Etiket: oluş

Deleuze’ün Farkın Ontolojisi: Bireysel Varlığın Eşsizliğini Anlamak

Varlığın Çoğulluğu ve Fark Kavramı Deleuze’ün farkın ontolojisi, varlığın sabit bir öz ya da evrensel bir kimlik tarafından tanımlanamayacağını öne sürer. Geleneksel metafizik yaklaşımlar, varlığı genellikle bir birlik ya da özdeşlik çerçevesinde ele alırken, Deleuze bu yaklaşımları reddeder ve varlığın çoğulluğunu vurgular. Fark, onun felsefesinde bir eksiklik ya da sapma değil, varlığın temel bir niteliğidir.

okumak için tıklayınız

Çağdaş Sanatta Deleuze’ün Oluş Kavramının İzleri

Varlığın Akışkanlığı Deleuze’ün oluş kavramı, varlığın sabit bir öz ya da tanımlı bir kimlik yerine, sürekli bir dönüşüm süreci olarak anlaşılmasını önerir. Bu, çağdaş sanatta, sanat eserlerinin ve sanatçıların statik bir çerçeveye hapsolmaktan ziyade, sürekli değişen anlamlar ve bağlamlar üretmesiyle yankılanır. Örneğin, performans sanatı, bir eserin yalnızca bir anlık deneyimle sınırlı olmadığını, aksine izleyiciyle, mekanla

okumak için tıklayınız

Deleuze’ün İmmanens Düzlemi: Varlığın Hiyerarşisiz Ontolojisine Bir Yolculuk

Varlığın Eşdeğer Düzlemi Deleuze’ün immanens düzlemi, varlığın hiyerarşik bir düzen içinde örgütlenmediğini savunur. Geleneksel metafizikte, Platon’dan Kant’a kadar, varlık genellikle bir üst-aşkın ilkeye (örneğin, Tanrı, Idea ya da bilinç) bağlı olarak açıklanır. Ancak Deleuze, bu tür bir hiyerarşiyi reddeder ve varlığın, hiçbir dışsal ya da üstün bir otoriteye ihtiyaç duymadan, kendi iç dinamiğinde işlediğini öne

okumak için tıklayınız

Oluş – Özgür Akbulut

Kimi kuramsal anatomistlerin,’bireyi’ toplumsal değer metaforunda, birey-toplum ilintisi ile kopuş karmaşasından uzak olasılıklar olmasını reddeder.Şüphesiz bu kopma hâli Ortadoğu özelinde,Asya tip üretim normlarında türeyen bireysel mikroorganizmaların alışılageldik ”ol/ma” denklemi ”değil,olamaz” gibi kopuk bir algı söz konusu,belki de;evet. kopuk.

okumak için tıklayınız