Psikolojik Dışlanma
Gruplar; üyelerine sosyal kimlik kazandırma, üyelerinin önemli psiko-sosyal ihtiyaçlarını karşılama, üyelerine davranışsal normlar sağlayarak günlük yaşamın belirsizliklerini ortadan kaldırma, sosyal destek sağlama, tek başına üstesinden gelinemeyecek işlerin daha kolay bir şekilde çözülmesini sağlama gibi önemli işlevleri yerine getirmektedir. (Kağıtçıbaşı ve Cemalcılar, 2017). Bu nedenle, grup dışına itilmek ya da grup dışında tutulmak bireyleri bilişsel, davranışsal ve duygusal açılardan olumsuz yönde etkileyen acı verici bir durum oluşturmaktadır.
Dışlanma kavramı, ilk olarak klasik sosyolojinin bir terimi olarak Fransa’da 1960’ yıllarda ortaya atılmış, politikacıların, bürokratların, gazetecilerin ve akademisyenlerin; ideolojik ve üstü kapalı bir biçimde yoksullardan “dışlanmış (les exclus)” olarak ifade etmeleriyle birlikte tartışılan bir kavram olmuştur. (Yıldırım, 2016)
Psikolojik dışlanma ise, çoğunlukla, “…. herhangi bir açıklama yapılmaksızın ya da olumsuz bir tavır konulmaksızın, bireyin yok sayılması ya da grubun dışında tutulması” şeklinde gerçekleşmektedir.
1974 yılında Chirac Hükümetinde, devlet bakanlarından sosyal işlerden sorumlu olarak görev yapan Rene Lenoir, yazmış olduğu Dışlanmışlar: On Fransız’dan Biri (Les Exclus: Un Français sur dix) isimli kitabında, “dışlanma” terimini ilk defa kullanmıştır. “Dışlanma” kavramının kullanıldığı grup; ekonomik büyümenin sonuçlarından yararlanamayan kişilerle birlikte o dönemde Fransız nüfusunun %10’ unu oluşturan; çeşitli fiziksel ve zihinsel yetersizliği bulunan, intihar meyilli insanlar, çok yaşlı ve sakatlar, istismar ve benzeri sebeplerle risk altında bulunan çocuklar, bağımlılar, suça karışmış olanlar, parçalanmış aileler, sıra dışı kişiler, yeterli sosyal ilişkilere sahip olmayanlar ve diğer uyum sorunu yaşayan kişilerden oluştuğu ve bu kişilerin sosyal koruma sistemlerinde yer almadıkları ifade edilmiştir. (Sapancalı, 2005)
Psikolojik dışlanma (ostracism), bir grubun veya kişinin bir başka grup veya kişi tarafından görmezden gelinmesi, yok sayılması veya gruba alınmaması olarak ifade edilmektedir.
Psikolojik dışlanma, yok sayılma, görmezden gelinme ve tepkisizlik gibi durumların bir birey ya da bir grup tarafından bireye yaşatılması olarak tanımlanırken, olumsuz bile olsa herhangi bir tepki verilmemesini de kapsamaktadır. (Williams, 2007a; Williams, 2007b)
Kendisine yokmuş gibi davranılan, görmezden gelinen ve dışlanmaya maruz kalmasının nedenlerine ilişkin bir geri bildirim verilmeyen bireyi bu durumun oldukça rahatsız edebileceğinden ve bu dışlanma yaşantısı ile baş etmesinin birey için oldukça zorlayıcı olabileceğinden söz edilebilir.
