Bir Gün Tek Başına: Bir film projesinden hareketle yazılmış sinemaya uyarlanamayan roman

Vedat Türkali’nin 1974’te çıkardığı ilk romanı olan Bir Gün Tek Başına, Türkali’nin 20’den fazla senaryo yazdıktan sonraki eseri. Roman esasen 1960’larda Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney ve Türkali’nin üstünde çalıştıkları ama bir türlü ortaya çıkmayan bir film projesinden hareketle yazılmış. Belki de bu yüzden oldukça görsel bir roman… Güçlü anlatımı olan ve sancılı bir aşkı anlatan bu roman; hem akıcılığı hem karakterlerin zenginliği hem de bünyesinde taşıdığı politik arka planıyla filme dönüşmeyi fazlasıyla hak ediyor. Türkali’nin kendisinin sinemacı, oğlunun senarist ve yönetmen, kızının oyuncu ve senarist, damadının yönetmen, torununun da sonradan yönetmenliğe soyunmasını da düşününce Bir Gün Tek Başına edebiyat ve sinema ilişkisinin kurulamama noktasındaki en orijinal hikayelerinden birini oluşturuyor. Barış Pirhasan,babası hayattayken onunla çalışıp romanı projelendirmiş 2010’da Kültür Bakanlığı da dönemin en büyük desteğini bu projeye vermişti. Ancak süreç tamamına erdirilemedi. Türkali’nin ölümünden sonra 2016’da Barış Pirhasan verdiği bir röportajda; “Hâlâ düşünüyoruz; kıyısına geldik, olmadı. Senaryosunu da babam yazmıştı. O biraz içime dert” diyor. Senaryo olarak başlayan, roman olarak ortaya çıkan, okuyanın Beyazıt’tan Beyoğlu’na 1959 yılında görsel bir gezintiye çıkacağı roman bir cevher olarak yeni meraklılarını bekliyor.

Rıza Oylum
gazeteduvar.com.tr “Çekilemeyen romanlar” adlı yazıdan
Cumartesi, 18 Nisan, 2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here