Adana Tutuşsun Ucundan – Ahmet Büke

“Dün, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü idi. Türkiye’de resmi rakamlara göre 8 milyon 397 çocuk işçi var. Bu bilinen ve kayıtlara yansıyan bir sayı. Bir de kayıtlarda ?görünmeyen? çocuk işçiler var. Çocuk işçilerden sadece birisinin hikayesini Ahmet Büke’nin kaleminden sizlere sunuyoruz.”
Çağlar Mirik

ADANA TUTUŞSUN UCUNDAN

Adanalı çocuk işçi Ahmet?e
Çakmak çakmak bir gök vardı tepemizde. İki bodur zeytinin altında uyuyordu. Onun da üzerinde kucak kadar bulut toplanmış, güneşine gölgelik ediyordu.

Yaklaşınca ayak sesime uyandı. Bulutlar suda dağılan yağ lekesi gibi oluverdi.

?Abi,?dedi. İki elinin arasına başını aldı. ?Başım nasıl ağrıyor bilsen. Uy anam!?

Cebimden temiz kumaş mendilimi çıkardım: Manifaturacı Ergun?un sattığından. Dürdüm. Başının çevresinden doladım. Sıktım iyice. ?Geçer şimdi,?dedim.

?Geçmez, geçmiyor abi,?dedi.

İşçi Ahmet:çocuk Ahmet çöktü yere. Ihladı biraz. ?Adana nerede kaldı??

Elimle gösterdim.

?Şu tepelerin ardında.?

Başını tuttu. Yığıldı yere. Gözlerini kapar kapamaz bulut toplandı, örttü üzerini yine.

Koştum yanına. Sırtıma aldım Ahmet?i. İki omzundan çıkan kancalarıyla sardı beni. Kendini bana teğelledi. Kanı kanıma bulaştı. Koşmaya başladım. Çakırdikenlerini geçtim. Bodur çalıların ardından tepe aşapı bıraktım kendimi. Ölü derenin yanına varınca karşıdan karşıya atladım. Ahmet, ?Ah,?demiyordu. Buğday tarlasına girdim ucundan. Yerde tarla fareleri ve yılanlar önümden kaçıştı.

?Duralım,?dedi. ?Susadım ben.?

İyice hızlandım. Karşımızda Adana doğuyordu. Yerden yükselen kızıl yuvarlaklığıyla gölün üzerinden kalkmaya başladı. ?Abi, duralım. Anam gelevekti? Bak, durmazsan içim dışıma çıkacak. Başım ikiye çatlayacak.?

Sonra hava karardı aniden. Adana: O küre: Çamurdan ve ısıdan yuvarlanmış, ter ve ter kokan acı bizi içine çekti. Nemden kara deliği açıldı ve bizi yuttu içine.

Etrafımızda dönen çarklar ve demir raylar durunca baktım ki, Saat Kulesi?nin altına savrulmuşuz. Tırmanmaya başladım. ?Abi, başım bitirdi beni,? dedi. ?Sık dişini,? dedim.

?Bütün dişlerim patladı benim, un ufak oldular.?

Yukarıya çıktıkça ufuk açıldı önümüzde. Berraklaştı etraf. Uzakta yarı uyanık mahalleler vardı. Tek yumurta kaynayan cezveler ocağa sürülmüş, dürüme süzme ekşiden yoğurt sarılayazıyordu. Birileri uyanayazdı. Tokyo terlikli ve kirli ayaklı beş çocuk çeşmenin başında toplaştılar.

?Bunlar Kürt ve Arap,?dedi Ahmet. ?Anam da Türk?tür benim.?

Ekmek yediler beraber. Biri cebinden gazete kağıdı çıkardı. Akşamki ciğeri sarmış. Onu pay ettiler. Böldükçe ekmeği, içlerindeki ateş harlandı. Kalktılar. Koşmaya başladılar. ?Gördün mü nereye gidiyorlar,?dedim.

?Atölyeye,?dedi.

Çocuklar koşarken çizgi çizgi böldüler zamanı. Kızardı yollar. Elleri tutştu hepsinin. ?Yakıyorlar,?dedi Ahmet. ?Atölye?yi yakıyorlar. Pres de tutuştu. Beni ezen piston ve örs?Gres yağı döküyorlar motorun içine.?

Gözlerinin içi açıldı Ahmet?in. ?Bak,? dedi. ?Atölyenin duvarına işiyorlar.?

?Tanıyor musun onları??dedim. ?Mahalleden çocuklar,?dedi. ?Top oynardık beraber. Sonra atölyeye girdik.?

?Başın nasıl??dedim. Yokladı eliyle. ?Geçti,?dedi. ?Şu sıcaklıkta olmasa.? Baktım sol kulağından sıvı geliyor. ?Anamı görür müyüm??dedi. Yere baktım. ?Yok,?dedim. ?Gelemez o buraya.? ?Anam ben gömülürken ilenmişti atölyeye.?

Yine sırtıma aldım onu. Saat kulesi?nden indim. Adana ucundan tutuşmuştu ardımızda.

Bodur zeytinlerin altına yatırdım Ahmet?i.

Bulut geldi. Örttü güneşi. Gölgesi Ahmet?in üstüne düştü. Çocuk Ahmet yumdu gözlerini.

Ahmet Büke, Yüklük. S.27-29
Can Yayınları, 2014

Yorum yapın

Daha fazla Öyküler
?Kuşlar, öldüklerinde sadece düşerler. Ama sen…? Andrea Bajani

Soma cinayetinin ardından, yeni taşeron yasalarıyla işçi güvenliğinin daha da geriletilmesi söz konusuyken, bu sayıda sizlerle bir işçi ölümü hikâyesi...

Kapat