Kanunların Ruhu – Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek – Taner Akçam, Ümit Kurt

“Beni kolumdan tut, köyümden dışarı at, malımı mülkümü de sonra sat, bu hiçbir vakitte caiz değildir. Bunu ne Osmanlı vicdanı kabul eder ne de kanun.”  Ahmet Rıza

Osmanlı Ermenilerinin 1915’te yaşadıkları büyük felaket sadece insanların hayatlarına mal olmadı. Geride onların Anadolu’daki varlıklarının simgesi, kültürlerinin izi olan pek çok emlakın da kalmasına sebep oldu. Ermeni mallarının ne olacağı, “tehcir”e tâbi tutulan Osmanlı vatandaşlarının dönüp mallarını alıp alamayacakları tartışması uzun yıllar devam etti. Osmanlı İmparatorluğu dağılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda da “sorun” yakıcılığını koruyordu. Kanunların Ruhu, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarılan emval-i metruke tartışmasını bu konuda çıkarılan kanunlar ışığında ele alıyor. Emval-i metrukelerin geri verilmemesi konusunda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e devredilen “dirayet”in izini sürüyor.

“…‘Ermenilerden kalan mallar kimlere paylaştırıldı, ‘neler, kimler ne oldu’ diye sorulsa, bu çok büyük sarsıntı yaratır. Çünkü ülkeye belletilmiş bir tarih çökecektir. Eğer bu tarih yanlış anlatıldıysa, o zaman başka şeyler de yanlış anlatılmıştır düşüncesi topluma yayılacaktır. Türkiye’de önemli bir dönüşüm olacak.” Hrant Dink

OKUMA PARÇASI

Sevgili Hrant,
Yıllar önce bir yaptığın bir görüşmede söylemiştin…
“– Binlerce yıllık bir toplumun ürettiği uygarlığın, zenginliğin ne olduğu, bunun…
• Kimlere geçtiği mi?
– Kimlere geçtiği… Bu, Türkiye’nin konuşamadığı temel sorunlarından biri zaten. Ermeni mülkleri meselesi hakikaten Türkiye’nin şu anda geleceğe ilişkin en öcü
konusu, en korkunç konusudur. Bence Türkiye Ermenilerden gelebilecek tazminat talebinin hukuki tedbirini
zamanında aldı. Çünkü ‘emval-ı metruke’ diye bir kanun
çıkarılmış. Ermenilere süre verilmiş, ‘Gelsinler, mallarını
vereceğiz’ denmiş. Tanınan süre içinde gelmeyen Ermenilerin malları Hazine’ye gitmiş. Böyle kanunlar çıkarılmış, uygulamalar yapılmış. Türkiye tedbirini hukuken almış. Zaten bu ülkede ölenlerden ziyade kalanlar üzerine
konuşmak daha zor.
• Niye?
– Çünkü inanılmaz haksızlıklar ortaya çıkacak. ‘Ermenilerden kalan mallar kimlere paylaştırıldı, neler, kimler ne oldu’ diye sorulsa, bu çok büyük sarsıntı yaratır.
Çünkü ülkeye belletilmiş bir tarih çökecektir. Eğer bu tarih yanlış anlatıldıysa, o zaman başka şeyler de yanlış
anlatılmıştır düşüncesi topluma yayılacaktır. Türkiye’de
önemli bir dönüşüm olacak.”
(Radikal, 23 Mayıs 2005; Neşe Düzel ile röportaj)
Biz, senin beklediğin, tahmin ve ümit ettiğin sarsıntı
ve dönüşüme katkısı olması ümidiyle o kapağı birazcık araladık sadece…


KÜNYE
Kanunların Ruhu
Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek
Taner Akçam, Ümit Kurt
1. baskı – Kasım 2012
272 sayfa

