Aşırı dincilerin saldığı korku mizahı öldürmemeli

Zeitung muhabiri Michael Neubauer, Charlie Hebdo saldırısından çok önce derginin Genel Yayın Yönetmeni Stephane Charbonnier ile bir söyleşi yapmıştı.

Paris saldırısında öldürülen Charlie Hebdo Genel Yayın Yönetmeni Stephane Charbonnier (Charb) ile Almanya’da yayınlanan günlük Badische Zeitung muhabiri Michael Neubauer çok önce konuşmuştu. Derginin, bu görüşmenin yapıldığı sırada ABD kaynaklı İslam eleştirisi yapan bir film nedeniyle başı dertteydi.

>>Son haftalarda nasıl uydunuz?

İdare eder. İnternette bize karşı ölüm tehditleri vardı. Bizi öldüreceğini söyleyen bir ölüm tehdidi de kısa bir süre önce Fransa’da ortaya çıkarılan bir terör hücresiyle ilişkili olan birinden geldi. Ama tehlikeli, sakallı radikaller, bizi medyadan daha az rahatsız etti ve zorladı. Medya sanki biz Danimarkalı karikatürist gibi bir skandala neden olduk gibi davrandı. Ama böyle değildi.

>>Bazı Bakanlar sizi İslam karşıtı o filmin gösterilmesinden sonra ateşe benzin dökmekle itham etti.

Bütün gazeteler Amerika’da yapılan bu aptal film hakkında manşetler atmıştı. Ve haftalık yayınlanan bir mizah dergisi olarak biz güncel çalışamayacak mıydık? Bu grotesk olurdu. Bugün olsa yine tamamen aynısını yapardık. Bizi en çok da politika şaşırttı. Tepkilerden paniğe kapılmışlardı ve böylelikle aynı şeyi kışkırtıyorlardı.

>>Bazıları, karikatürlerinizde her şeyden önce İslamı hedef aldığınızı söylüyor.

Bunu söyleyenler bizi okumuyor. Biz bütün dinlerle eğleniyoruz. Biz 20 yılda 1060 sayı yayınladık. Bunlar içinde İslam üzerine sadece 3 manşet sorun çıkarmıştı. Aynı süre içinde radikal Katoliklerle, dinleriyle dalga geçtiğimiz için 14 davamız vardı. Müslüman dernekleriyle sadece bir davamız oldu. Vatikan’da çocuk tacizi gündemdeyken kapakta Papa’yı bir köstebek gibi çizdik ve “Bu sefer kilise korosu çocuklarıyla olduğundan başka olacak” dedirttik. Birkaç protesto e maili geldi o kadar.

>>Dinleri eleştirmenizin altında yatan motivasyon ne?

Bizim derginin laiklik gibi bir kuralı var: Yani kilise ve devletin ayrılması. Bu, inanan ya da inanmayana, her şeyden önce özgür düşünme imkânı verir. Din temsilcileri siyaset üzerinde etkili olmaya çalışırsa biz buna karşı tutum alıyoruz. Örneğin bugün bizim Katolikler, eşcinsel evliliğinin yolunu açacak olan hükümet aleyhine, radikal bir dille baskı kurmaya çalışıyor.

>>Mizahın sınırını nerede görüyorsunuz?

Sadece ülkemin yasaları. İnsanlar diyorlar ki, biz Afganistan’daki veya herhangi bir yerdeki Müslümanları falan da düşünmeliyiz. Ben hayır diyorum. Çünkü ben sadece Fransa’daki 45 bin okurum için çiziyorum. Dünyanın herhangi bir yerinde birkaç radikal benim çizgilerim üzerine sinirleniyorsa, bu benim için tamamen önemsiz. İstediği kadar sinirlensin.

>>Muhammed’i neden çıplak çizdin diye soranlara ne cevap veriyorsunuz?

İnsanları güldürmeyi ve düşündürmeyi istiyoruz. Bir mizahçı ne yaparsa onu yapmaya çalışıyoruz: Sınırları test etmek ve de aşmak.

>>Mizah bu zamanlarda her zamankinden daha mı önemli?

Aşırı dincilerin saldığı korku mizahın ölmesine neden olmamalı. Dikkat etmek zorundayız. Küçük bir sansür yaparsak gelecek sefere daha da tehlikesiz karikatürler isterler. Karikatürist Hıristiyan ya da Yahudi’yi nasıl çiziyorsa Müslüman’ı da öyle çizebilmeli. Beni en çok rahatsız eden şey Fransız basının kendine uyguladığı otosansür. Birçoğu yaptığımız işleri onaylıyor ve bizi destekliyor ama radikal İslamcıların tepkilerinden korkuyorlar ve gerekli olduğu biçimde yazmıyorlar.

ÇEVİRİ: SELAMİ İNCE
(http://www.birgun.net/, 12 Ocak 2015)

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Leman Dergisi’nin çizeri Mehmet Çağçağ, hazırladıkları “Charlie Hebdo” özel sayısını anlattı.

Leman Dergisi'nin ünlü çizeri Mehmet Çağçağ, hazırladıkları "Charlie Hebdo" özel sayısını Odatv'ye anlattı. Leman Dergisi'nin ünlü çizeri Mehmet Çağçağ, hazırladıkları...

Kapat