Bir zamanlar aruza çok meraklı idim, gazeller, terkib-i bendler1 yazar ve eskileri hırsla okur, üzerlerinde uğraşırdım. Bugün hâlâ okuyup sevdiklerim Fuzulî ve Galip Dede’dir.
Anketi yapan: İhsan Aygün
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
Sabahattin Ali
Yazılar
Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Ali (1907–1948), Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli romancı, öykücü, şair ve gazetecilerinden biridir. Özellikle insan psikolojisini, aşkı, yalnızlığı, Anadolu yaşamını ve toplumsal eşitsizlikleri işleyen eserleriyle tanınır. (Turkish Culture & Tourism)
Hayatı
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Gümülcine’ye bağlı Eğridere’de doğdu. Öğretmen okulundan mezun olduktan sonra öğretmenlik yaptı. 1928’de eğitim amacıyla Almanya’ya gönderildi ve burada Batı edebiyatını yakından tanıdı. Türkiye’ye döndükten sonra Almanca öğretmenliği ve çeşitli devlet görevleri yaptı. (Turkish Culture & Tourism)
Siyasi görüşleri ve yazıları nedeniyle çeşitli dönemlerde tutuklandı ve hapis yattı. Aziz Nesin’le birlikte dönemin önemli mizah ve siyaset yayınlarından Marko Paşa‘nın çıkarılmasında yer aldı. 1948’de yurt dışına çıkmaya çalışırken Kırklareli civarında öldürüldü. Mezarının yeri bilinmemektedir. (Turkish Culture & Tourism)
En önemli eserleri
- Kürk Mantolu Madonna (1943): Raif Efendi ile Maria Puder arasındaki ilişki üzerinden aşk, yalnızlık ve insanın iç dünyasını işler.
- Kuyucaklı Yusuf (1937): Anadolu’daki kasaba yaşamını, adaletsizlikleri ve toplumsal ilişkileri konu edinir.
- İçimizdeki Şeytan (1940): Bireyin kendi zayıflıklarıyla mücadelesini ve dönemin aydın çevrelerini ele alır.
- Öykü kitapları arasında Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya ve Sırça Köşk bulunur. Şiirlerini ise Dağlar ve Rüzgâr adlı kitabında toplamıştır. (Turkish Culture & Tourism)
Edebî kişiliği
Sabahattin Ali’nin eserlerinde gerçekçi ve toplumcu bir yaklaşım öne çıkar. Köylüler, işçiler, memurlar ve toplumun dışına itilmiş insanlar gibi sıradan kişilerin yaşamlarını güçlü gözlemlerle anlatmıştır. Bunun yanında özellikle Kürk Mantolu Madonna gibi eserlerinde aşk, yabancılaşma, yalnızlık ve insan psikolojisi ön plana çıkar. Anadolu’yu ve Anadolu insanını anlatma biçimi, sonraki toplumcu gerçekçi yazarlar üzerinde de etkili olmuştur.