Dalga – Todd Strasser

Einstein’a mı daha çok benziyorsunuz, yoksa Hitler’e mi?
Morton Rhue’nun şoke edici klasik romanı: Dalga.
California’da bir lisede yapılan gerçek bir deney…
20. yüzyılın en çok ses getiren, filmlere konu olmuş romanlarından biri.
Ben Ross ve öğrencileri, sizi de ilgilendiren bir ders işlemek üzereler.
Ross, II. Dünya Savaşı’nın vahşetini anlatmak için yeni bir eğitim tekniği uygulayacak.
Bir kötülük deneyi yapacak.
‘Dalga’ adını verdiği deney, kısa sürede tüm okula yayılıyor.
Hafta sonuna gelmeden öğrenciler “Güç, Birlik ve Eylem için Disiplin!” sloganını haykırmaya başlıyor. Peki ya sonrası?
Modern dünyadaki yıkıcılığın şifrelerini veren bir başucu kitabı.
Hem zihin açıcı, hem tüyler ürpertici bir roman!
(Tanıtım Bülteninden)

Gücün dayanılmaz cazibesi – Ali Abaday
(http://kitap.radikal.com.tr/, 09.03.2014)
Dalga, bir grup lise öğrencisinin farkına varmadan, eşit bir okul inancıyla nasıl faşist gençlere dönüştüklerini gösteriyor.
İş yerinizde ya da sınıfınızda lider olmak mı istiyorsunuz? İnsanların sizi dinlemesi ve herkesin iyiliği için olan düşüncelerinizi sorgusuz kabullenmesi çok güzel olur değil mi? Az sonra size bunu başarmanız için gerekli sırrı anlatacağım.

Ünlü tarihçi Eric Hobsbawn 20. yüzyılı ?aşırılıklar çağı? olarak nitelemişti. İki dünya savaşı ve pek çok başka savaşların yaşandığı bu yüzyılda insanları en şaşırtan konulardan birisi de hiç şüphesiz Nazi Almanyası II. Dünya Savaşı?nda yenildikten sonra yaşanmıştı.

10 milyon insanın sistematik ölümüyle ilgili olarak Almanların pek çoğu bu konuda bilgileri olmadığını söylemişti. O zamandan beri insanlık böyle bir vahşetin nasıl olup da aynı topraklarda yaşayanlarca fark edilmediğini sorguluyor.

Bu soruyu soranların bir grubu 1967 yılında California?daki Cubberly Lisesi?ne giden gençlerdi. Tarih öğretmenleri Ron Jones?un derste anlattıklarına ve sınıfta gösterdiği kısa belgesele bakıp oldukça etkilenmişlerdi. Öğrencilerinin sorularına tam bir cevap veremeyen Ron Jones ise daha sonra Üçüncü Dalga (The Third Wave) olarak bilinecek bir deney yaptı.

Jones 1976?da bu deneyi bir öykü şeklinde anlattı ve 1981 yılında Dalga (The Wave) olarak bilinecek televizyon dizisi çekildi. Ardından Todd Strasser bu televizyon dizisindeki hikâyeyi aynı isimle kitaplaştırdı.

April Yayınları?ndan çıkan Dalga bir grup lise öğrencisinin farkına varmadan, eşit bir okul inancıyla nasıl faşist gençlere dönüştüklerini gösteriyor. Ron Jones?un Ben Ross olarak isminin değiştirildiği romanda lise öğrencilerinin aynı Hitler gençliği gibi güçlü ve disiplinli bir kişi karşısında kısa sürede nasıl değiştikleri ve ?dalga? ismini verdikleri gruplarına nasıl bağlandıkları çarpıcı bir şekilde anlatılıyor kitapta.

Sınıfta deney yapmaya karar verene kadar rahat kıyafetlerle okula gelen Ben Ross deney günü takım elbise giyiyor ve öğrencilerine sorularına cevap vermeden önce ?Bay Ross? demeleri gerektiğini söylüyor. Öğrencilerine disiplinin önemini anlatan Ross, onlara nasıl oturacaklarını, cevap verirken nasıl ayağa kalkacaklarını gösteriyor ve kısa bir süre sonra sloganları haline gelecek cümleleri onlara ezberletiyor: ?DİSİPLİN ARACILIĞIYLA GÜÇ?, ?TOPLUM ARACILIĞIYLA GÜÇ.?

Tabii ki Ross?un deneyi bununla bitmiyor; kısa süre sonra sınıfta dalga üyelerine kartlar dağıtıyor ve arkasında ?x? işareti olanların, ?Dalga? aleyhinde konuşan grup üyelerini kendisine bildirmesini istiyor. Çocuklar birlik olmaktan, sınıfta popülerlik yarışına girmelerine gerek kalmadan yaşamaktan oldukça mutlu oluyor. Ross?un, ?Dalga?ya yeni öğrenciler de katabilirsiniz? demesinin ardındansa Dalga giderek faşizan bir yapıya dönüşüyor.

Esasında bir gençlik romanı olarak görünen Dalga pek çok açıdan toplumların demokrasiden bahsederken nasıl faşist uygulamaları zorunlu kılan hükümetlere kucak açtıklarını da oldukça iyi gösteriyor. Güçlü bir lider figürünün altında birleşen gençler kısa süre sonra ne öğretmenlerinin ne de yarattıkları dalga hareketinin sorgulanmasına tahammül edebiliyorlar.