Birey açısından değerlendirildiğinde psikolojik dışlanma, oldukça acı verici bir yaşantı olmakla birlikte sürü yaşantısına sahip bütün sosyal hayvanlarda gözlenen bir deneyimdir. (Baumeister ve Leary, 1995; Williams, 2009)
Psikolojik dışlanmanın, birey üzerinde olumsuz etkilerini inceleyen ve bu etkilenmelere açıklama getirmeye çalışan yaklaşımlar (Baumeister, Twenge ve Nuss, 2002; Gardner, Pickett ve Knowles, 2005; Williams, 1997; 2001; Williams ve Zadro, 2005) arasından, psikolojik dışlanmanın nedenleri ve sonuçları üzerinde durması açısından Williams’ın Psikolojik Dışlanma Modeli (1997; 2001), farklılık göstermektedir. (Aydın ve ark., 2013)
Williams’a (1997; 2001; 2007) göre, üç bölümden oluşan Psikolojik Dışlanma Modelinin ana bölümü olan birinci bölümde, psikolojik dışlanmanın etkisiyle tehdit edilen temel ihtiyaçların (benlik değeri, kontrol, ait olma ve anlamlı varoluş) ve verilen tepkilerin üzerinde durulmaktadır. Psikolojik dışlanma, dışlanmaya maruz kalan bireyin gösterdiği tepkilerin ortaya çıkış zamanlarına göre değerlendirildiğinde; anlık (refleksif), kısa ve uzun vadede oluşan tepkiler olarak üç başlık altında ele alınabilir.
Anlık (refleksi) tepkiler, dışlanmanın gerçekleştiği ya da bir dışlanma tehdidinin algılandığı ilk anda ortaya çıkan tepkilerdir. Bedensel olarak yaşanan acıya benzer bir acı duygusu, uyarılma durumu, öfke ve üzüntü gibi olumsuz duygular ile başta ait olma ihtiyacı olmak üzere benlik değeri, anlamlı varoluş ve kontrol gereksinimlerinin tehdit edilme durumu, anlık tepkiler olarak değerlendirilmektedir.
Psikolojik dışlanma sonrasında, kısa vadede oluşan tepkiler ise anlık tepkilerin ardından görülmeye başlar, bu tepkilerin bir bölümü bireyin istemi doğrultusunda ortaya çıkan tepkilerden, diğer bölümü ise bilişsel düzeyde oluşan tepkilerden oluşur .(Williams, 2001, 2007a). Psikolojik Dışlanma Modeline göre, anlık tepkiler, bireysel, durumsal ve ortama ait değişkenlerden etkilenmezken, kısa vadede ortaya çıkan tepkiler bireysel, durumsal ve ortama ait değişkenlerden etkilenir ve bu değişkenler tarafından düzenlenebilir.
Uzun vadede verilen tepkiler ise psikolojik dışlanmanın uzun süre devam ettiği ve temel ihtiyaçların sürekli olarak tehdit edildiği durumlara karşı verilen tepkilerdir. (Williams ve Zadro, 2005). Temel ihtiyaçların tehdit edildiği duygusu, hem anlık tepki hem de dışlanma tehdidinin algılandığı anın ötesine taşan kısa ya da uzun vadeli tepkilerde görülmektedir. (Abayhan, 2013; Çiçek, 2019)
Psikolojik Dışlanma Modeli’nin ikinci bölümünde, psikolojik dışlanmanın türleri, nedenleri olarak değerlendirilebilecek öncülleri ve dışlanmada etkili olan aracı değişkenler üzerine olan değerlendirmeler bulunmaktadır. Modele göre bazı düzenleyici değişkenlere bağlı olarak psikolojik dışlanmanın birey üzerindeki etkilerinin şiddeti ve yıkıcılığı farklılaşmaktadır. Bu değişkenler, kişilik özellikleri ve bireysel faktörler olabildiği gibi çevresel faktörlerde olabilir. Mesela, içinde bulunduğu grup tarafından veya üyesi olmadığı bir grup elemanı tarafından psikolojik dışlanma yaşaması, birey üzerinde farklı sonuçlar doğurmaktadır. Yani üyesi olmadığı bir grup elemanı tarafından psikolojik dışlanma yaşanması, içinde bulunduğu grup üyesine oranla daha kolay açıklanabildiği gibi baş edilmesi daha kolay bir durumdur.
