GELECEK KAYGISI – PSK. BANU BEYAZ

Kaygı kelime kökeni itibari ile Latince’de ‘ango’ (kısıtlamak) fiilinden türemiştir. ‘Angustus’ (dar) kelimesi ile aynı köktendir. Bu sebeple pek çok dilde dar görüşlülük, kısıtlayıcı düşünce anlamına gelen farklı ifadelerle anlatılmaya çalışılmıştır. (Crocq, 2015). 19. yüzyılın yarısından itibaren ‘anksiyete nevrozu’ terimi yavaş yavaş kullanılmaya başlanmıştır.

Kaygı, bireyin geleceğe yönelik tehdit algısına verdiği bilişsel, duygusal ve davranışsal bir tepkidir. Literatürde kaygının farklı türleri bulunmaktadır ve bu türler, bireyin yaşantılarını, stres değerlendirme biçimini ve başa çıkma stratejilerini farklı şekillerde etkiler

DSM-V’e göre, kaygı, aşağıdaki altı semptomdan üç veya daha fazlasıyla doğrudan ilişkilidir: • Huzursuzluk veya gergin hissetme • Kolayca yorulma • Konsantre olmada zorluk veya zihnin boşalması • Sinirlilik • Kas gerginliği • Uykuya dalma veya uykuyu sürdürmede zorluk veya huzursuz ve rahatlatmayan uyku bozuklukları. (Association, 2013)

Kaygının olası nedenleri

 Biyolojik Faktörler :Genetik Nörotransmiter dengesizliği Hastalıklar İlaçlar Beslenme davranışları

 Psikolojik Faktörler: Kişilik özellikleri Düşük benlik saygısı Bilişsel uyumsuzluk Olumsuz duygular Gelişimsel krizler Kişilerarası çatışmalar

 Sosyal Faktörler :Olumsuz yaşamsal deneyimler. Sosyal destek eksikliği. İş stresi. Sosyal beceri eksikliği. Toplumsal norm çatışmaları. Terörizm/savaşlar. Doğal afetler. (Shri, 2010; Wong, 2006)

Gelecek kaygısı, bireyin henüz yaşanmamış olaylara ilişkin tehdit algısı, belirsizlik değerlendirmesi ve kontrol kaybı duygusunu içeren bilişsel-duygusal bir yapıdır. (Bujnowska ve diğerleri, 2019).

Zaleski, gelecek kaygısını “daha uzak bir kişisel gelecekte olumsuz değişimlere ilişkin endişe, belirsizlik, korku, kaygılanma ve kaygı duyma durumu” olarak tanımlamaktadır (Zaleski, 1996)

Geleceğe dair plan yapma, hedef belirleme ya da karar verme süreçlerinde meydana gelen kaygı duygu durumu, psikolojik bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu kaygı, tanı gerektiren klinik bir bozukluk olmaktan ziyade, genellikle çevresel ve bireysel etkenlerle şekillenen geçici bir ruh hali olarak ele alınabilir. Bu yönüyle, DSM-5 gibi tanı sistemlerinde yer alan kaygı bozukluklarından ayrılmaktadır. (American Psychiatric Association, 2013).

Gelecek kaygısı, bireylerin ileride karşılaşabilecekleri belirsizlikler, sorumluluklar ve olası başarısızlıklara yönelik duyduğu endişe olarak tanımlanabilir. (Şahin, 2019).

Gelecek Kaygısı ise daha uzak bir gelecekte oluşabilecek olumsuz değişimlere dair hissedilen endişe, belirsizlik, korku ve tedirginlik durumunu ifade etmektedir. (Kara, Akın ve Alp, 2020)

Gelecek kaygısı, Toffler’ın “Gelecek Şoku” (1970) kavramıyla paralel olarak ortaya çıkmıştır. Zaleski (1996), bu kavramı “gelecekte meydana gelebilecek istenmeyen değişimlere dair endişe, korku ve belirsizlik hali” olarak tanımlarken, Eysenck’in (1997) hipervijilans (aşırı tetikte olma) teorisine atıfta bulunarak temellendirmiştir.

