Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

vedat_türkaliDüşlenenin gücüyle gerçekliği sanki son derece doğalmış ve bir bütünmüş gibi birleştiren, düş kurma cesareti veren büyük yazar Vedat Türkali’nin roman karakterlerinin her biri hayatımızda tanımak isteyeceğimiz kadar gerçek, tuhaf, ilgi çekici, karanlık ve aydınlıktır.

Türk Edebiyatının Unutulmaz Kadın Roman Karakterleri

Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali’den Halide Edip’e, Sevgi Soysal’den Adalet Ağaoğlu’na, yazıldığı döneme damgasını vurmuş, Türk Edebiyatının en etkileyici kadın roman karakterleri:

Vedat Türkali: Bu gün karanlıkta apansız / Bir çığlık yükseldi memleketten

vedat türkali950’DEN NOTLAR

Yüce dağ başları dumanlı dumanlı
Irmaklar yorgun ağır
İnsanlar yapayalnız
Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

vedat türkali‘İstanbul’ şiirinizde “sen ne güzelsin kavgamızın şehri” diyorsunuz, kavga devam ediyor. Sis şairine ithaf ettiğiniz bu şiirin hikâyesi ve sizin için önemi nedir?
Halil Türkden (www.agos.com.tr)

Vedat Türkali şiirleri “Düşlerimiz ellerimiz sizinledir”

vedat_türkali950’den Notlar 
Yüce dağ başları dumanlı dumanlı
Irmaklar yorgun ağır
İnsanlar yapayalnız
Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut
Irgatın akşamlara kadar düşündüğü nedir

Vedat Türkali’nin evinde geçirdiğim 3 gün ve “sevdalınız komünistti” – Adil Okay

vedat_türkaliSürgün yıllarımda tanışmıştım Vedat Türkali’yle. Paris’ten kalkmış, onun da sürgününü yaşadığı Londra’ya, 80. doğum gününe denk düşürdüğü “Güven” romanının galası için davetli olarak gitmiştim. Vedat Türkali 80 yaşına ve yılların sürgün hayatına rağmen dimdik ayaktaydı. Beni ve iki arkadaşımı üç gün evinde ağırladı.

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına’daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

Bir Gün Tek Başına“Kenan tipinin anlaşılması da gene bizim toplum yapımıza, bu yapının dününü, bugününü anlayış biçimimize bağlı. Romanda açık seçik koymaktan kesinlikle kaçındım ya, ben Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona. Oysa birçokları özdeşleşiverdiler Kenan’la.

Vedat Türkali: ‘Bitti Bitti Bitmedi’ ki kahramanım hayali ama tanıdık biri

1919 yılında başladığı yaşamına sığdırdıkları saymakla bitmez. Kırkı aşkın senaryo, iki film, kitaplar ve 95 senelik bir hayat. Usta yazar Vedat Türkali şimdilerde yepyeni verimiyle okurun karşısına çıktı. Ayrıntı Yayınları’nın bastığı kitabı ‘Bitti Bitti Bitmedi’yi yazarın kendisine sorduk.

İstanbul şiiri – Vedat Türkali

“İstanbul sevgisi bir simgedir. Türkiye’ye en az onun kadar da İstanbul’a duyduğu sevgi destansıdır elbette, yurtseverliğinin bir başka göstergesidir. Bir erkeğin kadınlara yönelik sevgisinin tek bir kadının kişiliğinde ortaya çıkması gibi, İstanbul sevgisi, yazarın Türkiye aşkının ete kemiğe bürünmesidir. 1944’te Akşehir’de yazdığı, çok sevilen bir şarkı haline gelen ünlü şiiri İstanbul’u hepimiz biliriz. Fakat, birçok romanında İstanbul’un başlıca karakterlerden ve mekânlardan biri olarak yer aldığı gerçeği Vedat Türkali’nin sürükleyici ve ateşli anlatımına kapılan okurun dikkatinden kaçabilir.

Vedat Türkali’nin, Bitti Bitti Bitmedi ‘si sessiz ama öfkeli

Bitti Bitti Bitmedi, Diyarbakır Cezaevi’nden kalan anılarının kara karga gibi etrafında dolandığı bir adamı, Murat’ı merkeze alıyor.

