TELEYİZYONDAKİ ANA HABER BÜLTENLERİ VE TRAVMA – Psk. Banu Beyaz

Kitle iletişim araçları; dünyada ve Türkiye’de olan olayları, haberleri insanlara duyurması, onları aydınlatması, gerçekleri göstermesi ve toplumu her yönden bilgilendirmesi açısından önemli güce sahip bir araçtır. Ancak, medya kuruluşları bir taraftan halkı her konuda aydınlatırken, diğer taraftan da şiddet gibi olumsuz içerikli mesajları da beraberinde vermekte ve özellikle son yıllarda şiddet içerikli haberlere sıkça yer vermelerinden dolayı eleştirilmektedir. Ülkemizde özel televizyonların açılmasıyla birlikte insanlar şiddet içerikli programların dışında bir şey seyredemez hale gelmiştir. Haber programlarında haber olarak sürekli olarak, intihar, adam öldürme, hırsızlık, zina, tecavüz ve buna benzer konular verilmektedir.

 Haberi akademik tanımı ile açıklayacak olursak : ‘’ Haber vaktinde verilen, çok sayıda kişiyi ilgilendiren ve etkileyen, bu kişilerin anlayabileceği herhangi bir olay yada kanattır.’’(Bülbül,2001:23)

Haber, bireyin herhangi bir olay hakkında bilgilenmesi sürecinde en önemli kaynaktır. Birey toplumsal yaşam içinde kendisine sunulan enformasyon (haber) ile tercihlerini ve yaşam biçimini ilişkilendirerek kararlar alır. Bu aldığı kararlar doğrultusunda yaşantısını şekillendirir. İnsanların yaşamlarının şekillenmesi gibi hassas bir konuda bile etkili olan haber kavramı, bireyin çevresinde ve dünyada gelişen olaylarla bilgi akış ilişkisini kuran bir köprü niteliğindedir.

Haber bültenleri, değişik ve insanın ilgisini çeken pek çok konuya yer verdiği için en çok izlenen programlar arasında yer almaktadır. Birçok alanda gelişmeler haberlerle ilerlemektedir. İş yaşamı, ekonomi, siyaset ve insanların günlük yaşamları haberlerin etrafında dönmektedir. Toplum günlük yaşantısını haberlere göre düzenler hale gelmiştir.

Haberin , zamanlılık, yakınlık,sonuç,önemlilik ve insan ilgisini çekme olarak sahip olması gereken beş temel özelliğini kısaca açıklayacak olursak ; zamanlılık, haberin öğrenildiği anda izleyiciye aktarılması koşulunu içeren haber öğesidir. Yakınlık , haberin nerede olduğunu izleyiciye aktarmaktadır. Önemlilik , olayın toplum açısından taşıdığı önemi gösteren bir haber ölçüdür. İnsan ilgisini çekme ise , insanların merak edecekleri konularda haber yapma ilkesini içermektedir. (Tokgöz,2015:258)

Şüphesiz ki doğal afetler, savaş haberleri , toplum olayları, kazalar, çalışma ve sosyal olaylar, ekonomik olaylar, spor etkinlikleri ve siyasal olaylar gibi evrensel değeri olan olaylar haber olup olmadığı tartışılmadan haber yapılabilecek olaydır. (Bülbül,2001:112,Akt. Bürküt;2016)

Kitle iletişim araçlarını vazgeçilmez yapan unsurlardan biri de haber verme işlevidir. .(Tokgöz,2003:106 ‘dan aktaran Özer) Ve medyanın etik kullarına uygun haber yapması toplumu travmalardan koruyucu öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki televizyon toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir yayın organıdır. Ve olayların verilişi veya olayın bizzat kendisi bireylerde şok edici etki yaratabileceğinden travmatik etkilere sebep olabilmektedir

Travma ,dört tür olarak çeşitlendirilebilir. Travma çeşitleri; gelişimsel travma, üstlenilmiş travma, ikincil travma ve toplumsal travmalardır. Bu travma çeşitlerini açıklayacak olursak :

