Underground ya da Çağımızın Bir Kahramanı ? Vladimir Makanin

Çağdaş Rus edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Vladimir Makanin, yeraltı kültürünü temsil eden anti-kahramanı Petroviç’in realist portresi ile günümüz insan ve toplumunun psikolojik düzensizlik ve dengesizliklerini ortaya çıkartıyor.
Yazarın en önemli eseri sayılabilecek “Underground ya da Çağımızın Bir Kahramanı”, varoluş, öz saygı ve özgürlük temalarını nükteli bir biçimde işlerken kendinden önce gelen klasik Rus yapıtlarına da ustaca göndermeler yapan güçlü bir eser.
Petroviç, günlerini varoşlardaki bir apartmanda bekçilik yaparak geçiren, başvurduğu yayıncılar tarafından üstüste reddedilmiş bir yazardır. Akıl hastanesinde aklını yitiren ressam kardeşi gibi dâhilikle delilik arasındaki ince çizgide gidip gelir. Ama Petroviç uzun koridorlarda “ben”ini ararken, başkalarının duvarlarındaki tozlara bekçilik ederken, kanındaki alkol seviyesini gece gündüz yükseklerde tutarken mutludur… Belki de etrafındakilerden, hayatın anlamsızlıkları içinde koşuştururken kendini kaybedenlerden daha mutlu…
(Tanıtım Yazısı)

Rusya’da Her Yer Yeraltı – A. Ömer Türkeş
( 24/07/2009 tarihli Radikal Kitap)

Gençliğini Rus underground yazar ve sanatçı çevresinde geçirmiş bir yazarın Sovyetler Birliği?nin çözülüş sürecindeki altüst oluşta ayakta kalma savaşını anlatmış Makanin. Roman kahramanının Makanin?le yaşıt bir yazar olması okuyucuyu yazarla kahramanı arasında bağlantı kurmaya yöneltebilir. Ne var ki Makanin, yeraltından gelmiyor; kariyer sahibi bir yazar. 1937 yılında Rusya?nın Orsk kentinde doğmuş. Moskova Devlet Universitesi?nde matematik eğitimi almış. 1965 yılında yayımlanan Pryamaya Liniya (Düz Çizgi) adlı ilk romanıyla eleştirmenlerin dikkatini çeken ve 70?lerin ortalarına gelindiğinde pek çok ödüle değer görülen on üç kitabı yayımlanan Makanin, ?kırklılar neslinin? en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul ediliyor.
Vladimir Makanin?in Underground Ya da Çağımızın Bir Kahramanı- romanı günümüze, daha önce hiçbir örneğine rastlamadığımız Rus ?underground?una dair hikâyesi, yeraltı edebiyatının çağdaş bir yorumu.

