Düzenden Düzensizliğe Giden Upuzun Yolculuk

Entropi (düzensizlik) oldukça ilginç bir konudur. Düzensizlik, sistemlerde daima artmak zorundadır. Bu, Evren’in yasasıdır. Yani bundan birkaç katrilyon sene sonra, buradaki makalemizde izah ettiğimiz tüm basamaklardan geçildikten sonra, düzensizlik o kadar artacak ki, Evren içerisinde iş yapabilir durumda (“kullanılabilir”) enerji kalmayacak. Ancak şu anda durum bu değil. Entropi adım adım artıyor; tıpkı bir saatli bomba gibi… Çok uzun süreler boyunca tik takları duyulacak bir saatli bomba… Ama şu anda daha çok erken. Enerji akışı, Evren içerisinde muazzam bir miktarda, hızda ve karmaşıklıkta devam ediyor. Ve enerji akışı, iş yapabilme potansiyeli anlamına geliyor. İş yapabilmek de, artmak zorunda olan düzensizliğe geçici olarak karşı koyabilmenin tek yolu. Bu sayede, iş yaparak, zaman içerisinde geçici olarak, uzay içerisindeyse lokal (yerel) olarak entropi artışına karşı koyulabiliyor.

Bu da, düzensizliğe giden sistem içerisinde düzenli lokaliteler ve sistemler oluşmasını sağlıyor. Yıldızların doğumları ve ölümleri, galaksilerin oluşumu ve yıkımı, canlılığın başlangıcı ve sonu, yaşamın kendisi ve ölüm, entropinin lokal etkisinden ibarettir. Astrofizikçiler “büyük skalada” diye söz ettikleri kozmik boyutta, bu yerel düzenlilikler bir hiçtir. Er ya da geç yenilmeye mahkum olan başkaldırılardır. Fakat Evren içerisindeki enerji akışının sağladığı bu daha düzenli yapılar, yaşam gibi çok ilginç bir yapının da evrimleşebilmesine izin vermiştir.

Tüm bunlara rağmen yine de sistemler, entropi artışına sürekli karşı koyamazlar. Canlılar canlılıklarını, yani vücut düzenlerini koruyabilmek için, düzensizlik yaratmak zorundadırlar! Nedir o düzensizlik? Beslenme ve enerji üretimi. Her canlı, enerji üretebilmek için kimyasalları parçalamak zorundadır. Kimyasalların yıkımı, düzenli yapıların düzensiz hale getirilmesi demektir. Bu sırada, düzenli yapıları düzenli tutabilen kimyasal enerji açığa çıkar ve böylece, beslenen canlı o enerjiden faydalanabilir. Yani midenize götürdüğünüz her besin, bir başka canlının (en azından düzenli yapının) “canı” olmak zorundadır. Bazı antikiteler buna “ruh” demişlerdir. Bazı diğerleri “yaşam enerjisi”. Bazıları “yaşam gücü”. Bazıları “gizli enerji”. Bilim ise,”kimyasal bağ enerjisi” der ve onu net olarak tanımlar. Yaşamla ölüm arasındaki çizgi, bu enerjide gizlidir. Nasıl olursa olsun varlığımızı, yani yerel düzenliliğimizi sürdürebilmemiz, etrafımızda yerel düzensizlikler yaratmakla mümkündür.

Entropi, bütün Evren’e hükmeden ve her zaman kazanan hırslı ve oyuncu bir çocuk gibidir. Geçici olarak her şeye sahip olmanıza izin verir, sonra hepsini elinizden alır.

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı,http://www.evrimagaci.org/ )

Görsel: Cesar Vega

Yorum yapın

Daha fazla Bilim, farkettiren yazılar
Göz muayenesiyle Alzheimer’ın erken teşhisi mümkün mü?

İskoçya'daki Dundee Üniversitesi'nde bir grup araştırmacı göz muayenesiyle Alzheimer hastalığının erken teşhisinin mümkün olup olmadığı üzerine çalışma yapacak. Bilgisayar bölümünden...

Kapat