Grup Yorum: Emperyalizmin Gölgesi Altında Bağımsızlık Olmaz! (Söyleşi: Çağlar Mirik)

Grup Yorum, 12 Eylül faşizminin ortasından ?Sıyrılıp Gelen? bir sestir. ?Haziranda Ölmek Zor? dediklerinde ?Yürek Çağrısı? ile ?Hiç Durmadan? yürünen bir yolda devrimcilere ve halka ?Cesaret? olmuştur. ?Geliyoruz? dediklerinde artık adları yasaklanmalar ve tutuklanmalarla çoktan anılmaya başlamıştı bile. Grup Yorum kariyerini müzikleriyle değil sabıka kayıtlarıyla, göz altılarla yapmıştı. Artistik pozlarla değil sloganlarla, sansasyonla değil eylemle manşet olmuştu. Tüm bunlara rağmen kasetleri milyonlarca sattı. Yine de ?dinleyenlerinden çok hapishane duvarları tanıyor? onları. Neredeyse her yıla bir albüm sığdıran Grup Yorum, yaptığı müzikle sadece Türkiye?de değil Dünya?da da kendine özgü bir yer edinmiştir. Yaptıkları konserlere ilişkin ABD dışişleri bakanı açıklama yapmıştır. 27 yıllık geçmişe sahip grup ?Başeğmeden? diyerek yürüyüşüne devam ediyor ve şu günlerde yeni albüm hazırlıyor. Yorum?la dünü, bugünü, Türkiye ve Dünya?yı konuştuk.

Çağlar Mirik: 27 yıllık bir grupsunuz. Bu zengin bir tarih, kuruluştan bugüne geçen sürecin niteliğini nasıl özetlersiniz?

Grup Yorum: Gerek Grup Yorum gerek de Grup Yorum dinleyenleri için ortak bir tarihtir bu. Ve ne yaşandıysa beraber yaşanmıştır. Sadece Yorum elemanları baskı görüp tutuklanmamıştır, albümlerimizi dinlediği, şarkılarımızı radyoda çaldığı, bilgisayarında şarkı sözlerini bulundurduğu için dinleyenlerimiz de baskı görmüştür. Bunun karşısındaki direnişimiz de ortaktır. Yorum?u en önce dinleyenleri sahiplenmiştir. Çünkü Grup Yorum halkın kendisidir.
En coşkulu konserlerimizde yüz binlerle şarkılarımızı söylerken herkes aynı düşün bir parçasıdır. İster sahnede olsun ister alanda? Herkes büyük bir koro oluşturmuştur aslında.
İşte bütün bunlar bu 27 yıllık tarihi eşsiz ve kolektif bir hale getiriyor. Ve bu tarih boyunca baskıların yanı sıra direniş de, umut da, sevda da, acı da hiç eksik olmamıştır.

Çağlar Mirik: Grup Yorum kurulurken etkilendiği müzik akımları ve sanatçılar hangileriydi?

Grup Yorum: 80 darbesi öncesinde ülkemizde bir protest müzik geleneği vardı. Bu gelenek esas olarak aşıklar ve ozanlar eliyle sürdürülmekteydi. Bunlar içinden özellikle iki isim hem içerik hem tarzları itibariyle diğerlerinden ayrışarak kendine has bir dil yaratmıştı. Bu iki isim Ruhi Su ve Zülfü Livaneli?dir. Biz de müzikal çizgimizi oluştururken bu iki isimden etkilendik.
Anadolu halklarının çelişkilerini, dertlerini, özlemlerini, umutlarını işliyorduk şarkılarımızda. Bu nedenle Anadolu?ya, halk müziğine ait tınılar, ritimler, ezgiler ve enstrümanlar belirleyici bir önemde oldu müziğimiz açısından. Ama bunları kendi sınırları içinde ele almayıp, dünyanın değişik müzik kültürleriyle, enstrümanlarıyla ve vokal teknikleriyle birleştirdik. Hem bize ait olan, hem evrensel olan bir çizgi yarattık. Özellikle Latin Amerika merkezli Yeni Şarkı Hareketi?nden ciddi olarak etkilendik. Başta Theodorakis olmak üzere Akdeniz müziğini tanımaya ve anlamaya çalıştık. Dünya Sosyalist deneyimlerinin, devrimlerinin ve mücadelelerinin ürettiği marşları söyledik. Bu deneyimlerden yararlanarak kendi marşlarımızı ürettik.

Çağlar Mirik:İki yıldır Bağımsız Türkiye konserleri düzenliyorsunuz; ilkinde 150 bin, ikincisinde 350 bin kişiye seslendiniz. Bağımsız Türkiye konserlerindeki amacınız nedir? Bu konserler devam edecek mi?

