Jan Neruda’nın Prag’ı, Kafkaesk Prag Anlatılarının Öncülü Olarak Okunabilir mi?
Prag, Orta Avrupa edebiyatında yalnızca bir coğrafi mekân değil; tarihsel, toplumsal ve varoluşsal katmanlarıyla edebî bir “özne” olarak konumlanmıştır. Bu bağlamda Jan Neruda’nın Prag Hikâyeleri (Povídky malostranské, 1877) ile Franz Kafka’nın 20. yüzyıl başında şekillenen anlatı evreni arasında kurulan ilişki, yalnızca ulusal edebiyat sürekliliği açısından değil, modern edebiyatın mekân anlayışı bakımından da önem taşır. 1.
okumak için tıklayınız