Sürü – Frank Schatzing

sürüFrank Schätzing’in Sürü’sü insana şunu düşündürüyor: “İnsanlığın Ay hakkında bildikleri, okyanuslarla ilgili bildiklerinden fazla.”

İşte size klişe bir soru: “Ya evrende yalnız değilsek.” Tartışılagelir bu sorunun yanıtı. Bir kenarda tartışıladursun. Biz daha az klişe bir soruya doğru yol alalım: “Ya dünyada yalnız değilsek.”

Frank Schätzing, çoksatar romanı Sürü de işte bu soruyla uğraşıyor. 2004’te yayımlanan roman kısa sürede 21 dile çevrildi. 2009’da Resif Yayınevi’nin Türkçeye kazandırdığı Sürü’yü Pegasus, geçtiğimiz ay yeniden yayımladı.

Frank Schätzing Almanya’nın “uluslararası çoksatar yazar” kadrosuna verdiği nadir isimlerden. İlk romanı Death and Devil’i 1995’te kaleme almış. Ancak çıkışını Sürü’ye borçlu. Sonrasında gelen Limit’in (2009) de Türkçesinin bulunduğunu belirtelim. Sürü’nün film haklarının Uma Thurman’da bulunduğu bilgisini de verdikten sonra kısaca konusuna geçelim: Dünyanın farklı noktalarında deniz canlıları birden anormal ve saldırgan davranışlar göstermeye başlar. Bu durum bazı uzmanların dikkatini çeker. Kıyıları işgal eden denizanaları, teknelere saldıran balinalar, toplu halde hareket eden yengeçlerin hepsi çok daha büyük bir yapbozun parçasıdır. İnsanlık bu yapbozu bir araya getirebilmek için dünyaya layık olduğunu kanıtlamak zorunda kalacaktır.

“Bentik bölge” mi, o da ne?
Hikâye, birden fazla karakter tarafından anlatılıyor. Olayları gözünden takip ettiğimiz karakterlerden Sigur Johanson, deniz biyoloğudur. Deniz istasyonu inşa etmek isteyen bir petrol şirketi, kıta yamacında olağandışı bir durumla karşılaşınca Johanson’a başvurur. Çok geçmeden Johanson, okyanusta bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Bu durumu fark eden tek kişi o değildir. Mesela aynı zaman diliminde Kanada’da bir denizbilimci Leon Anawak da balinalarla zor anlar yaşamaktadır.

Karakterlerin hepsi alanlarında uzman. Bu durumda kelime haznenize itinayla yenileri ekleniyor. İşinin ehli balıkçıdan deniz biyoloğuna kadar herkesin katacağı bir şeyler var. İki haftada hayatıma giren “bentik bölge” yani suyun en alt tabakasındaki yaşam alanı; “Panamax” yani Panama kanalını geçebilecek boyutta tasarlanan yük gemisi; “Dogger Bank” Kuzey Denizi’nin ortasında yer yer 13 metreye kadar yükselen kumluk sığ bölge günlük hayatımın birer parçası oldu.

Jaws’a maruz kaldığım çocukluğuma döndüm
Yeni kelimelerin yanı sıra kafamda okyanuslarla ilgili de yeni fikirler ve bu fikirlerin yarattığı yeni travmalar oluştu. Mesela bırakın okyanusu uzun bir süre çocuk havuzuna bile giremeyeceğim. Küçük yaşta Jaws’a maruz kaldığım günlerdeki gibi hissediyorum. Bunun nedeni de Frank Schätzing’in başarılı anlatımı kuşkusuz. Bana kitabını yüksek bütçeli bir Hollywood filmi izletiyormuş gibi okuttu. Akıcı anlatımı, gereksiz betimlemelerden kaçışı ve senaryo tadındaki hikâyesi sayesinde sekiz yüz küsur sayfayı kısa sürede yalayıp yuttum.

Sürü’yü okurken kafamda hep şu söz yankılandı; “İnsanlığın Ay hakkında bildikleri, okyanuslarla ilgili bildiklerinden fazla.” Uzay cisimlerinin uzaklığı ve soğukluğuyla karşılaştırıldığında hemen yanı başımızda böyle bir bilinmezin var olduğunu çok iyi anlatıyor Frank Schätzing.

