Kürdocul İşler – Özgür Amed

Kürt mizahının genç bir kalemi olan Özgür Amed?in ilk kitabı ?Kürdocul İşler? Tevn Yayınları’ndan çıktı.
“Özgür Amed, ‘Kürdocul İşler’de Yeni bir Tür: Uçan Kürtler’le tanıştırıyor bizi, Panzer Seviciler’le, Heval Schoupenhaur’la… Dengbej Şakiro gibi ölülerin dilinden, yeryüzünü paylaşamayanlara sesleniyor.
İkinci nesil internet hizmetleri başlığı altında toplanabilecek web 2.0?dan ilhamla yeni sürüm Kürt insanı tanımlı Kürt 2.0 teorisi üzerinde çalışıyor Özgür Amed. Belki duydunuz belki duymadınız, bijwen 2.0 isimli netteki ilk Kürtçe sözlüğün varlığında da emekleri büyük. Yeni Özgür Politika?da köşe yazıyor aynı zamanda. Klişeleri aşmış, ufku genişletmiş Kürt 2.0?ın oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla çok çalışıyor. İlk kitabı ?Kürdocul İşler?, bu çalışmanın ilk duyurusu bir nevi. Amed?in zamanla çok daha iyi kitaplar yazacağının işareti. Öyle fiyakalı bir kapağı, rafine bir mizahı, şık bir tasarımı, kusursuz bir dili, dizgisi yok ama samimi. ?Derdi yoklar?dan değil, ?derdi çoklar?dan. Ve dertlerini alıştığımız gibi ağlayarak, ağlatarak, acıyarak, acındırarak anlatmıyor. Diyarbakır Sanat Sokağı?ndaki Çekirdekçi Misto?dan Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir?e, Kürtleri de Kürtlere güldürüyor. Türkleri güldürdüğü gibi, her bölüm sonunda kara kara düşündürüyor.

Ne çok ciğerci var
?Kürdocul İşler? üç bölüm. İlk bölüm ?Ultra Yandaş Medya Seçkileri?. Bu bölümde, ?Yeni Bir Tür: Uçan Kürtler? başlığı altında çok tanıdık bir sunum ?havaya açılan ateş sonucu? Kürtler?in nasıl öldüğünü anlıyoruz. Bu Kürtler uçuyorlar. ?Kürt gençlerinin düşük bel modası sorunsalı? başlığı altında ?şeklin? altında yatanı? ?Yankesicilik Yüksek Meslek Okulu? başlığı altında, yerinden yurdundan olmuş da sonunda hırsız olmuş gençleri? ?Dağkapı Ciğer Savaşları?nda, Diyarbakır sosyal ve ekonomik hayatının önemli bir parçası Dağkapı ciğercilerini. Amed bölgede neden bu kadar ciğerci olduğunu ve çiğer tüketimine dair korkunç istatistikleri anlamak için efsane bilim adamı K. Gödel?in öğrencisi Seyitxan Marx?a mektup gönderiyor.
İkinci bölüm ?Kürt Coğrafyasında Geleceğin Meslekleri?. Utanç hazır olsun. Başlıklar beri gelsin: ?Panzer Seviciler?, ?Hozan Yetiştiriciliği?, ?Kaçak Yaşam Mühendisiği?, ?Çocuk Taşıyıcılığı?, ?Taş Satcılığı?. ?Kaçak Yaşam Mühendisliği?ni biraz açarsak, Amed?in mizahından daha güçlü ?edebi? yönünü buluyoruz: ?Kürdün yaşamı kaçaktır. En iyi örneklerinden biri, 1990 sonrası Hakkari/ Çukurca sınırındaki insanlık dramıdır. Sınırlar hayatının bir parçasıdır. Hayatı oradan çalar, kaçırır ve evde bekleyen çocuğunun koynuna sokar. Ya ısıtır ya da doyurur onu!? ?Çocuk Taşıyıcılığı? başlığını kurcalarsak, tanıdık bir kampanya ?günümüzde kar getireceği şüphe götürmez bir gerçek? Keke Beni Okula Gönder?le tanışıyoruz. Bir kaçak çay içmenin tam sırası. Keza üçüncü bölüm: ?Çay Sonrası Karalamalar?.

