Dünyayı Değiştiren 100 Fikir – Jheni Osman “insanlık tarihini, dünyamızı ve evreni yeniden keşfedeceksiniz.”

En karışık bilimsel konuları bile uzman olmayanlar için anlaşılır ve zevkli hale getiren ödüllü bilim muhabiri Jheni Osman’ın ilk kitabı Dünyayı Değiştiren 100 Fikir BBC Books tarafından yayımlandı. Karayiplerde geçirdiği çocukluk yıllarında doğal ve vahşi hayatı tanımaya ve sevmeye başladı. Yolculuk etmeyi tutkulu bir şekilde seven Osman, İstanbul da dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yaşadı. Sırt çantasıyla seyahat etti, doğal hayatın korunması projelerine katıldı, profesyonel tenis oyuncusu olarak uluslararası alanda yıllarca Britanya’yı temsil etti, Mont Blanc’ı tırmandı ve Pasifik’te balina köpekbalıklarıyla yüzdü.

İnsanlık tarihini şekillendiren sadece bir avuç büyük fikir!

Bu kitapla Brain Cox, Richard Dawkins, Patrick Moore ve Marcus du Sautoy gibi günümüzün en parlak ve başarılı biliminsanları, mühendisleri ve girişimcilerinin seçtiği, hayatımızı kökten değiştiren yaratıcı kuramları ve buluşları keşfedeceğiniz keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.

Dünyamızı değiştiren ve yaşadığımız hayatı daha anlaşılır hale getiren 100 büyük keşif, icat ve kuramı okurken, sizler de insanlık tarihini, dünyamızı ve evreni yeniden keşfedeceksiniz.

Bu kitabı okuduktan sonra dünyayı değiştiren en büyük fikrin ne olduğuna siz karar verin!

Büyük Patlama – Doğal Seçilim – Yuvarlak Dünya – Antimadde – Kuantum Teorisi – Mikropların keşfi – Balta Teleskop – Pil – Elektrik – Plastik – Mikroskop – Antibiyotikler – Doğum kontrolü – Klonlama – Röntgen makinesi – Olasılık hesaplama – Tekerlek – Vidalar – Fotoğraf Makinesi – Telefon – Mikroçip – Bilgisayar –

İnternet ve sosyal ağlar…

Bilimin çapraşık yollarında bir rehber kitap!

BBC Books ve BBC Focus tarafından hazırlanmıştır.


KİTAPTAN OKUMA PARÇASI

GİRİŞ

25 Mayıs 1961’de JFK cesur bir açıklama yaparak, Ay’a astronot gön-
dermenin on yılı bulmayacağını duyuruyordu. Sekiz yıl sonra Apol-
lo 11 Ay’a indiğinde Neil Armstrong’un ağzından şu sözler çıkmış-
tı: “Houston, burası Sessizlik Denizi. Kartal kondu.” Bu unutulmaz
an binlerce yıllık teknolojik gelişmenin vardığı aşamayı gözler önü-
ne sermişti.

Birisinin banyodan dışarı fırlayıp, “Evraka!” diye bağırdığı keşif-
lere az rastlanır. Daha çok döneminin bilimsel bilinci içinde zihin-
ler ve fikirler buluşur, ardından da matbaa makinesi gibi teknolojik
gelişmeler kaydedilir. Isaac Newton’ın söylediği gibi “Daha uzağını
görebildiysem devlerin omuzlarında durduğum içindir.”
Çoğu kez doğru zaman ve doğru yerin çakışması gerekir. Bazen
sırf şans devreye girer, Alexander Fleming’in penisilini bulduğunda
olduğu gibi. Kimi zaman tutulmayan bir fikir veya akla hayale sığmaz
görünen bir düşünce işe yarayabilir, Kopernik’in dünyanın güneşin
yörüngesinde döndüğünü ileri sürmesi gibi. Aslında bir gün torun-
larımız belli bir kurama inandığımız için veya belli bir fizik yasasını
kanıksadığımız için bizlere gülebilirler.

