Ortoreksik kişiler, Ortoreksiya nervoza
Ortoreksiya, sağlıklı beslenme ve yaşam tarzına aşırı düşkünlük veya saplantılı bir şekilde sağlıklı yiyecekler seçme durumunu tanımlayan bir kavramdır. Bu terim, ilk kez Amerikalı bir doktor olan Steven Bratman tarafından 1997 yılında ortaya atılmıştır. “Orthos” (doğru) ve “orexis” (iştah) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. (Bratman,2024).
Bratman(2017), ON ile ilgili gözlemler ve araştırmalar yapmıştır bu gözlemlerinin sonucunda ise Bratman bireyde ON’den bahsedilebilmesi için iki temel faktörün olması gerektiğini araştırmalarında açıkça belirtmiştir. Bunların ilki bireyin sağlıklı beslenme hakkında yeterli bilgisi olmadan sağlıklı beslenme çabası ve çabayı sağlıksız bir şekilde icra ederek zihinde diyet ile bağdaştırmasıdır. İkincisi ise sağlıklı beslenme çabasının çaba boyutundan ileri giderek patolojik bir takıntıya dönüşmesidir. Bratman’a göre ON’den bahsedilebilmesi için bireyde bu iki faktörün bulunması gerekmektedir.
Bratman ve Knight Bu kriterlere ek olarak:
· İçeriği sağlıksız olan yiyecek ve içeceklerden kaçınma,
· Bireyin bedeni ile yakından fazlaca ilgilenmesi,
· Tüketilen yiyecek ve içeceklerin kalori takiplerinin sık sık yapılması,
· Dışarda yemek yemeden kaçınma,
· Yeme tutumunun dışına çıktığında huzursuz, tedirgin ve kaygıyı hissetme,
· Dışarıdan yemek yenildiğinde kendini suçlama,
· Yeme tutumunun dışına çıktığında katı ve sert telafi diyetleri uygulama,
· Yeme düzenine uyduğunda kendisini rahatlamış hissetme,
· Sağlıklı beslenme üzerine aşırı düşünme( günde 3 saatten fazla zaman harcamak),
·Sağlıklı beslenme üzerine patolojik bir kontrol arzusu,
· Sık sık diyete girme ve katı diyet kuralları oluşturma,
· Kendi değerini tüketilen yiyeceklerin içeriğine göre belirleme-ilişkilendirme
Temel amaç daha zayıf bir bedenden çok sağlıklı beslenmek ve sağlıklı olmaktır (Mertoğlu2025)
Ortoreksik kişiler, “saf olmadığını” ve dolayısıyla sağlıkları için zararlı olduğunu düşündükleri yiyecekleri yemek yerine kendilerini aç bırakmayı tercih edeceklerdir (Donini ve diğ. 2004). Gıdaların katkısız ve saf olmasını obsesif bir biçimde önemserler. Bu takıntı nedeniyle kişiler, psikolojik olarak birçok besini tüketmekten kaçınır ve zaman içerisinde anoreksiya nervoza gibi kilo kaybetmeye başlar.
ON, bireyde yoğun bir kontrol duygusu ile, yeme alışkanlıklarında esnekliğin kaybolduğu ve yalnızca “sağlıklı besin” olarak değerlendirilen yiyeceklerin tüketildiği aşırı uğraş ve takıntılarla kendini göstermektedir. Kişi genelde daha sağlıklı olmak, genel sağlık durumunu iyileştirmek ya da bir hastalıktan kurtulmak gibi sebepler ile beslenme alışkanlıklarında sınırlandırıcı diyetlere başvurur. Sağlıklı beslenmek veya bilinçli öğün tercihleri yapmak, tek başına patolojik bir durum ifade etmez. Ancak bazı bireylerde, bu sağlıklı beslenme çabası zamanla aşırı bir boyuta ulaşarak, bireyin hem sosyal hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlayabilir. Bu nedenle, ON, sağlıklı beslenme ile sağlıksız bir takıntı arasında seyreden ve bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilen bir durum olarak değerlendirilmektedir. (Arusoğlu vd., 2008).
