Etiket: Seyrek Yağmur

Yalnızlığın Çölü ve Adası: Yağmursuzluk ile İzolasyon Arasında Bir Karşılaştırma

Günlerin Damlama Dinamiği Barış Bıçakçı’nın Seyrek Yağmur romanında Rıfat karakteri, Ankara’nın sıradan sokaklarında dolaşırken günlerin aynı kaba damlamadığını fark eder; bu farkındalık, bireysel varoluşun parçalı yapısını ortaya koyar. Rıfat’ın kitapçı dükkânı etrafında dönen günlük rutinleri, filmler, hayaller ve dertler arasında gezinen düşünceleri, yağmursuz bir iklimin metaforik yansımasını taşır. Bu yağmursuzluk, Rıfat’ı hikâyenin içinden hayata geçiş

okumak için tıklayınız

Kelimeleriyle Hayata Neşter Vuran Barış Bıçakçı’dan 19 Alıntı

Barış Bıçakçı, edebiyatımıza şimdiden, Herkes Herkesle Dostmuş Gibi, Veciz Sözler, Aramızdaki En Kısa Mesafe, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Baharda Yine Geliriz, Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Sinek Isırıklarının Müellifi, Seyrek Yağmur kitaplarıyla iz bırakana yazarın eserlerin bazı alıntıları derledik. 1. Bunca acıya rağmen hala hayatta olduğumuza göre ya üçkağıtçıyız ya da umudumuz var.

okumak için tıklayınız

Seyrek Yağmur – Barış Bıçakçı “Huzursuz olduğuma göre, bunda bir yanlışlık var, günler aynı kaba damlamalı.”

Bıçakçı yeni romanı Seyrek Yağmur’da -önceki eserlerinde olduğu gibi- yine metnin içinde gerçeklik arayışına giriyor. Roman, Rıfat adlı başkahramanın günleri aynı kaba damlatmaya çalışmasıyla başlıyor. Birikim yoksa, anılar olmaz ve bellek işlevsiz kalır. Ancak aynı kapta biriktiğinde bir bütünlük sağlayabilir anılar. “Huzursuz olduğuma göre, diye düşündü, bunda bir yanlışlık var, günler aynı kaba damlamalı. Böylece

okumak için tıklayınız