı ve mekânı aşan zehirlerdir. Burada, Birleşik Krallık’ta

okumak için tıklayınız

Utancın Simyası ve Farklı Beden: Otizmin Sessiz Çığlığına Karşı Toplumun Gardiyanlığı

Kusurlu Değil, Tamamlanmamış: Kendi Benliğini Kabul Etmenin Bedeli Yazar: Âkil Bîçare (Utanç Duvarını Yıkmadan, Özgür Ruhun Sesi Duyulmaz!) Aziz İnsanlar, Ey “Yetersiz” Damgası Vurulanlar! Carl Gustav Jung’un o derin felsefesi, Utanç (Shame) duygusunun, engelli ve otizmli bireylerin hayatında nasıl zehirli bir rol oynadığını anlamamız için en keskin anahtarı sunar. Bu utanç, bireyin kendi doğasından kaynaklanmaz;

okumak için tıklayınız