Ruh mu Dediniz, Yoksa Üç Başlı Bir Ejderha mı? Nahua Usulü Şahsiyet Şamatası!
Yazar: Jungish
Aman efendim, bizim bu alafranga mektep görmüş uzmanlarımıza sorsanız, insanın bir “benliği” vardır, bir de “davranışı” falan… Ruh dediğin şeyi tek bir çuvala doldurup ağzını da sıkıca bağlamışlar. “Sen busun!” deyip geçiyorlar. Oysa Mesoamerika’nın o derya deniz insanları, Nahualar falan; ruhu öyle tek bir “benlik” hırkasına sığdırmayı pek ayıp sayarlarmış. López Austin Beyefendi’nin o kıymetli eserlerinden öğrendiğimize göre, her birimizde öyle bir değil, üç ayrı ruh cengi yaşanırmış ki, sormayın gitsin!
1. “Tonalli”: Senin O Şahsi Yıldızın!
Kuzum, ilki bu “Tonalli” dedikleri nane… Bu senin güneşin, senin talihin, seni sen yapan o biricik parıltın. Hani mahallede “Nev-i şahsına münhasır biri” deriz ya, işte o tonallidir efendim. Seni başkasından ayıran, o meşhur “bireysel” cilvendir. Ama durun, bitmedi!
2. “Ihíyotl”: Karaciğerden Gelen O Coşkun Sel!
Bir de bu “Ihíyotl” var ki, aman yarabbi! Bu ruh senin karaciğerinde ikamet eder; öyle akılla, mantıkla pek işi olmaz. Bu senin dürtün, senin yaşama sevincin, hatta o bazen durduramadığın hırsın ve arzun! Üretkenlik mi dediniz? İşte motoru burasıdır efendim. Karaciğerden fışkıran o hayati nefes olmazsa, insan dediğin kurur gider.
3. “Teyolía”: Kalbin O Muazzam Bağı!
En sonuncusu ve belki de en mühimi: “Teyolía”. Bu ise kalbinde oturur. Ama sanmayın ki sadece sizin kalbinizdir; bu ruh seni bütün dünyayla, mahalleyle, ağaçla, kuşla ve o muazzam cemiyetle birbirine bağlayan kozmik bir zincirdir. Teyolía koptu mu, insan sadece kendi içine hapsolmuş bir kadavradır efendim.
Tek Bir Ruh mu, Yoksa Bir Renk Cümbüşü mü?
Şimdi Martínez González Beyefendi haklı olarak soruyor: “Efendim, bunlar ayrı ayrı ruhlar mı, yoksa tek bir ruhun binbir çeşit cilvesi mi?” Hakikat şudur ki; biz öyle “birey” veya “tüketici” gibi tek düze kavramlara indirgenemeyecek kadar karmaşık, dinamik ve şenlikli varlıklarız. Nahua bilgeliği bize diyor ki; sen sadece “davranış” değilsin, sen hem bir yıldızsın (tonalli), hem bir coşkun nefessin (ihíyotl), hem de kainatın atan kalbisin (teyolía)!
Hasılıkelam…
Kuzum, kendinizi o modern psikolojinin “bilişsel, duygusal, davranışsal” diye böldüğü o kuru etiketlere kurban etmeyin! Sizler, Martínez González’in dediği gibi, karmaşık ve her an değişen o muazzam ruhun farklı yönlerisiniz. Kendinizi bir bütün olarak, o şanlı Nahua mirasıyla kucaklayın.
Sizler; bazen aşırı hevesli, bazen melankolik ama her daim o üç ruhun dansıyla yaşayan şanlı birer öznesiniz! Şimdilik benden bu kadar, selametle efendim! O üç ruhunuzun da keyfi yerinde olsun!
