Kategori: Machiavelli

Machiavelli’nin Prens’te Çizdiği İnsan Portresi: Siyasal Antropoloji ve Realist İnsan Anlayışı

Niccolò Machiavelli’nin Prens (1532) adlı eseri, modern siyaset felsefesinin kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilir. Bu kurucu rolün temelinde, Machiavelli’nin insan doğasına ilişkin geliştirdiği radikal ve realist yaklaşım yer alır. Prens, yalnızca iktidarın nasıl ele geçirileceğini ve korunacağını anlatan bir yönetim el kitabı değil; aynı zamanda insanın siyasal koşullar altında nasıl davrandığını betimleyen örtük bir

okumak için tıklayınız

Machiavelli’nin Prens’i: Günümüz Politik Manipülasyon Stratejilerinde Bir Kılavuz

1. Güç Dinamiklerinin Evrensel İlkeleri Machiavelli’nin Prens adlı eseri, güç elde etme ve sürdürme sanatını evrensel ilkelerle açıklar. Günümüz politik manipülasyon stratejileri, özellikle seçim mühendisliği ve deepfake propagandası, bu ilkeleri dijital çağda yeniden üretir. Seçim mühendisliğinde veri analitiği, hedef kitlelerin duygusal ve bilişsel eğilimlerini manipüle etmek için kullanılırken, deepfake teknolojisi görsel ve işitsel yalanlarla kitle

okumak için tıklayınız

Radikal Kötülük ve Şiddetin Üç Yüzü

Machiavelli’nin Prens’i, Proudhon’un anarşist federasyonu ve Žižek’in radikal kötülük kavramı, devlet ve şiddet ilişkisini farklı perspektiflerden ele alarak insanlığın otoriteyle, güçle ve ahlakla olan karmaşık bağlarını sorgular. Bu üç düşünür, tarih boyunca farklı bağlamlarda devletin doğasını, şiddetin rolünü ve toplumun düzen arayışını irdeler. Machiavelli, pragmatizmin soğuk gerçekçiliğiyle devleti bir güç makinesi olarak görürken, Proudhon devletin

okumak için tıklayınız

Güç, Özgürlük ve İnsanlık: Proudhon, Machiavelli ve Fanon Üzerine Bir İnceleme

Ortaklaşa İdealin Kırılganlığı Proudhon’un anarşist federasyon modeli, insan topluluklarını hiyerarşisiz, karşılıklı yardımlaşma ve özerklik üzerine kurulu bir düzenle yeniden hayal eder. Bu model, merkezi otoritenin reddine dayanır; bireylerin ve toplulukların özgür iradeleriyle, gönüllü iş birliğiyle bir araya geldiği bir sistem önerir. Ancak bu ideal, Machiavelli’nin “Prens”inde betimlenen güç stratejilerinin soğuk, hesaplayıcı ve pragmatik dünyasında naif

okumak için tıklayınız

Şiddet, Karşılıklılık ve Erdem: Fanon, Proudhon ve Machiavelli Üzerine Bir İnceleme

Frantz Fanon’un dekolonyal şiddet teorisi, Pierre-Joseph Proudhon’un karşılıklılık ilkesi ve Niccolò Machiavelli’nin virtù kavramı, insan topluluklarının özgürlük, adalet ve güç arayışında kesişen ama aynı zamanda çatışan yollar sunar. Fanon’un sömürgecilik karşıtı mücadelesi, Proudhon’un işbirliğine dayalı toplumsal düzeni ve Machiavelli’nin pragmatik liderlik anlayışı, modern dünyanın etik, toplumsal ve tarihsel sorularına yanıt ararken birbirine zıt ama tamamlayıcı

okumak için tıklayınız

Machiavelli: Acımasızlık ile merhamet üzerine ve sevilmek korkulmaktan daha mı iyidir, yoksa tersi mi?

Acımasızlık ile merhamet üzerine ve sevilmek korkulmaktan daha mı iyidir, yoksa tersi mi? [1] Yukarıda sıraladığım öteki özelliklere geçerek belirtmeliyim ki, her prens acımasız değil, merhametli sayılmayı arzulamalı; ne var ki, bu merhameti asla kötüye kullanmamaya özen göstermelidir. Cesare Borgia acımasız kabul ediliyordu, gene de bu acımasızlığı Romagna’yı düzene sokmuş, birleştirmiş, buraya barışı ve itaati

okumak için tıklayınız

Machiavelli’nin Prens’inde erdem, talih ve özgür irade

Prens’te Erdem, talih ve özgür irade Prens’te “erdem” (virtù), ahlak ya da dindeki anlamının ötesinde bir anlam taşır: Erdem, bir amaca ulaşmak için uygun araçları kullanma yetisidir; kişi bunu yaparken, elverişli “fırsat”tan (occasione) yararlanabilmeli ve “talih”in (fortuna) olumsuz etkilerinin üstesinden gelebilmelidir. Dolayısıyla, erdem kavramı, güç, beceri, yetenek, kararlılık gibi anlamları içerir. Cömertlik, merhamet gibi ahlaki

