18 Ağustos 2026

Çocuklar, Eşyalar ve “Sevgi Faturası”

Diyelim ki İstanbul’un eski bir semtindeyiz.Dar sokaklı, çamaşırların iplerde sallandığı, herkesi herkesin tanıdığı bir mahalle. Bir evin kapısını aralıyoruz: Salon, müze gibi.Plastik koruyuculu koltuklar, camlı vitrinde hiç dokunulmayan fincan takımları, duvarda altın varaklı çerçeveler, sehpanın üzerinde asla yakılmayan mumlar… Çocuk odasına geçiyoruz:Duvarlar çizgi film kahramanlarıyla kaplı, yatağın üstü oyuncaklarla dolu; kitaplıkta “erken STEM gelişimi” vaat

devamını oku

Mutluluk hapı yutmak mı, hayatı değiştirmek mi?

“Imagine a society that subjects people to conditions that make them terribly unhappy, then gives them the drugs to take away their unhappiness… Instead of removing the conditions that make people depressed, modern society gives them antidepressant drugs.”— Theodore Kaczynski Şöyle çevrilebilir: “İnsanları son derece mutsuz edecek koşullara maruz bırakıp sonra da bu mutsuzluklarını ortadan

devamını oku

O Pek “Muntazam” Sofradaki Canavar: “Normal Bir Aile” Denen O Acayip Maskaralık Üzerine Bir Kıssa

Geçen gün, bu “A Normal Family” (Yani, Normal Bir Aile) ismindeki, Kore diyarından çıkma bir acayip hikâyenin filmini izledim. Adına bakıp da aldanmayın sakın! “Normal” dedikleri şeyin, o en pespaye, o en çürümüş ahlaksızlığın bir süslü kılıfı olduğunu, insanın suratına bir tokat gibi çarpıyorlar. Gelin, bu “pek muntazam” sofradaki o tekinsiz curcunaya, aklımız erdiğince bir

devamını oku

Kabadayının Diz Çöküşü: Ruhun O Kutsal Kudreti (Phallos) Neden Bir “Teslimiyet” Ürünüdür?

Yazan: Jungish Biz “erkeklik” deyince, “kudret” deyince aklımıza ne gelir? Güç, iktidar, yumruk, kaba kuvvet, “benim dediğim olacak” narası, değil mi? Lakin bu Jung mektebinin o pek bilge hanımefendileri (Marion Woodman gibi) çıkıp diyor ki: “Durun bakalım efendiler! Sizin o ‘kudret’ diye taptığınız şey, o ruhsuz, o kaba saba ‘fallus’tur. Asıl marifet, o büyük ‘P’

devamını oku

Sağlıklı Yaşamın Yeni Anahtarı: Doğal Dönüşüm Yolculuğu

Sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralamak isteyenler için kilo verme, iştah kapatma ve sigara bırakma gibi zorlu hedefler artık erişilebilir hale geliyor. Biyorezonans terapisiyle desteklenen bu yenilikçi yaklaşımlar, vücudun doğal dengesini yeniden kurarak kalıcı değişimler vaat ediyor. Binlerce insanın başarı hikayesiyle dolu bu yöntemler, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı ön plana çıkararak, günlük hayatı dönüştürme

devamını oku

Efendiler! Şu İngiliz’in Nergis Çiçeği Merakı da Nedir? (Bir William Wordsworth Vakası)

William Wordsworth’ün hayatı ve felsefesini biliyor musunuz ? Bu yazıda birazcık edebiyat yapalım dedik. Sabır. Ey okuryazar takımından olanlar ve dahi lafın kime battığını merak edenler! Durun da size bu sefer, bizim Pera’nın, Galata’nın acayip tiplerinden değil de, ta o sisli, puslu, makine dumanından göz gözü görmeyen İngiltere’den bir zat-ı muhteremin, daha doğrusu bir “doğa

devamını oku

Meyfilm ile Profesyonel Kurumsal Tanıtım Filmi, Klip Çekimi ve Prodüksiyon Hizmetleri

Günümüz dijital dünyasında markaların en güçlü iletişim aracı, etkileyici görsel içeriklerdir. İster kurumsal bir firma olun, ister sanatçı ya da bireysel bir marka, profesyonel çekimlerle fark yaratmak artık bir zorunluluk haline geldi. İşte bu noktada Meyfilm, deneyimli ekibi ve yaratıcı bakış açısıyla öne çıkıyor. Kurumsal Tanıtım Filmi ile Markanızı Güçlendirin Bir markanın kendini anlatma biçimi, hedef kitlesiyle

devamını oku

Çiçikov’un Para ve Saygınlık Takıntısı: Lacan’ın “Büyük Öteki” Bağlamında Toplumsal Onay Arayışı