 Gelişimsel Travma:, travma belirtilerine ek olarak travmanın gelişim döneminin kritik zamanı kabul edilen çocukluk yada ergenlik döneminde yaşanması, çocuğun yada ergenin tekrarlayıcı ve uzayıcı bir şekilde özellikle bakım veren kişi tarafından ruhsal ve fiziksel ihmal, istismar yoluyla olması travmayı gelişimsel yapan ana unsur olarak karşımıza çıkarmaktadır. (Fırat ve Başkak, 1995:26)

Üstlenilmiş Travma; travma mağduru kişilerle birebir ilişki kuran çalışanlarda çoğunlukla görülen travma çeşididir. Travma terapisi yapan terapistlerin klinik çalışma algıları , psikolojik gereksinimleri, inancı ve düşünce sistemlerinde değişiklik yarattığı düşüncesinden yola çıkılsa da mağdurla birebir ilişki kuran avukat, polis, sosyal hizmet uzmanı, itfaiyeci, sağlık görevlileri tarafında da yaşanabileceği öne sürülmüştür. Üstlenilmiş travmada odak nokta bilişsel şema ve inançlarda gözlenen kalıcı değişimdir. (Gürdil,2014:13, Akt. Bürküt;2016)  

İkincil Travma ; acı çeken insana yardım etme isteği ve bu kişiye karşı derin bir sempati, şefkat ve hüzün duygularının ortaya çıkışı ile kendini gösterir. İkincil travmaya maruz kalan kişilerin yaşadığı deneyimler, doğrudan maruz kalanlarla neredeyse aynı olabilir. Travmatik olayları istemeden hatırlama, rüyada görme veya yeniden yaşama belirtileri gösterebilir. (Gürdil,2014:13-14; Akt. Bürküt;2016,)

Toplumsal Travmalarda ise toplumsal yaşantıda insanları birebirine bağlayan dokuları, toplumun sahip olduğu biz duygusunu yok eden bir çeşit darbedir. Toplumsal travmalar insan bilincine sinsice yerleşir. Psikolojik travmalar gibi aniden olma özelliği yoktur ancak tıpkı psikolojik travmalardaki gibi sarsılma ve şoke olma durumudur.(Kasapoğlu,2007:4,Akt. Bürküt;2016)

Haberin yarattığı travma , ikincil travma olarak incelenebilir. İkincil travma , daha önceden de belirtildiği gibi travmatik olaya bizzat maruz kalmadan travmatik olaya kişinin tanık olması yada öğrenmesiyle bu olaya karşı korku, dehşet, çaresizlik gibi tepkiler göstermesi olarak tanımlanabilir Bu çalışmanın konusu , ana haber bültenlerinin travmatik etkileridir. Dolayısıyla kişilerin medya aracılığı ile şahit olduğu tarvmatik olaylara karşı hissedebileceği şefkat yada empati hisleri bize ikincil travmanın varlığını düşündürebilir.

Çeşitli nedenler travmaya neden olabilir. Bu nedenler medyada , haber olarak sürekli ve farklı aktörlerle karşımıza çıkmaktadır. Travmaya sebep gösterilen nedenler ve olayları şu şekilde sıralanabilir :

 Savaş veya patlama; sonucunda ölüm, yaralanma gibi ağır sonuçlar doğran olaylardır. Bu tür olaylar hem olayı yaşayan kişiler hem de toplumda şok yaratan olaylardır. Ve bireyin bu olaydan fiziksel bir zarar görmese bile maruz kaldığı ölüm korkusu ve ani uyaran olan patlama sesi sebebiylede travmatik olarak etkilenebildiği olaylardır. Bu olaylar toplumda şok, korku, panik yaratan olaylardır.

Doğal afetler ; toplumsal yapının işleyişini bozan, ani gelişen ve çoğu zaman insanların kontrolü dışında geçekleşen şok etkisi yaratan olayladır. Deprem ve afet haberleri verilirken enkaz altında kalan insanları kurtarma görüntüleri en sık rastlanan haber türüdür. 1999 gölcük depreminden sonra akıllara yer eden ‘’ Sesimi duyan var mı ? ‘’ sözüdür.