Bu Kitabı Hazırlarken Öğrendiklerim
~ Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, geri dönüşüm ile idrardan içme suyu
elde ediliyor. Böylece uzay istasyonu galon başına 40.000 dolarlık su
taşıma masrafından kurtuluyor.
~ Bir insan hücresindeki bütün DNA’ları çıkarıp kromozomları uç uca
eklerseniz, yaklaşık iki metrelik bir zincir elde edersiniz.
~ Isaac Newton’ın bir ağaçtan düşen elmayı seyrederken yerçekimi
kavramını bulduğu yönündeki meşhur hikaye kesinlikle doğru değil.
~ Britanya’da evlerde kullanılmayan 90 milyon civarında cep telefonu
var ve bunlar toplam 11.250 ton ağırlığında olup meşhur dönme dolap
London Eye’dan beş kat daha ağır.
~ 2004’te Noel hediyelerinin verildiği ilk günde, mega basınçlı
bir deprem yüzünden boyu 30 metreyi bulan dev dalgalar Hint
Okyanusu’nun çevresindeki kıyı şeridini yuttu. 9,3 büyüklüğündeki
bu deprem şimdiye kadar kaydedilmiş üçüncü büyük depremdi ve
yerkabuğunun bir değil, iki yerde çatlamasına yol açtı. 30 km3 suyu
yerinden ederek 40 saatte dünyayı dolaşacak kadar güçlü bir dizi dalga
yarattı.
~ Büyük bir okul otobüsü büyüklüğündeki Hubble, dünyadan 570 km
yukarıda bulunan yörüngesinde, saniyede 8 km gibi inanılmaz bir hızla
yol almaktadır. Gezegenin yörüngesini tamamlaması sadece bir buçuk
saati alır ve her yörünge turu 96 dakika boyunca 28 ampulün tükettiği
enerjiyi tüketir.
~ İki farklı metal çeşidi küçük bir elektrik akımı yaratır, bu nedenle
dişlerinizle metal bir dolgu arasına bir parça folyo sıkıştırırsanız,
hissedeceğiniz elektrik akımı sizi rahatsız eder.

Bu kitabı yazarken dünyayı değiştiren en büyük fikrin ne oldu-
ğunu kendi kendime sordum. Örnek olarak verilebilecek çok sayıda
inanılmaz keşif ve dahiyane icat var, ama kim nasıl karar verebilir
ki?

Genç bir kızken duvarımda iki poster vardı. Posterlerden biri Do-
ğal Tarih Müzesi’nden aldığım, dinozorlardan 1980’lere kadar uza-
nan tarihini, A3 kağıdı büyüklüğündeki bir poster ne kadar kapsam-
lı olabilirse o kadar işleyen resimli bir şiirdi. Diğeriyse bir Uzay Me-
kiği resmiydi. Astronotların bu mekiğin içine girip uzaya gidecekle-
ri fikri o çocuk aklıma durgunluk veriyordu. Bu yüzden uzay yolcu-
luğunu büyük fikir olarak, Ay’a inmeyi de tarihimizdeki en unutul-
maz an olarak seçtim.

Bu kitabı yazarken röportaj yaptığım alanlarında uzman insan-
ların her biri dünyayı adamakıllı değiştirdiğine inandıkları bir icat,

keşif veya kuramı seçti. Bu kitap benim tarafımdan yazıldı, ancak
uzmanların seçtikleri şeylerin neden o kadar devrimci olduğuna dair
açıklamalarını kendi cümleleri ile aktarmayı tercih ettim.

Uzmanlar bazen seçtikleri icat, keşif ve kuramlarla beni şaşırttı-
lar, ama seçimlerini ne kadar araştırdıysam kararlarının gerekçesi-
ni ve o şeyin toplum üzerindeki etkisini de o kadar iyi anladım. Tam

karşı sayfada bu kitabı hazırlarken kayda değer bulduğum hususla-
rı sıraladım. Umarım bu kitabı yazarken aldığım zevki, siz de okur-
ken alırsınız.

