Çürümenin Öyküsü: 1990’larda Medya

Manşetleri Gör Aklını KaçırırsınÇok yaşlı sayılmam henüz ve hayatımın kalanını iyi niyet ve güzelliğin serpildiği bir dünyada yaşamayı, ne işe yaradıklarını yeni yeni anlamaya başladığım peri masallarından birini anlatabilmeyi arzu ediyorum. Dünyayı hiçbir siyasetin parçası olmadan vicdanımla kavramaya, anlamaya çalışıyorum. Okuduklarım, gördüklerim ve işittiklerimle… İnsanın insana ettiklerine dair okuduklarım kalbimi sıkıştırıyor ve ciğerimi acıtıyor. Ötekinin ötekiye duyduğu öfkeden korkuyorum. 1990’lara dair yaşanmış öyküleri okurken de hissiyatım bu.

İçinde yaşadığımız çağ, bir propaganda çağı

Propaganda ÇağıPek çok ikna çabasının birincil vasıtası, kitle iletişim araçlarıdır. Medyanın her yere nasıl nüfuz ettiğini gösteren istatistikler çok şaşırtıcıdır. İletişim 400 milyar doları aşan bir endüstri ve bu miktarın 206 milyar doları kitle iletişimi için harcanmakta; yani farklı yerlerdeki insanlara aynı şekilde üretilip aynı şekilde dağıtılan iletişim.
Birleşik Devletler’de 1449 televizyon kanalı, dört büyük medya kuruluşu, 10379 radyo istasyonu, 1509 günlük gazete ve 7047 haftalık gazete, 17000’den fazla dergi ve dokuz büyük film şirketi var. Amerikalıların medyanın mesajlarını tüketmesi işten bile değil ve de aynen öyle yapıyorlar. Ortalama Amerikalı her yıl 1550 saat televizyon izleyip, 530 milyon radyo cihazından birinden 1160 saat radyo dinliyor ve 180 saatini 94 pound (yaklaşık 42 kilo) gazete okumak, 110 saatini de dergi okumakla geçiriyor. Bir Amerikalının her yıl 50000′ den fazla yeni kitaba ulaşma şansı var. Uyanık olduğumuz zamanın yarısından çoğunu kitle iletişim araç­larıyla geçiriyoruz.

Kıtlık Psikolojisi ve Hayaletin Misille Cazibesi

Propaganda ÇağıPatatesler hep şimdiki kadar sevilmiş değiller. On sekizinci yüzyı­lın sonlarında Fransızlar patateslerin cüzzama sebep olduğuna inanıyordu;Almanlar sadece inekler ve tutuklular için yetiştiriyordu; Rus çiftçileri onları zehirli sanıyordu. Bunların hepsi Rusya hakimi Büyük Katarina patates tarlalarının etrafını çitlerle çevirince değiş­ti. İnsanları patatesleri çalmamaları için uyaran büyük levhalar asıldı.Patates Rus beslenme alışkanlığının önde gelen unsurlarından biri haline geldi ve zaten gerisi patates tarihi.Büyük Katarina’nın patatesi Rusların yemek diyetlerine dahil etme kampanyası sıkça kullanılan ama yine de başarılı olan bir ikna ilkesine dayanıyordu- bir şeyin az olması iyi satmasını sağlar. Bir nesnenin çekiciliği onun nadir bulunduğu zannı yayılarak, ve elde edilmesini zorlaştıran engeller koyarak arttırılabilir. Eski bir deyişi şöyle değiştirebiliriz “Azlık kalbin ısınmasını sağlar.”

İmc tv’nin Yayınının Kesilmesine Dair Açıklama

imc-tvimc tv’nin yayının karartılmasına dair imc tv Yönetim Kurulu’nun açıklaması…

Biz 5 yıldır 24 saat yayın yapan bir haber ve kültür kanalıyız. Türkiye’de, barışın tesisi ve demokrasinin inşası için objektif bir haberciliğin her şeyden daha önemli olduğuna inanıyoruz ve bu inançla yayın yapıyoruz. Tarafsız, yalın ve yalansız haberciliğiyle tüm dünyada saygınlık kazanmış olan BBC’nin yayın ilkeleri rehberimiz oldu.

Bir 10 Ekim – Zafer Köse

02:15
Otobüslere binmemiz için sesleniyorlar. Günlerdir duyuruları, hazırlıkları yapılan Ankara’daki mitinge katılacağız. Emek, Barış, Demokrasi mitingi.

10_ekimUğurlamaya gelen Yalovalı dostlarımız el sallıyor. Onların hazırladığı kumanyalar yanımızda. Selamlarını da yanımıza alıyoruz. Ankara’da buluşacağımız, tanımadığımız ama bildiğimiz dostlara götürüyoruz selamlarını.