Bu çalışma, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar (1842) romanındaki Pavel İvanoviç Çiçikov karakterini Jacques Lacan’ın “Büyük Öteki” kavramı bağlamında psikanalitik olarak ele almaktadır. Çiçikov’un para ve toplumsal saygınlık takıntısı, bireysel bir hırs olmaktan ziyade, toplumsal düzende kabul görmek için “Büyük Öteki”nin onayını arama çabasının bir tezahürü olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda, Çiçikov’un arzusu, kendi öznel arzusundan çok,

devamını oku

Çiçikov’un Sahte Başarı Arzusu: Modern Toplumlarda “İtibar Ekonomisi”nin Erken Bir Eleştirisi

Bu çalışma, Nikolay Gogol’ün Ölü Canlar adlı romanındaki başkahraman Pavel İvanoviç Çiçikov’un toplumsal yükselme stratejilerini “itibar ekonomisi” kavramı çerçevesinde inceler. Çiçikov’un sahte başarı arzusu, modern toplumlarda görünüşe dayalı statü inşasının erken bir temsili olarak yorumlanabilir. Bu bağlamda metin, Pierre Bourdieu’nün “sembolik sermaye”, Thorstein Veblen’in “gösterişçi tüketim” ve Erving Goffman’ın “benliğin sunumu” kavramlarıyla ilişkilendirilmiştir. 1. Giriş

devamını oku

Gogol: “Eğer Çiçikov kurtulursa, ben de kurtulurum.”

Çiçikov: Gogol’un Kendi Ruhunun Alegorisi Nikolay Vasilyeviç Gogol’un Ölü Canlar adlı eseri, yalnızca Çarlık Rusyası’nın toplumsal ve ahlaki yozlaşmasının panoramasını sunmakla kalmaz; aynı zamanda yazarın kendi iç dünyasındaki ahlaki çatışmayı da sembolik düzeyde yansıtır. Gogol’un Çiçikov karakteri, birçok araştırmacıya göre, onun benliğinin dünyevi ve çıkarcı yüzününkişileştirilmiş hâlidir (Wasiolek, 1969; Nabokov, 1981). 1. Çiçikov: Gogol’un dünyevi benliğinin yansıması Gogol, Ölü Canlar üzerine yazdığı

devamını oku

İki Kuruşluk Kabadayılıktan, İlahi Kudrete: Ruhumuzdaki O İki “Erkeklik” Suretinin Pek İbretlik Kavgası : Fallus ile Phallos

Yazan: Jungish Azizim, Bu ecnebi ruh hekimlerinin kitaplarını karıştırdıkça, insanın aklı bir tülbent gibi hem açılıyor hem de bir o kadar bulanıyor. Mesele ne, biliyor musunuz? Mesele, bizim “erkeklik” diye bildiğimiz şeyin aslında iki ayrı sureti, iki ayrı tabiatı olması… Biri, küçük harfle yazılan “fallus”; öteki, büyük harfle, pek bir haşmetle yazılan “Phallos”. “Biri ‘f’

devamını oku

İsis ve Osiris Miti: Parçalanmış Erilliğin ve Dönüşen Aşkın Arketipi

İsis ve Osiris Hikayesinin Özeti İsis ve Osiris miti, dişil ve eril enerjilerin, yeniden diriliş ve dönüşüm yoluyla nasıl bir araya geldiğini gösteren kadim bir Mısır hikayesi olarak sunulur Hikayenin Temel Unsurları: BParçalanmış Krallığı İyileştirmek: İsis’in Aşktan Yaratılan Phallos’u Kadim İsis ve Osiris miti de, modern psikoloji için hayati önem taşıyan bir arketipsel harita sunar:

devamını oku

Ruhunu Satanların İki Sureti: İngiliz Ahmağı mı, Alman Zındığı mı Daha Beter?

İngiliz şair Marlowe’un “Doktor Faustus” hikâyesini daha evvel bir önceki yazımızda deşmiş, o ahmak hekimin hazin sonuna bir güzel hayıflanmıştık. Lakin azizim, meğer bu “Şeytan’a ruh satma” meselesi, bu ecnebilerin aklını ne kadar kurcalamış ki, aradan yüz sene geçmiş, bu sefer de bir Alman dâhisi, o pek meşhur Goethe Efendi, aynı herifin, aynı “Faust”un hikâyesini

devamını oku

Ruhunu Satarak Sefa Sürmek: Bir Ecnebi Allâmenin O Pek Hazin ve İbretlik Sonu Üzerine Bir Kıssa