Grup Yorum: Bağımsızlığın çok önemli, fakat bir o kadar da çarpıtılan bir kavram oluğunu düşünüyoruz. Emperyalizmin bu kadar hayatımızın içine girdiği, hükümetlerin onların izni olmadan adım dahi atamadığı, ülkemizin ve komşularımızın kan gölüne döndüğü bir süreçte Bağımsızlık tartışmalı bir durumdadır. Yani Bağımsızlık; yalnızca kağıt üstünde olan yada bir sınırla, bayrakla ifade edilecek şey değildir. Bugün yoksulluğumuzun da, yozlaşmanın da, baskıların da temelinde emperyalizm vardır. Bu yüzden bağımsızlık vurgusu önemlidir. Ülkemizde bilinen yada gizli yüzlerce emperyalist üs ve birim var. Bunların gölgesi altında bağımsızlık olmaz.
Bu konserlerimizin işaret ettiği bir nokta da bağımsızlık düşüyle kendini feda eden devrimcileri anmaktır. Nisan ayında yapmamızın nedenlerinden biri de budur.

Çağlar Mirik:Hatay?da yaptığınız konsere de değinelim; Suriye konusunda çok net bir duruşunuz var ve bunu pek çok yerde dile getiriyorsunuz. Suriye konusundaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Grup Yorum: 13 Mayıs?ta Hatay?da 30 bin kişilik Suriye ile dayanışma konseri yaptık. Bu konserin çalışmaları da engellenmeye çalışıldı. Gözaltılar tutuklamalar yaşandı konser öncesinde. Çünkü etkisi çok büyük olacak bir konserdi, bunu biliyorlardı. Öyle de oldu. Hatay?dan 30 bin kişilik koca bir halk korosu ile Suriye halklarının yanında olduğumuzu haykırdık. Sadece Suriye konusunda değil dünyanın neresinde olursa olsun eğer emperyalizmin halklara bir saldırısı varsa biz onun karşısında oluruz. Bu nedenle Suriye konusuna da aynı şekilde bakıyoruz. Emperyalizmin, Amerika?nın halklara özgürlük götürmeyeceğini daha önce çok net olarak gördük. Irak, Filistin gibi ülkelere özgürlük götüreceğini söyledi. Sonuç ne oldu? Yakılan yıkılan kentler, tecavüz edilen kadınlar, çocuklar. Yani katliam. Bu nedenle biz diyoruz ki Amerika ve onun işbirlikçisi AKP, Suriye?ye özgürlük götüremez. Ancak katliam ve gözyaşı götürebilir. İşte tam da bu nedenle biz emperyalizme karşı direnen Esad?ın yanındayız. Biz emperyalizme karşı direnen Suriye halkının yanındayız. Halklar sorunlarını ancak kendileri çözebilirler. Biz böyle bakıyoruz. Eğer Suriye?nin bir sorunu varsa o sorunu ?özgür Suriye ordusu? dedikleri çeteler değil, Amerikan işbirlikçisi AKP değil, emperyalizm değil; halklar kendi aralarında çözebilirler.

Çağlar Mirik:Grup Yorum bir yanıyla hapishaneler, bir yanıyla yasaklanmalar ve aynı zamanda baskılara karşı direnmenin de tarihi. Yorum?a yönelik saldırılar AKP iktidarı ile birlikte şekil değiştirdi mi?

Grup Yorum: Hayır. AKP Amerikan uşaklığı noktasında birçok iktidardan daha başarılı ve pervasız. Diğer iktidarların daha iyi olmaması kesinlikle daha az işbirlikçi olmasından dolayı değil. Yöntem olarak AKP?nin doğru yöntemler kullanması. Bugün AKP devrimcilerin yöntemlerini kullanıyor. Kapı kapı gezmeleri, her yerde örgütlenmeleri. Geçmişte devrimcilerden öğrendikleri ve bugün de uyguladıkları şeyler. Ama bu göz boyamanın altında çok büyük bir düşmanlık var. AKP iktidarı her işbirlikçi iktidar gibi halka düşman. Her türlü hak talebine yanıtı tam anlamıyla zulüm. Kürt açılımı adı altında Kürt halkını katlediyor. Sanatçı açılımı adı altında sanatçıların her türlü özgürlüğünü gasp ediyor, cezalar yağdırıyor. Gazetecileri, aydınları tutukluyor. Devrimcileri katlediyor. Hapishaneleri doldurdu bugün, ev hapsi uygulamasıyla da insanları evlere tıkmaya çalışıyor. Grup Yorum?a verilen son ceza da bu ev hapsi. Yani ben senin sanat yapmana hele de devrimci sanat yapmana izin vermeyeceğim diyor.

Çağlar Mirik:Son olarak üyelerinizden Selma ve Dilan arkadaşların yaşadıklarını biliyoruz. Bu saldırıyı yapanlar onların Yorum?dan olduklarını biliyor muydu?