Toplumda Bilim

Bilimsel Yöntem Gerçeği Aramak
Prof. Dr. Brian Cox, Manchester Üniversitesi Fizik profesörü.
Royal Society’de araştırma görevlisi ve BBC sunucusu

Rivayete göre, 1612 yılında bir gün İtalyan biliminsanı Galileo, Pisa
Kulesi’nin tepesine tırmanıp iki cismi oradan yere bırakmış ve çok
farklı ağırlıklarda olmalarına rağmen bu iki cisim aynı anda yere
düşmüş. Sarsıcı ve mantığa aykırı olan bu buluş, o zamanlar akade-
mi dünyasına egemen olan Aristoteles öğretilerini tamamen çürüttü.

Her ne kadar Pisa Kulesi hikayesi muhtemelen yüzlerce yıllık
abartı ve süslemenin bir sonucu olsa da, Aristoteles’in yerçekimi-
nin nasıl işlediğine dair görüşlerini çürütmek amacıyla Galileo’nun
deneyler yaptığına şüphe yok. Bu durum Galileo’yu sonradan “Bi-
limsel Yöntem” diye bilinecek alanda öncü haline getirmişti. Bilim-
sel yöntem bir hipotezin kurulmasını, ardından bu hipotezi sınamak
için deney yapılmasını ve nihayet deneyden çıkarımlara ulaşılmasını
öngörüyordu. Bu yöntem, Aristoteles’in, gerçekliğin kusurlu dün-
yasının soyut ideaların mükemmel dünyasıyla bir ilgisinin olama-
yacağına inandığı için uzak durduğu dünyayı anlamaya yönelik bir
yaklaşımdı. Aristoteles’e göre birtakım bilgiler ancak apaçık olgu-
lardan tümdengelim yoluyla elde edilebilirdi ve bunun için deneye
gerek yoktu.

Günümüzde Galileo’nun yolundan giden bizler farklı düşünüyo-
ruz. Doğa yasaları ve onları açıklayan bilimsel kuramlar, gerçek dün-
yada yapılan gözlemlerden çıkarsanan genellemelerden doğar. Bu
yönteme “tümevarım” adı verilir. Bir kuramın bilimsel olabilmesi
için öne sürdüğü şeyin, fiziksel olarak gözlemlenip ölçülebilen kanıt-
larla desteklenmesi gerekir. Bilimsel kuramlar dikkatlice yapılandı-
rılmış dünya modelleridir ve hem gözlemlenmiş olguları açıklamaya
hem de deneyle test edilebilecek tahminler yürütmeye çalışırlar. İşte
bu “olmazsa olmaz deneyler” bir bilimsel kuramın kaderini belirler.

Eğer bir kuram bir deneysel testten geçerse, bir bakıma kuvvet-
lenmiş olur, ama asla kesinkes “doğru” diye onaylanamaz veya ka-
nıtlanamaz, çünkü ne kadar deney veya gözlem yaparsak yapalım, bir
kuramın doğruluğunu mutlak kesinlikle belirleyemeyiz. Bir gün ku-
ramın yapısında bir çatlağa rastlama ihtimali her zaman vardır. Öte
yandan eğer kuram testten geçemezse çok daha zorlu bir sınavla kar-
şılaşır. Bazen deneyin ya tasarım ya da yürütülme aşamasında hatalı
olduğu gösterilebilir. Böyle bile olsa iyi tasarlanmış tek bir deney bir
kuramı tamamen çürütmeye yetebilir. Nitekim Einstein’a atfedilen
bir söz şöyle diyor: “Ne kadar deney yapılırsa yapılsın doğru olduğum
kanıtlanamaz, ama tek bir deney yanlış olduğumu kanıtlayabilir.” Bu
düşünce Viyanalı bilim felsefecisi Karl Popper’ı doğru bilimin belir-
leyici özelliği olarak “yanlışlanabilirlik” kavramına götürmüştür: Bir
kuram ancak yanlış olduğu gösterilebilir tahminlerde bulunabilir-
se –en azından prensipte– bilimsel olabilir. Ve en iyi kuramlar sıkı
sınamayla kendilerini çürütme çabalarına karşı koyan kuramlardır.