Matarneh ve Altrawneh (2014), gelecek kaygısını kaygının alt türlerinden biri olarak ele almakta ve bireyin bilinen ya da bilinmeyen bir tehdit beklentisiyle ilişkili bir süreç olarak tanımlamaktadır. (Matarneh & Altrawneh, 2014). Kaygının çoğu türünde “geleceğe” dönük bir boyut bulunsa da bu zaman aralığı çoğunlukla dakika, saat ya da gün gibi kısa dönemlerle sınırlı kalabilmektedir. Gelecek kaygısında ise zaman ufku daha geniştir; bu nedenle gelecek kaygısı, belirsizlik, korku ve istenmeyen bir olayın gerçekleşme olasılığına yönelik süreğen beklenti ile karakterize edilebilir. (Matarneh & Altrawneh, 2014, Akt. Çoruh;2026).

Abramson ve arkadaşları (1989), gelecek kaygısını umutsuzluk kavramıyla ilişkilendirmiş; umutsuzluk yaşantısında bireylerin olumsuz algılarını geleceğe yansıttığını belirtmişlerdir (Abramson vd., 1989). Geleceğe ilişkin düşünme, kimi zaman olumsuz içerik ve kararsızlıklarla birleşerek fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir. Buna karşın, amaç odaklı ve yapılandırılmış  gelecek tasarımlarının uyum sürecini destekleyebileceği; belirsiz ve kontrol edilemez bir gelecek algısının ise yaşam kalitesini düşürebileceği ileri sürülmektedir. (Holman vd., 2008; Akt. Çoruh,2026)

Gelecek kaygısı, gelişim psikolojisi ve aile çalışmaları literatüründe, bireyin geleceğe ilişkin tehdidi abartması, olası zorlukları kontrol edilemez olarak değerlendirmesi ve gelecekteki koşulları belirsizlikle özdeşleştirmesi sonucu ortaya çıkan bir bilişsel duygudurum olarak tanımlanmaktadır. (Beck ve Clark, 1997; Zaleski, 1996).

Zaleski (1996), bu kaygıyı beş bileşende açıklamaktadır:

 1. Henüz yaşanmamış olumsuz olayları zihinde tekrar tekrar canlandırma,

 2. Kötü olayların gerçekleşme olasılığını abartılı biçimde değerlendirme,

 3. Bu olayları önleyemeyeceğine ya da yönetemeyeceğine inanma,

 4. Geleceğin belirsizliğine düşük tolerans,

5. Sürekli geleceğe yönelik zihinsel meşguliyet.

Gelecek Kaygısının Nedenleri

 ·Belirsizlik.

·  Dünyanın değişim ve dönüşüm hızı ile ortaya çıkan rekabet ortamı.

·  Finansal ve eğitim ile ilgili sorunlar.

·  Günlük hayatı etkileyen politik sorunlar.

·  Bireyin çocukluk çağından itibaren içerisinde bulunduğu sosyoekonomik durum (geçim sıkıntısı ile mücadele) 

·Yaşa bağlı olarak sorumlulukların artması.

·  Uzun bir süre iş arayışı. (işsiz kalma durumu)

·  Dış etmenler. (doğal afet, pandemi vd)

·  Ülkenin ekonomik yapısı.

(Tapkan, 2024)

 Gelecek Kaygısını Artıran Unsurlar

· Geleceğe dair güven eksikliği.

·  Gelecekle ilgili yoğun olumsuz düşünceler.

·  Gelecekte yaşanılan olaylarla baş edememe korkusu.

·  Olaylara yönelik olumsuz beklentiler. (Tapkan,2024)

Gelecek Kaygısı Olan Bireylerde Görülen Davranışlar

 ·Kötü olayların meydana gelme olasılığının daha yüksek olduğunu düşünürler. 

·Söz konusu olayların sonuçlarını daha yıkıcı algılarlar.

·  Gelecekte oluşacak olumsuz olaylara karşı daha savunmasızdırlar.

·Diğer insanlara göre olumsuz olayların daha fazla meydana geleceğine inanırlar.(Tapkan,2024)

Gelecekle ilgili belirsizlikler ve endişeler, birçok kişide artan bir kaygı ve stres seviyesine neden olabilir. Bu durum, uyku bozuklukları, yorgunluk, gerginlik, sinirlilik ve panik atak gibi semptomlarla kendini gösterebilir. Bazı kişilerde depresyonun ortaya çıkmasına neden olabilir. (Türköz vd., 2021).