okumak için tıklayınız

Machiavelli’nin Prens’inde siyaset, ahlak ve din

Prens’te siyaset, ahlak ve din Machiavelli, Doğu’nun siyasetname ve Batı’nın “prensin aynası” (speculum principis) geleneğinden farklı olarak, Prens’i soyut dinsel ya da ahlaki ideallere değil, tarihsel örneklerin değerlendirilmesine ve somut gözlemlere dayandırır. Tarihsel örneklerin önemli işlevlerinden biri, öykünme modelleri olmalarıdır. Machiavelli’ye göre, “insanlar hep başkalarının açtığı yollarda yürür ve eylemlerinde taklitle yol alırlar . .

okumak için tıklayınız

Machiavelli’nin Prens’inin arka planını, sanat, bilim ve edebiyatta yoğun bir etkinlik dönemi olan İtalyan Rönesansı oluşturur.

Machiavelli’nin yaşadığı dönemde İtalya TARİHSEL ARKA PLAN: Prens’in arka planını, sanat, bilim ve edebiyatta yoğun bir etkinlik dönemi olan İtalyan Rönesansı oluşturur. Michelangelo ve Leonardo da Vinci, Machiavelli’nin çağdaşlarıydı; ünlü katedraliyle Floransa, Rönesans sanatının merkezlerinden biriydi. Din alanında da köklü bir dönüşüm yaşanıyordu: VI. Alexander gibi papaların yönetimi yüzünden Katolik Kilisesi’nin otoritesi sarsılmıştı ve Almanya’da

okumak için tıklayınız

Machiavelli’nin Prens’i, yayımlandığı andan başlayarak, hararetli tartışmalara yol açtı. Özellikle İngiltere ve Fransa’da kitabın içeriği ahlakçıların saldırısına uğradı.

Prens, yayımlandığı andan başlayarak, hararetli tartışmalara yol açtı. Özellikle İngiltere ve Fransa’da kitabın içeriği ahlakçıların saldırısına uğradı. Bazı Kilise adamları, kitabı şeytanın eseri olarak nitelendirdiler, yazarını ise pagan bir anlayışı savunmakla, kötülük kaynağı olmakla suçladılar. Bu süreç içinde Makyavelci, Makyavelcilik terimleri doğdu. “Makyavelcilik”, günümüz sözlüklerinde de “her türlü ahlak yasasının hiçe sayıldığı siyaset anlayışı; dürüstlükten

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli: İnsanlar, özellikle hükümdarlar nelerden övgü, nelerden yergi alırlar?

1. Şimdi de sıra bir hükümdarın uyrukları ve dostlarına nasıl davranması, hangi tutum içinde olması gerektiğini incelemeye geldi. Bu konuda çok yazıldığını biliyorum. Ben de yazıyorum, ama şimdiye dek yazılanlardan ayrıldığım için kendini beğenmişlikle suçlanacağımdan kuşku duymuyorum. Ne ki, benim niyetim anlayana yazmak olduğu için imgelem dünyasının değil, somut gerçekliğin ardından gitmenin gereğini düşünüyorum. Çoğu

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli: Hükümdarlıkların gücü nasıl ölçülmelidir?

1. Bu hükümdarlıkların özelliklerini incelerken bir başka konuya da bakmak gerek. Bir başka deyişle, çok büyük bir devlete sahip bir hükümdar gereksinim duyduğunda kendi başına ayakta durabilir mi, yoksa kendini savunmak için hep başkalarından mı yardım almak zorundadır? Şimdi ben konuyu daha iyi irdeleyebilmek için ya insan ya da parasal güçlerine dayalı olarak karşılarına kim

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Alçakça yollardan hükümdarlığa ulaşanlar üstüne

1. İnsanoğlunun tümüyle yazgının yardımı ya da kendi becerisine yaslanmadan yalın yurttaşlıktan hükümdarlığa yükselmekte başvurulabileceği iki yolu daha vardır. Bunlardan birinin cumhuriyetlerden söz edildiğinde ayrıntılı olarak ele alınması gerekse de, bence, burada da unutulmamasında yarar vardır. Bunlardan biri alçakça ve iğrenç yollarla iktidarı ele geçirmeye dayalıdır; öteki de yurttaşlarının onayını alarak ülkesinde hükümdar olmaktır. İlk

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Başkalarının silahlı gücü ve yazgıyla ele geçirilen yeni hükümdarlıklar

