Emek – Emile Zola

Emek, sevginin ve özgürlüğün romanıdır. Romanın karakterleri ve kurgusu, kadın ile erkek arasındaki aşkın, hatta bütün insani duyguların ancak emeğin özgür olduğu bir toplumda yeşerebileceğini gösterir. Zola, ücretli emeğin 19. yüzyılda içinde bulunduğu kölelik koşullarını anlatırken, bu kölelikten kurtuluşun yeni bir dünyanın kapılarını açacağını kanıtlar. Emeğin özgürleşmesi insanlığın kurtuluşudur ve insanlar arasında sevgi dolu ilişkilerancak bu kurtuluşla gerçekleşebilir. Bir roman olarak Emek, işçi sınıfının içinde bulunduğu ağır koşulların, insan aklına uygun yeni bir sistemle nasıl aşılabileceğini gösterir. Ütopik sosyalist Charles Fourier’den esinlenen Zola’nın bu kitapta canlandırdığı sosyalist deney, bilimin ve insan sevgisinin yol gösterdiği akılcı bir toplum tasarımıdır.
(İmge Kitabevi Tanıtım Bülteninden)

Doğalcı okulun önderi kabul edilen Fransız yazarı Emile Zola, edebiyata bilimin yöntemlerini getirmek istemiş, gözlemle yetinmeyerek, deneye de yönelmiştir. Halk kitlelerini çok iyi incelemiş, hayal gücünün enginliği ve destansı anlatımıyla görülür dünyanın ötesine gitmeyi başararak günümüzde de ilgiyle okunan bir yazar olarak kabul ettirmiştir kendisini. Betimlemeler ve tanımlamalar açısından olağanüstü zenginlikte bir yapıt olan 1901 tarihinde yayımlanan “Emek” doğalcı olmaktan çok düşsel bir roman olarak kabul edilmiştir. Ütopik sosyalizme yöneldiği bu yapıtında toplumun düzenlenmesi için emeğin düzenlenmesinin şart olduğunu öne süren Zola sermaye, emek ve yeteneğin birleştiği bir dünya tasarlar. İşçileri çalıştıkları fabrikaya ortak eder. Daha sonra köylüler de ortak çalışmaya katılırlar. Para yerine mal değişiminin geçerli olduğu bir düzen kurulur.

Emeğin uzun serüvenin son aşaması olan ücret köleliği ve ondokuzuncu yüzyılda bunun çözüm yolu olan ütopyacı sosyalizm, Emile Zola’nın hemen başlıca ilgi alanıydı, insanlığın kurtuluşu emeğe bağlıydı. Onun çağında çeşitlenen ütopyacı sosyalist öğretiler içinde Fourier’ci görüşü benimsiyordu. İnsanlığın bu görüşler doğrultusunda bir çaba ve savaşımla kurtulacağını düşünüyordu. Fourier sosyalizmi, Marks?a göre, Manifesto’da belirttiği gibi, tutucu bir sosyalizmdir. Ama Zola’nın ‘Emek’ romanı, Fourier’ci sosyalizmi yaşama geçirerek işleyip insanlığın ileri yürüyüşünde örnek alınacak bir aşamayı betimliyor. Bu sosyalist denemeyi, romanı okurken içinde yaşar gibi izleyeceksiniz.

Romanın kahramanı Luc, bir mühendistir. Demir fabrikalarında yaşayan işçilerin yoksul, acılı yaşamlarını yakından tanımaktadır. Onların çilelerine bir son vermek ister. Çünkü emek en büyük değerdir. Böylece işçilerin ortak olduğu bir fabrika kurar ve sağlıklı evler, okullar, alışveriş yerleri ve kültür merkezlerinin bulunduğu yerleşim merkezinin temelini atar. Ancak eski fabrikanın sahipleri ve esnaf bu gelişimden korkmaktadır.

Kitabın Künyesi

Emek
Orjinal isim: Travail
Emile Zola
İmge Kitabevi / Büyük Dünya Klasikleri Dizisi
Genel Yayın Yönetmeni : Şebnem Çiler Tabakçı
Editör : Yavuz Alogan
Çeviri : Nesrin Altınova
İstanbul, 2014
551 s.

Emek (2 Cilt) – Emile Zola
Oda Yayınları, Çeviren: Metin İlkin,
608 sayfa, Baskı Tarihi: 1996

Emek (2 Cilt) – Emile Zola
Çeviren: Nesrin Altınova
Engin Yayıncılık,İstanbul, 1991

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Yazmak neydi, Poe? – Öznur Özkaya

Romanlarıyla tanıdığımız Nilüfer Kuyaş?ın ilk öykü kitabı olan ?Yok Adam?; istisnalar olsa da, erkek kahramanlara eğilen, kendini gerçekleştirememiş erkeklerin gözünden...

Kapat