Bankalarda otomatik para çekmemizi sağlayan ATM makineleri, bilgisayarlar, E-mail, sağlık sigortaları, kredi kartları, uydular, marketlerdeki kameralar yani teknolojinin 20 yıllık evriminin çocuğu olan bu “nimetler” insanoğlunun yüzyıllardır süregelen özel yaşamında girilmemiş en küçük bir alan bile bırakmadı. Kişisel yaşamımızın hassas ayrıntıları her gün büyük şirketlere ve devlet dairelerine ait dev bilgisayar veri tabanları içinde toplanıyor, saklanıyor, çağrılıyor ve işleniyor.
İşte böylesi bir “gözetim toplumu”nda yaşıyoruz. Artık bilgisayarlarda herbirimizin bir kopyası var. Bize sorulmadan bize rağmen toplanmış bilgilerle oluşturulan bu “sanal kişilikler”e göre toplumsal ve ekonomik yerimiz belirlenmekte.