Pavlov?un köpeğiyiz
?Çay Sonrası Karalamalar?da dirilerden çok ölüler var karşımızda. Çoğu zaman röportaj veriyorlar. Kürt filozof Ehmêdê Xanî, Kürt gençliği için ?Asırlar evvel dedim ki ?Her kes mimarê dîwarê xwe ye?. Şimdi baktığımda genel olarak karşımda sadece taşlardan yığılma bir duvar gençliği var. Eline çekici alıp kendine mimarlık eden, kendini yontan çok az var? diyor. Doğu Beyazıt?taki türbesinde piknik yapanlardan şikâyet ediyor. Dengbejlerin Şahı Şakiro da genç Kürt müzisyenlere sesleniyor; ?Lütfen dengbejliği bir yükselme aracı olarak kullanmayın. Değer olarak görünen şeyi anlamak gerek.? Kitabın son misafiri Ivan Pavlov ve köpeğini gülünç kılmaya Panter Emel bile yetmiyor. ?Xalê Mihyeddin?in Güvercinleri? başlıklı metin kendinizi Pavlov?un değil köpeğinin yerine koyduğunuzda derin sorularla dolu. Bir tek Pavlov?un köpeği değil, tüm sirk hayvanlarının yerine koyunca kendinizi, bayağı acıklı. Oysa bir de alternatif var Amed?in yazısının başlığında sunduğu. Sonlarında şöyle yazdığı: ?Geçen gün bizim pencerenin önüne ekmek attık. Ve biraz sonra bir güvercin geldi. Biraz daha ilgi gösterince elimle aldım onu. Benden korkmadı artık. Şimdi benimde bir deneyim var; adı Xalê Mihyeddin?in güvercini? İtirazı olan? Hem benimkinde acı yok, dram yok. Sevgi var, saygı var.? Finali Amed?in Fırat News?teki söyleşisinden bir kuple ile yaparsak; ?Diyorum ki bir sinerji yaratsak, evrende bir kara delik açsak. Kitabı, beni ve anamı oraya atsak? Hani ileriki günlerde sağda solda görürseniz bu kitabı, çekinmeyin dokunun, sevin. Cebe de indirebilirsiniz, hediye de??
Berrin Karakaş
(18/03/2011 tarihli Radikal Kitap Eki’nde yayınlanan “Kürt 2.0” adlı yazısı)

Mizahçı Özgür Amed’in ‘Kürdocul İşler’ kitabı çıktı – Şiyar Fırat (Fırat Haber Ajansı)
Almanya’da yayın yapan Yeni Özgür Politika Gazetesi’nin en genç köşe yazarı Özgür Amed’in Tevn Yayınları’ndan çıkan kitabı, Kürt mizahına farklı bir kulvardan giriyor. Üç bölümden oluşan kitabın geneli ütopik kara mizaha örnek. Eleştiri üzerine kurulu hiciv/taşlamalar’ın bolca yer aldığı kitap, tüm olup bitenler arasında Özgür Amed’in deyimi ile sırtını “Kürt vicdanına” dayıyor. Kendine ve kültürüne yönelik özeleştirilerin de yer aldığı kitap, tüm sorgulamaları mizah yolu ile yapıyor. Örneğin Ehmedê Xanî ve ölümsüz ses Dengbêj Şakîro ile röportaj yapılmış, “Heval Schopenhauer ve Hegel” yazısında bu iki ünlü filozof Kürt sorununu tartışmış. ÖSS sınavında Kürt yaşamına dair sorular sorulsa nasıl soruların yer alması gerektiği hayal edilmiş.

İSMİN O-HAL’İ

Özgür Amed’in kitabında OHAL de ‘ti’ye alınmış; “BBC Urugay kanal yetkilisi Hutos Doritos adlı editörün verdiği bilgilere göre Sansür Dil Kurumu (SDK) sadece Kürtleri kapsayan ve yine sadece doğuda geçerli olması düşünülen bir yeniliğe imza atacak. Belki de bilindiği üzere Sansürce’de ismin 5 (beş) hali vardır. En son ilkokul 4. sınıf ve anaokulda bu konuyu gören arkadaşlar için hatırlatalım halleri: ‘Yalın hâl, -i hâli, -e hâli, -de hâli ve -den hâli’dir. İşte HMP (Halis Muhlis Partisi)’nın de yoğun çabaları sonucu bu ismin hallerine bir hal eki daha eklenmesi kararlaştırıldı: O-HAL.”

