Yel ve Gül (Kendi Seçtiği Şiirler) – Metin Altıok

“Sizin şiirlerinizde sıcak yaz aylarında kavrulan tarlaların üstündeki hava titreşimlerine, açıkça görülür yalazlara benzer bir doğa yansıması var. Sonra inandırıcı. Bilgiç bir zekanın değil de yalın bir kalbin şiirleri bunlar. Çileli, çok duyarlıklı bir kalbin. Sağlam yapılarda bir “kişiliğin damgası”nı vuruyorsunuz yazdıklarınıza. Bu çok iyi. (Bir mektuptan.)” Behçet Necatigil
“Şiirin yapısı düzgün ve işlek. Vurucu imgeler kurmasa da çok başarılı. Akılda uzun süre kalabilecek yaşantılı dizeler kuruyor. Son bir şey daha: Metin Altıok, şiire başkaldırmıyor, sanki ona boyun eğiyor gibi.” Turgut Uyar
“Metin Altıok, artık şiir yazmasa bile, şimdiye dek ortaya koyduklarıyla bir değerdir diyorum. Lirizm ve humorun arabesk biçimlerle sürekli iç içe geçtiği bir şiir onunki.” Cemal Süreya
“Ozan, yalnız yaptıkları ile değil, yapmadıkları ile de kurar şiirini, kendine koyduğu yasaklarla. Biz onları bilemeyiz, ama bu yüzden bir kişilikle karşılaşırız,yeni bir kişilikle. Ben de Metin Altıok`u böyle tanıdım işte.” Melih Cevdet Anday

“Metin Altıok, birdenbire ulaşabileceği en yüksek noktaya ulaşmış gibi geldi bana. Turgut Uyar`ın yıllar önce çıkmış bir yazısının adını anımsıyorum: “Korkulu Ustalık”. Metin Altıok`ta da korkulu bir ustalık var.” Fethi Naci

“Masa lambamın ışığı Metin Altıok`un resmine vuruyor. Şiirine kan sıçramış. Şairde benzerimi değil de kendimi görüyorum sanki. Hepimizin şiirine kan sıçradı çünkü.”
Ahmet Oktay
(Arka Kapak)

Ölümden Konuşacaktık
Evet sırasıdır, ölümden konuşacaktık,
İntiharın ebruli ipliğiyle
Bir düğün gecesinde senin
Yakası işlemeli giysinden.
Kapı kapı dolaşıp, etamin ve goblen
Örtüler satan bohçacı ölümden.
Boynuna taktığın eğri taneli
İki sıra inciden konuşacaktık,
Seni ürküten tren sesinden
Ayı gölgeleyen tekinsiz gecede
Karşımıza apansız çıkıveren
O ihtiyar dilenciden.

Gel ölümden söz etmeden önce
Bir şeyler içelim seninle.
Buğulu bir bardağın içinde,
Buzlu ve limonlu votkayla birlikte
Konuşalım ölümden,
Bir samanyolu olsun masamızın üstünde.
Hadi gel konuşalım,
Sulanmış bir taşlığın serinliğinde.
Akşam sefaları içinde,
Bir masa, birkaç sandalye
Ve ikimiz ölümden konuşalım,
Senin ağzında gül, benimkinde menekşe.

Yarına var mısın söyle?
Doğacak çocuğa, çığlığa, ishak kuşuna,
Rüzgarın savurduğu tohuma,
Kavağın pamuğuna var mısın,
Bir ağacın kavına,
Deri değiştirmesine yılanın,
Kozadan çıkan kelebeğe,
Hatmiye, atkestanesine?
Hadi gel öyleyse ölümden konuşalım.
Belki de tümüyle aykırıdır gerçeğe,
Ama ne olursa olsun biz yine
Ölümden konuşalım seninle

Ölüm de vardır yaşadığımız her şeyde.
Bir bardak çatlarsa durduğu yerde,
Bir aşk ansızın biterse,
Ayna kırılırsa yüzünle birlikte,
Zamanıdır konuşmanın ölümden.
Bir çiçek olağanüstü güzellikte
Açıvermişse bir sabah,
Bir topal aksamadan yürümüşse,
Hadi gel ölümden konuşalım;
Yüzünü al basmış hasetçiden
Ve onun elindeki kuru değnek bile
Filizlenir sevgimizden.

Metin Altıok

BİLİNMEDİK BİR AŞK
Bir kabuk içinde
Birbirinden ayrılmaz
(:)
Aşk ve acı yüreğimde
İkiz badem içidir.

Yorum yapın

Daha fazla Şiir Kitapları
Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni (Genco Erkal’ın Sesinden Nazım Hikmet Şiirleri – Cd ile birlikte)

Nâzım Hikmet?in seçme şiirlerinden oluşan Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni kitabı, kitap ve kitapla birlikte verilen 4 CD ekinden oluşuyor....

Kapat