SANAT İLGİSİ – Psk. Banu Beyaz

Sanat ilk çağlardan bu güne bugüne her zaman var olan önemli ve vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Çağımızda sanat hayatı güzelleştiren, kıymetli hale getiren ve teknolojiden bunalan insanın rahatlama alanıdır.

İnsan ruhunun gereği haz aldığı, estetik olan her şeyi beğenme çabasıyla etrafında bulunun her şeyi de kendi beğenisiyle düzenlemek ve güzel hale getirmeye çalışmaktadır.“İnsan doğasının en doğal, en güçlü gereksinimi çevresindeki eşya ve olaylara estetik bir yaklaşım verme ihtiyacıdır. Düzen kurma insanın kendi yapısında vardır. Bu bağlamda sanat, bir düzenleme, bir sezgisel durumdur. Sanat içten ve çevreden gelen baskının, etkinin en iyi yol olarak meydana getirdiği, estetik özelliklere sahip orijinal bir eserdir. Sanat; doğa ve toplumun yansıması, anlamlı biçim oluşturma, kişilerde oluşması istenen beğeni, duyguların dışa aktarımı gibi farklı şekillerde anlaşılsa da, temelinde güzellik yani estetik beğeni vardır.”(Tuzlak,2004:27).

Prof. Dr. Tayfun Akkaya’nın yaptığı tanım: “İnsan bilincinin yapısının, sırlarının ve gelişiminin doğrudan yansıdığı sanat: normal ve olabildiğince özgür koşullarda en derin gerçeğini bulabilen; insanoğlunun fiziki-sosyal çevresini ve kendisini anlamasına hizmet eden; zengin bir hayal gücünden beslenen yaratıcılığa dayalı, hayati bir etkileşim ve iletişim aracıdır. ” sanat tanımı adına oluşan güçlüğü gidermektedir.

Cliffort Geertz’in de sanat üzerine düşünceleri şöyledir: “(Sanat gibi) bizim için anlam yüklü olan bir şeyi öyle arı anlam dünyasına terk edemeyiz. Onun içindir ki tarif, analiz, karşılaştırma, yargılama ve sınıflandırma yaparız bizler: Yaratıcılık, form, algı ve toplumsal işlev üzerine teoriler geliştirir; sanatı bir dil, bir yapı, bir sistem, bir edim, (  Akkaya, s.17.)bir simge ve bir duygu kalıbı olarak tanımlar; betimsel, manevi, teknolojik ve siyasal metaforlar peşinde koşar ve bunların hiçbiriyle bir yere varamadığımızda, muğlak vericileri birbiri ardına sıralayıp, bunlardaki karanlığın bir başkası tarafından (aydınlatılacağını) umarız. Evet, sanat üzerine konuşmak gereksiz bir iştir; fakat derinlerinde sanki şöyle bir zorunluluk yatmaktadır: Sanat üzerine yapılan konuşmalar bitmemelidir. (Leppert,2009)

Taşkesen (2014)’de Bireyde var olan sanat ilgisini “Sanat ile ilgili olmak, dünyayı zenginleştirmenin, öz güveni sağlamanın, estetik beğeni düzeyinin artmasının, empati kurma yeteneğine sahip olmanın, ruhsal rahatlığa ulaşmanın, sağlıklı kişilikler olarak yaşamanın en etkin yoludur. Bu açıdan bakıldığında sanatın yaşama anlam katma, içsel doyuma ulaştırma, ruh zenginliğini artırma yanında insanı ve toplumu eğitme görevi de vardır. Bu görev kişinin ruhsal dünyasının kendiliğinden zenginleşmesini sağlamaya yönelik olarak ortaya çıkar. Şüphesiz, sanatın gelişmesi ve ilerlemesi aynı zamanda bireyin, doğal olarak da toplumun gelişmesine ve ilerlemesine bağlıdır. Bu anlamda da sanat, daha çok kendiyle ilgili olanı ve onu anlayanı eğitir. Anlamak ise küçük yaşlardan başlayarak sanatla ilgili olmayı gerektirir” diye ifade etmiştir.

