35 Mayıs – Erich Kastner

35 Mayıs’ta her şey mümkün!
Konrad için amcası ile geçirdiği perşembe günleri çok
eğlenceliydi. Aritmetiği iyi olduğu için kompozisyon yazmak zorunda kaldığı bu perşembeyse canı biraz sıkkındı.
Yolda karşılaştıkları ve onlardan bir parça şeker isteyen
bir sirk atı günün sürprizi olabilir mi dersiniz? (Tanıtım Bülteninden)

35 Mayıs’ta her şeye hazırlıklı ol! – Tulin Sadıkoğlu
(06/07/2012 tarihli Radikal Kitap Eki)
Gazeteci, romancı, oyun yazarı ve şair Erich Kästner farklı alanlarda eserler vermiş olsa da tüm dünya onu daha çok eğlenceli ve cazip çocuk kitaplarıyla tanıyor. En popüler eserleri arasında, filme de çekilen ?Küçük Hafiyeler ? Emil ve Dedektifler? ile ?İkizler Neyin Peşinde?? adlı kitapları bulunuyor. Ülkemizde en çok okunan ve sevilen romanı ise: ?Uçan Sınıf?.
Kästner?in son olarak ?35 Mayıs? adlı kitabı yayımlandı.
O gün Mayıs?ın 35?i, günlerden de perşembedir. Ve her perşembe olduğu gibi Ringelhuth Amca, birlikte vakit geçirmek üzere yeğeni Konrad?ı okuldan almıştır. Ama Konrad o gün ?yaşayacağı olaylar, bir hafta önce başına gelseydi kendisinin ya da yerkürenin birkaç tahtasının eksik olduğunu düşünürdü mutlaka.? Amca-yeğenin yolda karşılaştıkları at onlardan şeker ister. Yanlarında şeker yoktur, böylece at onları selamlayıp gider. Eve döndükten bir süre sonra kapı çalar. Gelen, yolda karşılaştıkları attır. Bu büyük, siyah atın adı Negro Kaballo?dur ve kısa bir süre öncesine kadar bir sirkte paten numarası yaparak çalışmaktadır. Ancak işten çıkarılmıştır ve lise mezunu bir at olmasına rağmen iş bulamamaktadır. Ona bolca şeker ikram ederler. Daha sonra Ringelhuth Amca ve siyah at, şairler ve eserleriyle ilgili bir oyun oynarlar. Konrad da Güney Pasifik üzerine yazacağı kompozisyonu düşünmektedir. Aritmetikte çok başarılı olan öğrencilere, hayal güçleri olmadığı için böyle bir ödev vermiştir öğretmen.
Siyah at onları Güney Pasifik?e götüreceğini söyler. Ringelhuth Amca?nın koridorundaki 15. yüzyıldan kalma büyük oyma dolaba girip dümdüz yürürlerse iki saat içinde orada olacaklardır. Ringelhuth Amca bunun ?bayat bir espri? olduğunu düşünür. Ama çoktan dolaba girip yola koyulmuş olan Konrad?ın ardından gider. Ringelhuth Amca önce duvarların içinde bir süre koşar, sonra kendisini bir ormanın içinde bulur. Böylesine olağanüstü başlayan bu yolculuk aynı şekilde olağanüstü, renkli, şaşırtıcı bir serüven olacaktır.