Rusya?nın yeni kahramanı
50?lili yaşlarını sürdüren Petroviç, hayatını kazanmak için varoşlardaki öğrenci yurdundan bozma bir apartmanda bekçilik yapan, aslında o apartmanda oturma hakkı olmayan, daha doğrusu başını sokacak kendine ait hiçbir yeri bulunmayan bir adam. Bir ?bomj?. Underground edebiyata ilgisi nedeniyle resmi edebiyat çevrelerince dışlanmış, yazdıkları hiç yayımlanmamış ama edebiyata tutkuyla bağlı bir yazar. Yeni düzende kendisi gibi underground yazarların bir kısmı iade-i itibar kazanıp yeraltından yavaş yavaş çıkmaya başlamalarına rağmen, o underground olmayı bir hayat biçimi olarak görüp taviz vermemiş. Bu nedenle yurtsuz, parasız, yeni zenginlerin evlerine bekçilik yaparak duruyor ayakta. Dış hayatın acımasızlığına tahammül edebilmek için bulduğu her fırsatta içkiye boğulan Petroviç?in ?benini aramak dışında hayatla yegane bağı, yıllardır akıl hastahanesinde yatan ressam kardeşi Venedikt Petroviç. İsyankârlığı Sovyet döneminde şiddetle bastırılmış ve ruh sağlığını yitirmiş bir adam.
Petroviç?in belleğinden geriye dönüşlerle Brejnev dönemine uzanmakla birlikte, romanın geçtiği dönem 1990?lı yıllar. Sovyetler Birliği yıkılmış, serbest piyasa ekonomisi ve adına demokrasi denilen tuhaf bir siyasi sistem yürürlüğe girmiş. Sistemin boşlukları servetlerini spekülatif yatırımlardan, kriminal faaliyetlerden elde eden yeni bir zengin kesim yaratırken toplumun büyük bir bölümü ekonomik sıkıntı çekiyor. Makanin?in Underground?ta tasvir ettiği Moskova hayatı; birkaç metre karelelik odalar, üç beş kuruş maaşlık işler için ölümcül kavgaların verildiği, toplumsal yapının paramparça olduğu, fuhuşun sıradanlaştığı, soygun amaçlı cinayetlerin gündelik hayatın bir parçası haline geldiği bir hayat… Kısacası underground olan sadece Petroviç değil; Rusya?nın toplumsal düzeni…
Cangıldan farksız Moskova varoşlarında elli beşlik bir yazar eskisinin ayakta kalabilmesi çok zor. Petroviç de ?ben?ini incitmeyen küçük itip kakmalara aldırmazlıkla karşılık verecek, bir yatak özlemiyle yaşı geçkin kadınların yatak odalarında sabahlayacak, tehlikeli işlerden uzak duracaktır. Buna rağmen kendisini soymak isteyen Kafkasyalılardan birini öldürmek zorunda kalır. Ancak bu kaotik ortamda yakasını kolayca sıyıracaktır. Ve böyle bir düzen içinde cinayetin Petroviç?e bıraktığı bedel Suç ve Ceza?nın kahramanı Raskolnikov kadar derin de olmayacaktır.
Vladimir Makanin?in romanın altbaşlığını Lermontov?un klasiğine gönderme yaparak ?Çağımızın Bir Kahramanı? koyması boşuna değil. Üstelik bu kahraman düzene boyun eğen, gelecek korkularıyla ürkek, önüne çıkan küçük fırsatları değerlendirmeye çalışan Petroviç de değil. Kahramanın kimliğini anlamak için Lermontov?a baş vuracağız: ?Baylar, Çağımızın Bir Kahramanı gerçek bir portredir, ama bir tek kişinin portresi değil; kuşağımızın gittikçe gelişen kusurlarından yaratılmış bir portre. Bana, bir insanın bu denli kötü olamayacağını söyleyeceksiniz yine; ben de size derim ki, bir sürü trajik ve romantik haydudun varlığına inandınız da Peçorin gerçeğine neden inanmıyorsunuz? Çok daha korkunç, çok daha çirkin öykü yiğitlerini beğendiniz de neden şimdi bunu beğenmiyorsunuz? Ondaki gerçeklik istediğinizden çok olduğu için mi acaba? Bu öykülerden ahlak hiçbir şey kazanmaz diyeceksiniz. Özür dilerim. İnsanların tatlıyla beslendikleri yeter; mideleri bozuldu artık; onlara biraz acı ilaç, katkısız gerçek gerek. Bu sözlere bakıp da kitabın yazarının, insanların kusurlarını düzeltmek gibi yüce bir düşe kendini kaptırdığını sanmayın. Tanrı onu bu kabalıktan korusun! O, sadece bu yüzyılın insanını kendi görüş ve anlayışına göre çizmeyi eğlenceli bir görev saydı. Hastalığın belirtilmesi yeter; iyileştirmek ise Tanrının işi.?