Yas; kişilerin sevdikleri yakınlarının kaybı sonrası yaşadıkları doğal bir süreçtir. Ancak travmatik yas, daha çok ani ölüm, intihar, öldürülme yada vahşice gerçekleşmiş bir ölüm sonrası gelişen kaybın beklenmedik ve dehşet verici şekilde olması sebebiyle gelişen bir durumdur. (Yüksel,2009:96)

9 Haziran 2016 tarihinde , Show Tv Ana Haber Bülten’inde ‘’Bir Tabutta İki Can !’’ başlığı ile verilen haber , üç dakika yirmi dokuz saniye sürmüştür. Bu süre içinde, sıkça cenaze töreni ve yakınlarının ağıt görüntülerine yer verilmiştir. Olayda şehit memurun hamileliği ve daha önceki bebeğini kaybettiği vurgulanmış olay dramatize edilerek anlatılmıştır.

 Kazalar ; kazalar ana haber bültenlerinde çoğunlukla trafik kazası olarak yer almaktadır. Haber bültenlerine kaza haberlerine bakıldığı zaman ölenler, yarananlar ve bu ölü veya yararlıların yakınlarının acı ve şok içindeki görüntüleri yansıtılmaktadır.

Cüceloğlu , trafik kazalarında fiziksel bir yara almış veya bir yakının kaybetmiş kişilerin genel olarak kaza esnasında yaşanılan şok sebebiyle durum ve duygularının farkında olmadıklarını ancak kazadan sonra kendilerine geldiklerini ve rahatlayabilmek amacıyla kaçınma ve bastırma gibi çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek duygularını bilinçaltına iterek rahatlayabildiklerini anlatmaktadır.(Ayalp,2007:106)

 Aile İçi Şiddet; kültür,eğitim, gelir düzeyi, etnik köken ve yaş gibi unsurların ötesinde ve ülke çapında karşılaşılan bir sorundur. Şiddet başlığı altında da belirtildiği gibi Dünya Sağlık Örgütü şiddetti, kişinin bedensel, ruhsal, cinsel zarar veren her tür davranış olarak tanımlamaktadır.(Yüksel,2009:98) Kişiyi toplumsal yaşama hazırlayan ve kişilerin psikolojik olarak kendilerini güvede hissetmesi beklenilen yer ailedir. Aile içi şiddetin genelde uygulayanı erkek , maruz kalanı ise kadın ve çocuklardır. Kadınlara karşı aile içi şiddette karşımıza en çok en namus cinayetlerinin çıktığını söyleyebiliriz.namus cinayetlerinde kadınlar öldürülme veya intihara zorlanma gibi yöntemlerle yaşam hakları sardırılmaktadır. (Yüksel,2009:97) haberlerde karşımıza sıklıkla çıkan ‘’ Namus Cinayeti’’ başlıklı haberlerde mağdurların maruz kaldıkları şiddet adeta meşrulaştırılmakta ve failin savunmasından alınan ifadelerle haberde yer verilmesi sorunlu bir temsil örneğini işaret etmektedir.

Televizyon haberleri şiddet ve acıyla doludur. Ülkemizde televizyon haberleri incelendiğinde genellikle vahşi suçların aşırı vurgulanmakta ve büyük ölçüde sansasyonel şiddet sunumlarına dayandığı görülür. Ayrıca, önemli ağ haber yayınlarının analizleri, suç ve şiddet içeren olayların en sık ele alınan konular arasında yer aldığı görülmüştür.  (Uysal, 2006). Trafik canavarları, kadına yönelik şiddet, alacak verecek olaylarından kaynaklanan silahlı çatışmalar tüm bireylerin etkilenebileceği unsurlar içermektedir.