Şikâyetler dikkate alınmaz
Önce; hiç kimsenin bir şey yapmadığı, kalmak için en az yüz yirmi beş kiloda olmanın şart koşulduğu, can sıkıntısını gidermek için bir hayal istasyonunun bulunduğu Tembeller Ülkesi?ne, ardından aralarında Rus Çarı Deli Petro, Napolyon, Jül Sezar, Büyük İskender gibi pek çok tarihi kişiliğin yaşadığı Şanlı Geçmiş Şatosu?na, çocuklarına kötü davranan anne-babaların eğitildiği Tersine Dünya?ya, tam bir teknoloji cenneti ya da kâbusu olan Elektropolis?e giderler ve en sonunda Ekvator?un üzerinden yürüyerek Güney Pasifik?e ulaşırlar. Ulaşır ulaşmaz da bir tabelayla karşılaşırlar: ?Güney Pasifik, Batı Kapısı, Sorumluluk Girenlere Aittir! Şikâyetler Dikkate Alınmaz!? Serüven burada da devam edecektir: Konrad, dil çıkardığı için gücendirdiği balina tarafından kovalanan Maydanoz adlı kızı görünce çok şaşırır. Babası Güney Pasifik?te ünlü bir kabile reisi, annesi ise Hollandalı olan bu küçük kız siyah-beyaz karelidir.
Geri dönme zamanları geldiğinde siyah at onlarla gelmeyeceğini söyler. Kendisine beyaz bir eş bulmuş olan Negro Kaballo kalmaya, atlara hiç yakışmadığı için de bir daha asla konuşmamaya karar vermiştir. Peki, nasıl geri dönecekler:
?Dört kere altı, üç kere sekizdir,
Ve sıfırdır, yüz kere sıfır,
Sadece hiç şaşırmayanlar, bilin ki
Gerçekleştirebilir o mucizeleri.?
Serüvenin sonu da en az başlangıcı kadar şaşırtıcı ve eğlenceli. Konrad ve amcasının yaşadıklarına inanmıyor musunuz? ?İnanmayanlar inanmayıversin.? Ya da Konrad?ın amcasına sorabilirler?
Erich Kästner?in 1931 yılında yazdığı, fantastik ve bilimkurgu öğelerle harmanladığı bu eğlenceli serüvenin, C.S. Lewis?e, ?Aslan, Cadı ve Dolap? adlı kitabını esinlediği öne sürülür. Elektropolis?te yaşayan insanların ceplerinden çıkardıkları telefonlarla konuşması da yazarın günümüzdeki cep telefonlarını öngörmesi açısından ilgi çekici bir ayrıntı olarak görülmektedir. Evrensel, insani pek çok değere gönderme yapan bu roman aynı zamanda hayal gücünü beslemesi, yaratıcı buluşları teşvik etmesi nedeniyle yazılmasının üzerinden seksen bir yıl geçmesine karşın günümüzde de keyifle okunuyor.

Kitabın Künyesi
35 Mayıs
Erich Kastner
Can Çocuk Yayınları / Çağdaş Dünya Edebiyatı
Resimleyen : Horst Lemke
Çeviri : Süheyla Kaya
İstanbul, Temmuz 2012, 1. Basım
128 sayfa

Erich Kästner Hakkında Bilgi
Emil Erich Kästner (d. 23 Şubat 1899, Dresden – ö. 29 Temmuz 1974, Münih) Alman yazar.
(Vikipedi, özgür ansiklopedi)
I. Dünya Savaşı’na katıldı. Savaştan sonra liseyi bitirdi ve Üniversite de Alman dili, tarih, felsefe ve tiyatro tarihi okudu. Gazetelerde redaktör ve tiyatro eleştirmeni olarak çalıştı. 1933’te iktidardaki Nasyonel Sosyalistler bütün kitaplarını yaktılar. İki kez Gestapo tarafından tutuklandı ve 1943 yılında yazı yazması yasaklandı. Savaştan sonra tiyatro ve film alanlarında çalıştı. 1966 yılında edebiyat çalışmalarına son verdi. 1974 yılında Münih’te öldü. Yaşamı boyunca yapıtları için pekçok ödül aldı. Çocuklar için yazmış olduğu kitaplarbütün dünyada çeşitli dillere çevrildi. Kästner, Alman çocuk edebiyatında yeni bir çığır açmış, çocuk kitaplarını gerçekçi temeller üzerine oturtmuştur.

Eserleri
Açıkgöz Budalalar
Küçük Hafiyeler
Don Kişot
Palavracı Baron
Noktacık ve Anton
Hayvanlar Toplantısı
Fabian. Die Geschichte eines Moralisten, (1932);
Gesang zwischen den Stühlen, (1932);
Das fliegende Klassenzimmer, (1933); Uçan Sınıf;
Drei Männer im Schnee, (1934) ;
Die verschwundene Miniatur, (1935);
Georg und die Zwischenfälle, (1938);
Das doppelte Lottchen, (1949) ;
Die Konferenz der Tiere, (1949) ;
Die dreizehn Monate, (1955);
Als ich ein kleiner Junge war, (1957); Yazarın otobiyografisidir.
Der kleine Mann, (1963);
Der kleine Mann und die kleine Miss, (1967);
Der kleine Mann, (2006): tekrar yapım

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Cenaze Merasimi – Jean Genet ‘Bir halkın utandığı suçlar onun gerçek tarihini oluşturur. Aynı şey insan için de geçerlidir’

"Asil davranmak için bir insan uzun süre düş görmelidir ve düşler gecenin koynunda beslenir" diyen Jean Genet, bu romanında evrensel...

Kapat