Yavru Sığırcık Kuşun Şiirleri (2) – Mehmet Ercan

AK/BABALAR
biz şahinlerden, doğanlardan
kurtulmaya çalışırken;
başımıza ak/babalar musallat oldular babacığım.
bu ormanda güzel günler görmeyecek miyiz?
bir şey değişmedi bizim için.
gitti şahinler,
geldi ak/babalar, hepsi o kadar .

HORLAMA
insanlar bizleri havyan diye horluyorlar.
bizim yaptıklarımızı düşünüyorum,
bir de insanların yaptıklarını;
garipsiyorum babacığım.
o zaman,
şu soruyu kendime soruyorum
horlanması gereken bizler miyiz, yoksa onlar mı?

MELEK
? bir melek neresinden öpülür?* ? diyor bir şair.
doğrusu merak ettim babacığım;
gerçekten,
bir melek neresinden öpülür?

SOCRATES ÖZÜRÜ
babacığım yunanlar socrates?i
öldürdükten dört yüz elli yıl sonra;
özür dilemişler kendisinden.
sen bunu biliyor muydun?
? hayır yavru kuşum.?
bu kadar gecikme ha, pes doğrusu!
ben yunanlıların akıllı olduğunu sanıyordum.
demek ki yanılmışım babacığım.

AĞIT
bir gün ağıt yakan bir kadın gördüm.
feryadı yeri, göğü yıkıyordu.
işkencede öldürmüşler oğlunu.
sonra da atmışlar yol kenarına.
işkence sözcüğünü oradan duydum.
nedir işkence babacığım?

BOĞAZLAMAK
insanlar birbirlerini öyle çok boğazlayıp öldürüyorlar ki,
kuş olduğum için şanslıyım babacığım.

ŞAİRLER
gökyüzünü maviye boyayan şairler varmış.
oysa gökyüzü zaten mavi.
yeryüzünü maviye boyasalar ya şairler babacığım.
kirli yüzü kapanır belki de.

*: tarkan başer

Yorum yapın

Daha fazla Şiirler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Kardeşimin Hikâyesi adlı romana dair – Hüseyin Bul

Yoldan geçen birini durdurup, gelin size ilginç hikâyeler anlatacağım deseniz neyle karşılaşırsınız? Muhtemelen ya size aldırmayacaktır, ya da ne tuhaf...

Kapat