Aynalar ve Tüyler: Tezcatlipoca vs. Quetzalcóatl – Yaratılışın Kanlı Diyalektiği
Popüler kültür bize mitolojiyi hep “iyi ve kötü” arasındaki basit bir savaş olarak sundu. Oysa Nahua düşüncesinde (Aztekler), Tezcatlipoca (Dumanlı Ayna) ve Quetzalcóatl (Tüylü Yılan) arasındaki ilişki bir rekabetten ziyade, varoluşun ta kendisini mümkün kılan bir parçalanma ve yeniden inşa sürecidir.
1. Dumanlı Ayna: Hakikatin Acımasız Yüzü
Tezcatlipoca, obsidian bir ayna taşır. Bu ayna size duymak istediklerinizi değil, olduğunuz şeyi gösterir. O, “Gece ve Rüzgar”dır; belirsizliğin, kaosun ve anksiyetenin efendisidir.
Tezcatlipoca, o meşhur notundaki “belirsizliği tolere etme” eşiğidir. Eğer kendi gölgenle (Jungyen anlamda) yüzleşmeye cesaretin yoksa, Tezcatlipoca’nın aynasında paramparça olursun. O, statükoyu yıkan, “normalliği” dumanıyla boğan güçtür.
2. Tüylü Yılan: Bilginin ve Maddenin Sentezi
Quetzalcóatl ise gökyüzü (tüyler) ve yeryüzünün (yılan) birleşimidir. O, bilimi, sanatı ve yasayı temsil eder. İnsanlığı çamurdan ve kemiklerden var eden, onlara mısırı veren “yapıcı” güçtür.
Quetzalcóatl düzeni, yasayı ve rasyonaliteyi temsil eder. Ancak Tezcatlipoca olmadan Quetzalcóatl, katı ve cansız bir bürokrasiye dönüşür. Yaratıcılık için kaos (Tezcatlipoca) şarttır.
3. Tula’nın Çöküşü: Saflığın Sonu
Mitte, Tezcatlipoca, Quetzalcóatl’ı sarhoş eder ve ona kendi aynasını gösterir. Quetzalcóatl, yaşlandığını ve “mükemmel” olmadığını görünce dehşete düşer, kenti terk eder ve kendini yakar.
Bu, idealizmin (Quetzalcóatl) gerçeklikle (Tezcatlipoca) çarpıştığı andır. Kapitalist dünya bize hep “pürüzsüz, yaşlanmayan, kusursuz” bir imaj (Quetzalcóatl maskesi) dayatır. Tezcatlipoca ise gelip o maskeyi indirir ve bize “Bak, sen de ölümlüsün, sen de eksiksin” der. Gerçek olgunluk, aynadaki o yaşlı ve yorgun yüze bakıp kaçmamaktır.
4. Beşinci Güneş: Çatışmadan Doğan Denge
Aztekler için dünya dört kez kurulup yıkılmıştır. Her yıkım, bir tanrının diğerine baskın gelmesiyle olur. Beşinci Güneş (bugünkü dünya) ise ancak bu iki zıt gücün, Cipactli adlı canavarı (kaosu) parçalamak için iş birliği yapmasıyla kurulabilmiştir.
Eğer hayatında her şey çok “düzenli” (Quetzalcóatl) ama cansızsa, biraz “duman” (Tezcatlipoca) gerekir. Eğer hayatın sadece kaos ve anksiyeteyse, o kaostan bir “yılan” gibi süzülüp yukarı tırmanacak bir irade (bilgi) gerekir.
Pavón-Cuéllar’ın dediği gibi, “Duygusal olgunluk, anksiyeteyi tolere etmekle başlar.” Bu mit bize şunu fısıldar: Kaosun aynasına bakmaktan korkma, çünkü yeni bir güneş ancak o aynadaki kırıklardan doğabilir.