Beat kuşağı ve underground
Makanin, Sovyet dönemine ilişkin sert eleştiriler yöneltirken yerine konan büyük Rusya düşüne de mesafeli. Yalnız ve umutsuz insanların sistem karşısındaki zavallı hallerini gerçekçi ve can acıtıcı sahnelerle çizerken göstermek istediği Rusya?nın sefaletidir. Sonda Venedikt Petroviç?in hastaneye geri dönüş anını aktarırken bireysel bir kaderin ötesine geçtiğini, anlatının itilip kakılan Rus halkının kaderini temsil ettiğini söylemeliyiz: ?Arkasına baktı. Venedikt Petroviç, beni uzaktan görebilmek için arkasına baktı. (Benim de kendisini gördüğümü anlıyordu.) İtti onları. Ve hastabakıcılara sessizce, ikisine birden sanki son sözünü söyledi: ?İtip durmayın, ben kendim giderim!? Doğruldu hatta, gururlu, bir anlığına o-Rusyalı bir deha, mazlum, aşağılanmış, itelenmiş, bokunun içinde, ama işte itip durmayın lütfen, ben kendim giderim!?
Batının underground metinleri hem bir daralmışlığı, öfkeyi, reddiyeyi dile getiriyor hem de isyancı bir gençliği işaret ediyorlardı. Kişisel kurtuluşu, arınmayı ve aydınlanmayı savunan, eski kafalı buldukları topluma ve onun kurumlarına duydukları yabancılığı sergileyen bohem sanatçı grubu, yani ?Beat Kuşağı? ile Rusyanın ?underground? yazarlar/sanatçılar topluluğu ilk bakışta benzer bir özgürlük arayışı içerisindeler. Ancak Beatlerin özgürlük arayışında ?suç?, ?vicdan?, ?ödev?, ?ödevin kutsallığı? gibi kavramlar öne çıkmaz. Buna karşılık Rus ?underground?unda Rus ruhunun, Rusyayı kurtarma umudunun yankısı çok açık.
Beatlerle Rus underground çevresini asıl birleştiren daha felsefi bir bağlanım; hayatı anlamlı kılacak bir şeylere, yaşadıkları ama kendilerini yabancı hissettikleri topraklara ve insanlara, insanı insan yapacak değerlere bağlanma arayışı; bir inanç arayışı. Nitekim Petroviç de bu dayanılmaz hayatı sürdürebilmek için inanmak ihtiyacında:
?Yaşamımın başarısız olmadığını bilmem ve buna inanmam gerekiyordu. Birtakım özel amaçlar ve yüksek maksatlar uğruna şimdi (bu zamanda ve bu Rusya?da) benim gibilerin, tanınmadan, isimsiz ve metin yaratma becerisiyle yaşamaları gerektiğine inanmam gerekiyordu. Underground. Sözsüz yaşamayı denemek, başkaları yaşıyorlar ya, susarak yaşamak risk midir değil midir; işte bütün mesele bunda ve ben-ilklerden biriyim. Tanınmazlığımı bir yenilgi olarak görmedim, onlarla berabere kaldığımızı bile düşünmedim-zaferdi benim için tanınmazlık. ?Ben?imin metinlerimi aşması gerçekliği. Adımımı ileri attım.?
Çok sayıda roman kişisi barındıran 650 sayfalık bu hacimli roman, ilk bakışta medyaya yansıyan görüntülerle tanıdığımız Rus toplumunu ve bu toplum içindeki bireyin dramını gözler önüne seren hikâyesiyle etkileyici. Ancak romanın asıl etkileyici yanı iç monolog ve bilinç akımını zaman zaman esrik bir düzen içinde kullanarak bireyin iç dünyasında dolaşmasında. Üstelik kinik ve kışkırtıcı diliyle eğlenceli de. Makanin?in Rus edebiyatına göndermelerle zenginleştirdiği ve yaşadığımız dönemi anlayacak metaforlarla donattığı Underground, gerek içeriği gerek biçimiyle çağdaş anlatının zirvesine çıkıyor.

Kitabın Künyesi
Underground ya da Çağımızın Bir Kahramanı
Yazar: Vladimir Makanin
Yayınevi: Everest Yayınları
Çeviren: Günay Kızılırmak Çetao
Temmuz 2009
Sayfa Sayısı: 647 sayfa

Çevirmen Günay Kızılırmak Çetao Hakkında Kısa Bilgi
1981?de Haymana?da doğdu. 1994 yılında ailesiyle birlikte Kuzey Kafkasya?daki Adıgey bölgesine yerleşti. Orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra Adıgey Devlet Üniversitesi?nde Rus Filolojisi okudu. Üniversiteden sonra edebiyat çevirileri ile uğraştı. 2006 yılından bu yana Ankara?da yaşıyor.

Kızılırmak Çetao?nun Eserleri:
? A. S. Puşkin, Yüzbaşının Kızı (Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2005)
? F. M. Dostoyevski, Öteki Ben (Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2005)
? N. V. Gogol, Ölü Canlar (Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2006)
? İ. S. Turgenyev, Babalar ve Oğullar (Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2006)
? A. P. Çehov, Seçme Öyküler (Bordo Siyah Klasik Yayınlar, 2007)
? Tolstoy, Hacı Murat (İmge Kitabevi Yayınları, 2009)

Yorum yapın

Daha fazla Romanlar, Yeraltı Edebiyatı
Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali

( * ) Vedat Türkali'nin ilk romanı ''Bir Gün Tek Başına'', Milliyet Yayınları 1974 Roman Ödülü?nü kazandıktan sonra yayımlandığında büyük...

Kapat