Grup Yorum: Bu ülkede Grup Yorum üyelerine devlet tarafından terörist gözüyle bakılıyor. Haliyle onların gözünde mimliyiz ve bilinen bir müzik grubu olmamızın yanı sıra onların yakından ilgilendiği, tanıdığı insanlar oluyoruz. Bu noktada gözaltına alırken de gözaltında da bunu biliyorlardı. Çeşitli şekillerde dile getirdiler. İşkence yaparken ?Grup Yorum elemanı Ezgi Dilan? dediler mesela. Selma?nın kulaklarına kasıtlı vurdular. Hiçbiri tesadüf değildi, olamaz.

Çağlar Mirik:Şu anda hapishanede olan üyeniz var mı?

Grup Yorum: Var. Aslında şöyle; tutsaklarımız ikiye ayrılmış durumda. Birincisi Seçkin Aydoğan, hücrede olanlar. Şu anda Tekirdağ F tipi Hapishanesinde. Nurtepe?de demokratik bir basın açıklaması esnasında gözaltına alındı ve tutuklandı. Hukuksuz bir şekilde yaklaşık bir senedir tutuklu. 5 Aralık?ta üçüncü mahkemesi olacak. Bir de Selma ve Dilan?a son gözaltı olayında ev hapsi verildi. Bu da bir başka yönü. Karara itiraz edildi avukatlarımız tarafından, bu itiraz kabul edilmedi. Şu anda nasıl uygulanacağını bilmemekle beraber bekliyoruz. Bu baskılara yönelik bir kampanyamız başlayacak. Hem Seçkin için hem ev hapisleri için hem de bir sene önce İdil Kültür Merkezi?ne yapılan baskında gözaltına alınan Yorum elemanları için yüz yılı aşkın hapis cezaları isteniyor, bunun için. Bunun mahkeme tarihi de 26 Kasım. Bunların hepsi için bir kampanya başlayacak. Sanatçıları da dahil ettiğimiz çeşitli eylemlerimiz olacak.

Çağlar Mirik:Konserlerinizde ve Tavır dergisindeki yazılarınızda ?korkuyorlar? diyorsunuz ve buna özel vurgu yapıyorsunuz. Kim bu korkaklar ve neyden korkuyorlar?

Grup Yorum: Grup Yorum bu halkın türkülerini yapıyor. Ve bunu halk için halkın iktidarı için yapıyor. Korkaklar ve korkması gerekenler öncelikle bu halka karşı suç işleyenlerdir. Yani Grup Yorum?un değerlerine saldıranlar elbette ki grup yorumdan korkmalıdır. Bu halk sahipsiz değil. Tam tersi güçsüz olan bir avuç olan ezenlerdir. Korktukları 350 bin insanın hep bir ağızdan ?Bağımsız Türkiye? diye haykırmasıdır. Korktukları evleri başına yıkılmak istenen, yozlaştırılan, sokak ortasında infaz edilen insanların öfkesidir. Korktukları Grup Yorum?un dünyadaki tüm ezilen, toprakları işgal edilmek istenen halkların yanında olmasıdır. Bugün Grup Yorum emperyalizmin sömürgesi olan bir ülkede emperyalizme karşı mücadele veren bir müzik grubu ve emperyalizme karşı sosyalizmi savunuyor, bedel ödüyor. Bundan iki sene önce Ortak Düşman Amerika?dır kampanyası yaptık ve bu kapsamda konserler yapıldı. Bunun üzerine Amerika?nın dışişleri bakanı bir açıklama yaptı. Türkiye?de böyle bir kampanyanın varlığından ötürü bütün Amerikan vatandaşlarını uyardı. Korkuları bu denli büyük. Halk örgütlendikçe bu korkuları daha da büyüyecek.

Çağlar Mirik: Kendi müziğinizi ne tür bir müzik olarak değerlendiriyorsunuz?

Grup Yorum: Müziğimiz içerik olarak devrimci bir müzik. Ülkemizdeki halkları ezen ve sömürenlere karşı başkaldırının müziğini yapıyoruz. Sosyalizmin, eşit özgür bir dünyanın müziğini yapıyoruz. Açlığın olmadığı, kimse kimsenin hakkını çalmadığı, tüm zenginliklerin tüm insanlara adil olarak dağıldığı ve yettiği bir dünyanın müziğini yapıyoruz. Bizi karanlıkla boğmaya çalışanlara karşı, karamsarlaştırarak, umutsuzlaştırarak sömürüsünü devam ettirmek isteyenlere karşı umutlu şarkılar söylüyoruz. Şarkılarımız her neyi işliyorsa işlesin, umutludur. Bu umudu bazen senfonik bir marş olarak, bazen türkü marş olarak, bazen otantik bir türkü gibi, bazen rock formunda ifade edebiliyoruz. Biçimle ilgili sınırlarımız yok. Derdimizi en iyi yansıttığını düşündüğümüz her tarzı değerlendirebiliriz ve değerlendiriyoruz.