Zaleski (1996), hızla değişen yaşam koşullarına uyum sağlama ve yaşanan değişimi kontrol altında tutma çabasının bireylere ağır sorumluluklar yüklemekte olduğunu ve bu durumun kişide psikolojik gerilim yarattığını öne sürmektedir. Bundan dolayı, neredeyse tüm kaygı türlerinin temelinde “gelecek boyutunun” olduğunu vurgulamaktadır. Tüm kaygı türlerinde gelecek boyutu bulunmasını ise, modern çağın hızlı değişimlerinin bireyi uyum sağlama ve kontrol etme konusunda zorladığını ifade ederek açıklamaktadır. Ona göre gelecek kaygısı yüksek bireyler, gelecekteki zorlu durumlarla başa çıkmada ve bu durumlara yönelik planlar oluşturmada yetersiz kalmaktadır (Zaleski, 1996). Geleceğe dair olası olumsuz bir olay senaryosunu düşünmek, endişe tepkisini tetiklemek için yeterlidir. (Türk vd., 2022).

Beck’in bilişsel yaklaşımı, bireyin geleceğe yönelik tehdit algısına eşlik eden bilişsel çarpıtmalar yoluyla kaygının ortaya çıktığını açıklamaktadır. Bu yaklaşıma göre kaygı; tehdit algısının abartılması, olası risklerin felaketleştirilmesi ve olumlu alternatif senaryoların göz ardı edilmesi sonucunda gelişmektedir. (Beck ve diğerleri, 1979)

Lazarus ve Folkman’ın (1984) stresdeğerlendirme modeli gelecek kaygısını, bireyin gelecekteki durumları tehdit edici olarak yorumlaması ve başa çıkma kaynaklarını yetersiz görmesiyle ilişkilendirir.

Gelecekle ilgili kaygı duymak, yalnızca insanlara özgü bir durumdur. Diğer canlılar, gelecek kavramının farkında olmadıkları için gelecekle ilgili endişe duymazlar. Bu durumun nedeni, yalnızca insanlarda bulunan metakognisyon adlı bir genle ilişkilidir. Bu gen, insanların zihinsel becerilerini geliştirmesine ve zaman kavramını algılamasına imkân tanır. İnsanlar, gelecek zamanın farkındadır ve bu zaman, belirsizlik içerir. İnsanlar bu belirsizliği kontrol edemeyeceklerini anladıklarında, gelecekle ilgili kaygı hissetmeye başlarlar. (Tarhan, 2012)

Gelecek hakkında düşünmek, bireylerde pozitif veya negatif bir tutumun gelişmesine neden olabilir. Bu bağlamda gelecek ile ilişkilendirilen temel duygulardan kaygı ve umut duyguları ön plana çıkmaktadır .İki duygunun da yoğunluğu değişebilir ve birbirleriyle bağlantılıdır. Bir duygunun diğerine baskın gelmesi, bireyin kötümser veya iyimser bir bakış açısı geliştirmesine neden olur (Bujnowska vd., 2019). Zaleski’nin (1996) umut ve korku üzerine geliştirdiği motivasyonel model, gelecekteki olayların zihinsel tasvirlerinin olumlu olması ve umudu beslemesinin bireyin belirli hedeflere yönelik eyleme geçmesine teşvik ettiğini ifade etmektedir. Geliştirilen olumsuz bir bakış açısının ise geleceğe dair korkuya yol açacağını ifade etmektedir. Gelecek ile ilgili bu korku, söz konusu olay yaşanmadan çok önce ortaya çıkabilmektedir. Geleceğe yönelik bu korku, açık ve bilinçlidir ancak kökeni somut ve gerçek olaylardan değil, geleceğe yönelik bilişsel temsillerden kaynaklanmaktadır. Bu korku, şimdi ve burada hissedilir fakat gelecekteki olaylara yöneliktir. (Zaleski vd., 2017)

Arnett (2005) özelikle gençlerin yetişkinliğe geçiş süreçlerinde geleceğe yönelik belirsizlikle beraber kaygılarının da arttığını vurgulamıştır. Gençlerin, sorumluluklarının artması, aralarındaki rekabetin fazla olması, uzun süre iş sahibi olamamaları, istediği eğitimi alamamaları (Akçok, 2025), geçim sıkıntıları, bulundukları ülkenin ekonomik durumu, istedikleri mesleğe sahip olamamaları, geleceğe yönelik yoğun sorgulamalarda bulunmaları, kişisel gelişim süreçlerini tamamlayamamaları (Türköz vd., 2021) gelecek kaygısını arttıran etmenler arasındadır. Bir kaza veya hastalık geçirme, yakınlarını kaybetme, başarısız olma (Price, 2009), savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar, kriz dönemleri (Zaleski, 1996) gibi tehlike veya tehditler de gelecek kaygısına neden olabilmektedir.