Berkowitz ve Macaulay (1971) tarafından yapılan bir araştırma, 1960’ların başlarında ve ortalarında birçok yüksek profilli cinayet vakasından sonra, şiddet suçlarının sayısında bir sıçrama olduğunu, ancak mülkiyet suçlarının olmadığını açıkça göstermiştir. Haber için şiddet etkisinin en iyi kanıtlarından bazıları, sözde Marilyn Monroe etkisine ilişkin çalışmalarda bulunur. (Phillips 1979; Phillips 1982; Singer ve Singer 1986); bu etki, kamuoyunda çokça duyurulan intiharları, yaklaşık iki hafta boyunca halk arasında intiharlarda artış izler. (akt. Leblebiciler, 2020). Toplu olarak, bu ilişki üzerine yapılan çalışmalar, intihar haberlerinin gerçek intiharlarda %2,5’lik bir artışa neden olduğunu göstermektedir. (Stack, 2000). İlginç bir şekilde, şiddete ilişkin tanıtım ile ilgilenen başka bir medya sürecinin etkileri için iki haftalık bir sürenin de rapor edildiği bildirilmiştir.

Medya ve şiddet ilişkisi Türkiye açısından değerlendirildiğinde; Türkiye’nin giderek vahşi bir topluma dönüştüğü görülüyor. Gazetelerde yayınlanan adliye-polis haberlerindeki artış görmezden gelinecek gibi değil. Aynı olgu televizyon yayınlarında da gözleniyor. Şiddet doğallaşıyor. Daha da vahimi aranıyor (Oktay 1995, 88). Bu bağlamda, medyanın amacının büyük ölçüde şiddeti olağan ve sıradan bir davranış olarak göstermek olduğu söylenebilir. İletişim araçları şiddet içerikli haberlerin ve görüntülerinin olağanlaşarak ve kanıksanarak sanki gerçek değillermiş gibi algılanmalarına neden olur.

Haber programlarında, insanların yaşadıkları olayları müzik ve diğer tekniklerle dramatize etme, gözyaşları içeren görüntülerin sıkça kullanılması, acıma duygusu verme, bunu dışlaştırma özellikle bilinçli bir planlamanın sonucudur. Gözyaşları içinde çırpınan insanların feryatları, çığlıkları televizyon haberleri için vazgeçilmez görüntülerdendir. Trafik kazalarında araca sıkışmış ve her tarafı kan içindeki insan görüntüleri, parçalanan arabaların tekrar tekrar görüntüleri; aynı şekilde gecekondu yıkımlarında zabıtalarla ev sahipleri arasındaki kovalamacalar, kavga, ağlama çığlıkları ve feryatları; bir yangında evi yanan insanların bilinçsiz ve çaresizce koşuşturma hareketlerinin görüntüleri; mahkeme salonlarında insanların birbirlerini nasıl dövüp bıçakladıklarını, öldürdüklerini; cinayet ve intihar olaylarının görüntüleri; gösteri ve eylemlerde insanların polislerce kovalanmaları ve dayak yeme sahneleri, izleyicileri heyecan ve etki altında tutmak için habercilerin başvurdukları görüntülerin en çekicilerini oluşturmaktadır.

İzleyiciler şiddete karşı duyarsızlaşmakta, saldırganlarla ve saldırganların çeşitli sorunlar karşısındaki çözümleriyle özdeşleşmektedir. Böylece şiddet içerikli davranışlar ve tutumlar kodlanmakta, kişisel tüm durumlarda saldırganlık en olası yaklaşım haline gelmektedir (RTÜK, 2007).

Tarhan, İnsanların dünyayı tehdit edici bir yer olarak görmeye başladıklarını ve yaşama küstüklerini ifade eden Tarhan, şunları kaydetti: “Bu durum dünya kötü dünya sendromuna mı sürükleniyor sorusunu akıllara getiriyor.  Kötü dünya sendromuna dünyadaki güven ortamının azalması ve dünyanın daha tehdit edici bir yer haline gelmesi neden olur. Bu durum, toplum ve birey psikolojisinde olumsuz sonuçlara yol açıyor. Kötü dünya sendromu empati yoksunluğunun en önemli sonuçlarından biridir. Toplumsal duyguların hasar görmesiyle bu sendrom ortaya çıkıyor. Kötü dünya sendromu, dünyanın eskiye kıyasla daha tehdit edici bir yer olduğu algısını tanımlamak için kullanılmaktadır. Dünyanın kötüye gittiğini düşünenlerde üç türlü tepki göze çarpar; şiddeti örnek alıp, şiddet davranışını arttırmak, şiddete karşı duyarsızlaşmak ve korkuya kapılıp, kendilerini şiddet kurbanı gibi algılayarak, kaçınma davranışı geliştirmek. Bu 3 tepki türünün de sağlıklı olduğunu söylemek güçtür.” https://www.nevzattarhan.com/kotu-dunya-sendromu.html

