Otobüs durağının yıpranmış, kir pas içindeki plastik koltuğuna bıraktı kendini.
Gelen ilk belediye otobüsüne binip hem dinlenecek, hem de şu kundura işini enine boyuna bir kez daha düşünecekti.
Biletli yolcular; yaşlıların avare gezmelerinden, koltuk kapatmalarından hoşnut değiller ya olsun. Önünde duran otobüsün alınlığındaki semt adlarına bakmadı bile.
Kısa bir gezintiydi istediği. Nereye gittiğinin ne önemi vardı ki?
Yavaşça kalktı. Otobüse doğru yürüdü. Temkinli adımlarla çıktı ön kapı basamaklarını.