Gelecek kaygısı ile birlikte işsiz kalma kaygısı yaşayan bireylerin, fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulması, değer duygusunun zedelenmesi, yalnızlık, öfke, umutsuzluk gibi olumsuz duygular yaşamasının baskın hale gelmesi ve bireyin sorumluluklarını yerine getiremeyeceğine dair kaygısı gibi çok yönlü zorlanmalar ortaya çıkabilmektedir (Kepçeoğlu, 2001)

Gelecek kaygısını gelecek zamanda olabilecek olumsuz durumların, korku ve belirsizlikleri işsizlik, geçim sıkıntısı, sınavlar, doğal afetler, akran ilişkileri gibi birçok durum etkileyebilir. Ayrıca olaylar ne kadar muhtemel olursa, gelecek kaygısının etkileri o kadar büyük olmaktadır.(Oral Kara, Akın ve Alp, 2020). Köknel (2013), bireyin kaygı ya da gelecek kaygısı yaşamasının sebepleri arasında algılanan stres seviyesi, hayat kalitesi gibi faktörlerin de etkili olabileceğinden  bahsetmiştir.

Gelecek kaygısını etkileyen etmenler arasında cinsiyet (Kula ve Saraç, 2016; Aydın ve Tiryaki, 2017), sosyoekonomik düzey (Usta, 2024), fakülte ve bölüm (Saraç, 2015), aile tutumu (Saraç, 2015; Kula ve Saraç, 2016), akademik başarı (Tapkan, 2024), yaşam doyumu (Tekeli, 2022), kariyer farkındalıkları (Okyay, 2024), depresyon (Bozkurt, 2004), umut ve azim düzeyi (Usta, 2024), özyeterlik algıları (Yemenci vd., 2023), öğrenilmiş çaresizlik (Demir, 2023), psikolojik sağlamlık (Dursun ve Özkan, 2019), benlik saygısı (Bayrak, 2018), sosyal stres faktörleri (Qaisy ve Thawabieh, 2017), siyasi belirsizlik (Giddens, 1990) ve küresel sorunlar (Ojala, 2012) yer almaktadır.

 Gelecek kaygısı genellikle kontrol edilemeyen faktörlerle ilişkilidir ve kişinin kontrol alanı dışında gerçekleşen olaylara yönelik bir endişe duygusunu ifade eder. Örneğin, işsizlik korkusu, ekonomik belirsizlikler, sağlık sorunları veya ilişki problemleri gibi durumlar gelecek kaygısını tetikleyebilir. (Aygün, 2014)

Gelecek kaygısı hem bireyin içsel durumundan hem de yaşadığı toplum ve küresel koşullar gibi dışsal faktörlerden kaynaklanabilir. Zaleski (1996), deprem ya da nükleer saldırı olasılığı gibi küresel tehditlerin yanı sıra sevilen birini kaybetme gibi daha kişisel durumların da gelecek kaygısını tetikleyebileceğini ifade etmektedir (Zaleski, 1996). Bu doğrultuda gelecek kaygısı düzeyi yüksek bireyler, farklı belirsizlikler karşısında daha kolay tetiklenebilir ve kendilerini sıkça tehlike altında hissedebilirler. (Zaleski, 1996). Özellikle genç yetişkinlik döneminde ekonomik güvence ve mesleki istikrar hedefleri belirginleşmekte; bu dönemde yaşanan olumsuz olaylar, kaygı ve stres düzeylerinde artışla ilişkili bulunmuştur (Hisli, 1989).

Gelecek kaygısı ekonomik nedenler dışında hayatın akışında karşılaşılan diğer olumsuzluklarla da gelişebilir. (Şanlı Kula ve Saraç, 2016). Devamlı olumsuzluklarla karşılaştığını düşünen birey ileride nasıl bir hayatının olacağı ilei ilgili kaygı duymaya başlar.

