“Dünyayı Nörodiverjan Refahını Teşvik Edecek Şekilde Yeniden Tasarlamak”
“Dünyayı nörodiverjan refahını teşvik edecek şekilde yeniden tasarlamak”, nöroçeşitlilik hareketinin temel hedeflerinden biridir. Bu kavram, nörodiverjan bireylerin mevcut toplumsal sistemde karşılaştıkları engelleri ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak için çevrenin, politikaların ve kültürel normların yeniden şekillendirilmesini ifade eder.
Bu yeniden tasarlama ihtiyacı, aşağıdaki temel eleştirilerden kaynaklanır:
- Mevcut Patoloji Paradigmasının Reddi: Mevcut “patoloji paradigması”, zihinsel işleyişteki önemli farklılıkları bir eksiklik, kusur veya patoloji olarak kabul eder ve “normal” olanı üstün ve arzu edilen bir durum olarak ayrıcalıklı kılar. Bu paradigma, nörodiverjan bireylerin “tragik”, “bozuk” ve “düzeltilmesi gereken” olduğu yönündeki anlatıları pekiştirmiştir. “Nöroçeşitlilik-lite” eleştirisi, psikiyatrist, psikolog ve politikacıların nöroçeşitlilik dilini yüzeysel olarak benimsemesine rağmen, patoloji paradigmasının mantığını uygulamalarında olduğu gibi bırakmasını eleştirir.
- Sosyal Engellerin Ortadan Kaldırılması: Nöroçeşitlilik hareketi, fiziksel engelliliğin toplumsal modeline benzer şekilde, nörodiverjan bireylerin karşılaştığı sorunların büyük ölçüde bireysel bir arıza olmaktan çok, toplumsal yapılar ve koşullar tarafından dayatılan engellerden kaynaklandığını savunur. Örneğin, okulların, işyerlerinin ve kamusal alanların nörotipik yanlısı tasarımı, duyusal işlemleme sorunlarına yol açabilir. Otistik kişilerin yaşadığı acıların büyük ölçüde toplumsal marjinalleşme ve ayrımcılık bağlamında anlaşılabileceği belirtilir.
- Gerçek Değişimin Alanları: Dünyayı yeniden tasarlamak, aşağıdaki gibi geniş kapsamlı değişiklikleri içerir:
- Toplumsal ve Maddi Koşulların Düzenlenmesi: Nörodiverjan varoluş biçimlerini barındırmak ve korumak için toplumsal ve maddi koşulların değiştirilmesi.
- Kapsayıcı Politikalar ve Uygulamalar: Politika ve uygulamaların daha kapsayıcı hale getirilmesi.
- Bilişsel Nişlerin Oluşturulması: Otistik bireylerin gelişmesini ve kapsayıcılığını sağlamak için “bilişsel nişler” (cognitive niches) oluşturulması. Bu, farklı zihinlerin farklı uzmanlıklara sahip olabileceği fikrine dayanır ve nörolojik çeşitliliğin insan ırkı için biyolojik çeşitlilik kadar hayati olabileceği düşünülür.
- Patoloji Paradigmasının Ötesine Geçmek: Nörodiverjan kurtuluşun sadece haklarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bilimsel ve kültürel bir paradigma kayması gerektirdiğini savunur. Bu, nörodiverjansı patolojikleştiren mevcut bilimsel bilgi üretimini ve kültürel anlayışı değiştirmeyi amaçlar.
- Kapitalist Mantıkların Sorgulanması: Kitap, nörodiverjan baskının, kapitalizmin temel mantıklarıyla derinden iç içe olduğunu iddia eder. Bu nedenle, gerçek bir nörodiverjan kurtuluşun, sadece düşünce ve tutumları değiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumun daha derin yapılarını, yani kapitalist küresel ekonomik düzeni değiştirmeyi gerektirdiği öne sürülür.
- Sömürüye Karşı Direniş: “Nöro-Thatcherism” olarak adlandırılan, nörodiverjan “güçlü yönlerin” kapitalistler tarafından kar amacıyla kullanıldığı iş odaklı programlara karşı bir duruş sergiler. Bu durum, nörodiverjan bireylerin işgücüne entegrasyonu gibi yüzeysel değişikliklerle gerçek bir özgürleşme sağlanamayacağını, çünkü kapitalist sistemin hala bir sömürü ve yabancılaşma döngüsü içinde çalıştığını gösterir.
- Toplumsal Güç Mekanizmalarına Müdahale: Nörodiverjan bireylere karşı ayrımcılık yapan ve onları etkisizleştiren toplumsal güç mekanizmalarının olduğu gibi kalmasını eleştirir. Örneğin, Birleşik Krallık’taki mahkumların yaklaşık dörtte birinin hala ADHD’si olması veya zihinsel engelli kişilerin rutin olarak eğitim ve barınmada ayrımcılığa uğraması, sistemik sorunların devam ettiğini gösterir.
- Eşitlik ve Adalet: Hareketin, nörodiverjan bireylerin sadece haklar kazanmasını değil, aynı zamanda toplumda gerçek adalet ve eşitliğe ulaşmasını hedefler. Özellikle birden fazla alanda marjinalleşmiş nörodiverjan kişilerin (örneğin yoksulluk, evsizlik, ceza sistemleri) yaşadığı zorluklara dikkat çekilir.
Özetle, dünyayı nörodiverjan refahını teşvik edecek şekilde yeniden tasarlamak, nöroçeşitlilik hareketinin patoloji paradigmasını reddederek, toplumsal ve maddi koşulların köklü bir şekilde değiştirilmesiyle, nörodiverjan bireylerin tam katılımını ve gelişmesini sağlamayı amaçlayan radikal ve anti-kapitalist bir politikayı ifade eder. Bu, sadece bireylerin değil, tüm insanlığın kolektif potansiyelinin kilidini açma yolunda atılacak bir adımdır.
Kaynak : “Normallik İmparatorluğu” (Empire of Normality) Robert Chapman