Çağlar Mirik:Şarkılarınız hiç eskimiyor. Heyecan ve coşku ile yıllardır dilden dile ve konserlerde söyleniyor. Bu başarının dayanağı nedir?

Grup Yorum: Biz bu halkın sanatını yapıyoruz. Şarkılarımız, ezgilerimiz Anadolu halklarından, bu topraklardan, bu ülkenin ozanlarından ustalarından besleniyor. Anadolu topraklarında yetişen ustalar, Anadolu?nun zenginlikleri bizler için derya deniz bir kaynak. Bu ülkenin meydanları, fabrikaları, okulları, halkın yaşadığı her yer bizler için derya deniz bir kaynak. İkinci bir nokta olarak da biz bu halkın yaşantısını; acılarını, sevinçlerini şarkılarımızda kullanıyoruz. Ancak sadece örneğin acıları anlatmakla kalmıyor, o acılarla nasıl baş edebileceğimizi, gelecek güzel günleri nasıl kuracağımızı da anlatmaya çalışıyoruz. Bizim sanatımız devrimcidir. Sorunları anlatmakla kalmaz çözüm yolları sunar. İşte belki bu nedenle her daim umut olmuştur şarkılarımız. Karanlığı değil hep aydınlığı gösterendir. Bu nedenle dilden dile yayılmış, yürekten yüreğe akmıştır.

Çağlar Mirik:Şimdiye kadar 20 albüm yayınladınız. Yeni albüm çalışmanız ne durumda?

Grup Yorum: Uzun süredir beklenen ve üzerine çalıştığımız bir albümü önümüzdeki aylarda çıkaracağız. Şu aralar stüdyo aşamasında. Genel ve güncel konulara değindiğimiz klasik bir Yorum albümü olacak. Şimdilik bu kadarını söyleyelim. Biz de dinleyenlerimiz kadar heyecanlıyız.

Çağlar Mirik:?Türküler Susmaz Halaylar Sürer? sloganı binlerce insan tarafından coşkuyla atılıyor. Bu sloganın sizin için ifadesi nedir?

Grup Yorum: Bu slogan halkın gücünün, kararlılığın ve coşkusunun tükenmezliğini ifade ediyor en başta. Bin yıllardır susturulamayan halkların umudunu ifade ediyor. Yorum özelinde ise bu toprakların türkülerini yapanların başeğmezliğini ifade ediyor.

Çağlar Mirik:Son dönem çalışmalarınızdan biri de film çekimi. Nasıl bir film olacak ve bu fikir nasıl gelişti?

Grup Yorum: Hapishanelerde yaşanan tecridi anlattığımız bir film çalışması bu. Tecridi biz yıllardır şarkılarımızla ifade ediyoruz. Bu uğurda yürütülen mücadele ve ödenen bedeller hep bizim konularımızdan biri oldu. Fakat maalesef bu konu doğru bir biçimde sinemaya yansımadı. Bu noktada kendi imkanlarımızla bir tecrit filmi örgütleyebileceğimizi düşündük ve birçok yönetmen dostumuzla yola koyulduk. Filmin her aşamasını Yorum dinleyicileri ve demokratik kitle örgütlerinin desteğiyle hazırladık. Ayrıca filmimize destek veren sinemacılar ve oyuncular da oldu. Çekimleri henüz bitirdik ve 19 Aralıkta galası gerçekleşecek ve 21 Aralıktan itibaren Türkiye?de ve Avrupa?da vizyona girecek.

Çağlar Mirik:Hapishaneler Grup Yorum için ne ifade ediyor?

Grup Yorum: Daha önce de bazı yerlerde ifade ettiğimiz bir şey vardı; ?dinleyicilerimizden çok hapishane duvarları tanır bizi?. Grup Yorum tarihinde hapishanelerin önemli bir yeri vardır. Grup Yorum ilk kurulduğu yıllarda hapishanelerdeki devrimci tutsaklarla sürekli bir alışveriş içerisindedir. Yorum?un Yorum olmasında bu tartışmaların, bu fikir alışverişlerinin yeri çok büyüktür. Ancak çok geçmez Yorum da hapishane duvarları ile tanışır. Ve 27 yıllık tarihinde neredeyse her dönem tutsağı vardır. Şimdi ise Seçkin tecrit duvarları arasında.

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Cengiz Gündoğdu: ?1980?den sonra roman ve öykü iyice öznelleşti? ? Söyleşi: Volkan Alıcı

Edebiyat yapıtının estetik nesne değil pazardaki bir meta sayıldığı, niteliğinden çok, satış rakamları ve yayıncıyla yazara kazandırdığı para kadar konuşulduğu...

Kapat