Galileo’nun bilimsel bir kuram hakkında karar vermek için göz-
lem ve deneye başvurması, doğayı incelemeye yeni bir yaklaşımın
temelini oluşturur. Onun yaptığı devrim mantıklı bilimsel yöntem
olarak tümevarımı kullanmayı içerir. Bu demek değil ki ondan ön-
ceki biliminsanları deneyin bilimdeki önemini yadsıyorlardı; aksine
çoğu, deneyin öneminin farkındaydı. Aslında büyük Arap alimi İbn
Heysem, şaşırtıcı ölçüde modern bir yolla optik üzerine çalışmalar
yaptığı için bazılarınca bilimsel yöntemin babası kabul edilir.

Son olarak, bilimsel yöntem biliminsanları arasında açık ve öz-
gür iletişime dayanır. Gizliliğin bilimde yeri yoktur. Avusturya asıllı
İngiliz biyokimyacı Max Pretutz’un sözüyle: “Gerçek bilim herkesin
içeriyi görebildiği camdan evlerde serpilip gelişir. Pencereler savaşta
olduğu gibi karartıldığında yaban otları ortalığı sarar; gizlilik eleşti-
riyi boğduğunda şarlatanlar ve kaçıklar ortalıkta cirit atar.”

İbn Heysem ve Bilimsel Yöntem
İbn Heysem MS 965 dolaylarında şimdi Irak diye bilinen
Basra’da dünyaya geldi. Pek çok alanda bilgi sahibiydi, fizik-
ten, astronomi ve psikolojiye varıncaya dek her şeyde ku-
ramlar geliştirip deneyler yapardı. Optik üzerine yazdığı çığır
açan kitabı, Newton sahneye çıkana kadar 650 yıl boyunca
bu alandaki başlıca kaynak oldu. Nil’nin taşkınlarını önlemeye
dönük mühendislik projesinde yapabileceğinden daha fazla-
sını vaat ettiği için Halife’yi kızdırmasının ardından bir süre
göz hapsinde tutulmasına rağmen, hayatı boyunca 200’ün
üzerinde eser kaleme aldı.
Fakat İbn Heysem herhalde en çok bilimsel yöntemin
öncüsü olarak tanınır, onun sıkı tahmin ve gözlem sistemi
bilimsel deneyin temellerini attı. Sırf bundan dolayı Ay’ın yü-
zeyinde bir asteroit ve kratere isminin verilmesini ve Irak’ın
ulusal zenginliği payesini hak ettiği söylenebilir, yüzü 10.000
dinarlık banknotlarda yer almaktadır.

Patent

Patentsiz icat eğer onu paraya çevirmek istiyorsanız faydasızdır.
Sir James Dyson, mucit ve girişimci

“Hiç kuşkusuz patent sistemiyle ilgili sorunlar varsa da, patent çok
zekice bir icattır. Her şeyden önce halka açılan fikri güvende tutar,”
diyor Dyson.

Patent endüstriye uygulanabilen, yeni bir şey ve birinin bunu na-
sıl olup da düşünebildiği bir muamma. Her ne kadar patent yasası ül-
keden ülkeye değişse de genel durum şudur: Eğer bir patent
alırsanız, icadınızı başkalarının yapmasına, kullanmasına,
satmasına veya ithal etmesine patent süresi boyunca, ki bu
genellikle 20 yıllık bir süredir, engel olma hakkını kazanırsı-
nız. Asıl önemli olan nokta ise patentin eğer isterseniz size
icadınızı satma veya ruhsatlandırma olanağı tanımasıdır.

“Fikirler mucidin can damarı da olsa, patentsiz
bir fikir korunmasızdır ve hiçbir değer taşımaz. Yeni
teknolojileri araştırma ve geliştirme, güvence altındaki
düşünsel mülkiyete bağlı olarak ilerler.”
James Dyson

Patent düşüncesi, MÖ 500’lü yıllara kadar gider. O zamanlar Yu-
nan şehri olan, günümüzde İtalya’nın güneyinde yer alan Sybaris’te,
halk lüks eşyalar yapmanın yeni yollarını bulmaya teşvik ediliyordu.
Karşılığında icatlarından bir yıllığına kâr elde ediyorlardı.

