Tezer Özlü ile ilgili Güner Kuban ‘la söyleşi – Onur Köybaşı

Güner KubanEdebiyat dünyasının en önemli isimlerinden birisi, şüphesiz Tezer Özlü’dür; onun eserleri, duyguları,tutkuları, sevdikleri, sevmedikleri, boyun eğmedikleri ile okurlarının kalbinde muhakkak bir iz bırakmıştır.
“On yaşına kadar evrendeki sessizliği kavramaya çalıştım.Yirmi yaş ile otuz yaş arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım. Akıl ve çılgınlık arasındaki, yıldırım hızındaki bu atlayışı sözcüklerle nasıl aktarabilirim. Akıl dünyası başka bir şey olmalıydı. Ben çılgınlık dünyasına en derin yolculuğu yaptım…Çılgınlık yoluyla kurtuluşumu ne büyük cesaretle tamamladım” diyen Özlü’nün kabul edilmiş akıl normların dışında bir dünyada derin bir yolculuk yaptığına yahut buna benzer hisler ile belirili huzursuz dönemlerine tanıklık ettiğimiz de oldu. Aramızdan ayrılışının üstünden uzun yıllar geçmiş olsa da kelimeleri hâlâ şimdiki kadar diri ve gerçek.

Şu ana kadar Özlü hakkında bir sürü şey söylendi yazıldı.Bu kez onunla uzun yıllar önce yolları kesişip tanışan -yine çok önemli biri olan- değerli Güner Kuban’ın kalbinden ağzına düşen kelimeleri ile Özlü’yü konuştuk.

Tezer Özlü ile hangi dönemlerde yollarınız kesişti ?

tezer özlü1960 yıllarında, yanılmıyorsam 61-62 döneminde Özlü ile tanışıklığımız başladı, ama nasıl başladı niye gelişti onu pek çok hatırlamıyorum.Bir kız arkadaşı vardı,bana gelirlerdi.Uzun uzadıya gece konuşmalarımız olurdu bir kaç kadeh içerdik ve şiirler okurduk.Sevdiği yazarlardan konuşurduk
Sonra ben uyumaya giderdim, kalktığımda gitmiş olurlardı.Ama çok net hatırladığım bir şey var: salonda siyah bir masa vardı, beyaz bir halı ve orada bir koltuk; illede o koltukta uyumak isterdi Tezer her geldiğinde sadece o koltukta yatmak isterdi. Bir de o zamanlar arkadaş topluluğu vardı aralarından Hayalet Oğuz’u hatırlıyorum, onlarla çıkarlardı.

Hangi semtteydiniz o zamanlar ?

Şişlideydim.Demir (Tezer Özlü’nün abisi) ile de tanışıklığımız Leyla Erbil ile müşterek arkadaşlığımız vardı .Çok geceler geldi bana Tezer, o zamanlar nedense arkadaşları ile geceleri muhakkak bizde kalırlardı.

Size gelmelerini neye bağlıyorsunuz,yani özel bir sebebi var mıydı ?

O zamanlar benim etrafımda bir sürü sanatçı vardı, akademisyenler, tanıdık simalar…Ömer Uluç mesela benim çocukluk arkadaşımdır.

Peki Leyla Erbil ve Tezer Özlü desem ?

Tabi bir zaman sonra çok yakınlaştılar ve çok iyi arkadaş olup çok dertleştiler.ikisi de mektup yazmayı severdi ve birbirlerine uzun süre mektuplar yazdıklarını daha sonradan öğrendim.

Üçünüz bir araya hiç geldiniz mi ?
Hayır.Onunla değil ama abisi Demir ile beraber aynı yerde çok bulunduk.

Tezer Özlü dendiğinde genel olarak kafalarda oluşturulan portre şöyle : “lirik,gamlı prenses”, “melankoli ,depresif intihara meyelli”,”Türk edebiyatının nostaljik prensesi”gibi…Ben aslında bu görüşün tam aksine; güçlü, kendi ayakları üzerinde duran, düzene baş kaldıran, yaşama sevinci yüksek olan hayatı boyunca kalıplardan kaçmaya çalışmış, bu kaçışın bedellerini ödemiş bir Tezer Özlü okudum hep satır aralarında.siz ne düşünüyorsunuz bu durumda ?
Haklısın, tespitin doğru.Ne yaptığını bilen, hayatı seven cin gibi bir kızdı. Ben onu tanıdığımda, sürekli düşünürdü,tartışırdı, konuşurdu, okurdu çizerdi.Bu arada intihara meyilli olmak, zafiyet değilki!Ben on yedi yaşımdan beri intiharı düşünen sıkılırsam bu planetten giderim diyen biriyim. Bu aksine kişinin depresif değil kuvvetli biri olduğunu gösterir.Kendi hayatı hakkında karar verebilecek güçte olduğunu da gösterir.Ancak aptal insanlar oturup ölümünü bekler.Bize sorulmadan bu planete gönderildik bize sorulmadan getirildiğimiz planetten istediğimiz zaman gidebiliriz.Zaten başlangıç tamamen gülünç iki kişi seks yapıyor ve siz dünyaya geliyorsunuz (kahkahalar )

Tezer Özlü ‘nün Kafka’ya hayranlığı ile ilgili neler demek istersiniz

Bizim jenerasyondan kim hayran değildi ki okumaya meraklı herkes Kafka hayranıydı.Rus klasiklerine gömülürdük hepimiz.

Onunla en son ne zaman karşılaştınız ?
Amerika’dan geldiğim zaman o beni buldu kaldığım otele geldi.Buluştuğumuzda elinde çocuk arabası ve içinde çocuğu görünce şaşırdım ve bu çocuğu sen doğurmadın değil mi dedim, evet ben doğurdum dedi.“sen akıllı kızdın bu elindeki ne ?” dedim(gülüşmeler) sormayın dedi bana.soracağım dedim sormaz mıyım.Sonradan Erdem Kıral’dan olduğunu öğrendim. ismini Deniz koymuşlardı hiç tanımadım, sadece orda gördüm Deniz’i daha sonrasında hiç görmedim.

Son olarak Tezer Özlü ‘nün sizde uyandırdığı hissi sorsam?
Çok derin ve uçuk.Sosyalizmden komünizmden her türlü konudan bahsediyorduk ve bana düşünce olarak çok ta yakındı.

Güner Kuban sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum, Tezer Özlü sevenler ve kendi adıma.

Onur Köybaşı

Yorum yapın

Daha fazla Söyleşi
Murat Gülsoy: “Edebiyatın kendi üzerine düşünmesiyle büyü bozuluyor”

Şehrazat’ın, hükümdar kocası Şehriyar’a ölümünü erteletmek için durmaksızın anlattığı Binbir Gece Masalları’ndaki o büyülü 602. Gece’nin izini sürüyor Murat Gülsoy...

Kapat