“Sanat, en basit biçimde yaratıcılığın ya da hayal gücünün anlatım şeklidir. Sanat insanlara iyileştirici ve rahatlatıcı yönüyle olumlu katkı sağlar. Sanat terapisi; insanların duygu ve düşüncelerini anlatmasına yardım etmek için sanat yaratımını ya da sergilemesini kullanan bir yöntemdir”. (Sayar,2006: 308).

Thomas Munro’ya göre; “sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir.” Sanat, güzel ile uğraşır. Güzel göreceli bir kavramdır. Kendi içinde tutarlı bir bütünlüğü taşıyan şey çirkin, acı verici, iğrendirici bile olsa estetik açıdan güzeldir.

 Sanat, nesnel ve öznel yaklaşımlara göre farklı açıklanır. Nesnel yaklaşımda sanat, toplumsal etkilerle, öznel yaklaşımda ise salt bir bireysellikle yaratılır.

SANAT TERIMLERI

Figür: Fransızca ”yüz” anlamına gelmektedir. Sanatta ise, bir çalışmada betimlenen her türlü varlık anlamında kullanılır.

 Fresk: Islak sıva üzerine uygulanan bir duvar resmi tekniği. Özellikle kuru iklimler için çok uygundur. Rönesans sanatçıları bu tekniği en üst düzeye ulaştırmışlardır. Kilise duvarlarında görülür.

 Galeri: Sanat eserlerinin sergilendiği ve satıldığı salon, bina ya da kuruluş. Latince verandası anlamına gelir.

 Gotik: Bu dönem 12. yüzyıl ortaları ile 15. yüzyıl ortaları arasındaki dönemdir. Dini bir sanattı, bu nedenle başlıca eserleri katedrallerdi. Gotik dönemin eserlerinde yukarı doğru bir uzama, yükselme görülür. Ayrıca gotik mimaride pencereler, vitraylarla süsleniyordu. Vitraylar aracılığıyla kilisenin içine dolan renkli ışıklarla insan ruhunda ortaya çıkan dini duyguların derinlik kazanması sağlanıyordu.

Natürmort: ”Ölü doğa” olarak da adlandırılmaktadır. Konu olarak cansız varlıkların seçildiği resim türüdür. Yaygın natürmort konusu; meyveler, çiçekler, kitaplar, kumaşlar ve çeşitli seramik ya da cam kaplardır.

 Neo-klasizm: Bu dönemde, eski Yunan ve Roma tarzı tekrar canlandırılmıştır. Bu akım özellikle Borak sanatının aşırı süslemeciliğine duyulan bir tepkidir. Neoklasik resim, yai tarzın teknik özellikleri, ışığın getirdiği etkilerden uzak perpektif ve derinlik aramayan, arka plana ağırlık veren kesinleşen çizgilerdir. Bu akımın en büyük ustası Jaques Louis David’dir.

Nü: Çıplak kadın ya da erkeğin betimlendiği sanat eseridir.

Popart: II. Dünya Savaş’ından sonra meydana gelen köklü değişimlerin bir göstergesidir. Tüketimi çekici hale geirmek için reklamlar, renkli afişler, hatta resimli dergi ve romanlar kullanılmaya başlanır.

Realizm: En önemli özelliği, gerçek olanı, gözle görülüp elle tutulanı tıpkı bir ayna gibi ifade etmesidir. Yaşamı ve doğayı olduğu gibi ele alan Realizm anlayışı içinde, doğadaki oranlar, plastik değerler, renk ve ışık değerleri aynen yansıtılmaya çalışılır. Bu akımın öncüleri Gustave Courbet ve Honore Daumier’dir.

 Romantizm: 18. yüzyıl – Sanatçı doğrudan kendisine yönelmiştir. Duyguları, iç dünyası, kendi gücü onun tek kaynağıdır. Francisco Goya bu akımın en önemli sanatçıları arasındadır.