Kişi için önemli olan, vücut ölçüsü veya tükettiği besinlerin kalori değeri değildir. Asıl önemli olan, yiyeceklerin saf, güvenilir ve sağlıklı içeriklere sahip olmasıdır. Bu noktada diğer yeme bozuklukları anoreksiya nevroza ve Bulumia Nevrozdan ayrılmaktadır. Anoreksiya Nevroza ve Bulumiya Nevrozda beden zayıflığı, ince görünüm, ideal beden ölçüleri için kilo verme isteği varken ON’da kişinin asıl amacı kilo vermek değildir (Şengül ve Hocaoğlu, 2019). ON bireyde önemli olan yediklerinin saf, güvenilir ve temiz içeriğe sahip sağlıklı bir besin olmasıdır. Günlük yaşantısının büyük bir bölümünü yeme ile ilgili düşüncelere, sağlıklı gıda araştırmaları yapmaya ve o ürünleri bulup satın almaya ayırır. (Kratina, 2016; Akt. Taşpınar,2025).
ON bireyler için tüketilen ürünlerin yalnızca içeriği değil, aynı zamanda besinlerin hazırlanma yöntemleri, kullanılan mutfak gereçleri ve pişirme teknikleri de çok önemlidir. Hazırlanma koşullarının bilinmediği, koşulların kontrol edilemediği yerlerde yemek yemeyi tercih etmezler. Yapay renklendiriciler, tatlandırıcılar, koruyucular, pestisit kalıntıları, genetiği değiştirilmiş içerikler, şeker, sağlıksız yağlar ve fazla tuz içeren gıdalardan takıntılı bir şekilde kaçınırlar. (Chaki vd., 2013). Günlük öğünlerini bu katı kurallar çerçevesinde belirlemek, bireyin çok fazla zamanını alabilir ve günlük işlevselliğini olumsuz etkileyebilir. Bunun yanı sıra, sosyal yaşamı da olumsuz etkileyen bir durumdur; çünkü kişi, belirlediği kurallara uygun beslenebilmek için evde kendi hazırladığı yemekleri yemeyi tercih edebilir. Dışarıda yemek, yiyeceklerin hangi koşullarda hazırlandığını tam olarak kontrol edemeyecekleri için onlar açısından zorlayıcı bir hale gelir. Bu durum zamanla sosyal ortamlardan uzaklaşmalarına neden olabilir ve kişi sonunda evde yalnız yemek yemeyi tercih edebilir. (Gezer ve Kabaran, 2013).
Sağlıklı beslenmeye yönelik aşırı takıntı hali olan ON, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile çeşitli bilişsel ve davranışsal benzerlikler göstermektedir. (Bratman, 1997). ON’de bireyler, sağlıklı, saf ve kaliteli beslenmeye ilişkin sürekli tekrarlayan düşünceler geliştirmekte ve bu düşünceler doğrultusunda yiyecekleri planlama, satın alma ve tüketme süreçlerine yönelik aşırı bir meşguliyet sergilemektedirler. (Koven ve Arby, 2015; Brytek-Matera, 2012). Ayrıca, mükemmeliyetçilik, sağlıksız olduğu düşünülen besinlere karşı abartılı kaygı duyma ve belirli yeme ritüelleri oluşturma gibi davranışlar, ON’nin OKB semptomları ile örtüşen temel özellikleri arasında yer almaktadır.(Taşpınar, 2025)
ON’li bireyler, tükettikleri besinlerin saflığını ve içeriğini denetlemek amacıyla sürekli araştırma yaparak bu kontrol ihtiyacını karşılamaya çalışırlar. Bununla birlikte, sağlıksız veya “saf olmayan” bir besini tüketmek bireyde yoğun bir suçluluk hissi yaratabilir ve bu durum, kendini cezalandırma davranışlarına yol açabilir. (Bratman ve Knight, 2000). Ayrıca, OKB’de görülen ritüelistik davranışların ON’de de benzer şekilde gözlemlendiği ve bu ritüellerin sekteye uğraması halinde bireyde kaygının arttığı ve felaketleştirme düşüncelerinin ortaya çıktığı belirtilmektedir. (Poyraz vd., 2015). Her iki bozuklukta da kişi koymuş olduğu kurallara sıkı sıkıya bağlıdır.
ON, klinik olarak önemlidir çünkü sağlıklı beslenmeye yönelik aşırı takıntılar, bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir ve bu durum psikolojik sorunlara neden olabilir. Pontillo ve arkadaşları (2022), ON’un, sağlıklı beslenme takıntısı olmayan bireylere göre daha düşük yaşam doyumu, depresif belirtiler ile ilişkilendirildiğini belirtmişlerdir. Bu bulgular, ON’un yalnızca bir davranışsal alışkanlık değil, önemli bir klinik durum olduğunu ortaya koymaktadır.