. Psikolojik Dışlanma Model’inin son bölümünde ise tekrarlayan ve uzun zamanlara yayılan psikolojik dışlanma yaşantısının, birey üzerinde yaratmış olduğu tahribatlar değerlendirilmektedir.(Çiçek;12019)
Psikolojik Dışlanmanın Tehdit Ettiği İhtiyaçlar :Ait olma ihtiyacı, benlik değeri, kontrol ihtiyacı ve anlamlı varoluş ihtiyacı olmak üzere dört temel ihtiyaç psikolojik dışlanma sonucu tehdit edilen temel ihtiyaçlar olarak değerlendirilmektedir. (Williams, 2009)
Psikolojik dışlanma yaşantısında, dışlanan birey ya da grup ile dışlayan birey ya da grup arasında öncesine dayanan bir ilişki söz konusu olmamak ile birlikle psikolojik dışlanmada dışlanan birey ya da gruba karşı fiziksel veya sözel olarak olumsuz bir tepki bulunmamaktadır. Psikolojik dışlanmada dışlanan bireye karşı görmezden gelme, yok sayma ya da dışlanan bireyin farkında olmama durumu söz konusudur. (Baumeister ve Vohs, 2007; Williams, 2007; Williams ve Zadro, 2005; Williams, Fogas, Von Hippel, ve Zadro, 2005). Psikolojik dışlanma çoğunlukla bireyler için belirsizlik ifade eder, dışlanan birey ya da grup neden dışlandığını bilmemekle birlikte dışlayan birey ya da grup dışladığı bireye açık bir şekilde istenmediğini ya da hangi özellikleri için istenmediğini bildirmez. Bu bağlamda dışlanan birey dışlanmasına açık bir gerekçe ya da geri bildirim bulamadığı için acı hissetmektedir. (Molden, Lucas, Gardner, Dean ve Knowles, 2009).
Psikolojik dışlanmanın bireylerde yok sayılma, görmezden gelinme gibi bir takım olumsuz algılar yaratması insanların dört temel ihtiyacından biri olarak kabul edilen kontrol algısı üzerinde önemli ölçüde tehdit oluşturduğu belirtmektedir. (Williams, 2001).
Sosyal dışlanma, psikolojik dışlanma ve reddedilme gibi dışlanma türlerinin farklı veya benzer olduklarına yönelik olarak yapılmış yeterli sayıda araştırma bulunmamaktadır (Williams, 2007). Kandemir (2011) çalışmasında bu dışlanma türlerinin ihtiyaçları KSBD, İlkbahar 2019, Y. 11, C. 11, S. 20, s. 45-55 etkileme düzeylerini incelemiştir ve psikolojik dışlanma koşulunda bulunan katılımcıların reddedilme grubundaki katılımcılara göre benlik değeri ve ait olma ihtiyaçlarında daha fazla tehdit hissettiklerini ifade etmiştir. Ayrıca psikolojik dışlanma grubunda yer alan kişilerin kontrol ihtiyaçlarının sosyal dışlanma koşulunda yer alan kişilerle karşılaştırıldığında daha fazla tehdit altında olduğu belirtilmiştir (Kandemir, 2011). Dışlanmaya işaret eden bu kavramlara yönelik olarak literatürde yer alan tartışmalar ve yapılan çalışmaların sayısının azlığı dikkate alındığında bu araştırmanın literatürde yer alan bu tartışmaya katkı sağlayabileceği düşünülmektedir
Psikolojik Dışlanma İle Başedebilme
Dışlanmak bir kişinin bir yere ait olma duygusunun elinden alınmasıdır. Sonuç olarak kişide öfke, üzüntü ve yalnızlık duygularının ortaya çıkmasına neden olur. Hatta sosyal izolasyon, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklara da yol açabilir.