Rölyef: Düz bir yüzeyden paranın ya da yüzeyin tamamının dışarı uzaması için yapılan tasarım. Resim ve heykellerde kullanılır.

 Röprodüksiyon: Bir sanat yapıtının orjinal formuna sadık kalınarak kopyasının üretilmesidir.

Sürrealizm: ( Gerçeküstücülük ) 1916’dan bu yana etkisi sürdürülen bir modern sanat akımıdır. Resim ve heykelin yanı sıra sinema, tiyatro ve edebiyat alanlarına yayılmıştır. Resim ve heykelde figürleri gerçek dünyadaki ilişkilerine göre ele almaz. Düşsel bir kompozisyon söz konusudur. Salvador Dali örnek verilebilir.

Şövale: Ressamların üzerinde resim yaptıkları 2 ya da 3 ayaklı resim sehpası.

Vandalizm: Sanat ve edebiyat eserlerini tahrip etmeyi tanımlamak için kullanılır. Temel karakteri kültürüne ait olmayan eserlere düşmanlıktır ve bu eserleri yok etmek şeklinde ortaya çıkar.(https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/11885/mod_resource/content/1/8.%20Hafta%20Sanat%20Nedir.pdf)

                   Atatürk’ün Sanata ve Resme Olan İlgisi

Atatürk’ün sanata ve resme olan ilgisi öğrencilik yıllarına dayanır. Bunu Lord Kinross’un kitabından öğreniyoruz. Atatürk, dostu olan Ali Fuad’la bir hafta sonu Büyükada’da dinlenirken: “ Fuad, eğer matematiğin üzerinde durduğum kadar şiir ve resim üzerinde de dursaydım, Harbiye’de dört duvar arasında kapanıp kalmazdım. Mehtaplı gecede okuldan kaçıp buraya gelir ve şiir yazardım. Sabahleyin ortalık aydınlanır aydınlanmaz da resim yapmaya başlardım.” Bu alıntı Atatürk’ün bir birey olarak sanata ne kadar yakın olduğunu bize en iyi anlatan bir bilgidir. Ulusumuzu her konuda olduğu gibi, sanata yönelme konusunda da özendiren kişi Atatürk’tür. Atatürk, 1923 yılında Ankara Halkevi’nde ressamlarla yaptığı bir söyleşide şöyle demektedir: “…..Sanatçı da, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.” Yaşamı boyunca, sanata, sanatçıya ve estetiğe verdiği önemi 1930 yılında aşağıdaki özdeyişi ile vurgulamıştır: “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.” Ayrıca insan ruhunun gelişimini düşünerek sanattan uzak bir ulus için “ Bir ulus sanattan ve sanatkardan yoksunsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir ulus bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hastalıklı bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” özlü tanımlamayı yapmıştır. Atatürk’ün bilim ve fennin yanında sanata verdiği önemi yansıtan öngörüsü ise şöyledir: “Bir ulus ki resim yapmaz, bir ulus ki heykel yapmaz, bir ulus ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur. Halbuki bizim ulusumuz, gerçek özellikleriyle uygar ve ileri olmaya layıktır ve olacaktır” Ayrıca, “Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.”

Atatürk bir konuşmasında şöyle demişti: “Ulusumuzun güzel sanatlar sevgisini her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür.” Büyük Önder Atatürk 1 Kasım 1934 te TBMM de açılış konuşmasında “…Ulusal, ince duyguları, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son müzik kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak, bu güzeyde (gölgede kalan) Türk ulusal müziği yükselebilir, evrensel müzikte yerini alabilir.”

