Atlas – Jorge Luis Borges “zamanın dışında bir zamana açılmak”

Atlas, Borges’in dünyanın farklı şehirlerine yaptığı gezilerde biriktirdiği anıları, gözlemleri ve düşleri harmanlayan benzersiz bir metin.

Atlas, Jorge Luis Borges’in tüm kitaplarından farklı bir kitap. Borges ile eşi María Kodama’nın, dünyanın dört bir köşesinde benzersiz sesleri, dilleri, alacakaranlıkları, kentleri, bahçeleri, insanları keşfedişlerinin seyri içinde ortaya çıkan bir atlas. Havasını içlerine çektikleri İstanbul, Venedik, Atina, Cenevre, Roma, Paris ve Madrid gibi şehirlerin görüntüleriyle Borges’in metinlerinin bir harmanı.

Atlas, söz ile imgenin Borges’çe buluşması. Yeryüzünün ruhundan doğmuş düşlerin, zamanın örgüsünde buluşması. Sarp dağlar, duru denizler, büyülü adalar arasında bir yazınsal çağrışımlar yolculuğu. Borges´le birlikte, zamanın dışında bir zamana açılmak ve evrenin dilini öğrenmek isteyen okur için bulunmaz bir yolculuk daveti.

“Bilinmeyeni keşfetmek, yalnızca Sinbad ya da Kopernik’e vergi değil. Her insan bir kâşiftir.”
JORGE LUIS BORGES


ÖNDEYİŞ
Yanılmıyorsam, nedenlerin çoğulluğundan ilk kez John Stuart Mill söz etmişti. Hiç kuşkusuz sözcüğün gerçek anlamında bir atlas olmayan bu kitabın ortaya çıkışıyla ilgili olarak, açık seçik iki neden gösterebilirim. Birinci nedenin adı, Alberto Girri; Arjantin’in önde gelen şairlerinden. María Kodama ile bendeniz, şu dünyayı mesken tutuşumuzun güzelim seyri içinde, gezmedik yer bırakmadık; havasını içimize çektiğimiz yerler, bize birçok fotoğraf, sayfalar dolusu metin sundu. İkinci neden, yani yayıncı ve eleştirmen Enrique Pezzoni, sözünü ettiğim fotoğraflarla metinleri gördü; fotoğraflarla metinlerin harman edilmesiyle ortaya karmakarışık, ama aklı başında bir kitabın çıkabileceği görüşü ise Girri’den geldi. İşte, bu kitap o kitap. Ama, ne fotoğrafların eşlik ettiği metinlerden oluşuyor, ne de metinlerle açıklanmış fotoğraflardan. Her bölüm, sözcüklerle imgelerin birliğinin somut bir yansıması. Bilinmeyeni keşfetmek, yalnızca Sinbad’a, Kızıl Erik’e ya da Kopernik’e vergi değil. Her insan bir kâşiftir. Her insan, acıyı, tuzluyu, eğikliği, düzlüğü, sertliği, gökkuşağının yedi rengini, alfabenin yirmiden fazla harfini keşfetmekle başlar işe; ardından yüzleri, haritaları, hayvanları, yıldızları keşfeder. Sonunda, ya kuşkuya erişir ya da inanca; ama her seferinde hemen hiç şaşmayan tek bir sonuca, gerçekte ne kadar cahil olduğu sonucuna varır.
María Kodama ile ben, hepsi de birbirinden farklı ve benzersiz sesler, diller, alacakaranlıklar, kentler, bahçeler, insanlar bulmanın coşkusunu ve şaşkınlığını paylaştık. Bu sayfalar, keşke, hâlâ süreduran o uzun serüvenin anıtları olabilse.
J. L. B.


GALYALI TANRIÇA
Roma, topraklarının uçsuz bucaksızlığına ve bu topraklarla çevrili ucu bucağı belirsiz, belki de bitimsiz tatlısu deryasına eriştiğinde; o yüceler yücesi, ulular ulusu iki ad, Sezar
ve Roma buraya vardıklarında, bu dağlanmış ağaçtan tanrıça nicedir buradaydı. Ona, din yaymaktansa, yitik tanrıları tanıyıp kendilerine katmayı yeğleyen imparatorlukların
umursamazlığıyla, Diana ya da Minerva adını vereceklerdi.
O, bir zamanlar, şaşmaz bir sıradüzende yerini almış olabilir; bir tanrının kızı, bir başka tanrının anasıydı belki de; belki de, onu bir pınardan fışkıran sulara ya da savaşın yılgılarına yakıştırmışlardır. Ama şimdi, müze dedikleri bu yabansı yerde konuk edilmiş, sergilenmekte. Ne bir söylence, ne
ağzından çıkan bir söz; yalnızca, gömülü kuşakların suskun
çığlıklarıyla erişiyor bize. Aylak düşgücümüzün ancak rastgele çoğaltabileceği kırık ve kutsal bir imge. Ona tapınanların yakarılarını bir daha hiç duymayacağız, onun adına düzenlenen kuttörenleri artık hiç bilmeyeceğiz.