Ayrıca yapılan çalışmalar dışlanmışlık durumunda hissedilen acının, fiziksel acıyla benzer olduğunu ortaya koymuştur. Yapılan beyin görüntülemelerinde ruhsal acının etkinleştiği bölgelerle fiziksel acının etkinleştiği bölgelerin aynı olduğu görülmüştür.
Bu nedenle, hissedilen acı sonucunda tepki olarak bazı davranışlar gelişebilir. Bunlar; yalnız kalma isteği, göz teması kuramamak, anlaşılmama korkusu, diğer insanların karşısında silik hissetmek, düşüncelerini ifade etmekten kaçınmak, az konuşmak, değersiz hissetmek ve sürekli diğer insanları memnun etme çabasıdır.
En sık gözlemlenen davranış durumu kaçınmadır. Araştırmalara göre bireyin dışlandığı gruba tekrar dahil edilme ihtimalinde hayatının kontrolünü eline almış gibi hissettiği ve tekrar ilişki kurmaya, kurulan ilişkilerde de sıcak davranışlar sergilemeye çalıştığı gözlenmiştir. Fakat tam tersi durum söz konusu olduğunda, kontrolün kendisinde olduğunu hissettirebilmek için daha saldırgan davranışlar sergilemektedir. Örneğin, Amerika’da görülen silahlı saldırıların birçoğunun uzun yıllar boyunca dışlanmaya maruz kalmış bireyler tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir.
Görüş ayrılıkları, yaşanan tartışmalar ve farklı özelliklere sahip olma sonucunda dışlanmış hissedebilirsiniz. Aslında bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde dışlanmak, o kişiye mesaj vermek demektir. Dışlanmış hissetmek, canınızı acıtsa da normal bir duygudur. Davranışlarınız ve iletişim becerileriniz açısından farkındalık kazanmanıza yardımcı olur. Örneğin; sizi bir buluşmaya davet etmeyen arkadaşınız muhtemelen o görüşmeye katılmak istemeyeceğinizi düşündüğü için ya da bir arada bulunmak istemeyeceğiniz kişiler olduğu için o buluşmaya çağırmamış olabilir. Burada gerçekleşen dışlanma durumu bilinçsizce gerçekleşen bir durumdur. Bazen, bazı insanlar bunu bilinçli bir şekilde de yapabilir.
Fakat dışlanma sonucunda, kişisel düşünceleriniz olumsuz yönde etkilenebilir.” Beni çağırmadılar, beni sevmiyorlar, ben değersiz biriyim” gibi birbirini takip eden olumsuz düşünceler ortaya çıkabilir. Nedeni her ne olursa olsun bu durum sizin değerinizi ölçmez. Sonuç olarak; ortak noktalar kişileri bir araya getirip buluşturuyorsa, farklılıklar da ayrışmanıza sebep olmaktadır. Bu dışlanma duygusuyla baş edebilmekte güçlük çektiğiniz durumlarda psikolojik destek almaktan çekinmeyiniz.
Dışlanma duygusu birey hangi yaşta olursa olsun acı vericidir ve kötü hissetmenize neden olur. Bu duyguyla baş edebilmek için öncelikle neden böyle hissettiğinizi anlamak ve sağlıklı bir bakış açısına sahip olmak önemlidir. Genel olarak her durumun en kötü tarafına odaklanmak yaygın görülen bir davranıştır. Fakat sağlıklı değildir. Bu nedenle reddedilme duygusuyla kaygılarınız artabilir ve mantıklı düşünme yetinizi kaybedebilirsiniz.
Dışlandığınızı hissettiğinizde bu duygunuzu kabul edebilmek ve dışlanıp dışlanmadığınızı öğrenebilmek için sahip olduğunuz verileri sorgulayabilirsiniz. Elinizde dışlandığınıza dair yeterli kanıtların olup olmadığına bakmak gerekir. Yaşanan sorunlara çözüm odaklı yaklaşım sağlayarak, grup içindeki bireylerden kendinize yakın bulduğunuz bir kişiyle doğru bir şekilde iletişim kurarak adım atabilirsiniz.