Kişinin kendi kendine belirlediği yüksek standartlara ulaşmak için çabalaması mükemmeliyetçilik olarak tanımlanmaktadır. Yapılan araştırmalar, mükemmeliyetçilikle vücut ağırlığı, katı beslenme düzenleri ve aşırı beslenme arasında anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir.(Özsoy, 2017). Vegan ya da vejetaryen beslenme biçimleri, çeşitli diyet uygulamaları ve geçmişte yeme bozukluğu öyküsünün bulunması, ON ile pozitif bir ilişki göstermektedir. Ayrıca, sosyal medya kullanımı ve alkol ya da madde bağımlılığının bulunmaması da potansiyel risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir. (McComb and Mills, 2019). Kadınlar, sporcular, sağlık alanında okuyan öğrenciler, sağlık çalışanları (özellikle diyetisyenler) ve adölesanlar ON için en fazla risk taşıyan gruplar olduğu belinmektedir. (Kinzl et al., 2006; Korinth et al., 2010; Ergin 2015).
Işınsu Baysal ve Gül Kızıltan (2020) tarafından yapılan çalışmada, spor yapan bireylerde ortoreksiya nervoza eğilimlerinin beslenme alışkanlıkları ve egzersiz davranışlarını etkilediği belirlenmiştir. (Baysal & Kızıltan, 2020). Ayrıca, Itır Tarı Cömert tarafından yapılan çalışmada, ortoreksiya nervoza eğilimi ile mükemmeliyetçilik ve obsesif inançlar arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu bulgular, ortoreksiya nervoza geliştirme riskinin, bireylerin kişilik özellikleri ve psikolojik eğilimleri ile yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır (Cömert, 2024). Düzenli fiziksel aktivite yapan kadınlar üzerinde yapılan bir başka çalışmada ise, düzenli fiziksel aktivitenin ortoreksiya nervoza eğilimlerini artırdığı gözlemlenmiştir. (Yüksel & Borlu, 2023). Ayrıca, Emre Erşahinoğlu ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada, tıp fakültesi öğrencilerinde ortoreksiya nervoza eğiliminin cinsiyet fark etmeksizin yüksek olduğu, ancak kadın öğrencilerin diyet ve egzersiz programlarına daha fazla bağlı kaldıkları bulunmuştur. (Erşahinoğlu vd., 2023).
Ortorektik kişiler, besinleri genellikle “iyi ve sağlıklı” ya da “kötü ve sağlıksız” olarak etiketleme eğilimindedirler ve bu besinleri etiketleme eğilimi “Ya Hep Ya Hiç Sendromu” olarak bilinir. Onlar için besinlerin orta noktası yoktur. Sağlıklı yeme alışkanlığı kazandırmak için, orta noktada bulunan besinleri belirlemeye ve sağlıksız olduklarını düşündükleri besinleri tüketerek yaşadıkları suçluluk hissini gidermeye odaklanmaları gerekmektedir. (Ergin, 2015). Ortorektik kişiler tedavileri için, beslenme davranışlarındaki sorunları fark etmeleri ve sağlık açısından önemli olanın yalnız tükettikleri besinlerin kalitesi olmadığını anlamaları gerekmektedir. Ayrıca, beslenme konusundaki takıntılarından kurtulup sağlıklı bir şekilde beslenmeyi öğrenmelidirler.
Ortoreksiya Nervoza Envanteri(ONE)
Ortoreksiya Nervoza Envanteri (ONE), Oberle ve arkadaşları tarafından geliştirilmiştir (45). Yeme alışkanlıkları içerikli 24 adet sorudan oluşmaktadır. Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması Kaya ve arkadaşları tarafından yapılmıştır (23). Her bir soru 1= Hiçbir zaman 2=Bazen 3= Sıklıkla 4= Çok sık olarak belirtilmiştir. 3 alt boyutu bulunmaktadır. Davranışlar alt boyutundaki maddeler: 2, 4, 6, 8, 11, 15, 17, 18, 22 Duygular alt boyutundaki maddeler: 1, 9, 13, 21, 23 24 Bozukluklar alt boyutundaki maddeler: 3, 5, 7, 10, 12, 14, 16, 19, 20, 24 Toplam puan her bir madde puanı toplanarak hesaplanmaktadır. Belirlenen puan ne kadar yüksek ise ortoreksiya nervoza semptomatoloji düzeyi o kadar fazladır. Ölçeğin Cronbach alfa değeri 0,91 olarak bulunmuştur. Alt boyutları için ise Davranışlar, bozukluklar ve duygular’ için Cronbach alfa değerleri sırasıyla 0,82, 0,84 ve 0,81 olarak hesaplanmıştır (23).