TOTEM
Porphyrios’un anlattıklarına bakılırsa, İskenderiyeli Plotinos, portresinin yapılmasına hiç yanaşmazmış. Gerekçe olarak da, kendisinin, kendi Platonik ilkörneğinin bir gölgesinden başka bir şey olmadığını, onun için portrenin de gölgenin gölgesinden başka bir şey olamayacağını gösterirmiş.
Yüzyıllar sonra Pascal, resim sanatını dışlayan bu savı yeniden keşfedecektir. Burada gördüğümüz imge, Kanada’daki
bir putun kopyasının fotoğrafı; başka bir deyişle, bir gölgenin gölgesinin gölgesi. Denilebilirse, aslı, Retiro’daki üç tren
istasyonundan üçüncüsünün ardında bir yerde dikili, ama
artık tapınanları yok. Kanada hükümetinin resmî bir armağanı. Bu ülke, barbar bir imgeyle bir tutulmaya aldırmıyor.
Oysa, hiçbir Güney Amerika hükümeti, adsız sansız, kaba
saba bir tanrının yontusuyla temsil edilme tehlikesini göze alamazdı.
Bütün bunları bilmiyor değiliz; ama gene de düşgücümüz,
sürgünde bir totem düşüncesine, gizemli bir biçimde söylenceleri, kabileleri, büyüleri, dahası belki de kurbanları gerektiren bir totem düşüncesine takılmadan edemiyor. Ona tapınanlarla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz: İşte, onu, alacakaranlığın bellibelirsizliğinde düşlememiz için bir neden daha.


CAESAR
Burada yatıyor, hançerlerden artakalan.
Burada yatıyor, o umarsız, Caesar
denen ölü. O ürkünç madenlerle
etinde yanardağ ağızları açılan.
Burada yatıyor, daha düne kadar
canlı tarihi yazıp yaratırken,
yaşayan tarihi sonuna dek yaşarken
acımasızca durdurulan şanlı insan.
Burada yatıyor Öteki de, o uzgörülü
hükümdar, özgürce buyurabilmek için
karaya ve denize, defneden taçları geri çeviren,
tekmilinin hayranlık ve kıskançlığını kazanan.
Burada biri daha yatıyor, yüce gölgesi
dünyaya vuracak geleceğin efendisi.


KÜNYE
Atlas
Jorge Luis Borges
Çeviri: Celâl Üster
İletişim Yayınları
3. baskı – Ocak 2019
147 sayfa