Konu ile ilgili bir ölçek

Sanat İlgisi Ölçeği: Taşkesen (2014) tarafından geliştirilen üniversite öğrencilerinin sanata ilgi düzeylerini ölçen 20 madde 2 alt boyuttan oluşan bir ölçektir. Ölçekte 5 madde (3,5,9,13,16) ters puanlanmaktadır. Sanat ilgisi ölçeği, bireylerin sanata olan ilgilerini düşünce, duygu ve davranış boyutunda ölçmeyi amaçlayan bir ölçek niteliğindedir

Açıklama: Bu envanter kişilere uygun bazı etkinliklere ilişkin ifadelerden oluşmaktadır. Bu ifadeleri tek tek okuyarak ifadelere ne derece katılıp katılmadığınıza cevap veriniz. Lütfen tüm ifadelere boş bırakmadan cevap veriniz.

KATILMIYORUM           1  2 3   4  5                       KATILIYORUM

 1. Sanatla ilgili olduğunu düşündüğüm bir afiş gördüğümde durup bakarım

  2. Gazetelerin kültür ve sanat sayfalarını okurum.

  3. Arkadaşlarımla sanat üzerine sohbet etmekten zevk almam ®

 4. Sanatın bir dalıyla amatörce uğraşırım.  

5. Resim sergileri ilgimi çekmez. ®

  6. Müzik albümlerinin içerisinde müzisyen bilgilerini okurum.

  7. Konserlerde enstrümanlarla ilgili bilgilendirmeleri dikkate alırım.

  8. Sanatla uğraşan bireylerin daha yaratıcı olduğunu düşünürüm.

  9. Gazetelerin kitap tanıtım eklerini okumayı sevmem. ®

 10. Ailemdeki bireylerle sanat olayları üzerine konuşur, tartışırız.

 11. Harçlığımdan sanatsal faaliyetler için para ayırmam gerektiğini düşünürüm.

 12. Güzel bir fotoğraf gördüğümde fotoğrafa ilişkin bilgi alma isteği duyarım.

 13. İnternette sanatsal olayları takip etmekten hoşlanmam. ®

 14. Sanatın bireyin gelişimi için gerekli olduğunu düşünürüm.

 15. Televizyonda sanata ilişkin bir haber kulağıma geldiğinde dönüp bakarım. Müzik albümü almaktan hoşlanmam ®

16. Müzik albümü almaktan hoşlanmam ®

 17. Sanatsal faaliyetlerle ilgili olumlu düşüncelere sahibim.

 18. Bir konserde eserle ilgili bilgilendirmeleri dikkate alırım.

 19. İnternetten sanatçıları ve yapıtlarını araştırmayı severim.

 20. Sergilere bilgi ve deneyimi olabileceğini düşündüğüm bir arkadaşımla  giderim.

Kaynakça

AKKAYA, Tayfun(a) :2010-2011 ders notları. AKKAYA, Tayfun(b) :21. Yüzyılda Sanat Eğimi; Sanat ve Bilgi Dergisi, Sayı: 5, s.2- 7, 2005. AKKAYA, Tayfun(c) :Estetik, 2008/2009 Güz Dönemi Ders Notları; İstanbul, 2009. AKKAYA, Tayfun(d) :Akademik ve Disiplinlerarası Yeni Sanat Eleştirisi Kuramı; Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanb

LEPPERT, Richard :Sanatta Anlamın Görüntüsü İmgelerin Toplumsal İşlevi; 160 Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2009

SAYAR, Ö. Ö. (2006). “Kentli ve sağlıklı olmaya sanatsal bir çözüm: sanat yoluyla insana yardım: Sanat Terapisi”. Kent ve Sağlık Sempozyumu 07/09 Haziran 2006 Bursa Bildiri Özetleri Kitabı – Sözel Bildirileri S.64

TAŞKESEN, S.(2014). Lise Öğrencilerinin Kişilik Tipleri İle Sanata Olan İlgileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü,Ankara.

Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I ve II Nutuk (söylev) Cilt I ve II (1999)

 Gazi Mustafa Kemal (Atatürk) Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara

. Kocatürk, U. (1999) Atatürk’ün fikir ve düşünceleri, Ankara

Atatürk ve sanat” ile ilgili İnternet sayfaları