ORTOREKSİYA NERVOZA ENVANTERİ
- Sağlıklı beslenmeyi bıraktığımda çok fazla suçluluk hissediyorum veya kendimden nefret ediyorum.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
2. Yediğimin sağlıklı olmasına lezzetli olmasından daha fazla önem veriyorum
. 1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
3. Sağlıklı beslenmeye fazla zaman ayırmamın bir sonucu olarak ailemle veya arkadaşlarımla eskiye göre daha az zaman geçiriyorum
. 1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
4. Sağlıklı beslenmeyi katı bir şekilde uygularım, sadece diyetimin izin verdiği şeyleri yerim ve bu diyet dışına çıkmamaya çalışırım.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
5. Uyguladığım besin kısıtlamaları, insanların benim için sağlıklı olduğunu söylediklerinden daha fazla kilo vermeme neden oldu.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
6. Diyetimde yemekleri en sağlıklı şekilde hazırlamak çok önemlidir.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
7. Sağlıklı beslenmem, ilişkilerimde önemli bir stress kaynağı olmaktadır.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
8. Diyetim, zamanla sağlıksız olduğuna inandığım tüm besin gruplarının diyetten çıkarılmasını içermektedir.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
9. Sağlıklı beslenmeden uzaklaştığım an sadece ne kadar başarısız olduğumu düşünebiliyorum
. 1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
10. Sağlık uzmanları, diyetimin çok kısıtlayıcı olduğu konusunda endişelerini dile getirmişlerdir.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
11. Birçok kuralı olan sağlıklı bir diyet uyguluyorum.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
12. Diyetten çıkardıklarım/arındıklarım ya da oruçlarım zamanla daha sıkı veya şiddetli hale geldi.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
13. Ne zaman sağlıksız bir şey yersem büyük ölçüde kendimi kirlenmiş hissederim.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
14. Zamanla çok daha sağlıklı beslenmiş olmama rağmen aslında fiziksel sağlığım bozuldu.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
15. Sağlıklı beslenme, hayatımdaki en önemli şeyler arasındadır.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
16. Sağlıklı beslenmeye fazla zaman ayırmam işte aksaklıklara/zaman kaybına ya da okulda dersleri kaçırmama sebep olur.
1=hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
17. Ya işlenmiş gıdaları satın almam ya da sağlıklı olduğundan ve katkı maddesi içermediğinden emin olmak için besin etiketlerini mutlaka kontrol ederim
. 1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
18. Uyguladığım sağlıklı beslenme kurallarının sayısı zaman içerisinde giderek arttı.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
19. Ne zaman kendimi hasta hissetsem ailem veya arkadaşlarım, hastalığın diyetimin çok kısıtlı olmasından kaynaklanabileceğini söyler.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
20. Ailem veya arkadaşlarımla vakit geçirirken sık sık sağlıklı beslenme ile ilgili düşüncelerimden dikkatim dağılıyor.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
21. Sadece sağlıksız bir şey yeme düşüncesi bile beni oldukça endişelendiriyor.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
22. Sağlıksız olduğunu düşündüğüm tüm besinlerden kesinlikle kaçınırım.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
23. Fiziksel olarak iyi hissetmem tamamen benim sağlıklı beslenmemi sıkı sıkıya takip ediyor olmama bağlıdır
. 1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
24. Diyeti ne kadar katı bir şekilde uygularsam, o kadar yorgunluk, bayılma, kalp çarpıntısı, mide bulantısı, ishal, ağrı vb. fiziksel semptomlardan birini veya daha fazlasını yaşıyor gibi görünüyorum.
1= hiçbir zaman 2= bazen 3= sıklıkla 4= çok sık
Bir diğer ölçek
Besin Seçim Testi (BST)
Steptoe ve arkadaşları (1995) yılında geliştirdiği “Besin Seçimi Testi (Food Choice Questionnaire: FCQ)” bireylerin besin seçimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla kullanılan 36 maddeden oluşan bir ölçektir. Dikmen ve arkadaşları tarafından 2016 yılında anketin Türkçe validasyonu yapılmıştır. Ölçek, her biri 3 ila 6 arasında soru içeren 9 alt boyuttan oluşur. Bu alt boyutlar; “sağlık, duygu durum, uygunluk, duyusal çekicilik, doğal içerik, fiyat, ağırlık kontrolü, aşinalık ve etik kaygı”dır. Ölçekteki sorular için puanlama, 4 puanlı likert tip ölçek (1: çok önemli değil, 2: biraz önemli, 3: orta derecede önemli, 4: çok önemli) kullanılarak yapılmıştır. Cevahir ve arkadaşlarının (2018) yılında yaptığı çalışmada, Cronbach alfa’sı 0,91 ve ayrıca test – tekrar test güvenilirlik düzeyi de 0,97 olarak belirlenmiştir.
