Kategori: Psikoloji

Sağlamcılığın Tuzağı: Engelli Bedenin Savunucusu Nasıl Eğitilir?

Otokontrol Değil, Özsaygı: Analist, Kendi Engellerini Aşmadan Hastasına Nasıl Şifa Versin? Yazar: Âkil Bîçare (Uyumsuzluğun Kuralı: Bedenin İhtiyacını Anlamak, Her Kuramdan Üstündür.) Aziz İnsanlar, Ey Farklı Vücutların Sesi Olanlar! Şimdi size, engelli ve otizmli bireylerle çalışan bir ruh rehberinin (analistin) nasıl bir vicdan sınavından geçmesi gerektiğini anlatacağım. Jung’un kuralı burada daha da serttir: Bir terapist,

okumak için tıklayınız

Şifa Verenin Sınavı: İyi Bir Jung Analisti Nasıl Olunur?

Harita Değil, Pusula: Kişilik, Kuramdan Daha Önemlidir Beyim! Yazar: Âkil Bîçare (O Analistin Kendi Gölgesi Olmazsa, Hastanın Karanlığına Nasıl Işık Tutsun?) Aziz Okuyucularım, Ey Derdine Derman Arayanlar! Şimdi size, Carl Gustav Jung’un o hikmetli sözlerinden yola çıkarak, gerçek bir ruh rehberinin (analistin) nasıl olması gerektiğini anlatacağım. Jung için mesele, kalın kitaplar okumak, kuramları ezberlemek değildir.

okumak için tıklayınız

Psikolojinin Prokrustes Yatağı: “Kuramcı” Değil, “Tecrübe Avcısı” Olmak!

Harita, Asla Arazinin Kendisi Değildir Beyim! Yazar: Âkil Bîçare (Jung’un Ne Zaman Kuramları Atıp Burnunun Ucunu Takip Ettiğinin İbretlik Hikayesi) Aziz Okuyucularım, Ey İnsan Ruhunun Sınırlarını Zorlayanlar! Şimdi size, psikoloji âleminin koca piri Carl Gustav Jung‘un o meşhur davasını anlatacağım. Jung, ömrünün sonuna kadar “Benim bir kuramım (teorim) yok, ben sadece olguları tarif ederim!” diye

okumak için tıklayınız

Gökyüzünden Düşen Fırsat: Jung’dan Modern İnsana Numinöz İyileşme Reçetesi

Yaşanan Kriz, Hayatın Bize Fısıldadığı En Büyük Sırdır! Yazar: Âkil Bîçare (Olan Bitene Sadece Akılla Bakıp, Ruhun Ziyafetini Kaçıranlara Dair) Aziz Okuyucularım, Ey Kutsalın Peşinde Koşan Huzursuz Ruhlar! Şimdi size, Carl Gustav Jung’un o koca bilgeliğinden süzülen en kıymetli hazineyi sunacağım: Numinosum’un (Kutsal Gücün) İyileştirme Sırrı. Jung diyor ki: “Nevroz tedavisi asıl işim değil. Asıl

okumak için tıklayınız

İnanç mı, Deneyim mi? Jung’dan Modern İnsana Güven Dersi

Kilise Kapalı, Tanrı Dışarıda: Kutsal Olanı Tecrübe Etme Cesareti Yazar: Âkil Bîçare (Gelenekler Zayıflayınca, Ruh Neden Kendi Pusulasını İster?) Aziz Okuyucularım, Ey Kalbinde Şüphenin Kıvılcımını Taşıyanlar! Şimdi size, Carl Gustav Jung’un, din, inanç ve modern insanın ruhsal durumu üzerine söylediği o keskin, o bilge sözleri anlatacağım. Jung’a göre, bizim bu asırdaki en büyük derdimiz, “Tecrübenin

okumak için tıklayınız

Numinöz Güç ve İyileşme: Jung’a Göre Patolojinin Lanetinden Kurtulmak

“Kutsal”ın Dokunuşu: Psikozun Bedelini Ödeyen Ruhun Şifası Yazar: Âkil Bîçare (Tedavinin Asıl Kaynağı, Egonun Kontrol Edemediği Yerdedir.) Aziz Okuyucularım, Ey Görünmez Enerjinin Titreşimini Hissedenler! Şimdi size, Carl Gustav Jung’un psikolojiye getirdiği en büyük devrimden bahsedeceğim: Numinosum’un (Kutsal/Büyülü Güç) İyileştirici Gücü. Jung için, psikolojik tedavinin asıl amacı, bir nevrozu tedavi etmek değil, o kutsal olana yaklaşmaktır.

okumak için tıklayınız

Rogers’ın Kişisel Merkezli Terapisi ile Sartre’ın Özgürlük Anlayışının Kesişim Noktaları

