İnsanı okumaktan soğutan okur tipleri

Herkes kitap okumayı sever, okuduklarını başkalarıyla paylaşmaktan zevk alır. Ancak bazı okur tipleri var ki, tabiri caizse insana hayatı zindan eder, okumaktan soğutur. İşte bu kategoriye dahil edebileceğimiz, uzak durulması gereken altı model.

Klasikçiler
Bu tip okurlar genellikle bir dereceye kadar aklı başında sayılabilir. Shakespeare, Melville, Dickens ve Brontë kardeşler hakkında geniş bir bilgiye sahiptirler. Fakat onlar için 19. yüzyıl ve öncesinde yazılan kitaplar sanat eseri değerindeyken Faulkner, Fitzgerald, Hemingway ve Joyce’un kıymeti yoktur. Modern edebiyatın mimarları, onlara göre birkaç kuruş kazanmak için öylesine birkaç kelimeyi bir araya getiren tiplerden ibarettir. Bu durum klasiklerin başarısının da ispatıdır aslında. Kurgu üstüne düşeni fazlasıyla yapmış ve okuru hikâyenin bir parçası olarak tutsak etmiştir.

Edebiyat bölümü öğrencileri
Kitaplar hakkında sohbet edilirken sözü bir anda eğitimine getiren okur tipi. ?Edebiyat bölümü öğrencisiyim/ mezunuyum? diye söze girerler hemen. Kusura bakmayın ama işte daha o anda kaybediyorsunuz edebiyatçılar. Bu, pek sık rastlanan okur tipi susmasını da beceremez. Çaresi yok, geri adım atıp dinlemek gerekir. Eğer kitaplar hakkında yorum yapacaksanız tabii ki edebiyat bölümünde okumuş olmanız önemlidir. Ama eğer bunu karşınızdakilere gösteriş olarak kullanırsanız bu kabul edilemez.

Alacakaranlık / Grinin Elli Tonu okurları
Bu tip okurlar için dünyada yalnızca dört tane kitap vardır. Hatta bu dört kitap sonrasında üç kitaba daha hayat verir. Bu yedi kitap arasından hangisi daha iyi diye kafa yormak ve içlerinden birini seçmek yeterince zor bir iş. Bu yüzden bir tane en iyi seçmek yerine genelde “dünyanın en iyi yedi” kitabı derler. İngilizceyi her anlamda bu kadar istismar eden kitapların bu derece popüler olması son derece üzücü. Bu tip okurların büyük bir çoğunluğu genellikle başka kitap da okumaz. Evet, kabul ediyoruz bu kitaplar çok popüler ve evet, bunun bir nedeni de var. Ama bu okur tipi heyecanlarını zaptetmeyi bilmiyor maalesef. Her yerde, her ortamda en sevdikleri kitapların Alacakaranlık ve Grinin Elli Tonu serisi olduğunu söylerler. Sormamak için kendimizi zor tutuyoruz: Gerçekten bunlardan başka herhangi bir kitap okudunuz mu acaba?

?Ben her şeyi okudum?cular
Arkadaşlarınızla birlikte oturuyor ve kitaplar üzerine sohbet ediyorsunuz. Derken, birisi çıkıp ?Evet onu okudum, idare ederdi işte. Ama benim favorilerim arasında değil,? diyor. Konu ilerledikçe gündeme başka kitaplar geliyor ve her seferinde bu kişi aynı şeyi söylüyor. Üstelik kitabı tartışmaya da yanaşmayıp yalnızca kendi fikrini beyan ediyor. Bu tip okurla ilgili en rahatsız edici şeyse, kitaplar hakkında herhangi bir detay hatırlamıyor oluşudur. Genellikle bahsi geçen kitapları hep ?çok önceden? okumuş olur. Bu tip okurların eline bir kitap verip kitabı baştan sona kadar nasıl okuduklarını incelemek gerekir. O kadar sayfayı okuduktan sonra nasıl olur da hiçbir detayı hatırlamazsın ki?

Sinema uyarlamaları okurları
Filmler harikadır. Harika kitapların sinemaya uyarlamaları da çok ilgi çekici olabilir. Fakat filmini izlemek sonra o kitabı okumamak için geçerli bir sebep olabilir mi? Bu okur tipi olaya sinsice yaklaşır. Filmi izledikten sonra kitabını okumaya niyetlenirler. İyi de beyazperdede izledikten sonra kitabı okumanın ne anlamı kalır ki? Bu tip okurlar her sene izledikleri uyarlama kadar kitap okur. Bir de filmi izleyip kitabını gördüğünde, “Aaa filmin kitabı da çıkmış” diyen bir tür vardır ki, onlar başlı başına bir yazı konusudur.

Tek kitapta hüküm veren takıntılı okurlar
Diyelim ki siz çok kitap okuyan birisiniz. Haftada bir ya da iki kitap bitiriyorsunuz. Ne kadar güzel. Ama sonra birine rastlıyorsunuz ve size bir kitabı soruyor. Adını duymuş olma ihtimaliniz var fakat dürüst biri olarak ?Hayır okumadım? diyorsunuz. Aldığınız yanıt ise ?Nasıl yani? Bu kitabı okumadın mı? Ve kendine ?iyi bir okur? mu diyorsun? Bu kitabı okumamışsan hiçbir şey okumamışsın demektir?. Bakın, işte o zamana kadar okuduğunuz her şey boşa gitti. Çünkü bu birey, size gelip sadece ?o kitabı? okumadığınız için gerçek bir okur olmadığınızı söylüyor. Başkalarının sizin okuma alışkanlığınızı tek bir kitaba bağlayıp eleştirmesi hiç hoş değil. Ama bu tip okur için yapacak bir şey yoktur. Siz en iyisi onu kendi haline bırakın ve canınızın istediği kitapları okumayı sürdürün.(Huffingtonpost)

STEVEN PETITE
(20.05.2014, http://kitap.radikal.com.tr/)

Yorum yapın

Daha fazla Edebiyat Haberleri
Okuma Üzerine – Öznur Özkaya

?Okumak; başka hayatların, insanların, fikirlerin dünyasına yapılan bir yolculuktur, ötekini anlayabilmenin en erdemli yoludur.? diye cümleler kurarız durmadan, lakin çok...

Kapat