Gelecek kaygısı, kontrol altına alınabilecek bir durumdur ve terapi, egzersiz, meditasyon, yoga gibi teknikler ve sosyal destek, gelecek kaygısıyla başa çıkmak için etkili stratejiler olabilir .(Aygün, 2014) nefes egzersizleri, düzenli egzersiz ve sağlıklı bir yaşam tarzı gibi stratejiler de gelecek kaygısıyla başa çıkmada yardımcı olabilir. (Alaosman, 2019)

Kaygı, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşme olasılığı bulunan olumsuz olaylara yönelik beklentisel duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkilerin bir bütünüdür. Bu bağlamda birey, tehdidin varlığı kesinleşmeden dahi, olası olumsuz sonuçlara ilişkin zihinsel ve bedensel bir uyarılma hali yaşamaktadır. (Grupe ve Nitschke, 2013). Bu bağlamda gelecek kaygısı, gelecekte ortaya çıkabilecek tehlikeleri önceden tahmin ederek önlem alma eğilimi olarak değerlendirilir. (Duplaga ve Grysztar, 2021). Bireylerin bu kaygıyla baş etme çabalarının öngörülebilirlik ihtiyacından kaynaklandığını söylemek mümkündür.

Konu ile ilgili ölçek çalışmaları

Üniversite Öğrencilerinde Gelecek Kaygısı Ölçeği

Üniversite öğrencilerinde gelecek kaygısı ölçeği Geylani ve Çiriş Yıldız (2021) tarafından geliştirilmiştir. Geliştirilme aşamasında literatür taranarak 37 maddelik bir havuz oluşturulmuş, uzman değerlendirmelerinin sonucunda 14 madde havuzdan çıkarılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucu KMO değeri .95 ve Bartlett Testi’nin anlamlı olduğu bulunmuştur. AFA sonucunda birden çok faktörle ilişkisi olan maddeler de çıkarılarak 19 madde, ‘’Gelecek Korkusu’’ ve ‘’Gelecekten Umutsuzluk’’ olmak üzere iki alt boyuttan oluşan ölçek meydana gelmiştir. Ölçekte 6 madde (2,4,6,8,10,12) ters kodlanmaktadır. Likert tipinde 5’li derecelendirme ölçeğidir. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 19, en yüksek puan 95’tir. Yüksek puan yüksek gelecek kaygısını ifade etmektedir. Bu araştırma kapsamındaki örnekleme göre ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlık kat sayısı .78, McDonald’s Omega güvenirlik kat sayısı .81 bulunmuştur.

Gelecek Kaygısı Ölçeği

 Yönerge: Bu ölçek, üniversite öğrencilerinin geleceğe yönelik kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Aşağıda geleceğe yönelik kaygı düzeyiyle ilgili ifadeleri yanıtlarken her bir ifadeyi dikkatle okuyarak, size uygunluk derecesine göre “Hiçbir Zaman”, “Nadiren”, “Bazen”, “Sıklıkla”, “Her Zaman” seçeneklerinden birini seçerek , işaretleyiniz. Yanıtlar arasında doğru ya da yanlış seçenek yoktur. Bu nedenle okuduğunuz cümle üzerinde uzun süre düşünmeden, aklınıza gelen ilk cevabı işaretlemeniz beklenmektedir. Tüm ifadeleri okuyup, eksik işaretleme yapmamaya özen gösteriniz.