ANNESİ İNANMADI AMA
Özgür Amed’in kitabının çıkacağını okuyucularına anlatırken, annesi ile yaşadığı diyalog ve onun bu olayı anlatımı ise kitabı özetler nitelikte; “Geçenlerde değerli bir dostumun davetiyesi ile Kürtçe bir oyuna gittik annem ile. Oyun başlamadan önce anonslar ve genel konuşmalar yapıldı. Konuşmanın son kısmı ise sayın Hogir Berbir’ın adı ile beraber ‘Özgür Amed de aramızda” oldu. Hemen önümdeki gençlerin “Bu kim” sorusunun tebessümü bir tarafa asıl meseleyi annem ile yaşadım. Oyun bittikten sonra dışarı çıktık, yürüyoruz. Annem ‘İca Özgür Amed kî ye?’ dedi. Ben de gülerek ‘Ez im’ dedim. İnanmadı!”

Karên Kurdewarî – Şeyhmus Diken
(06 Mart 2011 tarihli BirGün Gazetesi)
Hafızam beni yanıltmıyorsa 90?lı yılların başı olmalı. Sonraları Özgür Gündem Gazetesinin çok okunan mizah yazarlarından olan Dr. Martinez müstear adlı kadim arkadaşım Altay Martı ve en az Altay kadar dostlarım Suat Tokat ve Levent Müjde Diyarbakır?da Ali Emiri Ortaokulunun sokağındaki bekâr evlerinde bir akşam muhabbetine çağırmışlardı. Oturacağım yeri gösterdiler, bir divandı. Neyse, oturdum. Sohbete başladık. Yiyip içiyoruz da! Arada bir hemen arkamdaki duvara bakıp müstehzi bir şekilde gülüyorlar. Üçü bir araya gelince ?Allah onların mizahi şerrinden korusun? dediğim anlar çok olmuştur ya, neyse! Bir ?muzırlık? peşindeler diye düşünmedim değil, dönüp bakınca ne göreyim. Bir Türkiye haritası, ortasında Mustafa Kemal portresi, altında imzasıyla ?veciz? bir söz; ?Misak-ı Milli Sınırları içinde tantana istemez??

Konusu mizah olan bir kitap üzerinden düşününce işte diyorum Kürt aklı, mizahi olunca böyle bir şey olmalı. Kürt mizah yaparsa böyle yapmalı. Trajedisi olan toplumların mizah sevgisi çok gerçekçi ve anlamlı! Mizahın Kürtler arasında ?dayanılmaz hafifliği? var, bunu peşinen kabul etmek lazım. Gündelik hayatın içinde o denli mizahla yüklü yaşanmışlıklar var ki, anlatılmaz yaşanır kabilinden.

?Beytocan? ünlü bir Kürt bestecisi ve musikişinası. Benim Diyarbekir Cumhuriyet ilkokulundan sınıf arkadaşım. Uzun zamandır İsveç?te sürgün. Birgün, gün ortasında çalan telefonumu açtım, Beytocan. Hal hatır sorduk, sonra başladı projesini anlatmaya. ?Bir uçak kiralayacağım, eğer para bulursam. Dünyanın en ünlü müzik sanatçılarını da dolduracağım uçağa. Ben de içinde olmak kaydıyla. Sonra Türkiye?nin üstünde tur atacağız uçakla ve başlayacağız uçağın içinde protest müziğe. Madem gelemiyoruz ve sorun da bir türlü çözülmüyor. O halde böyle bir protesto yapalım da dünya âlem duysun?. Şimdi bu niyet ve istek, ruhuna kadar mizahi bir akılcılığın ürünü değil de nedir, sorarım size?

Oldum olası ?üslup sahibi yazar?ları sevmişimdir. Özgür Amed ?Kürdocul İşler?* kitabının yazarı. Üslup sahibi bir genç yazar ve ilk kitabı. Bu girizgâh niyetine yaşanmışlıkları hazırlık materyali olma sebebi anılan kitabından dolayıdır.

İmzaladığı kitabının ithaf sayfasında diyor ki; ?Şarlo?nun ?yakın planda bakıldığında hayat bir trajedi, uzaktan bakıldığında ise komedidir? söylemini keşfettiğim gün, şuna karar vermiştim. Kürdo gençler oturup, tavlada zar atacaklarına, tavlayı ters çevirip, dama ya da satranç oynadıkları zaman birçok şey değişecektir.?

