Geyikler Vadisi – Mehmet Özen
Geyikler Vadisi’nde Mizah, Gündelik Hayat ve Toplumsal Eleştiri
Mehmet Özen’in Mizah Anlayışına Kuramsal Bir Yaklaşım
Bu çalışma, Mehmet Özen’in Geyikler Vadisi adlı eserini mizah kuramları, gündelik hayat sosyolojisi ve eleştirel kültürel çalışmalar perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Kitapta yer alan kısa metinler, anekdotlar ve diyaloglar; absürd, ironi ve kendilik bilinci yüksek bir mizah anlayışı üzerinden modern bireyin gündelik deneyimlerini görünür kılar. Çalışmada Henri Bergson’un “mekanik olanın canlıya yapışması” olarak tanımladığı gülme kuramı, Freud’un mizahı bastırılmış gerilimlerin boşalımı olarak ele alan yaklaşımı ve Bahtin’in karnavalesk kuramı temel alınarak Geyikler Vadisi’nin edebi ve kültürel işlevi tartışılmaktadır.
1. Giriş
Mizah, yalnızca güldürme işleviyle sınırlı olmayan; toplumsal normları, iktidar ilişkilerini ve bireysel çelişkileri açığa çıkaran eleştirel bir anlatı biçimidir. Mehmet Özen’in Geyikler Vadisi adlı eseri, modern şehir insanının gündelik hayat pratiklerini, küçük çatışmalarını ve dilsel tuhaflıklarını mizah aracılığıyla görünür kılar. Bu yönüyle eser, çağdaş Türk mizah geleneği içinde bireysel deneyim ile toplumsal yapı arasındaki gerilimi yansıtan bir metin olarak değerlendirilebilir.
2. Kuramsal Çerçeve: Mizahın İşlevi
Henri Bergson’a göre gülme, “canlı olanın mekanikleştiği anlarda” ortaya çıkar ve toplumsal bir düzeltme işlevi görür (Bergson, 1911). Geyikler Vadisi’ndeki mizah da çoğunlukla otomatikleşmiş davranış kalıplarını, klişeleşmiş dil kullanımını ve farkında olmadan tekrarlanan gündelik ritüelleri hedef alır.
Sigmund Freud ise mizahı, bastırılmış duyguların ve toplumsal yasakların dolaylı biçimde açığa çıkması olarak değerlendirir (Freud, 1905). Özen’in metinlerinde sıkça karşılaşılan örtük eleştiri ve kendine dönük alay, bu bağlamda mizahın savunma mekanizması olarak işlediğini gösterir.
Bahtin’in karnavalesk kavramı ise Geyikler Vadisi’nin dilsel ve biçimsel yapısını anlamada önemli bir çerçeve sunar. Karnavalesk anlatı, hiyerarşilerin askıya alındığı, ciddi olanın sıradanlaştırıldığı bir söylem alanı yaratır (Bahtin, 1984). Kitaptaki mizah, gündelik hayatın “önemsiz” görülen anlarını merkeze alarak bu tür bir tersine çevirme etkisi üretir.
3. Gündelik Hayatın Absürdleştirilmesi
Henri Lefebvre, gündelik hayatın modern toplumlarda yabancılaşmanın en yoğun yaşandığı alan olduğunu belirtir (Lefebvre, 1991). Geyikler Vadisi, tam da bu alanı konu edinerek sıradan konuşmaların, küçük yanlış anlamaların ve anlamsız gibi görünen detayların altını çizer. Metinlerdeki absürd etki, hayatın kendisinden değil; bireyin bu hayata verdiği otomatik ve çoğu zaman farkındalıktan yoksun tepkilerden doğar.
Bu yönüyle eser, Albert Camus’nün absürd kavrayışıyla da ilişkilendirilebilir. Ancak Camus’de varoluşsal bir trajediye işaret eden absürd, Özen’de hafiflik ve mizah yoluyla ehlileştirilir (Camus, 1955).