Hiçbir Zaman

 Nadiren

 Bazen

Sıklıkla

 Her Zaman

1. Yaşadığım sorunların uzun süre devam edecek olma ihtimalinden korkuyorum

 2. Gelecekte daha mutlu olacağımı düşünüyorum

 3. Gelecekte başarısız olmaktan korkuyorum

4. Gelecekte arzu ettiğim şeylere kavuşabileceğimi umuyorum

5. Hayatımda işlerin kötüye doğru gitmesinden korkuyorum 6. Geçmiş deneyimlerim beni geleceğe iyi hazırladı

7. Gelecekte zorlukların üstesinden gelememekten korkuyorum

8. Geleceğe umut ve coşku ile bakıyorum

9. Her şey yolunda giderken bile, bir aksilik yaşama ihtimalinden korkuyorum

10. Yapmayı çok istediğim şeyleri gerçekleştirmek için yeterli zamanım var

11. İşler iyi gittiginde bile kötü bir şey olacak düşüncesine kapılıyorum

12. Gelecekte hedeflerimi gerçekleştirebileceğime inanıyorum

13. Geleceğin ne getireceğinden korkuyorum

14. Aileme maddi olarak iyi koşullar sunamama kaygısı yaşıyorum

15. Planlarımın yarım kalma düşüncesi beni mahvediyor

16. Gelecek benim için bulanık ve belirsiz görünüyor

17. Ekonomik ve politik değişikliklerin geleceğimi tehdit edeceğinden korkuyorum

18. Gelecekte önemli karar alma düşüncesinden korkuyorum

19. Yakında büyük bir felaket olmasından korkuyorum

Yönerge: Yapılan analizler sonucunda ölçek iki faktörlüdür. Birinci faktör “Gelecek Korkusu” nu, ikinci faktör ise (2, 4, 6, 8, 10 ve 12 numaralı maddeleri içerir) “Gelecekten Umutsuzluk” u ifade etmektedir. 19 maddeden oluşan ölçüm aracının tüm ölçek Cronbach’s α= 0.91, Faktör 1 Cronbach’s α=0.95, Faktör 2 Cronbach’s α=0.88’dir. Ölçekte yer alan 2, 4, 6, 8, 10 ve 12. maddeler tersten puanlanmaktadır. Ölçeğin değerlendirilmesi; Ölçek “Hiçbir Zaman”, “Nadiren”, “Bazen”, “Sıklıkla”, “Her Zaman” şeklinde 5’li likert tipte tasarlanmış olup bir kesme değeri yoktur. Ölçekten alınan puan arttıkça gelecek kaygısı artmakta, alınan puan azaldıkça gelecek kaygısı azalmaktadır

 Karamsar Gelecek Algısı Ölçeği

 Katılımcıların geleceğe yönelik olumsuz beklenti ve karamsar gelecek algılarını değerlendirmek amacıyla Karamsar Gelecek Ölçeği (Dark Future Scale – DFS) kullanılmıştır. Ölçek, bireylerin geleceğe ilişkin belirsizlik, umutsuzluk ve kaygı içeren bilişsel değerlendirmelerini ölçmeyi amaçlayan öz-bildirim temelli bir ölçme aracıdır. Ölçeğin Türkçe uyarlaması Yakın ve Temeloğlu Şen (2023) tarafından yapılmıştır. Karamsar Gelecek Ölçeği, bireylerin geleceğe yönelik algılarının duygusal ve bilişsel yönlerini değerlendirmekte; yüksek puanlar, geleceğe ilişkin daha karamsar ve olumsuz bir bakış açısına işaret etmektedir. Ölçekten elde edilen toplam puanlar, bireyin gelecek kaygısı ve umutsuzluk düzeyine ilişkin genel bir değerlendirme sunmaktadır. Ölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışmasında Cronbach Alfa iç tutarlık katsayısı yüksek düzeyde bulunmuştur (Yakın & Temeloğlu Şen, 2023). Bu araştırmada gerçekleştirilen güvenirlik analizinde ise Karamsar Gelecek Ölçeği’nin Cronbach Alfa katsayısı .851 olarak hesaplanmıştır. Bu bulgu, ölçeğin araştırma örneklemi için güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Araştırmada kullanılan karamsar gelecek ölçeği örneği yer almaktadır.

KARANLIK GELECEK ÖLÇEĞİ (DARK FUTURE SCALE)

Aşağıdaki ifadeler geleceğe yönelik tutumunuzla ilgilidir. Her bir ifadeyi okuyarak 0 ile 6 arasında sizi en doğru tanımlayan sayıyı belirtin. Lütfen her anlatımın size ne kadar uyduğunu değerlendirerek en uygun seçeneği işaretleyiniz.   0-Kesinlikle Yanlış    1-Yanlış,     2-Biraz Yanlış,     3-Kararsızım,     4- Biraz Doğru,     5-Doğru,     6-Tamamen Doğru
1.  Şu anda beni rahatsız eden problemlerin uzun süre devam edeceğinden korkarım.0123456
2.  Yaşamda krizlerle ya da zorluklarla karşılaşabileceğim düşüncesi beni bazen dehşete düşürür.0123456
3.  Gelecekte hayatımın kötüye gideceğinden korkarım.0123456
4.  Ekonomik ve politik durumdaki değişikliklerin geleceğimi tehdit edeceğinden korkarım.0123456
5.  Gelecekte hedeflerimi gerçekleştirememe düşüncesi beni rahatsız eder.0123456

Not: Ölçek tek faktörlüdür ve ters madde içermemektedir. Ölçekten alınan yüksek puanlar yüksek gelecek kaygısına işaret etmektedir.