Diyarbakır üzerine Ankara?da düzenlenen iki günlük bir sempozyumda aklı sıra yaşanan otuz yıllık trajediyi gerekçe göstererek dinleyici ve izleyicilerin gözlerinin içine bakarak şehrin üniversitesinin rektör hanımefendisi diyordu ki; ?Diyarbakır?ın yanlış etiketini değiştirmek gerek?. Cevabını ?akademisyen? kimliği olanlar da dâhil tümüne yüksek sesle vermek gerek; Diyarbakır?ın yanlış etiketi yok. Diyarbakır?ın ve bölge halkının üslup sahibi yazarları sizin bilimsellikten yoksun iktidar yağcılığı ve yağdanlıklarınıza da cevap olsun diye yapıyorlar bunca kalem erbaplığını. İşte mizahın böylesine ?hayırlı? işleri de var, tarihe kalan.

Çok mu teorik oldu! O halde sokağın mizahi diliyle konuşalım?

Öğrenci eylemlerinde ?molotof? yerine, boklu ?çocuk bezi? atacağı varsayılan eylemciler. Newrozlarda yakılan lastiklerin küresel ısınmayı etkilediği ve ?Hidroklokürdik? gazını oluşturarak literatüre dâhil etmesi arzulanan realite. Çekirdek aile yerine bilcümle eğlence sektörüne ?picamalı dakota? aile modelinin daha gerçekçi olacağı mantığı. Sansür dil kurumunca ismin hallerine, O-Hal?in de eklenmesi mecburiyeti?

Bütün bu ve benzeri esprilerin bir yaratıcı zekâ örneği olarak Kürdocul İşler?de ziyadesiyle vukubulduğunu ve de sübuta erdiğini gözlerimden yaş gelerek aynı zamanda gülümsemeyi de unutmadan okuduğumu itiraf etmeliyim.

Ultra yandaş medya seçkileri, Kürt coğrafyasında geleceğin meslekleri, çay sonrası karalamalar; U2 ve Dengbêj buluşması, kentte ciğer(ci) savaşları, Heval Schopenhauer ve Hegel muhabbeti ve kitabın ruhuna nüfuz eden Xalê Seyitxan ismi takıntısı. Daha da fazlasının ayrıntısı Kürdocul İşler?de?

Dîyarbekir?in Kulp ilçesinin taammüden cinayete kurban gittiği 90?lı yıllarının bir fenomeni vardı, Başçavuş Reco! Kulplular, Reconun ?köylerinin boşaltılıp yakıldığı? yıllarında can havliyle şehrin koşuyolu bölgesine kaçıp yerleşirlerken ?Reco?nun arkalarından bağırarak söylediklerini de paylaşıyorlardı; ?Koşuyolunda da gelip sizleri bulurum haberiniz olsun!?. Doğrusu şimdi Reco ve Reco?nun soyundan gelenler ağır bir yenilginin çaresizliğini yaşıyorlar. Oysa Reco ve taallukatının sürdükleri ise sadece siyasal mücadele ile değil, mizahın yaratıcılığı ile de ?resmiyeti? ti?ye almayı bizatihi hayatları ve kalemleriyle beceriyorlar.

Ortaokul yıllarından başlayarak özdeyişler derleyen ve mizaha kafa yoran Kürdocul İşler?in yazarı Özgür Amed bir Kulp?lu genç.

Bekliyorum Özgür, kitabın için de peşinen ?spas? dediğimde; mizahi üslubunu konuşturarak ?Eyvallah Abê, benden de pir spas, kapında olmişam paspas? diyerek Kürdocul İşler?i tutuşturdu elime. Sülüklü Han?da iki saat çayın, kahvenin imanını gevrettik, bolca mizah yapıp kendimizle de dalga geçtik.

Nasıl karşılarsınız bilmem. Mizanpajında ve dizgisinde kimi yetersizlikler olmakla birlikte iyi ve mizahi bir ilk kitap. İyi ki paylaşmış yazarı. Kürdocul İşler?i çok sevdim. Bunca ciddiyet ve ağır ağabeylikler içinde, gülmeye de ihtiyacımız var değil mi!

Kitabın Künyesi
Kürdocul İşler
Özgür Amed
Tevn Yayınevi
2011, 104 sayfa,

Yorum yapın

Daha fazla Kürt Edebiyatı, Mizah
Bıyıklar Konuşuyor – Hasan Hüseyin Korkmazgil

"Bıyıklar Konuşuyor", Hasan Hüseyin'in ilk baskısı 1971'de yayımlanan mizah öyküleridir. ... "Bıyıklar Konuşuyor", Hasan Hüseyin'in mizah öykülerini topladığı üç kitabından...

Kapat