Vedat Türkali ne yazarsa yazsın, nasıl yazarsa yazsın içerisinde hem derin hem de kabası alınmış bir yara vardır. Aşkta, politikada, komşuyla içilen bir çayda, yoldaki yürüyüşte anlarsınız karakterin sızısını. Bazen kelimeler ya da cümleler gelişigüzel akıyormuş gibi görünse de aslında zihninizin gerisinde kalmış bir imgeyi sürekli ve gezgin bir biçimde canlandırır.

Bitti Bitti Bitmedi – Vedat Türkali

(…) Ustalıklı roman akışının yanı sıra kullanılan tarihsel veriler, Vedat Türkali’nin kitabına Ermeni sorunu konusunda gerçekten değerli bir belge niteliği kazandırmış. Soykırımın canlı tanığı Dede’nin siyasal örgütlenmeler üzerine anlattıkları da son derece önemli. Genelde azınlıklar, özelde ise Ermeni, Rum ve Kürt kırımları konusunda TKP’nin, hatta genelde Türk solunun tavrı, bazı istisnalar dışında, pek de tutarlı olmadığından, bu tarihi yaşamış bir Ermeni şahsiyetin bu konudaki değerlendirmelerine keşke daha geniş yer verilebilmiş olsaydı. (…) Her halükârda kitap, 1915’in 100. Yıldönümü’nde bu konuda yayımlanan ve yayımlanması beklenen birçok eser arasında önemli bir yer tutacak.

Vedat Türkali Ayrıntı Yayınları?nda

Türkiye edebiyatının yaşayan en önemli isimlerinden yazar, şair, senarist Vedat Türkali 2014?ten itibaren Ayrıntı Yayınları?nda.

Türkali?nin Yalancı Tanıklar Kahvesi, Özgürlük İçin Kürt Yazıları II, Bitti Bitti Bitmedi adlı yapıtları yeni yılın ilk aylarından itibaren yayınevince yayımlanacak.

Kitabın gelirleri Berkin E.?ye
Ayrıntı Yayınları ayrıca, Gezi olayları sırasında başına bibergazı kapsülü

“Kanuni’nin tek günahı harem olsaydı keşke” – Vedat Türkali

“Şiirdi, mimarlıktı, kent sorunuydu, yontuculuktu derken sinemaya, tarihsel dizilere taktı kafayı Recep Tayip Bey! Özellikle de aylardır reyting rekorları kıran Kanuni dönemi dizisi “MUHTEŞEM YÜZYIL”a.

Mavi Karanlık – Vedat Türkali

Vedat Türkali’nin 1983 yılında yayınladığı “Mavi Karanlık”, Korhan’la Özgür arasında bocalayan Nergis’in sevdası ekseninde; asıl, aydınlarla halk arasındaki ilişki ve çelişkinin hesaplaşmasının segilendiği bugün de güncelliğini yitirmemiş bir romandır…

Zaman: 12 Eylül 1980 Darbesi öncesinin minyatür, kaotik “iç savaş” yılları.
Yer: Bodrum…
Kişiler: Aydınlar…
Olayların eksenini, doktora Öğrencisi Nergis’in ölümle tehdit edilen sevgilisi, fizik asistanı Korhan’ı ölümden kurtarmak için Bodrum’a getirişi, orada eski sevgilisi

Türk Sinemasında Sansür

“Türk Sinemasında Sansür” adlı kitap, Kasım 2000 yılında Kolektif Kitle Yayınları’nca Burçak Evren, Hasan Bülent Kahraman, Aziz Nesin, Nijat Özön, Agah Özgüç, Metin Erksan, Onat Kutlar, Atıf Yılmaz, Çetin Öner, Atilla Dorsay, Ahmet Soner, Vedat Türkali, Işıl Özgentürk, Tuncel Kurtiz, Gani Turanlı, Yavuz Özkan, Halit Refiğ, Ahmet Boyacıoğlu, Hilmi Etikan, Mediha Sağlık, Muzaffer Hiçdurmaz, Özcan Çetin, Serap Öztürk, Turhan Gürkan imzalı ortak bir yapıt.

“Örneğin; 1966 ?İstanbul Dehşet İçinde? filminde, bir otomobilin sol lastiği patladığı için film sansüre uğruyor.