Besin Seçim Testi (BST) Herhangi bir günde yediğim besinle ilgili benim için önemli olan; Çok önemli değil (1) Biraz önemli (2) Orta derecede önemli (3) Çok önemli (4) şeklinde yanıtlayınız.
1. …kolay hazırlanmasıdır.
2. …katkı madde içermemesidir .
3. …kalorisinin düşük olmasıdır.
4. …tadının iyi olmasıdır.
5. …doğal bileşenler içermesidir .
6. …pahalı olmamasıdır.
7. …yağ içeriğinin düşük olmasıdır.
8. …bildiğim bir besin olmasıdır.
9. …yüksek posalı olmalıdır.
10. …besin değerinin yüksek olmasıdır.
11. …süpermarketlerden ve dükkanlardan kolayca ulaşılabilir olmasıdır .
12. …parasına değmesidir .
13. …beni neşelendirmesidir .
14. …güzel kokmasıdır.
15. …çok kolay pişirilebiliyor olmasıdır.
16. …stresle baş etmeme yardımcı olmasıdır.
17. …vücut ağırlığımı korumama yardımcı olmasıdır .
18. …memnun edici dokusunun olmasıdır.
19. …çevre dostu bir şekilde paketlenmiş olmasıdır.
20. …politik olarak onayladığım ülkelerden gelmiş olmasıdır.
21. …çocukken yediğim besinlere benziyor olmasıdır.
22. …vitamin ve mineralce zengin olmasıdır.
23. …yapay bileşen içermemiş olmasıdır.
Kaynakça
Bratman S., Knight D., Health Food Junkies: Overcoming the Obsession with Healthful Eating, Broadway Books, New York, 2000
Bratman S [Internet]. Obsession with dietary perfection can sometimes do more harm than good, says one who has been there. 1997 (Erişim Tarihi 10.12.2024). Available from: https://www.beyondveg.com/bratman-s/hfj/hf-junkie-1a.shtml.
Baysal, I., & Kızıltan, G. (2020). Spor Yapan Bireylerin Ortoreksiya Nervoza Eğilimleri ile Beslenme Durumları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi, 5(3), 204-214.
Cömert, I. T. (2024). Ortoreksiya Nervoza Eğiliminde Mükemmeliyetçilik ve Obsesif İnançların Etkisinin İncelenmesi. Aydın İnsan ve Toplum Dergisi, 10(1), 1-31.
Donini LM, Marsili D, Graziani MP, Imbriale M, Cannella C. Orthorexia nervosa: A preliminary study with a proposal for diagnosis and an attempt to measure the dimension of the phenomenon. Eating and Weight Disorders – Studies on Anorexia, Bulimia and Obesity. 2004;9(2):151-7.
Ergin, G. (2015). Sağlık personeli olan ve olmayan bireylerde ortoreksiya nervoza sıklığı araştırması [Yüksek lisans tezi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Başkent Üniversitesi]
Erşahinoğlu, E., Sabahi, İ. S., & Tamam, L. (2023). Tıp Fakültesi Öğrencilerinde Ortoreksiya Nervoza. Çukurova Tıp Öğrenci Dergisi, 3(2), 30-39.
Gezer, C., & Kabaran, S. (2013). Beslenme ve diyetetik bölümü kız öğrencileri arasında görülen ortoreksiya nervosa riski [The risk of orthorexia nervosa for female students studying nutrition and dietetics]. SDU Journal of Health Science Institute, 4(1), 14–22.
Kaya S, Uzdil Z, Çakıroğlu FP. Validation of the Turkish version of the Orthorexia Nervosa Inventory (ONI) in an adult population: its association with psychometric properties. Eating and Weight Disorders – Studies on Anorexia, Bulimia and Obesity. 2022;27(2):729-35.
Kaya, B. (2019). Çocukluk çağı travmaları ile ortoreksiya nervoza eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi [Yüksek lisans tezi, Üsküdar Üniversitesi]. YÖK Tez Merkezi.
Mertoğlu, Z (2025) Günlük Yaşamda Ortaya Çıkan Olumsuz Etkiler ile Duygu Düzenleme Güçlüğünün Ortoreksiya Nervoza ile İlişkisinin İncelenmesi .Y.L.T. Konya,
Yüksel, Ş., & Borlu, A. (2023). Düzenli Fiziksel Aktivite Yapan ve Yapmayan Kadınlarda Ortoreksiya Nervoza Görülme Durumunun Karşılaştırılması. Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 8(3), 409-417.