4. Dil, İroni ve Kendilik Bilinci
Geyikler Vadisi’nde dil, yalnızca bir anlatım aracı değil; mizahın bizzat kaynağıdır. Sözcüklerin beklenmedik bağlamlarda kullanımı, deyimlerin literal anlamlarıyla oynanması ve konuşma dilinin yazıya taşınması, ironik bir mesafe yaratır. Bu durum, Linda Hutcheon’un tanımladığı biçimiyle “eleştirel ironi”ye karşılık gelir; yani ironi yalnızca alay etmek için değil, düşünmeye sevk etmek için kullanılır (Hutcheon, 1994).
5. özetle
Mehmet Özen’in Geyikler Vadisi adlı eseri, çağdaş Türk mizahında gündelik hayatın mikro düzeydeki çatlaklarını görünür kılan önemli bir metin olarak değerlendirilebilir. Bergsoncu anlamda mekanikleşmiş davranışları ifşa eden, Freudcu açıdan bastırılmış gerilimleri yumuşak bir mizah yoluyla açığa çıkaran ve Bahtinci karnavalesk bir dil kuran eser; mizahın yalnızca eğlence değil, eleştirel bir düşünme pratiği olduğunu göstermektedir.
Kaynakça
- Bahtin, M. (1984). Rabelais and His World. Bloomington: Indiana University Press.
- Bergson, H. (1911). Laughter: An Essay on the Meaning of the Comic. London: Macmillan.
- Camus, A. (1955). The Myth of Sisyphus. New York: Vintage.
- Freud, S. (1905). Jokes and Their Relation to the Unconscious. London: Hogarth Press.
- Hutcheon, L. (1994). Irony’s Edge: The Theory and Politics of Irony. London: Routledge.
- Lefebvre, H. (1991). Critique of Everyday Life. London: Verso.
KİTABIN ARKA KAPAK YAZISI
Televizyon dizisi ”Kurtlar Vadisi”ni ti’ye alan ”Geyikler Vadisi”, yazarı Mehmet Özen?in Çapraz Kitaplar’dan çıkan ilk kitabı. Kitap, ”Kurtlar Vadisi” dizisinin karakterleri, bu karakterlerin üslubu ve tarzını mizahi bir malzemeye dönüştürürken bir de ”Özlü Sözler, Diyologlar ve Mealleri…” ile ”Unutulmayan Sahneler” bölümlerine yer vermiş. Diziyi izlemediyseniz kitaptaki esprileri anlamanız mümkün değil; fakat hemen her kesimden pek çok kişinin günlük yaşamını ”Kurtlar Vadisi”nin yayın saatine göre planladığı düşünülürse ”Geyikler Vadisi”nin okuru da çok olacaktır.
Sayın okuyucu!
Böyle bir kitap okuduğunuzu anne – babanıza bile söylemeyin. Zira, iki kişinin bildiği sır değilse, 3 kişinin bildiği düpedüz dedikodudur…
Bu kitapta geçen olayların, anlatılan kişilerin herhangi bir TV dizisiyle alakası yoktur. Kitapta sosyolojik, psikolojik, ekolojik ve trajik olarak analiz edilen kişiliklerin, olayların herhangi bir diziden esinlenildiğini düşünüyorsanız bu sizin fesatlığınızdandır.
İsim ve lakap benzerliklerine bakıp yanlış düşüncelere kapılmayın!
Diyeceğimiz o ki, kitapta geçen olayların yazarın uçuk hayalgücünün bir ürünü olduğunu bilin. Okuduklarınızı evde denemeyin. Onlara özenip, mafyacılık oynamayın. Kimsenin kafasına saç spreyi bile sıkmayın. Eşe dosta “derin devlet amcamın oğlu olur” tribi atmayın. “Ne olacak bu memleketin hali” diye efkarlanmayın. Efendi efendi okuyup, sıradan hayatınıza devam edin. Memleket için en hayırlısı bu…” Bolat Kalemdar
Arka Kapak Yazısı
Kitabın Künyesi
Geyikler Vadisi
Mehmet Özen,
Çapraz Kitaplar Yayınevi,
mizah,
144 sayfa