Bir diğer “acaba” ise şu: Ya insan denen canlı dünyadaki tek “işgalci” tür değilse. Sürü, bu “acaba”yı da güzel güzel kaşıyor.

Sonuçta tuğla gibi olmakla beraber hızla okunabilen heyecanlı bir bilimkurgu romanı Sürü türün iyi örneklerinden. Çünkü Frank Schätzing insanın tipik burnubüyüklüğü olan dünyadaki besin zincirinin en tepesindeyiz yargısını hırpalıyor roman boyunca. Kitabın kapağını kapattığınızda kafanızı bir yığın teori meşgul ediyor.
ASYA EFSUN KALAFAT
06.11.2015 http://kitap.radikal.com.tr/

Sürü
Frank Schatzing
Pegasus / Roman Dizisi
Türkçe
848 s. — 2. Hamur– Ciltsiz — 14 x 21 cm
İstanbul, 2015
ISBN : 9786053436539
Sayfa Tasarımı : Meral Gök
Editör : Dilara Anıl Özgen
Çeviri : Anıl Bilge, Damla Özlüer Meriç

Hishuk ish ts’awalk
Her şey birdir…
Tek bir bütünün parçalarıyız
Biz ve Onlar

Her şey Peru sahilinde bir balıkçının kaybolmasıyla başlar. Ardından Norveçli petrol arama şirketlerinden uzmanlar, deniz tabanının daha önce görülmemiş bir solucan türüyle kaplandığını keşfederler. Bu sırada Britanya Kolumbiyası sahili boyunca balinaların saldırganlaşmaya başladığı yönünde haberler gelir. Birbiriyle bağlantısız gibi görünen bu olaylar silsilesi tesadüf olmak için fazla sıradışı olunca çeşitli çevrelerden bilim insanları bu işin peşine düşer. Ancak bilinenler, buzdağının yalnızca görünen kısmını oluştururken, gezegen büyük bir kaosun eşiğine sürüklenmektedir.

“Sürü’yü okurken dünya yıkılsa fark etmeyeceksiniz.”
-Die Welt-

“Satış rekorları kıran bir kitap… Tatil güneşi ne kadar sıcak olursa olsun tüyleriniz ürperecek. Tadını çıkarın.”
-Evening Standard-

“Bu nefes kesici romanı okuduktan sonra denizlere çok farklı bir gözle bakacaksınız.”
-Focus-

“Nefes almak için yüzeye çıkacağınızdan kuşkuluyum.”
-Contra Costa Times-

“Hızlı akan temposu, ilginç ve gerçekçi karakterleriyle insanı içine çeken bir roman. Büyüleyici. Bu kitabı okurken kendimi kaptırdım, sonuna kadar da diken üstündeydim.”
-Peter Constantine-

“Frank Schätzing’in romanını okuyanlar toprağın her bir santimetrekaresini öpmek isteyecek ve su gördüğü yerde kaçacaktır.”
-Die Zeit-

“Sürü’yle birlikte Frank Schätzing Alman kurgusunu uluslararası bir seviyeye taşıyor.”
-Süddeutsche Zeitung-

“İnanılmayacak kadar güzel bir kitap. Denizlerin biyolojik çeşitliliğiyle ilgili Jaws’tan beri gördüğüm en sürükleyici gerilim. İlginç biyologlar, seksi insanlar, içlerinde saf kötülük barındıranlar ve genler üzerinde oynayan ama yanlış anlaşılan bilim insanları… hepsine bayıldım.”
-Dr. James Mallet, Biyolojik Çeşitlilik Profesörü-

“Heyecan dolu bir ekolojik gerilim.”
-Financial Times-

“Schätzing, kendi geniş hayal gücüne dayanan bir hikâye anlatıyor olabilir ama yazarken destek aldığı araştırmasının temelleri kesin gerçeklerde yatıyor. Büyüleyici.”
-Herald Sun, Avustralya-
(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar
Le Horla – Guy de Maupassant

19. yüzyıl Fransız edebiyatının en güçlü kalemlerinden olan Maupassant'ın hikâyeleri, hayatla sanat arasındaki sınırları ortadan kaldıran cinsten. Hayat sanattan, sanat...

Kapat