Atıf:  Hatun, O.,& Demirci, İ. (2025). Turkishadaptation of the Dark FutureScale: Longitudinalassociationsbetweenfutureanxiety, self-compassion, academic self-efficacy, and test anxietyamongcollegestudents. TurkishPsychologicalCounselingandGuidanceJournal, 15(78), 697-716. https://doi.org/10.17066/tpdrd.1561131

Kaynakça

Association, A.P., “Diagnostic and statistical manual of mental disorders”, 5th ed. Arlington VA, (2013).

Aydın, A. ve Tiryaki, S. (2017). Üniversite öğrencilerinin kaygı düzeylerini etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik bir çalışma (KTÜ örneği). Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, 17(4), 715-722. https://doi.org/10.17475/kastorman.282559

Aygün, M. (2014). Öğrencilerin yaşam amaçlarıyla gelecek kaygısı arasındaki ilişki, [Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı].

Bayrak, S. B. (2018). Ergenlerde umutsuzluğun benlik saygısı ve gelecek kaygısı ile ilişkisi [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi].Üsküdar Üniversitesi.

Bozkurt, N. (2004). Bir grup üniversite öğrencisinin depresyon ve kaygı düzeyleri ile çeşitli değişkenler arasındaki ilişkiler. Eğitim ve Bilim, 29(133), 52–59.

Demir, S. (2023). Öğrenilmiş çaresizliğin gelecek kaygısı üzerindeki etkisinde benlik saygısının aracı rolü: Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencileri üzerinde bir araştırma. EKEV Akademi Dergisi, 96, 260-278. https://doi.org/10.17753/sosekev.1386781

Geylani, M. ve Çiriş Yıldız, C. (2022). Üniversite Öğrencilerinde Gelecek Kaygısı Ölçeğinin geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması. İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Dergisi , 10 (1), 284-300. https://doi.org/10.33715/inonusaglik.1011330

Hisli, N. (1989). Beck Depresyon Envanteri’nin üniversite öğrencileri için geçerliği, güvenirliği. Türk Psikoloji Dergisi, 7(23), 3–13.

Kepceoğlu, M. (2001). Psikolojik danışma ve rehberlik. Alkım Yayınevi.

Köknel, Ö. (2013). Kaygıdan korkuya. Remzi Kitabevi.

Lazarus, R. S. ve Folkman, S. (1984). Stress, appraisal, and coping. New York: Springer.

Oral Kara, N., Akin, G. ve Alp, S. (2020). Üniversite öğrencilerinin gelecek kaygısı ile sınav kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi üzerine bir araştırma. SDÜ Sağlık Yönetimi Dergisi, 2(2), 150-169.

Saraç, T. (2015). Ahi Evran Üniversitesi son sınıf öğrencilerinin gelecek kaygısı ve umutsuzluklarının incelenmesi [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi]. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi.

Shri, R., “Anxiety: Causes and management”, The Journal of Behavioral Science, 5 (1): 100-18 (2010)

Şanlı Kula, K. ve Saraç, T. (2016). Üniversite Öğrencilerinin Gelecek Kaygısı / The Future Anxiety of the University Students. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 13(33), 227-242

Tapkan, B. (2024). Üniversite öğrencilerinde gelecek kaygısı ile akademik başarı arasındaki ilişkinin incelenmesi [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi]. İstanbul Arel Üniversitesi.

Tekeli, T. N. (2022). Gelecek kaygısının üniversite öğrencilerinin yaşam doyumu ve romantik ilişkilere etkisinin incelenmesi [Yayınlanmamış yüksek lisans tezi]. İstanbul Aydın Üniversitesi.

Türköz, O., Bektaş, M. ve Çiçek, H. (2021). Lisansüstü eğitim alan öğrencilerde gelecek kaygısı. Bucak İşletme Fakültesi Dergisi, 4(2), 132-152. https://doi.org/10.38057/bifd.936821

Yakın, İ., & Temeloğlu Şen, E. (2023). Psychometric properties of the Turkish version of the Dark Future Scale. Alpha Psychiatry, 24(1), 8–12.

Zaleski, Z. (1996). Future anxiety. Personality and Individual Differences, 21(2), 165–174

……….

.