Psikanaliz: Bir Kurtuluş mu, Yoksa Yeni Bir Efendi mi?
Modern dünyada psikanaliz, ya “üst sınıfın lüksü” olarak görülüyor ya da üniversite kürsülerinde dondurulmuş bir dogma haline getiriliyor. Psikanalizi bu tozlu raflardan indirip siyasetin orta yerine fırlatmak gerekiyor.
1. “Merkezi Olmayan” Bir Ruh (Descentramiento)
Freud’un en büyük devriminin “Ego kendi evinin efendisi değildir” demesi önemlidir. Ancak bir uyarıda bulunuyor: Eğer biz “Ego”yu tahtından indirip yerine başka bir şeyi (Bilinçdışı, Dürtü veya bir ‘Üstat’ figürü) koyarsak, sadece efendinin adını değiştirmiş oluruz.
- Analoji: Stalin’in Çar’ın yerine geçmesi gibi, psikanaliz de bazen “Ego psikolojisi”ni yıkıp yerine “Bilinçdışı diktatörlüğü” kurabiliyor. Gerçek psikanaliz, hiçbir merkezin (hiçbir ‘normal’in veya ‘ideal’in) kalmadığı o boşlukta nefes almaktır.
2. Psikanaliz vs. Psikoloji: Bir “Aşk” Meselesi değil!
leştirel Psikoloji psikanalizi çok seviyor ve sürekli ona atıf yapıyor, ama Psikanaliz eleştirel psikolojiyi görmezden geliyor.
- Psikanaliz kendi içine kapalı, kibirli bir “bilgi şatosu” gibi davranırken; Eleştirel Psikoloji, psikanalizi Marksizm ile birleştirerek bu şatoyu yıkmaya, onu sokağa ve devrime açmaya çalışıyor.
3. Trump, Algoritmalar ve “Çıplak Kelime”
Trump gibi figürlerin başarısını, psikanalitik bir “Süper-Ego” işleyişiyle açıklanabilir mi ? . Trump’ın dili, hiçbir süzgeçten geçmeyen, “çıplak”, müstehcen ve kaba bir dildir.
- Bu dil, bireyi bir “özne” olmaktan çıkarıp, algoritmalar tarafından programlanan bir “nesneye” dönüştürür. Trumpizm, sadece bir siyasi hareket değil, bireyin kendi arzusunu bir “efendiye” tamamen teslim ettiği ruhsal bir kölelik biçimidir.
4. Sömürgecilik Karşıtı Psikanaliz
Psikanaliz genellikle “Avrupa merkezli” bir bilim olarak eleştirilir. Ancak psikanalizin içindeki üç pratiği (Vaka analizi, Dinleme, Bellek) sömürgecilik karşıtı birer silah olarak görülebilir mi ?
Sömürgeleştirilenin, sesini duyuramayanın “tekilliğini” dinlemek, onu bir “vaka” veya “istatistik” olmaktan çıkarıp bir insan haline getirmektir.
“Psikanaliz, bizi toplumun ‘ideal vatandaşı’ yapmak için değil; tam tersine, toplumun bize dayattığı o ‘sahte kimlikleri’ (maskeleri) parçalamak için vardır. Eğer gittiğiniz terapist size ‘uyum sağlamayı’ öğretiyorsa, o bir psikanalist değil, sermayenin ruh tamircisidir.”
“Duygusal olgunluk, anksiyeteyi tolere etme kapasitesinin artmasıyla doğru orantılıdır.” Ama bu olgunluk, sömürüye boyun eğmek değil; o anksiyetenin kaynağı olan “Efendi”nin (Trump, Şirket veya Baba) sahteliğini görüp, kendi boşluğunda özgürleşebilmektir.