Kitle iletişim araçları içinde en popüler olanı ise televizyondur. Günümüz toplumunda bireylerin günde üç – dört saat televizyon izlediği tahmin edilmektedir. Televizyon programları arasında en çok izlenen program türü ana haber programlarıdır. Ana haber bültenleri yurt ve dünya çapında olan olayları izleyiciye aktaran programlardır. Ana haber bültenleri bizzat kendisi travmaya uğramış kimseler hakkında haber yapar. Bu haberler,toplumdaki fertleri gerek ikincil travma düzeyinde gerekse olayın oluşturduğu şokun zaman içinde birikimi toplumsal düzeyde travmalara maruz bırakmakladır. Bu sebeple haber bültenleri oluşturulurken olaydan etkilenme riski olan kişilerin varlığı unutulmamalı ve haberin  etik kullarına uyum sağlarken toplumun ruh sağlığında gözetilmelidir.

Bürküt’ün (2016)  çalışmasında çözümleme için kullanılan materyal   ana haber bültenleridir ve bu bültenler  kayıt altına  alınmıştır. Kategorizasyon için bir kodlama formu oluşturulmuştur. Kodlama formunda  ulaşılmak  istenen bilgiler  aşağıda  açıklanmıştır.

 1. Ana Haber Bültenin Yayınlandığı Televizyon Kanalı : Formda yer alan bilgilerin ait olduğu kanalın adı.

2. Ana Haber Bültenin Süresi: Formda yer alan bilgilerin ait olduğu ana haber bültenin yayın akışı içinde ne kadar sürdüğü.

3. Ana Haber Bültenin Tarihi: Formda yer alan bilgilerin ait olduğu ana haber bülteninin yayınlandığı tarih.

 4. Ana Haber Bülteninde Yayınlanan Haber Sayısı: Formda yer alan bilgilerin ait olduğu ana haber bülteninin yayınlandığı tarihte toplam kaç tane haber yayınlandığı.

5. Travmatik haber , Haber Bülteninin İçinde Kaç Tane Travmatik Haber Yayınlanmaktadır: Formda yer alan bilgilerin ait olduğu ana haber bülteninin yayınlandığı tarihte toplam haber içinden tanesinin travmatik içerikten oluştuğu.  

6. Travmatik haber , Haber Bülteninin İçinde Kaçıncı Sırada Yayınlanmaktadır: Formda yer alan bilgilerin ait olduğu ana haber bülteninin yayınlandığı tarihte toplam haber içinden kaçıncı sırada olduğu.

7. Haberi Destekleyen Görsel Materyaller  nedir?

? a). Sesli ve hareketli Görüntüler:

b). Sesiz ve hareketli görüntüler:

 c). Sabit Görüntüler:

 d). Stüdyo görüntüleri:

e). Canlı yayın Görüntüleri:

f). Canlandırma Görüntüleri:

g). Amatör Kamera Görüntüleri:

h). Arşiv Görüntüleri:

 ı). Güvenlik Kamerası Görüntüleri

8. Üretim Bakımından Haber Kaynakları Neler?

a). Birinci El Kaynaklar ( Muhabirler ve Kameramanlar)

b). İkinci El Haber Kaynakları ( İç – Dış Haber Ajansları)

 9. Haberin Çeşidi Nedir?

a)DSF Haber : Kameraman veya ajansların çektikleri görüntüler üzerine olayın akışına uygun olarak hazırlanan metinin montaj sırasında muhabir veya seslendirme elemanı tarafından okunmasıyla elde edilen haber çeşididir.

b) Anonslu Haber: muhabirin olay yerinden gelişmeleri aktardığı haber türüdür.

c) Anonslu Röportaj Haber: Anons bölümünün ardından röportajla izleyiciye konunu uzmanları yada yetkililer tarafından bilgi veriliren haber türüdür.

d) Röportajlı Haber: muhabirin tanıtıcı hiçbir anons yapmadan sadece olay hakkında röportaj yaptığı haber türüdür.

