Amerikalıların genetik mirasında, köle ticareti ve kolonileşmenin izleri…

Amerika Kıtasına yüzyıllar önce yapılan göçlerin genetik izlerini araştıran bir çalışma, köle ticaretinin ve kolonileşmenin izlerini, bugün yaşayan Amerikalı bireylerde tespit etti. Araştırmacılar, yaşayan Amerikalıların genomlarını Afrikalı ve Avrupalı bireylerin genomlarıyla karşılaştırdı.

Londra Kolej Üniversitesi ve Roma’da bulunan Universita del Sacro Cuore’de görev yapan araştırmacıları içeren takım, 64 farklı topluluktan yaklaşık 4000 DNA örneğini analiz etti. Örnekler daha önceden Avrupa, Afrika ve Amerika’nın farklı farklı toplumlarından alınmıştı. Geçtiğimiz yüzyıllarda göç genelde Afrika ve Avrupa’dan Amerika yönüne doğru gerçekleştiği için, takım şu anda Amerika’da yaşayan “alıcı” bireylerin genetik kökeninin hangi “verici” toplumlardan geldiğinin izini sürdü.
Oxford Üniversitesi Zooloji Profesörü ve çalışmanın yöneticisi Cristian Capelli, “Amerikalı bireylerin genetik profilinin sandığımızdan çok daha karmaşık olduğunu bulduk” diyor.
Araştırmada temel olarak şu sonuçlara ulaşıldı:
– Amerika Kıtasındaki Hispanik ve Latin kökenli bireylerin kökeni çoğunlukla İspanyollara dayanmakta. Aynı zamanda Amerika’da yaşayan Afro-Amerikalı ve Barbadoslu bireylerin genetik kökeni de Britanya topraklarından gelmekte.
– Şu anda İspanya ve Fransa’da yaşayan bir etnik grup olan Basklar, Güney Amerika’da yaşayan popülasyonlara en fazla genetik katkı yapmış topluluk. Hatta Basklar Mayaları bile etkilemiş durumda.
– Porto Riko ve Dominik Cumhuriyeti popülasyonları, genetik açıdan kendi aralarında benzer, fakat kıtanın geri kalanına göre farklılar. Bu da Amerika Kıtası ve Karayipler arasındaki farklı bir göç modelini gösteriyor olabilir.
– Afrika’dan gelen genetik katkı, Güney Amerikalılara kıyasla Karayip ülkelerinde daha belirgin.
– Şu anda Batı Afrika’da yaşayan en büyük etnik gruplardan biri olan Yoruba kabilesi, Afrika genelinde bakıldığında Amerika Kıtasına en çok genetik katkıyı yapmış olan topluluk durumunda.
– Amerika Kıtası geneline bakıldığında, Afrika kökenli genetik katkı en az Maya toplumunda iken (neredeyse sıfır), en fazla yüzde 87 oranıyla Barbados topraklarındaki toplumlarda.
– Kolombiya ve Porto Riko’ya Avrupa’dan gelen önemli bir katkı da, Güney İtalya ve Sicilya bölgelerinden gerçekleşmiş. Bunun 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında İtalya’dan Amerika’ya giden göçmenlerden kaynaklandığı biliniyor.
– Amerika’da yaşayan bir Afro-Amerikalı toplumda Fransız soyu tespit edildi. Bunu da kolonileşme zamanındaki Fransız göçleriyle doğrulayabiliyoruz.
– Afrika ve Avrupa kökenli genetik katılım oranı bireyden bireye çok büyük oranda değişmekte.
Araştırmacılar bu sonuçlara ulaşmak için çeşitli toplumlardan aldıkları genetik örneklere haplotip temelli analiz yöntemi uyguladı.
Oxford Üniversitesi Zooloji Bölümü’nden Dr. Francesco Montinaro ise çalışmayı şöyle anlattı. “Öncelikle Afrika ve Avrupa’daki genetik olarak benzer toplumları altgruplara ayırdık ve bu hassas gruplandırma sayesinde bu altgrupların kombinasyonlarını, şu anda Amerika’da gördüğümüz örneklerle kıyasladık.”
Londra Üniversitesi Genetik Enstitüsü’nden Dr. Garrett Hellenthal konuyla ilgili olarak, “Köle ticaretinin Amerika Kıtasındaki toplumlara olan büyük etkisini bariz bir şekilde görüyoruz ve elde ettiğimiz bulgular tarihsel kayıtlarla da örtüşmekte. Afro-Amerikalıların geneli, Yoruba Kabilesinden izler taşımakta. Bu bulgu da gösteriyor ki, Amerika’ya satılan kölelerin geneli bu bölge kökenli. Amerika Kıtasında zamanında İspanyol egemenliğinde olan bölgelerde ise Senegal ve Gambiya’dan izler görülmekte. Kayıtlar gösteriyor ki, 17. yüzyılda İspanyol Amerika’sına satılan kölelerin üçte biri bu bahsedilen bölge kaynaklı ve bu etki günümüz Amerikalılarında çok net bir şekilde görülebiliyor” değerlendirmesini yapıyor.
Bu genetik bulgular ayrıca zamanında bilinmeyen bir göç modelini de ortaya çıkarttı. Oxford Üniversitesi’nden Prof. Cristian Capelli “Basklardan günümüz Meksika’sında yaşayan Maya toplumuna bariz bir katkı bulduk ve bu bulgu da Baskların, Amerika’nın kolonileşmesinde İspanyol istilacılarla beraber ya da sonrasında rol aldığını göstermekte. Ayrıca Karayip Adaları ve Amerika Kıtası arasındaki genetik köken farkı konusunda ortaya koyduğumuz bulgular bugüne kadar bilinmiyordu. Bu farklılıklar, Karayipler ve Amerika Kıtası arasındaki farklı göç modellerini göstermekte” diyor.
Prof. Capelli, “Bu sonuçlar bize gizli köken ilişkileri konusunda genetik yaklaşımın ne kadar önemli ve tutarlı sonuçlar verebileceğini gösterdi. Gelecekte bir gün aynı genetik yaklaşımı Brezilya gibi genetik açıdan çeşitli diğer toplumlarda uygulamak isteriz” diye ekliyor.

Çeviren: Nazif Taşbaş
İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Blm
http://bilimvegelecek.com.tr/amerikalilarin-genetik-mirasinda-kole-ticareti-ve-kolonilesmenin-izleri/

Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases/2015/03/150324132224.htm

Yorum yapın

Daha fazla farkettiren yazılar
İşte üstat Yoda’nın esin kaynağı

Yıldız Savaşları serisinin unutulmaz karakteri, Obi-Wan Kenobi ve Luke Skywalker’ı yetiştiren Jedi ustası Yoda’nın ortaçağda kaleme alınmış bir kitaptaki figüre...

Kapat