Diğer insanlarla birlikteyken davranışlarınızın ve yaklaşımlarınızın nasıl olduğunu tek başına anlayabilmeniz zordur. Bu nedenle sevdiklerinizden geri bildirim isteyebilirsiniz. Örneğin; grupta kaba mı davrandım?, Birisi hata yaptığında çabuk mu sinirleniyorum?, Utangaç mı davranıyorum?, Sohbet açıp, devam ettirebiliyor muyum? gibi sorularla davranışlarınızı değerlendirebilirsiniz.( https://www.antalyapsikiyatrist.com/makaleler/neden-dislaniyorum)
Tüm bunlara rağmen bazı kişiler sizi kasıtlı olarak dışlamış da olabilir.
Mesela talihsiz, uygunsuz bir cinsel tutuma konuşmaya maruz kalmış ve mağdur olabilirsiniz ancak hemcinsiniz kadın olayın faillerini biliyor ve kınayacak yerde, size sokağa çıkmaya utanmıyormusun, buraya gelmeye utan mıyormusun diyebilir, kendisi veya eşinin illegal flörtöz kaçamakları ile yüzleşemediği için daha az tanınanı günah keçisi yapmaya aday kötücül bir grubun bir ataerkil pazarlıkçısıdır aslında ,bir dahaki tutumu emir üzerine olumlu bile olsa böyle toksik biri ile asla diyaloğa girmeyin, tekinsiz ortam oluşturan kişi ile sosyalleşme olmaz, aile olmak evli olmak suçları örtmez. Hele ki dışa açık evlilikler yani partnerlerin birbirlerini aldattıklarını bilmeleri ve evliliği devam ettirmeleri, gerçekten dışlanması gereken bir vakıadır.Bu gibi aileler ile toplumun temeli çürük olur.
Bu durumu kabul edebilmek elbette zordur. Fakat insanlar zamanla değişime uğrarlar. Bu noktada yeni birileriyle tanışmak, benzer ilgi alanlarına sahip kişilerle görüşmek iyi gelebilir. Kendinize iyi gelecek aktiviteler yaparak bu durumla baş edebilirsiniz. Sevdiğiniz bir film izlemek, sevdiklerinizle görüşmek ya da yeni insanlarla tanışmak gibi.
Kaynakça
Abayhan Y., Aydın O., (2014). Sosyal Etki Kuramı Bağlamında Psikolojik Dışlanma: Dışlayan ve Dışlanan Grup Üyesi Sayısının Temel İhtiyaçlara Yönelik Tehdit Algısı Üzerindeki Etkisi, Türk Psikoloji Dergisi, 29(73), 108-121.
Çiçek, N.(2019)Ön ergenlik Döneminde Psikolojik Dışlanma, Bağlanma ve Yaşam Doyumu Arasındaki ilişkilerin İncelenmesi yüksek lisans tezi ankara 2019
Kağıtçıbaşı, Ç. ve Cemalcılar, Z. (2017). Dünden bugüne insan ve insanlar sosyal psikolojiye giriş. (19. Baskı). İstanbul: Evrim Yayınları.
Kandemir, K. B. (2011). Psikolojik dışlanma, sosyal dışlanma ve sosyal reddedilmenin tehdit edilen ihtiyaçlar ve dışlanma tepkileri üzerindeki etkileri. (Yüksek Lisans Tezi). Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara
Williams, K. D. (2001). Ostracism: The power of silence. (s.7-11).New York: The Guilford Press
Williams, K. D., ve Zadro, L. (2007). Ostracism. In M. R. Leary (Ed.), Interpersonal Rejection.(s.1-45). New York: Oxford University Press.
.( https://www.antalyapsikiyatrist.com/makaleler/neden-dislaniyorum)