03:10
İzmit’i geçiyoruz. Aracımız otoyolda ilerlerken daha az sarsılıyor. Otobüs içindeki canlılık da azalıyor. Yolcular uyumaya başlıyor.

Gençler yüz yüze değil, sadece sosyal medya aracılığı ile iletişim kuruyor

zekiNorveç’te birçok gencin yüz yüze değil, sadece sosyal medya aracılığı ile iletişim kurduğu belirtildi.

Norstat isimli araştırma şirketinin Norveç Detlet-Radyo Televizyonu (NRK) için yaptığı bir araştırmaya göre, Norveçli 15 ile 19 yaş arası gençlerin yüzde 44’ünün kendi aralarında yüz yüz görüşmeden daha çok, sosyal medya aracılığı ile görüştükleri kaydedildi.

Marka, Takva, Tuğra (AKP Döneminde Kültür ve Politika)

marka_takva_tuğraEvrensel Basım Yayın’dan çıkan “Marka Takva Tuğra”; tek başına iktidarda kaldığı 13 yıl boyunca hakim kültürel referans sistemini değiştirmeyi başaran AKP hükümetinin bilançosunu çıkarmaya çalışıyor. Hazırlığı bir yıl önce başlayan kitabın, bu devrin kapandığının işaretlerinin alındığı 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra yayımlanabilmesi bilanço tespiti bakımından olduğu gibi, bakiyeyi belirleme bakımından da iyi bir zamanlama. Çünkü AKP hükümetleri döneminin etkisi bir sayfanın kapanmasıyla bıçakla kesilir gibi silinebilecek nitelikte değil.

Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı – Ümit Alan

saraydan_saraya_türkiyede_gazetecilik_masalıGezi günlerinde izlediğimiz penguen belgeselinin gerçek künyesi… O belgeselin yayınında ve yapımında emeği geçen kara tarih: Gazeteciliğin Osmanlı saltanatındaki ilk yıllarından cumhuriyet yıllarına; darbe dönemlerindeki pozisyonundan siyasi iktidarlarla ilişkilerine; 6-7 Eylül 1955’teki rolünden Maraş, Çorum, Sivas, “Hayata Dönüş” katliamlarındaki duruşuna; Ahmet Kaya lincinden Hrant Dink’in hedef haline getirilişine; 28 Şubat sürecinden Andıç olayına; 1990’larda sendikanın bitirilmesinden AKP döneminin havuz medyasına… Tarihimizdeki pek çok kırılma ânından gazetecilik üzerine notlar…

Ortadoğu gazeteciliğinde yapılması ve yapılmaması gerekenler – Ramzy Baroud (Çeviren: Özden Göksal)

Ortadoğu hakkında yazmak ve orada muhabirlik yapmak kolay bir iş değil özellikle bu karışık ve kargaşalı yıllarda. Fiziki haritalar büyük ölçüde sağlam kalırken, bölgenin jeopolitik haritası sürekli bir akış halinde. Bölgedeki mütevazı deneyimlerinden yola çıkarak, yazarken ve bildirirken Ortadoğu’ya nasıl yaklaşılması gerektiğini, yapılması ve yapılmaması gerekenleri paylaşıyorum.

Hacerler – Zafer Köse

Onlar hapishanelerde isyan çıkarmadılar. Silahları falan yoktu. İtirazlarını dile getirmek için açlık grevi dışında bir çareleri de yoktu.
Devletin denetimde, can güvenlikleri de yasalarca devlet sorumluluğunda olan mahkumlardı.
19 Aralık 2000’de, 20 cezaevinde “Hayata Dönüş Operasyonu” düzenledi devlet. 32 kişiyi öldürdü.
Hacer Arıkan, sağ kurtulanlardan biri.

“Hastanede aylar boyunca bakıma muhtaç kaldım. Zaten ayağa kalkamaz durumdayken, ayağımdan zincirle yatağa bağlı tutuluyordum.”

Tüketim İletişimi (Süreçler, Algılar ve Tüketici) – Zeynep Kaban Kadıoğlu

Küresel kapitalist sistemlerin işleyişi tüketimin sürekliliğine bağlıdır. Bireyler kapitalist toplumlarda tüketici olarak değerlidir. Serbest piyasa ekonomisinin hakimiyetindeki tüm alanlarda pazarlama ve reklam faaliyetleri göstergeler aracılığıyla arzuları kışkırtır. İnsanlar ekonomik sistemden kaynaklanan hoşnutsuzlukları ve gündelik hayatın gerginliklerini yine tüketim yaparak hafifletebileceklerini düşünürler. Aynı zamanda kendilerini ifade etmek ve karşısındakileri anlamak için tüketim tercihlerini referans alırlar. Tüketim günümüz toplumlarında bir iletişim biçimidir.