İÇİNDEKİLER
KRONOLOJİ………………………………………………………………………………………………………………………9
ÖNSÖZ / JAMES WOODALL…………………………………………………………………………………….31
ÖNDEYİŞ …………………………………………………………………………………………………………………………45
GALYALI TANRIÇA………………………………………………………………………………………………….47
TOTEM……………………………………………………………………………………………………………………………..49
CAESAR……………………………………………………………………………………………………………………………51
İRLANDA…………………………………………………………………………………………………………………………52
KURT………………………………………………………………………………………………………………………………….55
İSTANBUL……………………………………………………………………………………………………………………….56
ARMAĞANLAR…………………………………………………………………………………………………………….58
VENEDİK…………………………………………………………………………………………………………………………60
BOLLINI GEÇİDİ………………………………………………………………………………………………………..62
POSEIDON TAPINAĞI…………………………………………………………………………………………….64
BAŞLANGIÇ…………………………………………………………………………………………………………………..66
BALONLA YOLCULUK……………………………………………………………………………………………68
ALMANYA’DA BİR DÜŞ…………………………………………………………………………………………71
ATİNA……………………………………………………………………………………………………………………………….73
CENEVRE………………………………………………………………………………………………………………………..74
PIEDRAS KÖŞESİ VE ŞİLİ…………………………………………………………………………………….76
ÇÖREK………………………………………………………………………………………………………………………………77
BİR ANIT…………………………………………………………………………………………………………………………79
EPIDAUROS……………………………………………………………………………………………………………………81
LUGANO………………………………………………………………………………………………………………………….83
SON KAPLANIM…………………………………………………………………………………………………………85
MIDGARTHORMR……………………………………………………………………………………………………..88
KARABASAN………………………………………………………………………………………………………………….90
ROBERT GRAVES DEYÁ’DA……………………………………………………………………………….91
DÜŞLER……………………………………………………………………………………………………………………………94
KÖŞEBAŞLARI………………………………………………………………………………………………………………96
GEMİ………………………………………………………………………………………………………………………………….99
ESJA OTELİ, REYKJAVIK……………………………………………………………………………………100
LABİRENT…………………………………………………………………………………………………………………….102
ÇEŞMELER…………………………………………………………………………………………………………………..104
TIGRE ADALARI………………………………………………………………………………………………………106
BIÇAK MİLONGASI……………………………………………………………………………………………….107
1983 ………………………………………………………………………………………………………………………………….109
QUARTIER LATİN’DEKİ BİR OTELDE YAZDIRILAN NOT………….110
ARS MAGNA………………………………………………………………………………………………………………112
LA JONCTION……………………………………………………………………………………………………………114
MADRID, TEMMUZ 1982……………………………………………………………………………………116
LAPRIDA 1214……………………………………………………………………………………………………………118
ÇÖL………………………………………………………………………………………………………………………………….122
22 AĞUSTOS 1983…………………………………………………………………………………………………..123
STAUBBACH……………………………………………………………………………………………………………….125
COLONIA DEL SACRAMENTO………………………………………………………………………126
BUENOS AIRES’TEKİ LA RECOLETA GÖMÜTLÜĞÜ……………………..128
EYLEMLE KURTULUŞ ÜZERİNE…………………………………………………………………..129
SONDEYİŞ / MARÍA KODAMA……………………………………………………………………………..133
ÇEVİRMENİN NOTLARI………………………………………………………………………………………135


JORGE FRANCISCO ISIDORO LUIS BORGES 24 Ağustos 1899’da bütün malvarlığını kaybetmiş, İngiliz asıllı bir ailenin ilk çocuğu olarak Buenos Aires’te doğdu. Babasının edebiyata olan düşkünlüğü, Borges’in çocukluğundan itibaren edebiyata yönelmesine sebep oldu. Küçük yaşta İngilizceyi öğrendi. 1914’te babasının göz ameliyatı sebebiyle ailesiyle yurtdışına çıktı ve Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle, savaş yıllarını yurtdışında geçirmek zorunda kaldı. Cenevre’de Calvin Koleji’ne devam eden Borges burada Almanca, Fransızca ve Latince öğrendi. Bu dönemde sembolizmden etkilendi. 1921’de Buenos Aires’e geri dönen Borges iki yıl sonra ilk kitabını yayımladı. 1931’den itibaren Arjantin’in en önemli edebiyat dergisi Sur’da düzenli olarak yazmaya başladı. 1937’de geçimini sağlayabilmek için bir halk kütüphanesinde çalışmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında iktidardaki Juan Perón’a muhalif duruşu sebebiyle kütüphanedeki işinden uzaklaştırıldı. 1946-1955 yılları arasında para kazanmak için ders vermeye ve yazmaya ağırlık verdi. Düzyazıyla şiiri birleştiren kendine özgü yazım tarzında çok sayıda eser verdi. Juan Perón devrildiğinde Buenos Aires Kütüphanesi’ne müdür oldu. Borges, 1955’te aileden gelen kalıtsal rahatsızlığından dolayı görme yetisini tümüyle kaybetti. Yapıtlarının yazımını annesi, sekreterleri ve arkadaşları devraldığı için uzun metinlerden ziyade kısa öykü ve şiire yöneldi. 1961’de Samuel Beckett’le paylaştığı Formentor Edebiyat Ödülü, Avrupa’da ün kazanmasını sağladı. Şiir, kısa öykü ve denemelerden oluşan eserleri dünya çapında yayımlandı. Borges fantastik öğeleri ağır basan kendine özgü tarzıyla, 20. yüzyılın önemli edebiyatçılarını etkiledi. 14 Haziran 1986’da hayatını kaybetti. İletişim Yayınları tarafından yayımlanan kitapları: Ficciones (1998), Alef (1998), Brodie Raporu (1999), Alçaklığın Evrensel Tarihi (1999), Kum Kitabı (1999), Yedi Gece (1999), Dantevari Denemeler / Shakespeare’in Belleği (1999), Sonsuz Gül (2002), Evaristo Carriego (2002), Öteki Soruşturmalar (2005), Şifre (2009), Yaratan (2011), Atlas (2012), Tartışmalar (2014), Düşsel Varlıklar Kitabı (2015) Sonsuzluğun Tarihi (2015).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here