Yazan: Jungish Edebiyatın o en fiyakalı, en de tekinsiz, en “Şeytan’la pazarlık” konulu şaheserlerinden birini, o meşhur Doktor Faustus’u,biliyor musunuz ? Azizim, Bizim ahşap konağın penceresinden etrafı seyrederken, insanın aklına ne acayip, ne de ibretlik hikâyeler geliyor. Geçen gün elime, o İngiliz diyarının eski zaman şairlerinden, Marlowe isminde bir zatın kaleme aldığı, “Doktor Faustus” nam

devamını oku

Goethe ve Marlowe’un Faust’u Arasındaki Kurtuluş Paradoksu

C.G. Jung’un çalışmalarından beslenen derinlik-analitik psikolojisi, bireyin bilinçdışı süreçlerini aydınlatmak için sık sık edebi ve mitolojik figürlere başvurur. Marion Woodman’ın analizlerinde de görüldüğü gibi, klasik metinler modern bireylerin içsel çatışmalarını yansıtan arketipsel dramalar sunar. Bu bağlamda, Faust figürü—özellikle Christopher Marlowe ve Johann Wolfgang von Goethe’nin yorumlarında—ruh ve sınırlar arasındaki ebedi gerilimi temsil eder. Faust’un Çatışması:

devamını oku

Çiçikov’un Politik Görüşü ve Gogol Dönemi Rus Düşüncesi İçindeki Yeri

1. 1840’lar Rusya’sında Politik Atmosfer Bu iki akımın arasında Gogol’ün Ölü Canlar (1842) eseri, toplumsal bir hiciv olarak konumlanır.Ancak Gogol, ne Slavofiller gibi mistik-maneviyatçı, ne de Batıcılar gibi rasyonel-modernisttir. O, ahlaki yozlaşmayı sistem içinde teşhis eder ama politik dönüşüm önermeksizin (Peace, 1981, The Enigma of Gogol). 2. Çiçikov: Statüko Bürokratı Olarak Politik Tip Romanın kahramanı Pavel İvanoviç Çiçikov, bireysel çıkarını Çarlık

devamını oku

Kurumsal Dünyada Çiçikov Davranış Biçimleri

1. Kurumsal Dünyada Çiçikov Tipi Nedir? Gogol’ün Çiçikov’u, görünüşte “saygın”, çalışkan, sistemin dilini bilen ama içsel olarak çıkar odaklı, empatisiz ve ahlaki esnekliğe sahip bir karakterdir.Modern kurumlarda bu tip, genellikle: Bu kişi, sistemin çelişkilerini ahlaki sorgulama yerine fırsata dönüştürür.Tam da bu nedenle, birçok kurumsal yapı Çiçikov tipi insanları ödüllendirir — çünkü sistem, onların “ölü ruhları”

devamını oku

Gogol’ün Ölü Canlar’ındaki o kurnaz, düzenbaz ama bir o kadar da “normal” görünen adam Çiçikov’dan bugüne ne kaldı?

1. Çiçikov Bir Tiptir, Bir Dönem Değil Gogol’ün Ölü Canlar’ı yalnızca 19. yüzyıl Rusya’sının yozlaşmış bürokratik sistemini anlatmaz; aynı zamanda insanın çıkar hırsıyla ahlaki kimliğini kaybetme sürecinin alegorisidir. Bu nedenle Çiçikov bir karakter değil, bir arşetiptir — yani her çağda başka biçimlerde karşımıza çıkan bir insan modeli (Jung, 1959). Bugün de bu tip: 2. Çiçikov’un

devamını oku

Gogol’ün psikanalitik açıdan babasıyla ilişkisi ve baba eksikliğinin eserlerindeki izleri

1. Gogol’ün Babası: Vasiliy Afanasyeviç Gogol-Yanovski Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809–1852), Poltava yakınlarındaki Sorochintsy kasabasında doğmuştur. Babası Vasiliy Afanasyeviç Gogol-Yanovski (1777–1825) küçük bir toprak sahibi, aynı zamanda amatör bir oyun yazarıydı (Peace, 1981). Gogol’un babası köy tiyatroları için komediler yazar, mizahı seven ancak duygusal olarak içe kapanık bir kişiliğe sahipti. Eğitimli bir insandı, ama ekonomik olarak

devamını oku

O Eski Günler, Yel Değirmeni Gibi Dönüp Duruyor Hafızalarda

Ergün DOĞAN Ah, eski Beyoğlu… O daracık sokaklarında rakı kokusuyla karışık tütün dumanı, gramofonlardan sızan tango melodileri, bir de kabadayıların “abi” diye selamlaşırken omuz silkmeleri… Ne günlerdi be! Şimdi her yer zincir kahveci, selfie pozlarıyla dolu; ama bir zamanlar, İstiklal’in göbeğinde, bir adam çıkar da şövalyelik ruhunu kabadayı tespihiyle yoğurur, işte o zaman hikaye başlar.

devamını oku