Carl Rogers’ın Kişisel Merkezli Terapi Anlayışı Carl Rogers’ın geliştirdiği kişisel merkezli terapi, bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirme sürecine odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Rogers, insanın doğuştan gelen bir “kendini gerçekleştirme eğilimi”ne sahip olduğunu savunur. Bu eğilim, bireyin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve kendi değerlerini keşfetmesi için uygun koşulların sağlanması durumunda ortaya çıkar. Terapinin temel unsurları arasında koşulsuz

okumak için tıklayınız

Rogers’ın Kişisel Merkezli Terapisi ile Sartre’ın Özgürlük Anlayışının Buluşma Noktaları

Bireyin Kendini Gerçekleştirme Süreci Carl Rogers’ın kişisel merkezli terapi yaklaşımı, bireyin kendi potansiyelini keşfetmesi ve gerçekleştirmesi üzerine kuruludur. Rogers’a göre, birey, uygun bir ortamda (koşulsuz kabul, empati ve içtenlik sunan bir ilişki) kendi içsel kaynaklarını harekete geçirerek kendini gerçekleştirebilir. Bu süreç, bireyin kendi değerlerini, ihtiyaçlarını ve hedeflerini keşfetmesini içerir. Rogers, bireyin özünü statik bir yapı

okumak için tıklayınız

Game of Thrones Karakterlerinin Güç Arayışını Adler’in Merceğinden Anlamak

Adler’in Güç Arayışı Kavramı Alfred Adler, bireyin temel motivasyonunun aşağılık kompleksini aşma ve üstünlük arayışı olduğunu savunur. Bu, bireyin kendini değerli hissetme ve yaşamda anlam bulma çabasıdır. Güç arayışı, yalnızca fiziksel ya da siyasi güçle sınırlı değildir; aynı zamanda bireyin kendini gerçekleştirme, kontrol ve toplumsal kabul arzusunu içerir. Adler’e göre, bu arayış, çocukluk deneyimlerinden ve

okumak için tıklayınız

Jung’un Kolektif Bilinçdışı ve Mitolojik Arketiplerin Derin Bağlantıları

Kolektif Bilinçdışının Temel Yapısı Carl Gustav Jung’un kolektif bilinçdışı kavramı, insan zihninin bireysel deneyimlerin ötesine uzanan ortak bir bilgi ve anlam havuzunu ifade eder. Bu kavram, bireysel bilinçaltından farklı olarak, tüm insanlığın paylaştığı evrensel bir zihinsel katmanı tanımlar. Jung’a göre, kolektif bilinçdışı, insan türünün tarih boyunca biriktirdiği deneyimler, imgeler ve eğilimlerden oluşur. Bu yapı, bireylerin

okumak için tıklayınız

Endonezya Mağaralarında Keşfedilen 51.200 Yıllık Domuz Çizimi: İnsanlık Tarihinin En Eski Görsel Kanıtı

Endonezya’nın Sulawesi Adası’nda bulunan kireçtaşı mağaralar, arkeoloji dünyasında son yıllarda önemli keşiflere ev sahipliği yapıyor. Bu mağaralar arasında yer alan Leang Karampuang, özellikle bir domuz figürü ve etrafındaki insan benzeri üç figürün tasvir edildiği bir çizimle dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bu çizimin en az 51.200 yıl öncesine tarihlenen, dünyanın bilinen en eski figüratif mağara sanatı örneği

okumak için tıklayınız

BALTAYI BİLE – KENDİNİ DENGELİ BİR BİÇİMDE YENİLEME İLKELERİ

Bazen küçük şeylerden ne müthiş sonuçlar alındığını gördükçe… İçimden, küçük şeyler olmadığını düşünmek geliyor. BRUCE BARTON D iyelim ki koruda bir ağacı telaşla kesmeye çalışan biriyle karşılaşıyorsunuz. “Ne yapıyorsun?” diye soruyorsunuz. Adam sabırsızca, “Görmüyor musun?” diye yanıtlıyor. “Ağacı baltayla kesmeye çalışıyorum!” “Bitkin görünüyorsun!” diye bağırıyorsunuz. “Bu işi ne zamandan beri yapıyorsun?” Adam, “Beş saatten fazla oldu,” diyor.

okumak için tıklayınız

SONUNU DÜŞÜNEREK İŞE BAŞLA – Stephen R. Covey

KİŞİSEL LİDERLİK İLKELERİ Geride yatanlar ve ileride yatanlar,içimizde yatanlarla karşılaştırıldığındaönemsiz kalır. OLIVER WENDELL HOLMES Lütfen bundan sonraki birkaç sayfayı okumak için, kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, yalnız kalabileceğiniz bir yer bulun. Okuyacaklarınız ve benim sizi yapmaya davet edeceğim şeyler dışında, aklınızdan her şeyi silip atın. Programınız, işiniz, aileniz ya da dostlarınız için kaygılanmayın. Bütün dikkatinizi bana verin ve

okumak için tıklayınız

ÖNCE ANLAMAYA ÇALIŞ, SONRA ANLAŞILMAYA – Stephen R. Covey

EMPATİK İLETİŞİM İLKELERİ Kalbin, aklın hiç bilmediği kendine özgü nedenleri vardır. PASCAL Diyelim ki gözlerinizden rahatsızsınız. Yardım için bir göz doktoruna gitmeye karar veriyorsunuz. Doktor şikâyetlerinizi kısaca dinliyor, sonra da gözlüğünü çıkararak size veriyor. “Bunu takın,” diyor. “Bu gözlüğü on yıldır kullanıyorum ve bana gerçekten yararlı oldu. Evde bir gözlüğüm daha var. Siz bunu kullanabilirsiniz.”