TANER AKÇAM 1953’te doğdu. 1975’te ODTÜ İ.İ.B.F.’den mezun oldu. 1976
Mart’ında sorumlu yazı işleri müdürü olduğu Devrimci Gençlik dergisindeki yazıları nedeniyle tutuklandı. 1977 Mart’ında Ankara Merkez Cezaevi’nden firar etti.
1978’de Almanya’da siyasi mülteci oldu. 1988’de Hamburg Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nde şiddet, kültür ve insan hakları konularında çalışmaya başladı. İlk eserleri,
İnsan Hakları ve Marksizm (Ayrıntı Yayınları, 1991), Siyasi Kültürümüzde Zulüm ve
İşkence (İletişim Yayınları, 1992) bu araştırmaların sonucudur. 1991’de yayımlanan
Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu (İletişim Yayınları), Ermeni sorunu etrafındaki çalışmalarının başlangıcına denk düşer. 1996’da, “1919-1922 İstanbul Divan-ı
Harbi Örfi Yargılamaları Işığında Türk Kurtuluş Hareketi ve Ermeni Soykırımı” adlı
çalışmasıyla Hannover Üniversitesi’nden sosyoloji ve tarih doktorası aldı. Bu çalışma
önce Almanca, daha sonra da İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, İttihat ve Terakki’den
Kurtuluş Savaşına (İmge Yayınları, 1999) adıyla Türkçe yayımlandı. 2006’da yayımlanan A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility (Metropolitan Books) 2007’de, Minnesota eyaletinde araştırma dalında
en iyi kitap ödülünü kazandı. Yakın dönemde “Ermeni Meselesi Hallolunmuştur”
– Osmanlı Belgelerine Göre Savaş Yıllarında Ermenilere Yönelik Politikalar (İletişim,
2008) ve (Vahakn N. Dadrian ile birlikte der.) Tehcir ve Taktil: Divan-ı Harb-i Örfi
Zabıtları İttihad ve Terakki’nin Yargılanması 1919-1922 (Bilgi Üniversitesi Yayınları,
2008) adlı kitapları yayımlanan Akçam, 2008 yılından beri Clark Üniversitesi Tarih
Bölümü Holocaust and Genocides Studies Merkezi’nde bulunan Kaloosdian/Mugar
kürsüsünde çalışmalarını sürdürmektedir.

ÜMİT KURT 1984’te doğdu. 2006’da ODTÜ İ.İ.B.F’den mezun oldu. 2006-2007’de
İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde Uluslarası İlişkiler ve Sosyoloji Bölümü’nde
araştırmacı olarak bulundu. 2008’de Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler
Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Gaziantep Zirve Üniversitesi İ.İ.B.F.’de
tam zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştı. Türkiye’de ordu ve siyaset, sekülarizm
ve din, Türkiye düşünce ve siyasi tarihi, Türkiye-AB ilişkileri gibi konularda Culture
and Religion, Turkish Studies, European Journal of Economic and Political Studies,
Turkish Journal of Politics, Civil Academy Journal of Social Sciences ve Turkish Politicy Quarterly gibi dergilerde makaleleri yayımlanan Kurt’un, AKP Yeni Merkez Sağ
mı? başlıklı ilk kitabı 2009’da (Dipnot Yayınları); Bülent Aras ve Şule Toktaş ile
birlikte kaleme aldığı Araştırma Merkezlerinin Yükselişi: Türkiye’de Dış Politika ve
Ulusal Güvenlik Kültürü (SETA Yayınları) başlıklı kitabı 2010’da yayımlandı. Bunun
yanında Kurt’un Toplumsal Tarih, Birikim, Cogito, Virgül, Notos Edebiyat, Milliyet
Sanat ve Mesele dergilerinde, Radikal İki, BirGün ve Taraf gazetelerinde yayımlanmış
çok sayıda makalesi vardır. Halen Clark Üniversitesi Tarih Bölümü Holocaust and
Genocide Studies Merkezi’nde Antep Ermenileri üzerine doktora çalışmasına devam
etmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here