10. Haberin Aktörleri Kimler? Habere konu olan kişiler.

11. Haberin Teması Nedir?

a) Travmatik

b) Politik

c) Ekonomi

 d) Spor  

e)Kültür – Sanat

12. Haberin İçeriği

 a) Savaşlar

 b) Patlamalar

 c)Afetler (Yangın, Deprem, Sel gibi)

d)Yas

e) Kaza

f) Aile İçi Şiddet

g) Şiddet ( Fiziksel Şiddet)

 h) Cinsel Taciz

ı)Cinsel Tecavüz

 i) Cinayet Ve Yaralama

j) İşkence

13. kaygıya sürüklemesi beklenilen ifadeler kaç kaz kullanılmış?

 a) Dehşet

 b) Vahşet

c) Tehlike

d)Yangın

e)Panik

 f)Kavga

g)Dayak

h) Cenaze

 ı)Cinayet

 i)Patlama

 j)Terör

k) Çatışma

14. Travmatik Haber , Haber Bülteni İçindeki Süre Dağılımı kaç dakikadır ?

 a)1’in Altında

b)1-2 Arası

c) 3-5 Arası .

15.Travmatik Haber Ana Haber Bülteninde Kaçıncı Sırada Yayınlanmaktadır?

 a)1-3 Arası

  b)4-6 Arası

 c) 7-9 Arası

 d)10 ve Üzeri

16. Travmatik Haber İçinde EnÇok Kullanılan Görüntüler nelerdir?

a) Cenaze Görüntüleri

b)Arbede ve Kavga Görüntüleri

c)Patlama Görüntüleri

d)Ağıt Görüntüleri

e)Çatışma Görüntüleri

f) Kaza Görüntüleri

Kaynakça

Bürküt, S.( 2016)t  Ana Haber Bültenlerinin Travmatik Etkileri . Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim dalı yüksek lisans tezi

Bülbül R. ; 2001, Haberin Anatomisi ve Temel Yaklaşımlar ; Nobel Yayın Dağıtım ; 1. Basım ; Ankara ; 10s.

Cüceloğlu.D. , 1990 , İnsan Ve Davranışı; Remzi Kitapevi , İstanbul ; 549s.

Fırat S. ; Baskak B. ;Gelişimsel Travmaların Uzun Dönem Etkileri Ve Bunlara Aracılık Eden Nörobiyolojik Mekanizmalar ; Kriz Dergisi 20 (1-2-3) ;S:26

Gürdil  G. ; Üstlenilmiş Travma Ve ikincil Travmatik Stresin Travmatik Yaşantılara Müdahale Eden Bir Grup Üzerinde Gesraltı Temas Biçimleri Çerçevesinde Değerlendilirmesi ; Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Estütüsü klinik psikoloji Ana Bilim Dalı ; Ankara ; 2014 S:13-14

Kasapoğlu A., 2007, Yeni Toplumsal Travmalar , Referans Yayıncılık, Yayın No: 7 , Ankara, 4 s.

Leblebicier, A. N. (2020). Şiddetin Görünmeyen Yüzü: Kadının Kadına Şiddeti, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Adapazarı: Sakarya Üniversitesi.

Oktay, Ahmet; Şiddet Söz Yaşam, Ark Yayınları, Ankara,1995.

Özer Ö. ;,Eleştirel Haber Çözümlemeleri , T.C Anadolu Üniversitesi yayınları No: 1901 ;71 -72 s.

Tokgöz O. ,2015 , Temel Gazetecilik , 11. Basım ; İmge Kitapevi ;İstanbul , 258s.

Uysal, M. (2006). “Medya ve Şiddet”. Toplumsal Bir Sorun Olarak Şiddet Sempozyumu, 20 Mayıs 2006, Ankara, 121-127

Yüksel Ş. , Travmatik Deneyimle Ve Ruh Sağlığı; Psikiyatri , İstanbul Üniversitesi Basım Ve Yayınevi ,Yayın No: 4888 ; 96s