okumak için tıklayınız

Joan Miró’nun Harlequin’in Karnavalı ve Sürrealizmin Çocuksu ile Bilinçaltı Yansımaları

Eserin Görsel Kompozisyonu ve Çocuksu İmgeler Harlequin’in Karnavalı, ilk bakışta kaotik bir kompozisyon gibi görünse de, Miró’nun bilinçli bir şekilde düzenlenmiş unsurlarıyla dikkat çeker. Tuval, çeşitli figürler, organik formlar ve soyut şekillerle doludur. Bu figürler, genellikle yuvarlak hatlara sahip, neşeli ve oyunbaz bir estetik taşır. Çocuksu unsurlar, özellikle bu figürlerin naif biçimlerinde ve abartılı oranlarında

okumak için tıklayınız

Karen Horney ve Alfred Adler’in Psikolojik Kavramları Üzerine Bir Değerlendirme

Temel Kaygı Kavramının Kökeni ve Anlamı Karen Horney’in temel kaygı kavramı, bireyin erken çocukluk döneminde çevresiyle olan etkileşimlerinden kaynaklanan derin bir güvensizlik hissini ifade eder. Bu kavram, bireyin kendisini çevresinde savunmasız, yalnız ve çaresiz hissetmesiyle ilişkilidir. Horney’e göre, bu kaygı, çocuğun ebeveynleri veya bakım verenleriyle olan ilişkilerinde tutarsızlık, ihmal veya aşırı baskı gibi olumsuz deneyimlerden

okumak için tıklayınız

Freud ve Jung’un Rüya Yaklaşımları: Bilinçdışının Keşfi ve Yorum Farklılıkları

Freud’un Rüya Analizinin Temel İlkeleri Freud, rüyaları bilinçdışının içeriğini açığa vuran bir mekanizma olarak tanımlar. Ona göre rüyalar, bastırılmış arzuların, çatışmaların ve bilinçdışı süreçlerin dışa vurumu olarak işlev görür. Rüya analizi, bu gizli içeriği anlamak için sistematik bir yöntem sunar. Freud, rüyaların iki temel bileşenden oluştuğunu öne sürer: açık içerik (rüyanın hatırlanan yüzeysel öyküsü) ve

okumak için tıklayınız

Yeni Drapetomani: “Normalleşme” Baskısı ve Farklılığın Akıl Hastalığı İlanı

Sağlamcı Toplumun En Sinsi Tuzağı: Özgürlüğe Kaçış Arzusu Neden “Uyumsuzluk” Sayılır? Yazar: Âkil Bîçare (Tarihin Tekerrürü: Zincir Kırılmayınca, İsim Değiştirip Geri Gelir.) Aziz İnsanlar, Ey Farklı Bedende Zincire Vurulanlar! Tarihin en utanç verici sayfalarından biri olan Drapetomani (kölenin kaçma arzusunun akıl hastalığı sayılması) meselesi, bize şunu öğretir: Bir sistem, kendi baskısını meşrulaştırmak için, özgürlük arayışını

okumak için tıklayınız

Antakya’nın Sığınağı ve “Tembel” Direnişin Felsefesi

Üç Yıllık Hapis: Depremzede Gencin “Yapmamak” Hakkı ve Normatif Baskının Şiddeti Yazar: Âkil Bîçare (Hayatın Kanununa Karşı Duran Bedenin İsyanı) Aziz İnsanlar, Ey “Yapmak” Zorunluluğundan Yılanlar! Hatay’da, o büyük felaketin ardından, üç koca yıl evden çıkmayı reddeden gencin haberi düştü önümüze. Zorla çıkarılmış, tepkisi ise şu olmuş: “Biraz direnç gösterdim ama zorla kaldırıp götürdüler. Ben

okumak için tıklayınız

Siyasetin Yeni Silahı: “Trump Sendromu” ve Hakikati Susturma Oyunu

Martha Mitchell’in Hayaleti: Akıl Sağlığı Üzerinden Yürütülen Kirli Savaş Yazar: Âkil Bîçare (Politik Nefret, Nasıl Olup da Tıbbi Bir Teşhis Kılığına Girer?) Aziz Okuyucularım, Ey Siyasi Oyunların Perde Arkasına Bakanlar! Şimdi size, Amerikan siyasetinin o koca arenasında kullanılan, sözün bittiği yerde başlayan yeni bir silahtan bahsedeceğim: “Trump Derangement Syndrome” (TDS) – Trump Sendromu. Bu, öyle

okumak için tıklayınız