Yüzyıllar boyunca her türden patent alındı ve kullanıldı. Baş-
kalarını icadı kullanmaktan men eden patent fikri, 1474’te Vene-
dik Cumhuriyeti’nde geliştirildi. Yeni bir icat olarak patent kavramı
1623’te Kral I. James tarafından karara bağlandı. Sonra Kraliçe Anne
hükümdarlığı sırasında (1702-14) İngiliz Mahkemesi’nin hukukçu-
ları icadın yazılı bir tarifinin resmen teslim edilmesini şart koşan bir
karar aldılar.
Yakın zamanlara kadar düşünsel mülkiyet haklarını korumaya
çalışan mucitler arasında sert tartışmalar yaşandı, tartışmalar da-
valara konu oldu. Telefon örneğini ele alalım.

Antonio Meucci, günümüzde telefonun ilk örneğini icat eden kişi
olarak itibarını geri aldı. 1871’de icadının patentini fiilen almış, ama
1874’te patentini teminat altına alması için gereken 250 doları bu-
lamamıştı. Onunla aynı laboratuvarı paylaşan Alexander Bell fırsa-
tı değerlendirerek Meucci’nin cihazını geliştirdi ve 1876’da cihazın
patentini almak için gereken parayı buldu.

Böylece Meucci patent almaya yetecek kadar parayı bulamama-
nın ceremesini çekti. Ama bu durumu yaşayan tek kişi o değildi. Bu-
gün bile çok başarılı mucitler haklarını kaybediyorlar.

Paraya Çevirmek

Dyson’ın torbasız elektrik süpürgesini icat edip bundan zengin ol-
duğunu bilmeyen yok gibidir (servetinin 1,1 milyar avronun üstün-
de olduğu iddia ediliyor). Ancak işlerin her zaman yolunda gittiği-
ni söylemek de kolay değil: “İşe başladığımda elektrik süpürgemin
üzerindeki bir supabın Britanya patentini alamadım, çünkü param
yoktu. Çok geçmeden rakiplerimden biri tarafından kullanılmaya
başladı.”

Açıkçası içinden çıkılması güç bir durum; bir icadın patentini al-
mak için paranızın olması gerekiyor, oysa amatör mucitlerin çoğun-
lukla fikirlerini sağlama alacak paraları olmuyor. Dyson’ın da dediği
gibi “Başlangıçta ve küçük işlerde patent almak zorlu ve pahalı. Ama
onun için mücadele etmeye değer.”


İÇİNDEKİLER

Giriş 15
TOPLUMDA BİLİM
Bilimsel Yöntem Brian Cox 21
Patent James Dyson 25
İnsan Dili Penny Fidler 28
Yazı Yan Wong 32
Kağıt Nikolaos Psychogios 35
Matbaa Makinesi Paul Parsons 38
Para Dan Ariely 42

DOĞAL DÜNYA
Yuvarlak Dünya Paul Nurse 49
Haritalar Dermot Caulfield 52
Kıtaların Kayması Bill McGuire 55
Dünyanın Yaşı Stephen Baxter 60
Radyokarbon Yöntemiyle Chris Stringer 67
Tarihlendirme
Üç Çağ Sistemi Francis Pryor 72
El Baltası Dave Musgrove 74
Gaia Kuramı Fred Pearce 77
Sera Etkisi David Adam 81

EVREN
Teleskop Stuart Clark 86
Hubble Uzay Teleskobu Caroline Smith 89
Merkezde Güneş Jim Al-Khalili 92
Engin Evren Patrick Moore 95
Büyük Patlama Kuramı Nigel Henbest 98
Karanlık Madde Martin Rees 104
Earthrise Dan Heaf 107
Güneş Sistemi Dışındaki Chris Lintott 109
Gezegenler
Başka Sular Lewis Dartnell 113

FİZİK DÜNYASI
Atom Paul Davies 121
Kuantum Kuramı Michio Kaku 127
Parçacık Hızlandırıcılar Steve Myers 133
Antimadde Tara Shears 137
Genel İzafiyet John Gribbin 140
Hareket Yasaları Frank Close 143
Elektrik Andrew Cohen 146
Batarya Daniel Dennett 149
Kırınım Bill Jones 151
Manyetizma Tom Heap 153
Elektromanyetizma Marcus Chown 159
Radyo Dalgaları Iain Lobban 163
Mikrodalgalar Colin Blakemore 168