İşin ilginç yanı, Dalga?nın tehlikesini öğrencilere ve velilere anlatanın okul gazetesi olması. Doğal olarak dalga hakkında olumsuz bir sayı hazırlanması grup üyelerinin hoşuna gitmiyor ve buna bir son verilmesi gerektiği düşünülüyor.

Dalga?nın hikâyesi 2008 yılında Die Welle ismiyle Almanya?da da filme çekildi. Oldukça benzer şekilde aktarılan hikâyede bir iki değişiklik yapıldı sadece. Ancak sonuçta kitlelerin nasıl kolayca yönlendirilebileceği bir kere daha gözler önüne serildi. Tabii filmin Almanya?da geçmesi deneyi ya da kitabı bilmeyen pek çok kişinin dikkatini çekti.

Üçüncü Dalga olarak adlandırılan deney 1967?de yapılmıştı ve geçen zamanın sonunda dünya üzerindeki gençliğin büyük bir bölümü Nazi Almanyası?nda yaşananları pek bilmiyor ve bu konuda duyarlılık da giderek azalıyor. Üstelik yaşananların benzerlerinin olmaması için gereken düşünce yapısı da bazı toplumlarda neredeyse yok denecek kadar az.

Ben Ross ya da Die Welle?nin öğretmeni Rainer Wenger öğrencilerinden başta basit bir şey istiyor: Sordukları sorulara kısa cevaplar. Bu kısa cevapların sonucunda da öğrenciler bir zaman sonra ezbere yönelmeye başlıyor ve kendilerine verilenleri sorgulamadan kabul ediyorlar. Böylece nasıl yönlendirildiklerini, esasında sınıflarının iyiliği için hareket ettiklerini sanırken nasıl faşizan olduklarını görmüyorlar.

Dalga?nın en büyük muhalifi basın
Kitapta dikkat çekici bir durum da Ben Ross?un yaşadıklarında. Başta buna bir deney olarak başlasa da giderek elde ettiği güce kendisini kaptırıyor ve deney tehlikeli bir hale geldiği halde deneyi sonlandırmaya yanaşmıyor. Gücün o insanı baştan çıkaran etkisinin altına giriyor ve kendisine uyarıda bulunan eşini bile dinlemeyerek bir noktada onu karşısına alabiliyor.

Bir parantez açarsak, Strasser?in kitabında Dalga?ya karşı belki de en etkili muhalefeti okul gazetesinin yaptığını görüyoruz. Zaten baskıcı yönetimlerde halkın farkında olmadan muhalif görüşleri düşman olarak benimsediği, sürekli bir düşman algısı yarattığı zamanlarda toplumun yanlış yolda olduğunu gösterecek en etkili mekanizma basındır.

Bu yüzden de baskıcı yönetimler ve onların yandaşları medyaya karşı ayrı bir düşmanlık besliyor zira onların yazdıklarının sınıfın (burada toplumun da olabilir) iyiliğine aykırı olduğunu düşünüyorlar. Bu düşünce belirdikten sonra öğrenciler kendilerince çözüm yolları da üretiyorlar.

Günümüzde yaşananlar üzerinden düşünürsek, Dalga grubuna üye öğrencilerin yaptıkları kesinlikle faşizan nitelikte uygulamalar. Faşizm üzerine tam bir tanım olmasa da konu üzerine yapılan çalışmalarda akademisyenlerin söylediklerinin ortak noktası, faşizmin bir kitle ya da sınıfın daha iyi şartlara erişebilmesi için yeniden doğuşun gerekli olduğunu söyleyen bir siyasi ideoloji olduğu.

Dalga?da bu, öğrencilerin popüler olmak için yarıştığı bir okulda tüm klişelerin bir kenara bırakılarak herkesin özgür olduğu bir düzenin getirilmesi. Bazı ülkelerde yıllarca ezilmiş vatandaşların ekonomik kalkınma ile yeniden söz söyler konuma gelmesi. Kısaca sonuçta hakkı olanı elde edememiş, daha iyi bir yaşam alanı için kendilerine yol gösteren lideri izlemek.

Şimdi yazının başına dönersek, bulunduğunuz grupta lider olmak istiyorsanız öncelikle disiplinden yana olmalı, grubun diğer üyelerini daha iyi bir geleceğe inandırmalı kişi. Tabii tüm bunları yaptıktan sonra gücün çekiciliğine kapılabilir, liderliği bırakmanız gereken yerde bırakmayarak grubun çıkarı yerine kendi çıkarınızı öne koyabilirsiniz. Bu noktada biri çıkıp sizi oldukça kötü eleştirebilir ve sonunda insanlar yaptıklarınızın grubu daha iyiye götürmediğini görebilir. O noktada liderliğiniz kumdan bir kalenin dev bir dalga tarafından yerle bir edilmesi gibi yok olur.

Kitabın Künyesi
Dalga
Todd Strasser
April Yayıncılık / Roman Dizisi
Çeviri : Dilek Berilgen Cenkciler
İstanbul, 2014
160 s.

Yorum yapın

Daha fazla Politika, Romanlar
Siz de Bir Diktatör Olabilirsiniz – Mikal Hem

Tanrı olduğunu iddia eden insanların çoğu ruh hastalıkları tedavisine gönderilir. Oysa diktatörler arasında kendini tanrı sanmak son derece yaygındır. Demokratik...

Kapat