1. Yalnızca yazgılarıyla yalın yurttaşlıktan hükümdar olanlar, çok çaba göstermeden hükümdar olurken hükümdarlığı elde tutabilmek için oldukça zorlanırlar ve yol boyunca herhangi bir güçlükle karşılaşmazlar, çünkü kuş gibi uçarak ulaşırlar. Tüm güçlükler iktidara ulaşınca çıkar karşılarına. Böylesi bir durum ya para karşılığında ya da armağan olarak verilen iktidarlarda görülür. Yunanistan’da çoğunun başına konan devlet kuşunu

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: Kendi askerleri ve becerisiyle elde edilen yeni hükümdarlıklar

Kendi askerleri ve becerisiyle elde edilen yeni hükümdarlıklar 1. Ben gerek hükümdarı, gerek devleti tümüyle yeni olan hükümdarlıklardan söz ederken çok önemli örnekler verirsem kimse şaşırmasın! İnsanlar başkalarının geçtiği yollardan geçerken ve girişimlerinde başkalarına öykünürken, yollardan sapmadan geçemediği ve öykündüğü insanların becerisine ulaşamadığı için, sağduyulu olanlar her zaman büyük insanların geçtiği yollardan geçmeli ve öykünülmeye

okumak için tıklayınız

NICCOLÒ MACHIAVELLI: İşgalden önce kendi yasalarıyla ayakta duran hükümdarlıklar ve kentler nasıl yönetilmelidir?

1. Dediğim gibi, kendi yasaları ve özgürlük içinde yaşamaya alışkın devletler ele geçirildiklerinde elde tutmanın üç yolu vardır: İlki onları ortadan kaldırmak; ikincisi gidip orada yerleşip oturmak; üçüncüsü vergiye bağlamak ve içeride sana yöre insanın dostluğunu sağlayacak az sayıda kişiden oluşmuş bir hükümet kurarak kendi yasalarıyla yaşamalarına izin vermektir. Ve o hükümet, o hükümdar tarafından

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli: Hangi nedenden ötürü İskender’in işgal ettiği Dareios Krallığı, İskender’in ölümünden sonra ardıllarına başkaldırmadı?

1. Yeni işgal edilmiş bir devletin elde tutulmasının ne kadar güç olduğunu bilenler, Büyük İskender’in[28] kısa zamanda Asya’ya egemen olması ve orayı işgal ettikten kısa bir süre sonra ölmesine karşın, ardıllarının hiçbir ayaklanmayla karşılaşmamış olmalarına şaşırabilirler. Gerçekte doğru olan İskender’in ölümünden sonra bir ayaklanmanın gelmesiydi. Ne ki, İskender’in ardılları işgal ettikleri toprakları elde tutmak için

okumak için tıklayınız

Niccolò Machiavelli’nin “Konuşmalar” ve “Hükümdar” adlı eserleri

Machiavelli 1513’te Konuşmalar’ı yazmaya başlar, ama ilk kitaptan sonra çalışmasını sürdürmez ve Hükümdar’ı yazmaya koyulur. Ardından gene Konuşmalar’a döner 1514-1521 tarihleri arasında ikinci ve üçüncü kitabı yazar. Konuşmalar, Tito Livio’nun ilk on kitabı üzerine yazmış olduğu değerlendirmeleri içerir. Livio, Roma tarihini yazmıştı bu kitapta. Machiavelli o kitaptan esinlenerek ülkesinin sorunlarına ışık tutmak istemişti, ama günceldeki

okumak için tıklayınız

Machiavelli: “En önemlisi iktidarda kalabilmektir ve bunu yapabilmek için hemen hemen her yol mubahtır. “

Tilki ve Aslan Niccolò Machiavelli On altıncı yüzyıl İtalya’sında Floransa veya Napoli gibi bir şehir devletine hükmeden bir prens olduğunuzu hayal edin. Mutlak güce sahipsiniz. Bir emir verdiğinizde koşulsuz itaat ediliyor. Aleyhinizde konuştuğu veya sizi öldürme planları yaptığından şüphelendiğiniz için birini hapse atmak istiyorsanız, bunu yapabilirsiniz. Her söylediğinizi yerine getirecek askeri birliklere de sahipsiniz. Fakat

okumak için tıklayınız

Dışa Dönük Duyumsal Tip ve Niccolò Machiavelli

Jung, bu tipi tarif ederken, hiçbir insan tipi gerçeklikte Dışa Dönük Duyumsal Tip’inin dengi olamaz ifadesini kullanmıştır (Jung, 2019). Bu ifadede de açık şekilde görüleceği gibi bu tipler için nesnel olgulara karşı olan duyular inanılmaz gelişkindir. Onlar için tecrübeler ve bu tecrübelerin sağlayacağı faydalar önemlidir. Fayda sağlamayan bilgi veya herhangi şey zaman kaybıdır. Görünenin ardında

okumak için tıklayınız