KİMYASAL DÜNYA
Kimyasal Bağlar Tom Welton 173
Oksijen Hal Sosabowski 178
Bunsen Beki John Emsley 181
Spektroskop Pat Roche 185
Astronomik Tayf Ölçümü Richard Dawkins 188
Yapay Boyalar Aidan Laverty 190
Plastik Donal Bradley 193

CANLILAR DÜNYASI
Mikroskop Athene Donald 199
Hücre Kuramı Adam Rutherford 201
Embriyo Gelişimi Lewis Wolpert 205
Türlerin Sınıflandırılması Danielle Schreve 208
Kavuşmacı Evrim Nicola Clayton 212
Doğal Seleksiyon Alice Roberts 214
Mendel Kalıtımı Michael Mosley 219
Kromozom Kuramı Kim Nasmyth 223
Genetik Rekombinasyon Kay Davies 228
DNA’nın Yapısı Francis Collins 230
Gen Dizilimi James Watson 235
Genetik Anahtarlar Mark Henderson 239

TIP DÜNYASI
Mikrop Kuramı Carl Zimmer 245
Aşı Richard Branson 249
Antibiyotikler Robin Ince 253
Doğum Kontrolü Susan Blackmore 256
Klinik Deneylerin Sistematik Ben Goldacre 261
İncelenmesi
Kemiosmosis Nick Lane 265
Beyin Steven Rose 267
Nöron Kuramı Uta Frith 272
Röntgen Cihazı Tim Boon 274
İşlevsel Manyetik Liz Bonnin 277
Rezonans Görüntüleme
Biyomedikal Mühendislik Ross Ethier 281
Kök Hücreler Mark Walport 283
Klonlama Andrea Brand 285

PSİKOLOJİ DÜNYASI
Freudizm Richard Wiseman 291
Bağlanma Kuramı Simon Baron-Cohen 295
SAYILAR DÜNYASI
Sıfır Timandra Harkness 301
Öklit’in Kanıtı Marcus du Sautoy 303
Kalkülüs Ulrike Tillmann 306
Fourier Dönüşümü Ian Stewart 308
Olasılık Kuramı Robert Matthews 310
Açık Anahtarlı Şifreleme Simon Singh 314

MÜHENDİSLİK DÜNYASI
Tekerlek Charlie Turner 321
Vida Dişi Jem Stansfield 324
Sifonlu Tuvalet Henry Gee 327
Newcomen Motoru Adam Hart-Davis 331
Buharlı Lokomotif Seth Shostak 334
Araba James Caan 337
Uydu John Zarnecki 341
V-2 Roketi Graham Southorn 345
Yeniden Kullanılabilir Elon Musk 349
Uzay Aracı

TEKNOLOJİ DÜNYASI
Fotoğraf Makinesi Patricia Fara 354
Sıvı Kristal Ekran (LCD) Rahiel Nasir 357
Fiberoptik Michail Bletsas 360
Telgraf Luis Villazon 362
Telefon Lesley Gavin 364
Cep Telefonu Spencer Kelly 367
Transistör Jimmy Wales 371
Mikroçip Robert Winston 375
Bilgisayar David Deutsch 378
Paket Anahtarlamalı Ağlar Bill Thompson 384
İnternet Dallas Campbell 386
Web-İnternet Sunucuları Ağı Jonathan Zittrain 389
Sosyal Ağ Rory Cellan-Jones 392
Teşekkürler 397


KÜNYE
Dünyayı Değiştiren 100 Fikir
Jheni Osman
Türkçesi: Orhan Düz
Kolektif Kitap
Türü: Bilim
Yayıma Hazırlayan:
Son Okuma:
Kapak Tasarımı: Deniz Akkol
Cilt Bilgisi: Ciltsiz
Kağıt Bilgisi: Kitap Kâğıdı
Basım Tarihi: 1. Baskı Ekim 2012
Basım Bilgisi: 6. Baskı Mayıs 2017
Sayfa Sayısı: 400 s.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here